Hesap makinelerinin yeni yeni çıkmaya başladığı dönemlerde bile onlara çok güvenmediği için kalem kâğıtla toplama-çıkarma yapan birbabası olduğunu anlatan Yılmaz, çok anlamlı bir olguya daha değiniyor: “Babam okuma yazması olmadığı hâlde cesareti ve gücü ile ticarette bir şeyler yapmayı başardı.”Yılmaz, kendisinin de babası vesilesiyle ticareti severek tercih ettiğini dile getirdi. Babasının köyden Trabzon’a gelerek ticaret hayatı-na atılması, bir anlamda Salih Zeki Yılmaz’ın da aynı yolda kaderinibenzer bir şekilde çiziyordu. Annesi her ne kadar, “Ben seni okuttum,boğazına kravat tak git bir yerde devlet memurluğu yap.” demişse deo yine babasının yolundan gitmeyi tercih etti ve annesinin o sözlerini de bugün gülümseyerek hatırında saklıyor. Dönem dönem de olsayaklaşık 20 yıl bulunduğu Ticaret ve Sanayi Odasının Trabzon’a çokşey kattığını söyleyen Yılmaz, Trabzon’da iş adamlarının Oda’dan hâlen daha yeterince faydalanamadığını dile getiriyor. Yılmaz, iş adamlarıiçin özellikle pazar araştırması ve yurt dışı iş anlamında TTSO’nun çokönemli bir işlev gördüğünü belirterek “TTSO’nun faaliyetlerinin anlatıldığı toplantılara katılımın az olması, tabloyu ortaya koyuyor. Oysakibizler iş dünyası olarak geleceğe daha emin bir şekilde bakabilmek içinbu tür faaliyetlere katılıp, Oda’nın her biriminden faydalanmalıyız.”derken de iş dünyasına önemli mesajlar veriyor.Bize ailenizi ve kendinizi anlatır mısınız?Babam Trabzon’un en eski kerestecilerindendi. Dumlupınar İlkokulu, Karma Ortaokulu, Affan Lisesi ve KTÜ Matematik Bölümü’nütamamladım. Sonra baba mesleğinin bir tarafından tutup devam ettik.Okurken boş zamanlarda babamın yanına gelir, haftalıkla çalışırdık.Zaten gelmeseydik harçlık da alamazdık. İş yeri önce Meydan’daydı,daha sonra Değirmendere’ye taşındı. Sonrasında babam yaşlandı verahatsızlandı. Biz de askerliği bitirdikten sonra işi ele aldık. Değirmendere’de Temel Araz’ın yerinde başladık. 1995 yılında OSB’deki parselialdık. 1997’de bitirdik ve çalışmaya devam ettik. Rahmetli abim benimle ortaktı. 2003 yılında onu kaybettik, diğer abim devlet memuruydu.TRABZON’DA SANAYİCİ OLMAK KADAR ZOR BİR ŞEY YOKOSB’de çok uzun yıllardır sanayici olarak bulunuyorsunuz. Trabzon’da sanayici olmak nasıl bir şey?Trabzon’da sanayici olmak kadar zor bir şey yok. Pazara ve hammaddeye uzaksınız. Trabzon’daki kereste kendi iç pazarına yetmiyor,mecburen dışarıdan alıyorsunuz. Artvin’den Kastamonu’ya kadaruzanıyoruz. Trabzon’da 15 lira olan nakliye, Kastamonu’ya gidince 80lira… Böyle olunca bir de orada rekabet etmek zorunda kalıyorsunuz.Bu sektörde en cazip yer neresi?Kastamonu, Ankara civarında bir yerde olursanız daha geniş birpazara hitap edebilirsiniz. Biz bu pazar zorluğu nedeniyle ihracatayönelmeye çalıştık. Ufak çapta yurt dışı ihracatları yaptım. İtalya’ya,Endonezya’ya mal gönderdim. Son 