Sadri Şener, 21 Ağustos 1951 tarihinde üç çocuklu Ahmet- Feride Şener çiftinin ortanca çocuğu olarak Trabzon'da dünyaya geldi. Aslen Tonyalı olan ve yaklaşık 20 yıl Trabzon Milletvekilliği ile Orman ve Devlet Bakanlıkları yapan efsane siyasetçi ve aynı zamanda Trabzon’un ilk bakanı olan Ahmet Şener’in oğlu olan Sadri Şener’in ablası eski Rektör Prof. Sezer Şener Komsuoğlu, kardeşi de iş dünyasının başarılı ismi TAV’ın CEO’su Sani Şener’dir.İlkokulu Trabzon Ülkü İlkokulunda okuyan Sadri Şener, babasının milletvekili olması nedeniyle orta ve lise tahsilini Ankara’da tamamladı. Şener, 1973 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesini bitirerek inşaat yüksek mühendisi olarak iş hayatına atıldı. 1973-1977 yılları arasında çeşitli müteahhitlik firmalarında çalışan Şener, 1977’den itibaren ise müteahhitlik ve turizm işleriyle uğraşmaya başladı.Sadri Şener, Trabzonspor'da ilk olarak 11 Ocak 1986'da yapılan kongrede Mehmet Ali Yılmaz'ın listesinden yönetim kuruluna seçilerek bu kurulda üye olarak görev yaptı. İki yıl üyelik yaptıktan sonra 14 Mayıs 1989'daki 9. Olağanüstü Kongre’de bu kez başkan yardımcılığına getirildi.Mehmet Ali Yılmaz'ın 20 Kasım 1991'de Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı olmasının ardından 12 Ocak 1992'de yapılan olağanüstü genel kurula kadar başkanvekili sıfatıyla kulübe başkanlık yaptı. Şener, 25 Aralık 1991'de Trabzonspor Başkanlığına aday olduğunu açıkladı. 12 Ocak 1992'de yapılan 10. Olağanüstü Genel Kurul’daki başkanlık seçiminde yarıştığı eski başkanlardan Mustafa Günaydın'dan 110 oy fazla alarak 227 oyla Trabzonspor'un 10. başkanı oldu.Trabzonspor, Sadri Şener başkanlığındaki ilk yılında ligi 4. bitirirken, Türkiye Kupası'nda finale çıktı. İki maç üzerinden oynanan final karşılaşmasında bordo mavililer Bursaspor'a ilk maçta 3-0 yenilirken, ikinci maçta bir mucizeye imza atarak efsane stat Avni Aker’de 5-1 galip gelerek kupanın sahibi oldu. Böylece Trabzonspor, 8 yıl aradan sonra ilk kez bir kupa kazanmış oldu. Bu zaferin ardından bir ay sonra oynanan Cumhurbaşkanlığı Kupası ise 2-1'lik sonuçla Beşiktaş'a karşı kaybedildi.Sadri Şener, 10 Ocak 1993'teki Olağan Genel Kurulda bir kez daha Mustafa Günaydın ile başkanlık için yarıştı. 934 oy alarak galip çıktı ve ikinci kez Trabzonspor Başkanlığına seçildi. Aynı sezon bordo mavili ekip ligi 60 puanla 3. sırada tamamladı. Sadri Şener, sezon sonunda Urbain Braems'in yerine takımın başına yine Belçikalı olan Georges Leekens'i getirdi. Leekensli Trabzonspor her ne kadar UEFA Kupa Galipleri Kupası ikinci turunda elense de ligin ilk yarısını lider Kocaelispor'un üç puan gerisinde 5. tamamladı.