KTÜ Farabi Hastanesi’ne; erken yorulma, çarpıntı, göğüs duvarında şekil bozukluğu ve şekil bozukluğu kaynaklı psikolojik olarak kendini sosyal çevresinden kısıtlama şikâyetleriyle başvuran 26 yaşındaki Hamza Suiçmez isimli hastaya yapılan tetkikler neticesinde, halk arasında Kunduracı Göğsü olarak bilinen Pektus Ekscavatum hastalığı tanısı konuldu ve hastanın erken yorulma ve çarpıntı şikâyetinin sebebinin, içeri doğru basık olan iman tahtasının kalp üzerine baskı yapması sonrası oluştuğu anlaşıldı. KTÜ Farabi Hastanesi’ne; erken yorulma, çarpıntı, göğüs duvarında şekil bozukluğu ve şekil bozukluğu kaynaklı psikolojik olarak kendini sosyal çevresinden kısıtlama şikâyetleriyle başvuran 26 yaşındaki Hamza Suiçmez isimli hastaya yapılan tetkikler neticesinde, halk arasında Kunduracı Göğsü olarak bilinen Pektus Ekscavatum hastalığı tanısı konuldu ve hastanın erken yorulma ve çarpıntı şikâyetinin sebebinin, içeri doğru basık olan iman tahtasının kalp üzerine baskı yapması sonrası oluştuğu anlaşıldı. Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı ve KTÜ Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Celal Tekinbaş ve ekibi tarafından Kapalı Kunduracı Göğsü Ameliyatı (NUSS) uygulanan hasta sağlığına kavuştu. Hasta, şikâyetlerinin artık olmadığını ve en önemlisi de artık kendisini daha özgüvenli ve sosyal hissettiğini belirtti. Operasyonu gerçekleştiren Başhekim Prof. Dr. Celal Tekinbaş’ın operasyonu yapılan hastalıkla ilgili vermiş olduğu bilgiler şu şekildedir: KUNDURACI GÖĞSÜ (PEKTUS EKSKAVATUM) NEDİR?Pektus Ekskavatum, halk arasında Kunduracı Göğsü olarak da bilinen hastalık, bir göğüs duvarı deformitesidir. Deformite, sternum denilen göğsün orta hattındaki iman tahtası kemiğiyle beraber kaburgalarla bağlantıyı sağlayan kıkırdak yapının içe doğru çökmesi durumudur. BELİRTİLERİ NELERDİR?Hastaların bir kısmı, Kunduracı Göğsü görüntüsüne bağlı kozmetik rahatsızlık duyarak doktora başvurmaktadır. Bu gruptaki hastalar, vücutlarındaki şekil bozukluğunu fark ettiklerinde hastaneye başvurmaktadır. Diğer bir grup hasta ise Kunduracı Göğsü derecesine göre akciğer ve kalp baskısına bağlı olarak solunumsal problemlerle hastaneye başvurmaktadır. Bu problemlerden en sık görülenleri; göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Kalp baskısı olan hastalarda kalp ritim problemleri de gözlenebilmektedir. Derin Kunduracı Göğsü bir diğer ifadeyle Kunduracı Göğsü derecesi yüksek olan hastalarda kalbin, sol göğüs boşluğuna doğru yer değiştirdiği sıklıkla gözlenmektedir. Çocuk yaş grubundaki Kunduracı Göğsü olan hastalarda; oyun oynarken çabuk yorulma, nefes nefese kalma gibi durumlar, anne ve babalar tarafından gözlemlenebilmektedir. NEDENLERİ NELERDİR?Kunduracı Göğsü hastalığının nedenleri (etyoloji) tam olarak bilinmemektedir. Net olarak bir genetik geçiş gösterilmemiş olsa da genetik geçişin etkili olduğu düşünülmektedir. Hastaların yaklaşık %40‘ında bir aile öyküsü bulunmaktadır. TEŞHİSİ NASIL KONULUR?Kunduracı Göğsü hastalığının teşhisi, hastanın şikâyetleri ve doktorun yaptığı muayene ile koyulmaktadır. Fiziki muayeneye yardımcı olarak bazı görüntüleme yöntemleri ihtiyaç halinde kullanılabilmektedir. • Röntgen: Kunduracı Göğsü derecesinin belirlenmesi ve muhtemel ek problemleri görüntüleme amacıyla röntgen çekmekte fayda bulunmaktadır. • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Derin Kunduracı Göğsü hastalarında kalp ve akciğer baskısının varlığı ve derecesini ortaya koymak amacıyla Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekmek gerekebilmektedir. • Ekokardiyografi: Bazı durumlarda kalp fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla ekokardiyografi yöntemi kullanılabilmektedir. TEDAVİSİ NASIL YAPILIR? Pektus Ekskavatum Deformitesi bir diğer ifadeyle Kunduracı Göğsü tedavisinde yaklaşım, hastanın deformite derecesine (Kunduracı Göğsü hastalığının derecesi) göre değişmektedir. Bu deformite, uzun yıllar boyunca geleneksel tedavi yöntemi olan Ravitch Açık Ameliyatı yöntemi ile tedavi edilmektedir. Kunduracı Göğsü tedavisi günümüzde, Nuss yöntemi dediğimiz kapalı kamera yardımı ile çökük olan kısmın altından çelik veya titanyumdan üretilmiş bar denilen malzemenin konulması ile yapılmaktadır. Nuss yöntemi, kamera eşliğinde kapalı olarak yapılan minimal İnvaziv Ameliyat Tekniği manasına gelmektedir. Bu yöntemin; daha kısa ameliyat süresi, estetik ve küçük ameliyat izleri, daha kısa hastanede kalış süresi ve ameliyat sonrası yüksek hasta konforu gibi avantajları bulunmaktadır.
Güncel
Yayınlanma: 23 Eylül 2021 - 11:33
Güncelleme: 23 Aralık 2022 - 10:50




