Ulusal basında Trabzonspor galibiyeti

banner4
23 Nisan 2017 Pazar 11:42
Ulusal basında Trabzonspor galibiyeti
banner38

İSKENDER GÜNEN

Ya Ekici Kalsaydı?

Avrupa kupalarını hedefleyen iki takım... Maçı 3 puanla bitiren avantajlı olacaktı. Antalyaspor karşılaşmaya baskı ile başlayan ve ilk 10 dakika da üç korner atışı kazanan taraftı. Ersun Yanal'ın sahaya sürdüğü 11, deplasmanda kazandığı Akhisar maçının ikinci yarısındaki takım. Dripling özelliği olan Castillo yoktu, yerinde N'Doye vardı.

Antalyaspor'un savunmasındaki iki kenar bekte stoper özellikliydi, yani savunmanın 4 oyuncusunun hücuma katkısı yok.

Orta alanları ise mücadele gücü olmayan, top ayaklarına geldiğinde oynamaya çalışan oyunculardan oluşuyordu. Bu yüzden ilk yarının 20. dakikasından sonra Trabzonspor orta alanda üstünlüğü ele aldı. Yusuf ile buluşturulan toplarda bu oyuncunun öne çabuk oynama düşüncesinden kaynaklı atak girişimleri gerçekleşti. Önce Rodallega ardından Pereira ile girilen gol pozisyonları var.

İkinci yarı her yönüyle rakibe büyük üstünlük sağlayan bir takım vardı. Önce Yusuf'un mükemmel pası ve Rodallega'yla öne geçen taraf Trabzonspor oldu. İkinci gol Yusuf'un kullandığı korner sonucunda N'Doye'un içeri çevirdiği ve Uğur'un vuruşuyla geldi. Bu golden sonra Antalyaspor oyun disiplininden tamamen koptu ve Rodallega ile üçüncü golü bulan taraf yine Trabzonspor oldu.

Son oynanan 7 deplasman maçında alınan 6 galibiyetin yarınlar adına büyük önem taşıdığı bir gerçek. Bu maçta anlatılması gereken en önemli isim ise Yusuf Yazıcı'ydı.

Lyon-Beşiktaş maçında Lyon'da alt yapıdan gelen ilk 11'de 5 oyuncusu vardı. Yani sadece transfer eden değil üreten takımlar.

Şu an sorulması gereken acaba Mehmet Ekici, Trabzonspor'da olsa Yusuf'a şans verilir miydi? Dünkü maçın en önemli oyuncusu oldu. Atılan her golde payı var ve de oyunda öne oynamayı düşünen oyuncuların başında geliyor. Her geçen gün takımı adına sonucu belirleyen isim olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Abdülkadir gibi yetenekli bir oyuncuya da skor rahatlığına kavuştulan maçlarda şans verilmeli.

AKSAL YAVUZ

Önce esti, sonra gürledi!

Hani derler ya “hesap-kitap maçı” diye. Antalyaspor-Trabzonspor karşılaşması da ince hesapların yapıldığı maçlardan biriydi. İşin-gücün yoksa alıver eline bir hesap makinesi, dalıver ince hesaplara; ister çarp, ister çıkart, ister topla!

Trabzonspor kazanırsa; Galatasaray ve Fenerbahçe, bordo-mavili takımın nefesini enselerinde hissedecek… Antalyaspor kazanırsa ya da beraberlik halinde; hem Fenerbahçe hem de Galatasaray derin bir “oh” çekecek, Antalyaspor ve Trabzonspor kalan altı hafta ligi ilk 5’te bitirebilmek adına kıyasıya bir yarışa girecek, hal böyle olunca Trabzonsporluların ve Antalyasporluların gözü, kulağı, aklı-fikri bundan böyle iki takımın oynayacağı karşılaşmalarda olacak... Evdeki-eldeki hesap böyle, çarşıya, bir başka ifadeyle sahaya gelince…

Tribün desteğini arkasına alan takımlar genelde iyi başlarlar, dün gece Antalyaspor’un başladığı gibi. Trabzonspor ilk 10 dakika dalga dalga gelen Antalyaspor ataklarını savuşturduktan sonra; oyuna hakim olan taraftı. Öyle ki günümüz modern çağdaş futbolundan kesitler sundu bordo-mavili futbolcular, ayağa hızlı ve isabetli pas alışverişi ve kanat akınlarını otomatikleştirmişçesine  yaptılar. İkinci yarı Trabzonspor’un önce esip, sonra gürleyeceğinin işareti; ilk yarıda oynanan futboldan belliydi.