Şener, 8 Temmuz 1993'te Leekens'in yardımcılığına Şenol Güneş'i getirdi. Ancak 4. haftadaki 1-0'lık Karşıyaka yenilgisinden sonra Leekens'in görevine son verildi ve onun yerine Güneş, tek yetkili olarak Trabzonspor'un başına getirildi. Ancak kötü gidişat devam edince önce UEFA Kupası'ndan elenilmesi daha sonra da Fenerbahçe ve Galatasaray'a puanlar kaybedilmesi Sadri Şener'in büyük tepki almasına yol açtı.Şener, bu dönemde kulüp tarihinin en sevilen yabancı futbolcularından olan Arçil-Şota Arveladze kardeşlerin transferlerini de gerçekAvni Aker Anıları 152 leştirdi. 20 Kasım 1993’te deplasmanda Beşiktaş'la oynanan ve 7-1 gibi tarihî bir farkla biten lig maçından sonra Sadri Şener istifa etti. Ancak bu yenilgiden sonra üst üste alınan galibiyetler ve divan kurulunun baskısı sonucunda kongrede yeniden başkanlığa aday oldu. 8 Aralık 1993'te yapılan kongrede tek aday olan Sadri Şener, 369 oydan 366'sını alarak üçüncü kez başkanlığa getirildi.Trabzonspor, sezonun ikinci yarısındaki çoğu maçta rakiplerini farklı yenerken, ilk yarıda tarihî yenilgi alınan ve kulübün karışmasına neden olan Beşiktaş ise 4-2 mağlup edildi. Trabzonspor sezon sonunda ligi bir önceki sezon olduğu gibi yine 3. bitirirken, Fenerbahçe ile oynanan Başbakanlık Kupası ise 4- 3'lük skorla kazanıldı. Bu kupa aynı zamanda Şenol Güneş'in teknik direktör olarak kazandığı ilk kupa olurken, maçta Trabzonspor'un iki golünü Şota, bir golünü de Arçil attı.Şener, 2 Eylül 1994'te işlerinin yoğunluğunu öne sürerek istifa etti. Şener'in istifası Trabzonspor Yönetimi tarafından kabul edildi ve Asbaşkan Faruk Nafiz Özak başkanlık görevine getirildi. Sadri Şener, Trabzonspor'daki başkanlık görevinden ayrıldıktan yaklaşık 14 yıl sonra, 7 Aralık 2007'de Trabzonspor Başkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladı. 2,5 ay gecikmeli olarak 10 Şubat 2008'de yapılan olağan kongrede rakibi İbrahim Hacıosmanoğlu'nu geride bırakarak 3 bin 296 üyenin 2 bin 151'inin oyunu alarak bir kez daha Trabzonspor Başkanlığına seçildi. Görevi Nuri Albayrak'tan devralan Şener, ilk olarak mevcut teknik direktör Ersun Yanal'la çalışmaya devam kararı aldı. O sezon bordo mavili ekip ligi 49 puanla 6. sırada tamamlamasına rağmen Şener, Ersun Yanal'la çalışmaya devam kararı aldı. 2008-2009 sezonu başında Trabzonspor'da hem kadro hem de idarî olarak birçok yeniliklere gidildi. Aralarında Gökhan Ünal, Selçuk İnan ve Gustavo Colman'ın da bulunduğu 20'nin üzerinde futbolcu transfer edildi.Hüseyin Avni Aker Stadyumu'nun kapasitesi artırılarak, maraton tribünün çatısı kaldırıldı. Ayrıca Değirmenderespor'un adı değiştirilerek Trabzon Karadenizspor'a dönüştürüldü ve genç futbolcular bu pilot takıma gönderildi. Bunun yanında Ülker Alpella Basketbol Takımı’nın tüm hakları Trabzonspor'a devredildi ve Türkiye Basketbol 2. Ligi'nde mücadele etmeye başladı. Bordo mavili ekip, sezonun ilk yarısını ikinci bitirmesine rağmen ikinci yarının başında düşüşe geçti. Sadri Şener, 25 Avni Aker Anıları 153 Nisan 2009'da oynanan ve 3-0 kaybedilen Sivasspor maçından sonra karşılıklı anlaşarak Teknik Direktör Ersun Yanal'ın görevine son verdi. 