Anasayfa
  • Dünya
  • Spor
  • Yaşam
  • Güncel
  • Eğitim
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Ekonomi
  • Ara
  1. Haberler
  2. Güncel
  3. TRABZON, LİMANI VE HAVALİMANIYLA ÇOK CAZİP BİR YER
Güncel
Yayınlanma: 04 Şubat 2022 - 23:01
Güncelleme: 21 Aralık 2022 - 15:10

TRABZON, LİMANI VE HAVALİMANIYLA ÇOK CAZİP BİR YER

A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
TRABZON, LİMANI VE HAVALİMANIYLA ÇOK CAZİP BİR YER
Hesap makinelerinin yeni yeni çıkmaya başladığı dönemlerde bile onlara çok güvenmediği için kalem kâğıtla toplama-çıkarma yapan bir

babası olduğunu anlatan Yılmaz, çok anlamlı bir olguya daha değiniyor: “Babam okuma yazması olmadığı hâlde cesareti ve gücü ile ticarette bir şeyler yapmayı başardı.”

Yılmaz, kendisinin de babası vesilesiyle ticareti severek tercih ettiğini dile getirdi. Babasının köyden Trabzon’a gelerek ticaret hayatı-

na atılması, bir anlamda Salih Zeki Yılmaz’ın da aynı yolda kaderini

benzer bir şekilde çiziyordu. Annesi her ne kadar, “Ben seni okuttum,

boğazına kravat tak git bir yerde devlet memurluğu yap.” demişse de

o yine babasının yolundan gitmeyi tercih etti ve annesinin o sözlerini de bugün gülümseyerek hatırında saklıyor. Dönem dönem de olsa

yaklaşık 20 yıl bulunduğu Ticaret ve Sanayi Odasının Trabzon’a çok

şey kattığını söyleyen Yılmaz, Trabzon’da iş adamlarının Oda’dan hâlen daha yeterince faydalanamadığını dile getiriyor. Yılmaz, iş adamları

için özellikle pazar araştırması ve yurt dışı iş anlamında TTSO’nun çok

önemli bir işlev gördüğünü belirterek “TTSO’nun faaliyetlerinin anlatıldığı toplantılara katılımın az olması, tabloyu ortaya koyuyor. Oysaki

bizler iş dünyası olarak geleceğe daha emin bir şekilde bakabilmek için

bu tür faaliyetlere katılıp, Oda’nın her biriminden faydalanmalıyız.”

derken de iş dünyasına önemli mesajlar veriyor.

Bize ailenizi ve kendinizi anlatır mısınız?

Babam Trabzon’un en eski kerestecilerindendi. Dumlupınar İlkokulu, Karma Ortaokulu, Affan Lisesi ve KTÜ Matematik Bölümü’nü

tamamladım. Sonra baba mesleğinin bir tarafından tutup devam ettik.

Okurken boş zamanlarda babamın yanına gelir, haftalıkla çalışırdık.

Zaten gelmeseydik harçlık da alamazdık. İş yeri önce Meydan’daydı,

daha sonra Değirmendere’ye taşındı. Sonrasında babam yaşlandı ve

rahatsızlandı. Biz de askerliği bitirdikten sonra işi ele aldık. Değirmendere’de Temel Araz’ın yerinde başladık. 1995 yılında OSB’deki parseli

aldık. 1997’de bitirdik ve çalışmaya devam ettik. Rahmetli abim benimle ortaktı. 2003 yılında onu kaybettik, diğer abim devlet memuruydu.

TRABZON’DA SANAYİCİ OLMAK KADAR ZOR BİR ŞEY YOK

OSB’de çok uzun yıllardır sanayici olarak bulunuyorsunuz. Trabzon’da sanayici olmak nasıl bir şey?

Trabzon’da sanayici olmak kadar zor bir şey yok. Pazara ve ham

maddeye uzaksınız. Trabzon’daki kereste kendi iç pazarına yetmiyor,

mecburen dışarıdan alıyorsunuz. Artvin’den Kastamonu’ya kadar

uzanıyoruz. Trabzon’da 15 lira olan nakliye, Kastamonu’ya gidince 80

lira… Böyle olunca bir de orada rekabet etmek zorunda kalıyorsunuz.

Bu sektörde en cazip yer neresi?

Kastamonu, Ankara civarında bir yerde olursanız daha geniş bir

pazara hitap edebilirsiniz. Biz bu pazar zorluğu nedeniyle ihracata

yönelmeye çalıştık. Ufak çapta yurt dışı ihracatları yaptım. İtalya’ya,

Endonezya’ya mal gönderdim. Son 5-6 yıldır da Dubai hattına çalı-

şıyorum, son bir yıldır da İran’la ihracat yapmaya başladık. Rusya’dan

yaklaşık 5 yıldır hiçbir şey ithal etmiyorum. Ondan önce Rusya’dan ilk

ithalatı ben yapmıştım. Tabii ki ekonomik sıkıntılar var.