Trabzonspor’u izlemek büyük keyif. Bir Yusuf’ları var, top nerede Yusuf’cuk orada… Atılan her golde parmağı vardı çocuğun. 52’deki gol organizasyonu-yardımlaşması şirketleri kıskandıran nitelikteydi; Durica, Olcay, Yusuf ve Rodallega…

Uğur’un da hakkını teslim etmek gerekir; rakip atakları savuşturan stoper değil; Trabzonspor’un golcü eri diyebilirsiniz; 54’ncü dakikada attığı gol Trabzonspor’u kendine getirmekle kalmadı, Antalyaspor’u deyim yerindeyse bitirdi!

Ya Rodallega’nın takımı adına 3. kendisinin attığı 2’nci gole ne demeli? Topu alışı, gollük vuruşu tam bir şaheserdi! Dün gece görevini yapmayan yoktu Antalya’da. Esteban’ından tutun, Okay, Duruca, Onazi hepsi kusursuz oynadı. Tabi ki kollektif futbolun baş mimarı N’Doye olduğunu da söylemeden edemeyiz.

Uzun lafın kısası; Trabzonspor Antalya’da ilk yarı esti, ikinci yarı gürledi!...

LÜTFÜ ÖZEL

Avrupa aşkına

TRABZON’U gerçekten anlamak bazen çok zor! Büyük camia da büyük takım gibi oynamak konusunda fazla nazlı (!) Antalya karşısında da artık klasikleşen anlayışıyla tuhaf ve ilginç bir şekilde yaslanarak maça başladı. Sağdan makina düzeninde ve adeta yol geçen hanı gibi  bindiren Antalya’ya karşı ne direnç, ne müdahale, ne alan kapatma, ne işe yarar ikili mücadele, hak getire! Tek dişe dokunur durum, Eto’o’nun topla buluşmasına engel olmaktı. 20 dakikada rakibin 5 korneri durumun özetiydi denebilirdi.

 30. dakikadan sonra ise Olcay Şahan, Onazi ve Okay’ın sahada oldukları herhalde akıllarına gelince tablo değişmeye başladı. Üç dakika içinde art arda gelen şut ve pozisyonlarla iyice silkelenen Trabzon uyandı! Antalya’nın da başlayan tedirginliğinden yararlanarak önde oynamaya başladı. Topun kanatlara da nihayet inmeye başlamasıyla bordo-mavili 11 ikinci yarının lideri unvanına yakışır performans ve rakip kaleyi sıkıştırma görüntüsüne büründü.

 İLK YARI YOKTU 2. YARI COŞTU

 İKİNCİ yarı da bu havayla başladı. Hareket alanı kapatılan, bu yüzden yaratıcı hamlelerde pek ortada görünmeyen Yusuf Yazıcı’nın biri mükemmel, diğeri kornerden gönderdiği iki pasında gelen iki gol hem onu kendisine getirirken hem de Rodallega’nın ne kadar doğru bir transfer olduğunun adeta imzası oldu.

 AYNI ikilinin bu kez Olcay Şahan’ı da aralarına olarak buldukları üçüncü gol Trabzonspor için zorlu deplasmanı güle oynaya geçmelerini sağladı.

 İKİ soru, kazanan haklıdır da, Castillo kenarda tutulacak oyuncu mu? Kaleci Esteban’ın ceza alanı dışında topa elle müdahalesi kırmızıyla cezalandırılsa maçın öyküsü değişir miydi?

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.