65 puanla ligi üçüncü bitiren Trabzonspor'u son 5 hafta PAF takım antrenörü Ahmet Özen çalıştırdı. Sadri Şener, 2009-2010 sezonu için Samet Aybaba ile anlaşılmasına rağmen yönetim içinden gelen tepkiler sonucunda Olağanüstü Genel Kurul'a gitme kararı aldı. Daha sonra birçok yabancı teknik direktörle görüşme yapılmasının ardından 23 Haziran 2009'da takımın başına Belçikalı Hugo Broos getirildi. 4 Temmuz'da yapılan kongrede tek aday olarak seçime giren Şener, kullanılan 786 oyun, geçerli olan 648'ini alarak yeniden başkanlığa seçildi. Brooslu Trabzonspor, çıktığı 13 lig maçında sadece 18 puan toplayınca da yönetim, Belçikalı teknik direktörün görevine son verdi.Sadri Şener, 1 Aralık 2009'da teknik direktörlüğe 3,5 yıllığına Şenol Güneş'i getirerek, ikinci kez Güneş'le çalışmaya başladı. Şenol Güneş ile birlikte çıkışa geçen Trabzonspor, 5 Mayıs 2010 tarihinde Fenerbahçe ile oynanan Türkiye Kupası finalini 3-1'lik sonuçla kazanarak 8. kez kupayı müzesini götürdü.Ligin son hafta maçında Fenerbahçe ile karşılaşan Trabzonspor rakibiyle 1-1 berabere kalarak sarı lacivertli ekibin şampiyonluğu Bursaspor'a kaptırmasına neden oldu. Trabzonspor o sezon ligi 57 puanla 5. sırada bitirirken, UEFA Avrupa Ligi'ne katılmaya hak kazandı. Ertesi sezona Bursaspor'la oynanan Süper Kupa maçıyla başlayan Trabzonspor, kupayı 3-0'lık sonuçla kazandı.Bu kupa Sadri Şener'in başkanlığında, kulüp müzesine götürülen 4. kupa oldu. 2010-2011 sezonuna çok iyi bir başlangıç yapan Karadeniz temsilcisi, ligin ilk yarısını 42 puanla en yakın rakibinin 4 puan önünde lider tamamladı. Şener, 19 Aralık 2010'da yapılacak kongreye rakipsiz olarak girdi ve 61. Genel Kurul’da 1792 oydan, geçerli olan 1658 oyun tamamını alarak bir dönem daha başkan seçildi. Trabzonspor sezonun ikinci yarısına kötü bir başlangıç yaparak ilk üç hafta galibiyet alamadı.Trabzonspor, başa baş geçen bir yarıştan sonra şampiyonluğu ikili averajla Fenerbahçe'ye kaptırdı. Ancak sezon bittikten sonra başlatılan şike davası sonucu Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi'nden men edildi. Yerine Trabzonspor, UEFA Şampiyonlar Ligi gruplarına alındı.Grubu 7 puanla 3. sırada bitiren Trabzonspor, UEFA Avrupa Ligi son 32 turunda PSV Eindhoven'a elendi. Ancak o dönemden sonra gerek Sadri Şener gerekse sonraki yönetimler bu konudaki mücadeleyi bırakmadı. Sadri Şener evli ve bir kız çocuğu babasıdır.