O ZAMAN RUS MALI ÇOK DEĞERLİYDİ

Neden Rusya’ya yöneldiniz?

O dönemlerde tabii Rusya hiç dışa açılmamış bir ülkeydi; iç piyasada fiyatlar düşük ve mal da kaliteliydi. Trabzon’da ve Türkiye’de buna

çok ihtiyaç vardı. O zaman Rus malı çok değerliydi. Bir de doğrama

olarak hep ahşap kullanılıyordu. Şimdi plastik çıktı, alüminyum çıktı ve doğrama yavaş yavaş o taraflara kaydı. Rus kerestesinden yapılan

doğrama dayanıklı ve güzel görünümlü olduğu için çok yıllar yaklaşık

1992’den 2003’e kadar Rusya’dan ithalat yaptık.

O dönem para kazanabildiniz mi? Neden bitti Rusya işi?

Kazandık Allah’a şükürler olsun. Bazı paralarımız da battı ama

epey para kazandık. Sonra Rusya dünyaya açıldı. O dönemler kapalıydı. Rusya’dan mal alırken banka havalesi, şu bu yoktu. Nakit para götü-

rüyorduk. Ne zamanki bankacılık sistemini oturttular, bu sefer Avrupa

da oraya gitti. Biz oradan getirtip İtalya’ya mal satıyorduk. İtalya bize

vereceği kârı böldü, malı kendisi oradan aldı. Daha sonra dolar kuru

yükseldi, hal böyle olunca bizde fiyatlar yukarı çıktı ve tekrar piyasaya

döndük. O zamanlar sert ağaç üzerinde çok iyi işler yaptık. Kaplama

Türkiye’de iyi para ediyordu. Kaplama da yapay kaplamaya döndü, onu

da döndürdük. Orada ağaç azaldı, burada ağaç azaldı… Böyle olunca da

Rusya’dan gelen ağaçların cazibesi düştü.

Doğramadan çıkınca Rus malı çok para eder hâle gelmedi. Mesela

şu anda dolar 3 lira olduğu zaman, orada 400 dolara getirdiğin ağaç

burada 1200 lira. Gümrüğü, vergisi, şusu busu dediğin zaman iyi bir

ağacın maliyetinde 600 dolar var. Ve iç piyasanın da bunu alım gücü

yok artık, o paralara kimse bir şey talep etmiyor.

Tekrar iç piyasaya döndünüz sanırım, ticaret açısından zorluğunuz

var mı?

Ham maddeyi ve sert ağacı iç piyasadan tedarik ediyoruz. Yurt dı-

şına İran ve Dubai’ye gönderiyorum. Sermayemiz yeterli değil. Bir sert

ağacın alımından paraya dönmesine yaklaşık 4 ay geçiyor. Bu da bize

ekonomik anlamda sorun oluşturuyor.

İran’a kendiniz giderek mi açıldınız, nasıl oldu bu?

Bu ağaçlar İran’da olmadığı için Türkiye’den alım yapıyorlardı. Bir

tanesi ile bir şekilde tanıştık, onunla beraber başladık. Onun yanındaki, onun yanındaki derken epey bir talep var İran’dan. Ama sadece bizden almıyorlar. Rize’den, İnegöl’den aldıkları yer de var. Benim

duyduklarım bunlar.

TRABZON, LİMANI VE HAVALİMANIYLA ÇOK CAZİP BİR YER

O zaman Trabzon dışarıya açılmak için cazip bir yer diyebilir miyiz?

Dışarısı için Trabzon çok cazip. Çünkü limanı, havalimanı hep yanı

başımızda. Bunlar dışarısı için çok cazip koşullar. Bunlar bir sanayici

için çok önemli. Çünkü dünyanın her tarafına konteyner var. İstediğiniz zaman Trabzon’dan gönderebiliyorsunuz.

TTSO’DA İHTİLAL YAPTIK!

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasında Meclis Üyeliği yaptınız, nereden aklınıza geldi bu?

O zamanlar biraz daha gençtik. Ticaret ve Sanayi Odasında ne yapalım ne edelim diye arkadaşlarla bir araya gelip düşündük. Bir ihtilal

de yaptık orada. Rahmetli Cevdet Abi (Cevdet Eyüpoğlu) hem Ticaret

Odası Başkanı’ydı hem de keresteciydi. Kendi meslektaşımızı düşürmüş olduk. Sanıyorum 1985 yılıydı ve Ticaret Odası hayatı başladı. Dö-

nem dönem de olsa yaklaşık 20 yıl Oda’da meclis üyeliği yaptım.

