Niyazi Sürmen, Trabzon’un yetiştirdiği değerli bir iş adamıve aynı zamanda da siyasetçi. Ticareti küçük yaşta babasınınotomotiv sektöründeki dükkânında öğrenmeye başlayanSürmen, üniversite tahsili sonrasında da babasıyla birlikte çalışmayakarar verir, ancak işleri daha ileri taşır.“Biz ticaret hayatımızı babamızdan aldığımız dürüstlük, çalışkanlık,verilen sözde durma gibi prensipler üzerine inşa ettik.” diyen NiyaziSürmen, “Çok büyük servet edinemedik ama şükürler olsun 100 yıllıkbu kültürü biz devam ettirdik, bizden sonra da çocuklarımız devamettirecek.” diyerek hem kanaatkâr bir duruş sergiliyor hem de ‘emanetibir sonraki kuşağa aktarmanın’ huzurunu yaşıyor.Bir dönem Trabzon Belediye Başkanlığı da yapan Niyazi Sürmen,ticaretteki ahlak anlayışıyla siyasette de Trabzon’a önemli hizmetleryaptı.Trabzon’un daha gelişmiş bir şehir olması için gündemdeki projelerinısrarla takibinin yapılması gerektiğine dikkat çeken Sürmen, buprojelerin hayata geçirilmesi durumunda Trabzon’un önünün açık olduğunuifade ediyor.Niyazi Sürmen ile iş yaşamını, eski dönem Trabzon ticaret hayatını,siyaset yıllarını ve daha çok da Trabzon’un geleceğini konuştuk.Niyazi Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?1951 yılında doğdum. İlkokul, ortaokul, liseyi Trabzon’da okudum.Üniversiteyi Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ndeokudum. Üniversiteyi bitirdikten sonra baba ocağına döndüm.Yedek subaylığı da İstanbul’da yaptım. 1976 yılından beri Trabzon’dayım.Biraz ailenizden bahseder misiniz? Sürmen Ailesi’nden...2 erkek, 2 kız 4 kardeşiz. Kardeşlerimizden bir tanesi rahmetli oldu.İlk önce babamızdan, atamızdan kalan ticareti sürdürdük. Babamınyedek parça kayış üzerine bir dükkânı vardı. Biz onları geliştirdik. Gününen iyi şartlarında yapılması gereken mesleklerden birisi olan otomotivsektörüne adım attık. Yerimiz o zamanlar Meydan’daydı. Trabzon’dasanayi hiç yoktu. Birkaç sanayi dükkânı vardı.Biraz o günün Trabzon’undan bahsedelim...Düşünebiliyor musunuz, Trabzon Meydan’a sıkışmıştı. Meydan’ınana caddelerinde az sayıda ticaret erbabı vardı. Meydan’da garajlar,Tarhan Aygün Garajı ve tamirhaneler vardı. Gazipaşa’dan tut,İran Konsolosluğunun mevcut olduğu yerlere kadar böyleydi. Sadecetamirhane değil araç sayısı da azdı. Zamanla gelişmeler büyük boyuTrabzonta ulaştı. Büyük Sanayi Sitesi yapıldı, ondan sonra 5 tane daha sanayiyapıldı. Yetmedi organize sanayiler geldi. Arsin’de OSB yapıldı. 2.OSB Beşikdüzü’nde yapıldı. 3. OSB Akçaabat Şinik’te yapılıyor. 4. OSBVakfıkebir’de yapılıyor. Olması gereken sanayi siteleri düşük seviyede.Araçla sınırlı kaldı, daha geniş boyuta taşınmadı.BABAM, ‘ALDATAN KENDİNİ ALDATIR’ DERDİİstanbul’da üniversiteyi bitirdiniz ve Trabzon’a döndünüz. Babadükkânı var. Orada kalmaya karar verdiniz. Siz üniversite mezunusunuz,baba ise çekirdekten esnaf. Uyum içinde çalışabildiniz mi? Ticaretibabadan mı öğrendiniz?Biz ilkokul, ortaokul, lisede dükkânlara uğruyorduk. Ticaretinmembaını, prensiplerini babamızdan öğrendik. Babam, ‘Ticareti dürüstyapmalısınız ki netice alabilesiniz.’ derdi. Çok prensipli insandı.Kimseyi aldatmamaya çok özen gösterirdi. ‘Aldatan kendini aldatır.’derdi. Biz de ticareti ticari prensipler dâhilinde dürüstlük çerçevesindeyaptık. 100 yıllık aşama oldu. Çok mükemmel servetler edinemedik.Şükürler olsun biz de devam ediyoruz. Çocuklarımız da torunlarımızda inşallah devam edecek.İhtiraslı değil miydiniz? Büyük şehirlere iş için gidebilirdiniz amagitmediniz.Babamdan izin istedim. Babamın enteresan sözü var. ‘Orada ihtiyaçvar da burada bizim adama ihtiyacımız yok mu?’ dedi. Kendi ailemiziçin değişik prensipler koydu. Ailenin reisi sensin. Sürmen Sülalesi,Seyman Sülalesi ve diğerleri. Hepsi aynı familya. Hepsi esnaf ve tüccar.Kendine yetebilecek imkânları vardı. Bizi de ayırmayı istemedi. Mecburenşartlar karşısında burada kaldık. İyi ki de kaldık.Niyazi Sürmen ticaretin içinde, bir müddet sonra TTSO MeclisÜyeliği’ne aday oluyor. Niye aday oldunuz? Biraz Ticaret Odasını anlatırmısınız?Bir insan kendisine faydası olduğu gibi topluma, kitlelere de faydasıolması gerekiyor. Niye gerekiyor? Hep kendine çalışmaktansaTrabzon’a da çalışılması gerekiyor. Biz orada ekol olarak meclis üyeliği,yönetim kurulu üyeliği yaptık. 16 yıl hizmet ettik. Mazhar Afacan dönemindemeclis üyesiydim. Trabzon’un mükemmel dediğimiz Oda’sınıinşa ettik. Önceden apartman dairesindeydik. Bakanları, başbakanlarıağırlamak uygun düşmüyordu. Biz o noktada çok gayret ettik. İstanbulTicaret Odası Başkanı benim hocamdı. Trabzon ile ilgili sözleri vardı.‘Bu Trabzon’a yakışmıyor.’ derdi. Uzunsokak’ta bir evden Maraş Caddesi’netaşınmıştı. Ama ikisi de uygun değildi. Şehri temsil edemiyordu.Trabzon’da daha sonra belediye başkanlığı da yaptınız. Trabzon’unsosyal, ekonomik A’dan Z’ye bütün alanlarında var oldunuz. TTSOMeclis Üyeliği ve o zamanın TSO’su ile bugünün Odası arasında ne gibifarklar var? Nasıl değerlendirirsiniz?Her meclis üyesinin, Ticaret Odasının yaptıkları ve yapamadıklarıvar. Ben o dönemden bu yana hiçbir eser göremedim. Mutlaka yenieserlere ihtiyaç var. Yeni yeni eser yok.Yatırım adası var. Eser derken yatırım adası, Ticaret Odası’nın projesi…O mükemmel bir proje. Ama bitmeden konuşmak için erken. Bittiğindemükemmel olacak.MİLLÎ NİZAM DÖNEMİNDEN BERİ BU DAVANIN İÇİNDEYİZNiyazi Sürmen’i Trabzon’da zirveye çıkaran siyaset olgusuna gelelim.Trabzon Belediyesi’ne meclis üyesi olarak girdiniz. Daha sonrabelediye başkanlığına kadar yükseldiniz. Bir özelliğiniz vardı. Listeninsürekli birinci sırasında oldunuz. Millî Görüş Hareketi ile tanışmanız,buluşmanız nereden başladı?Millî Nizam döneminden beri bu davanın içindeyiz. ÜniversitedeykenMillî Nizam ile tanıştık. Babam Menderes’ten Demirel’e Sağ cenahtaydı.Biz sağın sağına daha iyi, güzel gördüğümüz noktaya geçtik.Ondan beri devam ettik. En son aşamada da bildiğiniz gibi Tayyip Bey’eyol arkadaşlığı yaptık.BEN ÇOK ESKİ BİR DAVA ADAMIYIMAsım Bey sizi meclis üyeliğinde