5-6 yıldır da Dubai hattına çalı-şıyorum, son bir yıldır da İran’la ihracat yapmaya başladık. Rusya’danyaklaşık 5 yıldır hiçbir şey ithal etmiyorum. Ondan önce Rusya’dan ilkithalatı ben yapmıştım. Tabii ki ekonomik sıkıntılar var.O ZAMAN RUS MALI ÇOK DEĞERLİYDİNeden Rusya’ya yöneldiniz?O dönemlerde tabii Rusya hiç dışa açılmamış bir ülkeydi; iç piyasada fiyatlar düşük ve mal da kaliteliydi. Trabzon’da ve Türkiye’de bunaçok ihtiyaç vardı. O zaman Rus malı çok değerliydi. Bir de doğramaolarak hep ahşap kullanılıyordu. Şimdi plastik çıktı, alüminyum çıktı ve doğrama yavaş yavaş o taraflara kaydı. Rus kerestesinden yapılandoğrama dayanıklı ve güzel görünümlü olduğu için çok yıllar yaklaşık1992’den 2003’e kadar Rusya’dan ithalat yaptık.O dönem para kazanabildiniz mi? Neden bitti Rusya işi?Kazandık Allah’a şükürler olsun. Bazı paralarımız da battı amaepey para kazandık. Sonra Rusya dünyaya açıldı. O dönemler kapalıydı. Rusya’dan mal alırken banka havalesi, şu bu yoktu. Nakit para götü-rüyorduk. Ne zamanki bankacılık sistemini oturttular, bu sefer Avrupada oraya gitti. Biz oradan getirtip İtalya’ya mal satıyorduk. İtalya bizevereceği kârı böldü, malı kendisi oradan aldı. Daha sonra dolar kuruyükseldi, hal böyle olunca bizde fiyatlar yukarı çıktı ve tekrar piyasayadöndük. O zamanlar sert ağaç üzerinde çok iyi işler yaptık. KaplamaTürkiye’de iyi para ediyordu. Kaplama da yapay kaplamaya döndü, onuda döndürdük. Orada ağaç azaldı, burada ağaç azaldı… Böyle olunca daRusya’dan gelen ağaçların cazibesi düştü.Doğramadan çıkınca Rus malı çok para eder hâle gelmedi. Meselaşu anda dolar 3 lira olduğu zaman, orada 400 dolara getirdiğin ağaçburada 1200 lira. Gümrüğü, vergisi, şusu busu dediğin zaman iyi birağacın maliyetinde 600 dolar var. Ve iç piyasanın da bunu alım gücüyok artık, o paralara kimse bir şey talep etmiyor.Tekrar iç piyasaya döndünüz sanırım, ticaret açısından zorluğunuzvar mı?Ham maddeyi ve sert ağacı iç piyasadan tedarik ediyoruz. Yurt dı-şına İran ve Dubai’ye gönderiyorum. Sermayemiz yeterli değil. Bir sertağacın alımından paraya dönmesine yaklaşık 4 ay geçiyor. Bu da bizeekonomik anlamda sorun oluşturuyor.İran’a kendiniz giderek mi açıldınız, nasıl oldu bu?Bu ağaçlar İran’da olmadığı için Türkiye’den alım yapıyorlardı. Birtanesi ile bir şekilde tanıştık, onunla beraber başladık. Onun yanındaki, onun yanındaki derken epey bir talep var İran’dan. Ama sadece bizden almıyorlar. Rize’den, İnegöl’den aldıkları yer de var. Benimduyduklarım bunlar.TRABZON, LİMANI VE HAVALİMANIYLA ÇOK CAZİP BİR YERO zaman Trabzon dışarıya açılmak için cazip bir yer diyebilir miyiz?Dışarısı için Trabzon çok cazip. Çünkü limanı, havalimanı hep yanıbaşımızda. Bunlar dışarısı için çok cazip koşullar. Bunlar bir sanayiciiçin çok önemli. Çünkü dünyanın her tarafına konteyner var. İstediğiniz zaman Trabzon’dan gönderebiliyorsunuz.TTSO’DA İHTİLAL YAPTIK!Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasında Meclis Üyeliği yaptınız, nereden aklınıza geldi bu?O zamanlar biraz daha gençtik. Ticaret ve Sanayi Odasında ne yapalım ne edelim diye arkadaşlarla bir araya gelip düşündük. Bir ihtilalde yaptık orada. Rahmetli Cevdet Abi (Cevdet Eyüpoğlu) hem TicaretOdası Başkanı’ydı hem de keresteciydi. Kendi meslektaşımızı düşürmüş olduk. Sanıyorum 1985 yılıydı ve Ticaret Odası hayatı başladı. Dö-nem dönem de olsa yaklaşık 20 yıl Oda’da meclis üyeliği yaptım.Ticaret Odası size bir şey kazandırdı mı ya da siz Ticaret Odasına nekattınız?Biz Ticaret ve Sanayi Odasına bir şey kattık diyemem. Ancak bizoradayken bir çevre edindik ve çok insan da bizi tanıdı. Ne iş yaptığımı-zı bilmeyenler vardı. TTSO’da ya yönetimde bulunur katkı sağlarsınızya da çevre edinirsiniz.ESNAF VE SANAYİCİMİZ TİCARET ODASINI KULLANMAYIBİLMİYORTicaret Odasını yeteri kadar fonksiyonel buluyor musunuz?Evet, ama bizim esnaf ve sanayicimiz Ticaret Odasını kullanmayıbilmiyor. Ticaret Odasında sanayiciye ve esnafa büyük katkı sağlayacak birimler var. Ancak biz bunu nasıl talep edeceğiz, ne yapacağız,arkadaşlara bunu anlatmakta çok zorluk çekiyoruz. Özellikle bu tür faaliyetlerin anlatılacağı toplantılara katılım çok fazla olmuyor. Bin kişidavet ediliyor, 50 kişi geliyor. Şu anda Avrupa Birliği için bir birim var,yabancı dil için birim var. Yani ihracat yapıp da altyapısı olmayan, yabancı dil problemi olanlara Ticaret ve Sanayi Odasında müthiş bir hizmet veriliyor. Pazar araştırmasını yapıp size bildiriyor. Sizin alanınızdahangi ülkeye ne lazım o konuda size bilgi veriyor.O zaman iş adamları çağı yakalamak anlamında TTSO önlerini açmasına rağmen yeterince ilgi göstermedikleri için sanayi de bu anlamda gelişemiyor diyebilir miyiz?Büyük etkisi var diyebiliriz. Eğer Ticaret ve Sanayi Odasını yeteri kadar kullanabilsek gerçekten yurt dışında müthiş işler yapılabilir.Oda buna hazır ancak işletmelerimiz altyapısını buna göre kuramadı.Globalleşen dünyada Ticaret Odasındaki bu birimleri yeterince kullanamıyoruz.TRABZON BÜYÜYOR VE GELİŞİYORTrabzon’u konuşalım birazda. Dünün Trabzon’u ile bugününTrabzon’una bakarak Trabzon’un geleceğini nasıl görüyorsunuz?Trabzon’da yaklaşık 35 yılın üzerinde bir zamandan beri ticaret yapıyorum. Tabii ki eskiye oranla her geçen zamanda Trabzon büyüyor,gelişiyor. 20 sene önce Trabzon’da 1 milyon, 5 milyon dolar ihracat yapılıyorken şimdi sadece Organize Sanayi Bölgesi’nde 300-400 milyondolar ihracat yapılıyor. Bunu Trabzon geneline yaydığınız zaman sanı-yorum en son verilere göre rakamlar 2 milyar dolar civarındaydı. Yaşsebze-meyve de buradan kaçınca rakamlar biraz düşmüş olabilir. Yeterince gelişme var. Karadeniz Bölgesi değil de Trabzon sanayicisi ve esnafı çok girişimci. Dünyanın her