SADRİ ŞENER RÖPORTAJIMIZ
Kendi deyimiyle çocukken içine kapanık, sonradan açılan bir yapıya sahipti. Çocukken tıpkı futbolcuların geçmiş yaşantısında olduğu gibi mahalle arasında futbol oynayan Sadri Şener, belki de o dönemler Trabzonspor’da en uzun süre yöneticilik yapacak isim olacağını bilemiyordu. Deyim yerindeyse çekirdekten yetişip başkanlığa kadar yükseldi. Sadri Şener iyi bir Trabzonsporlu… Maçlarda yaşadığı heyecanı daha dün gibi hatırlıyoruz.Sadri Şener, Trabzonspor’u Trabzon şehrinin en büyük sivil toplum kuruluşu, Trabzon’un her şeyi olarak tanımlıyor. Sadri Şener’in futbola dair en bilinen sözü de “Top kaleden içeri girince yaptığınız her iş doğrudur, girmeyince yaptığınız her iş yanlış!” olmuştur. Kendi deyimiyle Trabzonspor’a başkanlık yaptığı dönemlerin hepsinde onur ve gururdan başka aldığı bir şey olmadı. Karakter olarak aceleci bir yapıya sahip olduğunu anlatırken de “Yavaş konuşan insanlarla konuşamam, orada tıkanır kalırım. Futbol da öyle değil midir? Futbolu da yavaş oynayınca zaten kaybediyorsun.” diyor. Dobra bir kişiliğe sahip Sadri Şener… Özellikle ulusal televizyon kanallarında zaman zaman çıkışlarıyla da dikkat çekmiştir. Özellikle 2010-2011 sürecinde Trabzonspor için yeri geldi tek başına mücadele etti ama hiç vazgeçmedi.Katıldığı televizyon programlarında da Trabzonspor için sözünü esirgemeden söyleyerek âdeta gündeme damga vuran isim olmuştur. Taraftarın çok sevdiği bir başkan olarak kulübün tarihinde yerini alan Sadri Şener’in başkanlığının yanı sıra Şener ailesinin de Trabzonspor’a yaptığı katkılar, verdiği destekler her dönem takdirle karşılanmıştır. Trabzon’da 1.madde her zaman Trabzonspor’dur. Ben altyapıyı düzenleyip şampiyon olacağım demiyor.Sayın Şener, öncelikle bize kendinizi anlatır mısınız? Futbolla yolunuz nasıl kesişti?İstanbul’da iş adamıydım. Türkiye’nin her yerinde iş yapıyorduk. Suadiye’deki evde otururken Trabzonspor bir maç için İstanbul’a gelmiş ve Suadiye Otelde kamp yapıyordu. Ben de oraya gezmeye gittim. Mehmet Ali Yılmaz başkandı.Bizim Dr. Erdal Atalay deyim yerindeyse kanımıza girdi. (Onun babası benim babamın arkadaşıydı.) Beni yönetici olmam konusunda ikna etti. İlk olarak Mehmet Ali Yılmaz döneminde yönetime girdik. Girdikten sonra başkan yardımcısı oldum. Mehmet Ali Bey mebus olunca ben de başkan oldum. Derken bu serüven başlamış oldu. Bizim ailemiz her zaman sosyal hayatın içinde olmuştur. Ben de bu şekilde Trabzonspor’la uzun süre bir yol arkadaşlığı yaptım.Trabzonspor’un ilk gittiğiniz maçını hatırlıyor musunuz?Ankara’dayken babamın vekilliği döneminde beni maçlara götürüyorduve protokol tribününde oturuyorduk. Bu durum hoşuma da gidiyordu.Bir de o zaman amatör şampiyonlukları maçına Düzce’yegötürmüştü beni. Yer olmadığı için otobüsün en arkasında oturmuştum.Böyle bir anım da var. Orada kupayı almıştık. O zaman amatör şampiyonlukmaçlarında şehir içindeki başka kulüpten takviye oyuncu alabiliyorlardı.Bizim takım da o zaman İdmangücü’nden Şevki abiyi almıştı. Bizimtakımda Özgür Otelin sahibi Nevzat abi, Ahmet Ziya, Köksal oynuyordu.O yıllar unutulmaz. Çok güzel anılar olarak kaldı hafızamızda. Ve güngeldi