liste başına yazdığında daha öncetanışıyor muydunuz? Partide görevli miydiniz?Biz hem partilerde hem de TTSO’da görev yaptık. Millî SelametPartisi döneminde de vardım. Ben çok eski bir dava adamıyım.Refah Partisinde görev yaptınız mı?1991’de milletvekili aday adayıydım. Çok az farkla milletvekilliğinikaybettik. Kemalettin Göktaş o zaman ittifaktan birinci sıradaydı. İkincisıra Koray Aydın, üçüncü sıra bendim. Daha sonra 1995’te birincisıra meclis üyesi olarak belediyeye girdim. Asım Bey ile il başkan vekilliolarak da görev yaptım. Refah Partisinin de kurucuları arasında yer aldım.AK Parti’nin de ilk kurucularından olma şansını yakaladım.Asım Bey ile birlikteydiniz. İkinci dönem de liste başında girdiniz.Asım Bey ayrıldıktan sonra belediye başkanlığına tek aday mıydınız?Asım Bey milletvekili aday adayı olduğu zaman ben de belediyedebaşkan vekiliydim. Biz o zamanki AK Parti’de birinci aday adayı olduk.İkinci Anavatan’dan Mustafa Tosun aday adayı oldu. Ben kazandım.AK PARTİ’NİN 40 KİŞİLİK KURUCULAR KURULUNDA BULUNANBİRİYDİMSayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birebir tanışıklığınızvar mı?Var! Yıllar yılı teşkilattan da belediyeden de tanışıyorduk. AK Parti’ninilk kuruluşunda 40 kişilik Kurucular Kurulunda bulunan biriydim.Bu şekilde Tayyip Erdoğan cezaevinde yattıktan sonra ilk kuruluşundada görev aldık.TEKEL binasını siz aldınız…O konu bizim dönemimize isabet etti. Teklifi dönemin başbakanıTayyip Bey’e götürdük. O, Özelleştirme İdaresine talimat verdi. Hattâ15 dönüm yere bu kadar ucuz şey olur mu diye çoğu kişi alacağımızıtahayyül edemedi. Sonuçta orayı belediyeye mal ettik. Trabzon tarihindeyapılamayan bir işi başardık. Ortahisar’da tarihi binaların dışındakibütün binaları yıktık. O tarihi 5 binayı da Trabzon Belediyesine aldık.Onlar şu anda Trabzon Belediyesinin mülküdür. Tarihi imparatorluğunbaşkentinde bir şeyler sıradan olmamalıdır. Turizm Bakanlığındanonarımını biz üstlenerek aldık. Öyle güzel neticeler oluştu ki o eserlerigörünce mükemmelin mükemmeli olduğunu gördük.TRABZON SIRADAN BİR ŞEHİR DEĞİLDİRUygunluk ucuzluğu sağlayacak. Türkiye’de büyük mesafeler alındı.Ama bize demir yolu gelmedi. Kaç yıldır Atatürk’ten bu yana tren yolunabakan kimse yok. Tren sayısı 123’e çıktı. 24 olan havaalanı sayısı52’ye çıktı. Dünyanın en büyük havalimanını yapıyoruz ama Trabzondemir yolu ile tanışamadı. Trabzon sıradan bir şehir değildir. İmparatorluklarabaşkentlik yapmış bir kenttir. Veliahtların yetiştiği kenttir.Fatih fethetmiş, Yavuz eyalet başkanlığı yapmış, Kanuni bu şehirdedoğmuş. Mükemmel altyapımız var. Hiç ihracat yokken 1,5 milyar dolarihracat yapabilme şansını yakaladık. Bu neden 10 milyar dolar olmasın?Yatırım adasının mutlaka öne çekilip yapılması lazım, demir yoluile taçlanması lazım.Son olarak ilave edeceğiniz bir şey var mı?Trabzon’u seviyoruz. Torunlarımız da Trabzon’da… İyi ve güzelliklerihep birlikte Trabzon’da yaşamak istiyoruz.Niyazi Bey teşekkür ederiz.Ben teşekkür ederim.