AKSAL YAVUZTrabzonspor acımadı!Komşu komşunun külüne muhtaçmış fakat, “Komşu komşunun eşeğini türkü çalarak arar” diye de bir söz var.Rizespor kaybederse, ateş çemberinin içine-göbeğine düşecek, ligde kalma hayali suya düşecekti. Hal böyle olunca, sadece matematik “son sandık açılana dek umudunuzu kaybetmeyin” diyebilecek! Dolayısıyla herkes son tahlilde geleceğe dönük matematik profesörü kesilecek!Trabzonspor kazanırsa, “Trabzonspor, Rizespor’u küme düşürdü” diyenler de olmayacak değil hani... Zira geçmişte bu tip içi boş cümleler çok edilmiştir. Halbuki sonuçlar üzerine değil de başlangıçlar üzerine çeneyi-kafayı yormak gerekir. Dememiz o, kaderinizi bu tip maçlara bırakmayıp önleminizi-tedbirinizi ligin başında ya da devre arasında alacaksınız.Mesela Trabzonspor devre arası Mas, Pereira ve Olcay Şahan’ı aldı, bordo-mavili takımın adeta kaderi değişti. Oynuyorlar, oynatıyorlar, coşturuyorlar...Pereira dün yoktu ama yerine oynayan Zeki, her ne kadar Pereira’yı aratsa da 23. dakikada Temel fıkrası gibi golün mimarıydı. Temel fıkrası gibi dememizin nedeni; takım arkadaşından gelen topu eliyle tutan kaleci Gökhan; N’Doye’nin, Zeki’nin endirekt serbest vuruşunda karnıyla topun yönünü değiştirerek attığı golün mühendisiydi.Bordo-mavili takımda genç Yusuf’un eksikliği hissedildi. Orta saha geçişlerinde yapılan pas hataları, kaptırılan toplar Trabzonspor’un kalesinde tehlike yarattı. Hele ikinci yarıda kaleci Onur gününde olmasaydı, Trabzonspor’un Rize’den puan ya da puanlarla dönmesi hayalden öteye geçemezdi.Bir parantez de Durica’ya açmak gerekirse, Rizespor ataklarına “dur” diyen bir başka oyuncuydu. Kweuke gibi bir oyuncuyla mücadele etmek her futbolcunun harcı değildir!Rizesporlu oyuncular elinden gelenin en iyisini yaptılar. Futbol şansı yanlarında değildi. Tüm umutlarınızı ligin ikinci yarısında yenilgi yüzü görmeyen Trabzonspor maçına bağlarsanız, rakip komşunuz da olsa acımaz!***İSKENDER GÜNENOnur ile gelen 3 puanHedefleri farklı iki takım... Çaykur Rizespor ateş hattının içinde, Trabzonspor ise Avrupa kupalarına katılabilme hesapları yapıyor. Futbol İngilizlerin deyimiyle tuhaf bir oyun...Dünkü maçı seyrettikten sonra bunu bir kez daha gözlemledik.Bütün bir maç süresince gol pozisyonları bulan, 11 korner atışı gerçekleştiren taraf Çaykur Rizespor oldu. Buna karşın attığı korner sayısı 1, gol pozisyonu üretme açısından da Rizespor'un gerisinde olan Trabzonspor, galip gelen taraf oldu. Bunda tabii ki en büyük pay kaleci Onur'undu. Milli ara Trabzonspor'a yaramamış. Yusuf Yazıcı ve Pereira'nın yokluğu bir takımı bu kadar etkilerse o zaman sorun çok fazla demektir.Birlikte oynama düşüncesinin olmadığı, yardımlaşmadan uzak, kopuk kopuk, herkesin kendine göre bir şeyler yapma peşinde olduğu bir Trabzonspor vardı sahada. Olcay, Yusuf Yazıcı ve Pereira olmadığı için kendi görev yerini terk etti ve Rizespor'un atak girişimlerinin çoğu Olcay'ın olduğu kanattan geldi.Bero, daha çok boş alan bulduğunda etkili. Pas organizasyonlarında hiç yok.Bu maçta en büyük sorun ise topu önde tutamama oldu. Castillo, N'Doye ve Bero'nun yaptıkları top kayıplarından sonra, geri dönüşler de istenilen düzeylerde olmadığı için ikinci yarıda Rizespor çok yoğun bir baskı kurdu. Okay ve Onazi de savunmanın içine girdiklerinde dönen toplar rakip oyuncular tarafından rahatlıkla kazanıldı ve tekrar atak girişimi oldu. Rizespor'un çok adamla geldiği ve bütün riskleri aldığı sürelerde karşı ataklarda Trabzonspor adına yine her maç olduğu gibi üretkensizlik vardı.Kenardan oyuna dahil olan oyuncular Rodallega, Yusuf Erdoğan ve Aytaç'ın daha fazla katkı yapmaları beklenirken, ortaya koydukları performansın da sorgulanması gerektiği düşüncesindeyim.Alınan 3 puan doğaldır ki önemli. Fakat dünkü maçı göz önüne getirdiğimizde alınan 3 puanda en büyük payın Onur'da olduğunu belirtmek şart. İşin gerçeği böylesi bir maçta her zaman şans yanınızda olmaz.***LÜTFÜ ÖZELSeriye devamTRABZONSPOR’UN kazanma alışkanlığının devamı açısından her şey süper. Kaldı ki, galibiyet Avrupa hayâlinden kopmama adına da çok önemli iş. Buraya kadar fazla sıkıntı yok. Gol atmayana üç puan vermiyorlar diyenlerin de gözü aydın!AMA bu takımı gönüllere koyan özelliği başka. Mücadele etmeli, futbol oynamalı, isterse kaybetsin! Rize maçının kahramanı yine Onur ise bazı sıkıntıların kendisini hep hatırlattığı gerçeği unutulmamalı.YİNE iki farklı Trabzon seyrettik. Birincisi gole kadar -ki erken geldi sayılır-, ikincisi kalan bir saatten fazla süre. Bordo-mavili takımın skoru hemen bulma isteği ve buna bağlı kurmaya çalıştığı baskı artık sonuç veriyor. Dün de Olcay başta olmak üzere bazı oyuncularda görünen milli takım yorgunluğuna karşın beklenmedik bir endirekt vuruşla atılan gol hedefi buldurttu.AMA bundan sonra özellikle geri dönüşlerde ortaya çıkan zaafiyet bu dakikaya kadar ligde kalma mücadelesi veriyor görüntüsüyle alakası olmayan Çaykur Rize’yi harekete geçirdi. Bu hareketlilik doğal olarak Trabzon’u yaslandırınca tablo alarm vermeye başladı. Ev sahibinin soldan yaptığı bindirmeler çözümsüz kaldı. PEREIRA & YUSUF ÇOK ÖNEMLİOKAY, Onazi’nin hem direnç göstermede hem de topu ileri taşımadaki verimsizliği ise Castillo ve Bero’yu da dakikalar ilerledikçe oyundan düşürünce futbol beklentileri artık taban yapma noktasına geldi. Pereira ve Yusuf Yazıcı’nın eksikliği net hissedildi. Her şeye rağmen son bölümde yakalanan iki değerli kontraatakta Rodellega bencilliği tercih edince son saniyeye kadar sıkıntı çekti Trabzon. İkinci gol en azından rahatlatırdı.RİZE’DE Karaman debeleniyor ama takımı ve tribünler kurtulmak için motive değil. Düşeceklerine inanmış gibiler!
Güncel
Yayınlanma: 03 Nisan 2017 - 14:41
Güncelleme: 21 Aralık 2022 - 15:39




