Kıymetli okurlarım; bu hafta mail kutuma sizlerden gelen sorulara yüreklilikle cevap vermek istiyorum. Böylece bizi ve ne yapmak istediğimizi daha iyi anlatmış oluruz.
Soru: Siz neden her hafta Murat Zorluoğlu’nu yazıyorsunuz? Murat Zorluoğlu ile şahsi bir meseleniz mi var?
Cevap: Kıymetli okurum; Sayın Murat Zorluoğlu ile hiçbir dünyevi şahsi meselem yoktur. Kendisini parti programlarından ve icraatlarından tanırım. Kendisinden bugüne kadar bir isteğim ve talebim de olmamıştır. Kısaca yazdıklarım şahsi değildir. Murat Zorluoğlu’nun yaptıkları Trabzon’da yaşayan ve yıllarını AK Parti mücadelesi içerisinde geçiren bir vatandaş olarak beni ilgilendirmektedir. Önce şehrime sonra partime üzüldüğüm için yazıyorum. 
Murat Zorluoğlu’nun ihalesiz alımlarını, doğrudan adrese teslim ihale yöntemi ile harcadığı yaklaşık 160 milyon paranın akıbetini ve hangi işlere gittiğini merak ediyorum. Ülkemiz ve şehrimiz bunca ekonomik sıkıntılarla boğuşurken ve Cumhurbaşkanımızın tasarruf genelgelerine rağmen festival adı altında yapılan ve tamamına yakını Ankara ve İstanbul merkezli olan firmaların kim olduğunu merak ediyorum. 
Kendi yönettiği şehrin esnafı dururken neden alımların Ankara ve İstanbul’dan yapıldığını merak ediyorum. Kendi şehrinin başkanının güvenip iş yaptırmadığı iş insanına başka şehirler neden iş yaptırsın? Kendi şehrinin belediyesine mal ve hizmet veremeyen firmalardan neden bölge illeri mal ve hizmet alsın ki? Bu çelişkiyi merak ediyoruz ve Murat Zorluoğlu’na soruyoruz. Bu tavrınızın Trabzon ticaretini olumsuz etkilediğini biliyor musunuz?  Trabzon’da kalması gereken para İstanbul ve Ankara merkezli firmalara neden gidiyor diye merak ediyoruz. Yani Trabzon için yazıyoruz. 
Soru: Şirketler ile ilgili yazdığınız yazılardan sonra Belediye bir açıklama yaptı mı?
Cevap: Kıymetli okurum; Belediye Başkanımız Murat Zorluoğlu’nun bize bir açıklama yapmasını beklediğimiz için yazmıyoruz. Kamuoyu adına meclise açıklasa bizim için yeterlidir. Fakat; Büyük şehir Belediye Meclisine dahi açıklama yapmıyor. Şirketlerden kim ne ödeniyor, şirketlerin borcu alacağı var mı? Şirketlerden kimlere araç kiralanmış? Kimlerin ev kirası ödeniyor? Kimlerin cebinde belediye şirketlerinin kredi kartı ve çek defteri var? Bütün bu sorular bizim için olduğu gibi Büyükşehir Belediye meclis üyeleri içinde karanlık. Bazen meclis üyeleri bazen biz soruyoruz.
Soru: Murat Zorluoğlu’nun kadrosunu devamlı eleştiriyorsunuz, oysa Başkan kadrosu konusunda sürekli liyakatten bahsediyor. Acaba siz bu kadroları ne kadar tanıyorsunuz? Önce şöyle başlayalım. ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.’
Cevap: Kıymetli okurum; Murat Zorluoğlu’nun en büyük projem kadrom diyerek başlangıç yaptığı için kadrosunu yazıyoruz. Yoksa köşemizde bir çalışan ismi zikretmeyiz. Fakat; görevden alıp yerine getirdiği kişilerin bir çocuğunun bu şehirde hiçbir geçmişi ve geleceği yok. Kimi Elazığ’dan, kimisi Çorum, kimisi İstanbul, kimisi Zonguldak, kimisi Erzincan vs.’den geldi. Gelsinler tabi… Ama tanımadıkları şehri yönetmeye getirdiler. Bu insanlar alanlarında uzman oldukları için göreve getirilmiş değil. Kimisi Başkanın oğlunun arkadaşı, kimisi oğlunun matematik hocası, kimisi danışmanının yeğeni vs. Trabzon şehrinin yetiştirdiği değerleri görevden alıp yerine bu şehirde tek gün yaşamamış insanları idareci diye getirip ‘İşte liyakatli kadrom bunlar’ diye bize sunmasını eleştirmeyelim mi? Çamur akan sular ve köstebek yuvası yollar mı liyakatli kadronun icraatı? Sırf oğluna matematik dersi veriyor diye sıfırdan bir kişiyi memur yapıp daire başkanı yapmasının neresi liyakat. Bakanlık özel kalemde onlarca çalışandan birisi olan kayınbiraderini alıp önce özel kalem müdürü, sonra strateji daire başkanı yapmasının nesi liyakat. Hiçbir tecrübesi olmayan Emre Gülsever’i alıp şirket müdürü yapmak ve danışman olarak atayıp tüm kurumlar üzerinde yetkili yapmak ve bu kişi üzerinden on milyonlarca lira iş yapmak mı liyakat? Bunları sorgulamayalım mı?
Adnan Gül gibi AK Parti muhalifi olduğunu her yerde dile getiren, işçi alımlarında başka partililere öncülük veren, AK Partililere tepeden bakıp, küçük gören bir kişinin kurumsal hafızayı yok sayan bütün icraatlarını görmezden mi gelelim? 
Soru: İl Yönetimi bunları görmüyor mu? Sadece siz mi görüyorsunuz? İl yönetimi böyle şeyler olsa müdahale etmez mi?
Cevap: Kıymetli okurum size bir il yönetimi giriş hikayesi anlatarak sorunuza cevap vereyim. Trabzon Parti Milletvekillerimizden birisi Sezgin Mumcu’nun il yönetimine alması için bir iş insanına referans olur. Fakat bu kişi yönetime alınmaz. Bunun ardına düşen iş insanının ve milletvekilin ulaştığı bilgi hayret vericidir. Bu kişinin yönetime alınmasına engel olan kişi TİSKİ Genel Müdürü Ali Tekataş’mış. Murat Zorluoğlu ve Ali Tekataş il yönetim kurulu havuz listesinden bu ismi sildirmişlerdir. (Yalanlayan olursa isimleri, görüşmeleri ve olayı yazabiliriz.) kısaca Elazığlı ve belediye bir bürokrat AK Parti il yönetim listesinden bir kişiyi sildire biliyor. Böyle bir yönetimin bu şehirde Murat Zorluoğlu’na “Yanlış yapıyorsunuz Sayın Başkan” deme şansı var mı? Yok elbet. Olmayınca da parti kaybediyor. Bu kayıp seçimde kendisini diğer illere oranla daha fazla gösterecektir. Hatta Trabzon’da Büyükşehir Belediyesi bile tartışma gündemine girmiştir. Yomra örneğinden sonra herkese yaptığı yanlışların bedeli partililer tarafından sandıkta ödettirecektir. Yani parti için uyarı olsun diye yazıyorum.