CHP yine bildiğimiz gibi…
Bir türlü kendi içinde uzlaşamayan, sürekli aynı döngüde sıkışıp kalan bir yapı.
Şimdi de Cumhurbaşkanlığı için ön seçim yapılıp yapılmayacağı tartışılıyor.
Kimileri, "Parti tabanı karar versin, bu demokrasi için önemli" diyor.
Kimileri ise, "Ülke yangın yeri, biz hâlâ aday belirleme derdindeyiz" diyerek tepki gösteriyor.
Peki, asıl mesele gerçekten ön seçim mi, yoksa CHP’nin sürekli yanlış zamanda yanlış gündemi tartışma alışkanlığı mı?
Vatandaşın Gündemi Farklı, CHP’nin Bambaşka!
Sokaktaki vatandaşa sorsan, gündeminde ne var? Hayat pahalılığı, emekli maaşları, kiralar, mutfağı dolduramamak, işsizlik... Ama CHP ne yapıyor?
Ön seçim mi olsun, olmasın mı diye günlerini harcıyor.
Bir yanda asgari ücret açlık sınırının altında kalmış, bir tüp bin liraya dayanmış, markette her şey ateş pahası, ama muhalefet hâlâ kendi içinde didişmekle meşgul.
Evet, doğru.
Aday belirleme süreci önemli.
Ama önce seçmeni kazanacak politikalar üretmek gerekmiyor mu?
CHP, sürekli iç meselelerini gündeme taşıyarak kendi tabanını bile bıktırıyor.
Vatandaşın gündemiyle siyasetin gündemi bu kadar kopuk olursa, sandıkta da beklenen sonuçlar alınamaz.
CHP’nin Kronik Hastalığı Depreşti
Daha önce neler yaşandığını hatırlayalım… 2014 seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu aday gösterildiğinde birçok CHP seçmeni, "Bu kim?" diye sormadı mı?
Daha ismini bile doğru telaffuz edemeden seçime gidildi ve sonuç hüsran oldu.
Şimdi de parti içinde bir grup, "Ön seçim olmazsa yine tepeden inme bir aday çıkarılır, sonuç yine hayal kırıklığı olur" diyor.
E haksız da değiller.
Ama buradaki asıl mesele şu:
CHP, ön seçim yapsa da yapmasa da kararlı bir duruş sergileyemediği sürece hep aynı hataları yapmaya devam edecek.
Eğer parti, seçim stratejisini son dakikaya bırakır ve halkın karşısına zayıf bir adayla çıkarsa, sonucu tahmin etmek zor değil.
Muhalefet olmak, sadece iktidarın hatalarını eleştirmek değil, seçmene umut veren, güçlü bir alternatif sunmaktır.
Peki Çözüm Ne?
Öncelikle, CHP’nin halkın gerçek sorunlarına odaklanması gerekiyor.
Ön seçim tartışmalarıyla zaman kaybetmek yerine, ekonomik krizle boğuşan vatandaşa nasıl bir çözüm sunacağını açıklamalı.
Seçmen, boş tartışmalardan bıkmış durumda.
Muhalefetin kendi içinde çekişmek yerine güçlü bir vizyon, net bir ekonomi politikası ve güven veren bir liderlik sergilemesi gerekiyor.
Özetle;
CHP’nin sorunu ön seçim yapıp yapmamak değil.
Sorun, halkın gündemini takip edememesi, sürekli kendi içinde tartışmalara boğulması ve zamanında doğru kararlar alamaması.
Eğer bu alışkanlık devam ederse, CHP’nin 2028 seçimlerinde de aynı hayal kırıklığını yaşaması işten bile değil.
Artık kendi içinde kavga etmeyi bırakıp halkın dertlerine çözüm üretme vakti gelmedi mi?