tarafına girdik çıktık. Gerek STÖ’lerle, gerek OSB ile, gerekse Ticaret Odası ile… Yani ticaret yapılabilecekher yere ticari ekipler gitti geldi.Burada Ticaret ve Sanayi Odasının fonksiyonu var mı size göre?Var tabii, olmaz mı? Ticaret ve Sanayi Odası bu tür ticari geziler çokdüzenledi. Girişimci olan, gözü pek olan bir şeyler yaptı.Buna rağmen Trabzon’da sanayi tartışılıyor. Bir sanayici olarakTrabzon’un sanayi kenti olmadığı görüşüne katılıyor musunuz?Trabzon bir sanayi kenti değil. Tabii ki OSB’ler kurulduktan sonraeski atölyelerimizi biraz daha büyük hâle getirdik. 300-500 m2 yerdeçalışanlar 3 dönüm, 5 dönüm yerde çalışmaya başladılar ve iş alanı olarak biraz daha büyüdüler. Ancak önemli olan hacim olarak ne kadarbüyüdüğümüz, dünyaya ne kadar açıldığımızdır.Kent olarak Trabzon ihracata çok müsait bir yer. Altyapı olarak herşeyimiz var ama sermaye zayıflığı var, güç yok. Bu işler biraz da parayabakıyor.GENLERİMİZDE ORTAK ÇALIŞMA YOKO zaman kolektif çalışamamanın şehrin gelişmesinde çok büyüketkisi var. Sizin ortaklık işiniz oldu mu ve yürütebildiniz mi?Evet, kesinlikle öyle. Kolektif çalışamıyoruz. Rusya’nın ilk açıldığı1990’lı yıllarda yaklaşık 7-8 firma kurduk ve kapattık. Ortak iş yapalım,ortak mal getirelim diye. Genlerimizde yok bu ortak çalışma. Bizim buradaki ortaklıklarda ya çok para kazanırsın ya da zarar edersin ortaklıkbozulur. Bizim ortaklıklarımız kazandığımız zaman da bitti. Bir de hepimizde yönetici olma hastalığı var. Bu işin başında ben olayım. Onlar10 liralık yapıyorsa ben 2 liralık yapayım hem de ben yönetmiş olayımdiye. Sermaye azalıyor, güç azalıyor. Sürüm azalınca da kâr hadleri dü-şüyor.Keresteciler ve OSB yönetiminde de bulundunuz, oralarda da bunugördünüz mü?Keresteciler Derneğinin kuruluşunda arkadaşlarla beraber olduk.Ancak faaliyetlerimizi bir türlü geliştiremedik. Karadeniz KerestecilerDerneği olduk. Ordu’dan Rize’ye kadar üyeler yaptık. İlk başkanımızSayın Sözen bu iş için çok uğraştı ama yürütemedik. Gençler ‘biz yapalım’ dedi. Onlara devretti, onlar da yürütemeyince kapattılar. OSByönetiminde son 5-6 yıldır bulundum. Orada da yönetim olarak çokiyi işler yaptık. Ancak burayı özelleştirdikten sonra devletin bize bakışaçısı değişti. Güç olmayınca olmuyor. Büyük OSB’lerde büyük paralarvar, her istediklerini yapabiliyorlar. Bizim hiç büyük paramız olmadı kiiş yapalım. Burayı büyütmeyi bile planlayamadık. Özelleştikten sonradevletin yardımları kesildi, krediler düştü. Yaklaşık 300-400 dönümlük yer daha almamız gerekiyordu ama yapamadık, devletten yardımalamadık.OSB Trabzon’da yeteri kadar fonksiyonel mi?Fonksiyonel tabii. OSB şu anda Trabzon’da 400 milyon dolarlık ihracat yapıyor, 5 binin üzerinde bir çalışan var.Salih Zeki Bey teşekkür ederiz.Ben teşekkür ederim.
Güncel
Yayınlanma: 04 Şubat 2022 - 23:01
Güncelleme: 21 Aralık 2022 - 15:10