Ticaret Odası size bir şey kazandırdı mı ya da siz Ticaret Odasına ne

kattınız?

Biz Ticaret ve Sanayi Odasına bir şey kattık diyemem. Ancak biz

oradayken bir çevre edindik ve çok insan da bizi tanıdı. Ne iş yaptığımı-

zı bilmeyenler vardı. TTSO’da ya yönetimde bulunur katkı sağlarsınız

ya da çevre edinirsiniz.

ESNAF VE SANAYİCİMİZ TİCARET ODASINI KULLANMAYI

BİLMİYOR

Ticaret Odasını yeteri kadar fonksiyonel buluyor musunuz?

Evet, ama bizim esnaf ve sanayicimiz Ticaret Odasını kullanmayı

bilmiyor. Ticaret Odasında sanayiciye ve esnafa büyük katkı sağlayacak birimler var. Ancak biz bunu nasıl talep edeceğiz, ne yapacağız,

arkadaşlara bunu anlatmakta çok zorluk çekiyoruz. Özellikle bu tür faaliyetlerin anlatılacağı toplantılara katılım çok fazla olmuyor. Bin kişi

davet ediliyor, 50 kişi geliyor. Şu anda Avrupa Birliği için bir birim var,

yabancı dil için birim var. Yani ihracat yapıp da altyapısı olmayan, yabancı dil problemi olanlara Ticaret ve Sanayi Odasında müthiş bir hizmet veriliyor. Pazar araştırmasını yapıp size bildiriyor. Sizin alanınızda

hangi ülkeye ne lazım o konuda size bilgi veriyor.

O zaman iş adamları çağı yakalamak anlamında TTSO önlerini açmasına rağmen yeterince ilgi göstermedikleri için sanayi de bu anlamda gelişemiyor diyebilir miyiz?

Büyük etkisi var diyebiliriz. Eğer Ticaret ve Sanayi Odasını yeteri kadar kullanabilsek gerçekten yurt dışında müthiş işler yapılabilir.

Oda buna hazır ancak işletmelerimiz altyapısını buna göre kuramadı.

Globalleşen dünyada Ticaret Odasındaki bu birimleri yeterince kullanamıyoruz.

TRABZON BÜYÜYOR VE GELİŞİYOR

Trabzon’u konuşalım birazda. Dünün Trabzon’u ile bugünün

Trabzon’una bakarak Trabzon’un geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Trabzon’da yaklaşık 35 yılın üzerinde bir zamandan beri ticaret yapıyorum. Tabii ki eskiye oranla her geçen zamanda Trabzon büyüyor,

gelişiyor. 20 sene önce Trabzon’da 1 milyon, 5 milyon dolar ihracat yapılıyorken şimdi sadece Organize Sanayi Bölgesi’nde 300-400 milyon

dolar ihracat yapılıyor. Bunu Trabzon geneline yaydığınız zaman sanı-

yorum en son verilere göre rakamlar 2 milyar dolar civarındaydı. Yaş

sebze-meyve de buradan kaçınca rakamlar biraz düşmüş olabilir. Yeterince gelişme var. Karadeniz Bölgesi değil de Trabzon sanayicisi ve esnafı çok girişimci. Dünyanın her tarafına girdik çıktık. Gerek STÖ’lerle, gerek OSB ile, gerekse Ticaret Odası ile… Yani ticaret yapılabilecek

her yere ticari ekipler gitti geldi.

Burada Ticaret ve Sanayi Odasının fonksiyonu var mı size göre?

Var tabii, olmaz mı? Ticaret ve Sanayi Odası bu tür ticari geziler çok

düzenledi. Girişimci olan, gözü pek olan bir şeyler yaptı.

Buna rağmen Trabzon’da sanayi tartışılıyor. Bir sanayici olarak

Trabzon’un sanayi kenti olmadığı görüşüne katılıyor musunuz?

Trabzon bir sanayi kenti değil. Tabii ki OSB’ler kurulduktan sonra

eski atölyelerimizi biraz daha büyük hâle getirdik. 300-500 m2 yerde

çalışanlar 3 dönüm, 5 dönüm yerde çalışmaya başladılar ve iş alanı olarak biraz daha büyüdüler. Ancak önemli olan hacim olarak ne kadar

büyüdüğümüz, dünyaya ne kadar açıldığımızdır.

Kent olarak Trabzon ihracata çok müsait bir yer. Altyapı olarak her

şeyimiz var ama sermaye zayıflığı var, güç yok. Bu işler biraz da paraya

bakıyor.