biz de Trabzonspor’un içine güm diye düştük!Avni Aker… Efsanenin yattığı stat yıkıldı, neler söyleyeceksiniz?Avni Aker için üzüldüm tabii. Çok anımız var orada. Avni Aker’e çocukkençok maç izlemeye gittim. Babamız milletvekili olduğu zamanlarher yaz Trabzon’a köyümüze gidiyorduk. Avni Aker’de ilk gittiğim maçİdmanocağı ile Galatasaray maçıydı. Galatasaray, İdmanocağı’ndan bir futbolcualmıştı. Ona karşılık da bir maç yaptılar. O maça gitmiştim. Bir deAnkara’dayken Trabzonspor’un ikinci ligden birinci lige çıkamadığı sezonPTT ile oynanan maçına gitmiştim. Orada da yanıma bir teyze düşmüştü.Maç sonunda da “Uşağum habu iş nasıl oldu?” diye sormuştu. Hiç unutmamonu. Mimaride iki görüş vardır. Bir görüş statların şehrin içinde olmasıyönünde, diğeri şehrin dışında olması gerektiği yönünde… Şehriniçinde olması herkesin stada yürüyerek gitmesine olanak sağlarken, şehriniçinde aynı zamanda bir aktiviteyi de beraberinde getirmesi sağlıyor. Fenerbahçe’nin,Beşiktaş’ın, Galatasaray’ın statları şehrin içinde mesela. O stadırenüve ederek bütün o Kavakmeydan’daki binalar yıkılarak Avni Aker modernizeedilebilirdi. Yavuz Selim de biraz daha ötelenebilirdi. O alan komplebir kompleks olarak düşünülebilirdi. Eskiden toprak saha vardı, liseninoradaki dükkânlar hep soyunma odalarıydı.Avni Aker’de çokça anılarınız, unutamadıklarınız vardır ancaksizde en çok etki bırakan maç hangisi olmuştur?Başkanlığımda Bursa ile kupa final maçı vardı. Bursa’da 3-0 yenilmiştik.Trabzon’da ise 5-1 yendik. Müthiş bir maçtı, hiç aklımdan çıkmayanbir maçtı. Bursa’da 3-0 yenildiğimiz maç sonrası soyunma odasına girdim.“Trabzon’da yenersiniz, kupayı da alırsınız.” demiştim. Üzülmesinler diyesöylemiştim ama bunları içimden gelerek söylemiştim. Ama Avni Aker’debir baktım oluyor. O müthiş bir şeydi… Korkunçtu… Gece de korkunçtu…Silahlar… Evden tüfeğini, silahını alan dışarı çıkıyordu.Urfa’da Fenerbahçe ile oynanan kupa maçını anlatır mısınız bize?Off off offf… O müthiş bir maçtı… O çok çok enteresan bir duyguydu.O dönem Şanlıurfa Valisi, bizim eski vali Nuri Okutan’dı ve ŞanlıurfaBelediye Başkanı Eşref Fakıbaba da onun dünürüydü. Çok güzelağırladılar bizi. Ben orada bir okul yaptırmış ve Sebahattin Kundupoğlu’nunadını vermiştim. Şanılurfa’da Fenerbahçe ile oynuyoruz, onlarınşampiyonluk maçı İstanbul’da. Bir de orada onlarla berabere kalınca Bursasporşampiyon oldu. Çok enteresan anılardı onlar.
2010-11 şampiyonluğu
Avni Aker’e dair unutamadıklarınızıanlatır mısınız?Avni Aker demek Trabzonspor demek… Orada bizden önce de sevinçlerimiz,hüzünlerimiz var. Biz onları hiç aklımızdan çıkarmadık.Ancak benim için unutulmaz olan 2010-11 şampiyonluğudur. Trabzonspor uzun yıllar sonraşampiyonluk kazandı fakat kupamız verilmedi. Çünkü başkasının hak ettiğinisöylediler. Söyleyen de alan da zaten buna inanmıyor! Sportif açıdan kararlarortada. Avni Aker’de o sezon yaşadıklarımız kesinlikle bizim için çok önemli.Taraftarlarımızın, takımımızın ve bizim dayanışmamız inanılmazdı. Sonradanpsikolojik olarak toparlanamadık. Avni Aker’e veda ederken sadece şunu söylemekisterim: “Seni çok sevdik… Bize yaşattıkların için çok teşekkürler.”