GENLERİMİZDE ORTAK ÇALIŞMA YOK

O zaman kolektif çalışamamanın şehrin gelişmesinde çok büyük

etkisi var. Sizin ortaklık işiniz oldu mu ve yürütebildiniz mi?

Evet, kesinlikle öyle. Kolektif çalışamıyoruz. Rusya’nın ilk açıldığı

1990’lı yıllarda yaklaşık 7-8 firma kurduk ve kapattık. Ortak iş yapalım,

ortak mal getirelim diye. Genlerimizde yok bu ortak çalışma. Bizim buradaki ortaklıklarda ya çok para kazanırsın ya da zarar edersin ortaklık

bozulur. Bizim ortaklıklarımız kazandığımız zaman da bitti. Bir de hepimizde yönetici olma hastalığı var. Bu işin başında ben olayım. Onlar

10 liralık yapıyorsa ben 2 liralık yapayım hem de ben yönetmiş olayım

diye. Sermaye azalıyor, güç azalıyor. Sürüm azalınca da kâr hadleri dü-

şüyor.

Keresteciler ve OSB yönetiminde de bulundunuz, oralarda da bunu

gördünüz mü?

Keresteciler Derneğinin kuruluşunda arkadaşlarla beraber olduk.

Ancak faaliyetlerimizi bir türlü geliştiremedik. Karadeniz Keresteciler

Derneği olduk. Ordu’dan Rize’ye kadar üyeler yaptık. İlk başkanımız

Sayın Sözen bu iş için çok uğraştı ama yürütemedik. Gençler ‘biz yapalım’ dedi. Onlara devretti, onlar da yürütemeyince kapattılar. OSB

yönetiminde son 5-6 yıldır bulundum. Orada da yönetim olarak çok

iyi işler yaptık. Ancak burayı özelleştirdikten sonra devletin bize bakış

açısı değişti. Güç olmayınca olmuyor. Büyük OSB’lerde büyük paralar

var, her istediklerini yapabiliyorlar. Bizim hiç büyük paramız olmadı ki

iş yapalım. Burayı büyütmeyi bile planlayamadık. Özelleştikten sonra

devletin yardımları kesildi, krediler düştü. Yaklaşık 300-400 dönümlük yer daha almamız gerekiyordu ama yapamadık, devletten yardım

alamadık.

OSB Trabzon’da yeteri kadar fonksiyonel mi?

Fonksiyonel tabii. OSB şu anda Trabzon’da 400 milyon dolarlık ihracat yapıyor, 5 binin üzerinde bir çalışan var.

Salih Zeki Bey teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

2022/02/04/44787-0.jpg
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Diyarbakır’da okul servisinde silahlı saldırı: 2 öğrenci yaralı
Diyarbakır’da okul servisinde silahlı saldırı: 2 öğrenci yaralı
Antalya’daki cinayetin şüphelisi yakalandı
Antalya’daki cinayetin şüphelisi yakalandı
Çanakkale – Mendirek ayağında mahsur kalan kedi kurtarıldı
Çanakkale – Mendirek ayağında mahsur kalan kedi kurtarıldı
Denetimden kaçarken aracıyla 2 polise çarptı, 1 promil alkollü çıktı
Denetimden kaçarken aracıyla 2 polise çarptı, 1 promil alkollü çıktı
Son Haberler
Foça'daki o taşlar müzeye taşınacak
Foça'daki o taşlar müzeye taşınacak
Diyarbakır’da okul servisinde silahlı saldırı: 2 öğrenci yaralı
Diyarbakır’da okul servisinde silahlı saldırı: 2 öğrenci yaralı
OSB çalışanlarına yerinde tanıtım!
OSB çalışanlarına yerinde tanıtım!
Karadeniz’den gelen lezzet mucizesi: Bir kaşık alınca vazgeçemeyeceksiniz! Karadeniz usulüyle fasulye tarifi mest ediyor
Karadeniz’den gelen lezzet mucizesi: Bir kaşık alınca vazgeçemeyeceksiniz!...
Gök gürültüsüyle geliyor: Meteoroloji resmen duyurdu! Sağanak kuzeyi, toz fırtınası Güneydoğu’yu vuracak
Gök gürültüsüyle geliyor: Meteoroloji resmen duyurdu! Sağanak kuzeyi,...
Soylu'dan açıklama...
Soylu'dan açıklama...

ninjahere
Ana Sayfa
Dünya
Spor
Yaşam
Güncel
Eğitim
Teknoloji
Sağlık
Ekonomi
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Arşiv
Hava Durumu
  • Asayiş
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Spor
  • Yaşam
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Arşiv
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

ninjahere