‘Ben Trabzonluyum ve Trabzonsporluyum’ deyip dost meclislerinde arkadaş çevrelerinde iş ve spor dünyasında atmadıkları hava çaka kalmaz…

Ama Trabzon’a bir yatırım Trabzonspor’a bir katkı yapın kendilerine söylendi mi de o hava caka yapanların çoğu sırra kadem basıp deve kuşunun haline bürünürler.

Bu gibi iş adamlarını hala da tanımaya devam ediyoruz.

Sorsanız onlara Trabzonluluklarını ve Trabzonsporluluklarını kimselere ödünç dahi bırakmazlar!

Bakın buradan nereye varacağım?

Ahmet Nazif Zorlu’yu iş ve spor dünyasını takip edenler çok yakından tanırlar.

İş dünyasında önemli yatırımları vardır.

ZORLUNUN GİZLİ KAHRAMANI

Bir önemli yatırımını da Trabzon’a beş yıldızlı Zorlu Otel ile birlikte yapmıştır.

Sayın Zorlu’nun spor ile yolunun kesişmesi yine Trabzonspor’a çok defa sponsor oluşundandır.

Kısacası kendisi Trabzonlu değildir ama bir Trabzon sevdalısıdır.

Öyle ki sayın Zorlu, vakit buldukça yılın belirli zamanlarında mutlaka arkadaş çevresiyle Trabzon’a gelir, çevre iller ile birlikte yaylaları, dağları ve önemli turistik yerleri mutlaka ziyaret eder. Birkaç gün kaldıktan sonra tekrar İstanbul’a döner.

Yani Ahmet Nazif Zorlu İstanbul’da ikamet etmesine rağmen Trabzon ile hiçbir zaman bağını koparmamıştır.

Bugün Trabzonspor’un yakaladığı bu başarıda bana göre Ahmet Nazif Zorlu’nun önemli bir payı vardır.

Daha dün, kasabın manavın, fırıncının alacakları yüzünden kapıda bekledikleri o zamanda, daha doğrusu parasızlık ve borçtan kıvranan Trabzonspor’a Ahmet Nazif Zorlu üç yıl önce Türkiye’nin ihracat lideri ve gururu olan Vestel’in sponsorluğunu vermişti.

Demem o ki, Trabzonspor üç yıl önce şu an yaşadığı ve sezon başı başlattığı şampiyonluk yürüyüşüne sayın Zorlu’nun sponsor olarak verdiği katkının unutulması mümkün müdür?

Umut ederim ki, inşallah sezon sonu yaşanacak şampiyonlukta, Vestel’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Ahmet Nazif Zorlu da bir Trabzonlu bir Trabzonsporlu gibi camiamızla birlikte o şampiyonluğun mutluluğunu, sevincini birlikte yaşar.

Söz Vestel ve Ahmet Nazif Zorludan açılmışken, Vestel’in zirveye taşınmasında sayın Zorlu’nun Trabzon’daki gizli karamanından bahsetmemiş olursak inanın yazımız eksik kalır.

Ahmet Nazif Zorlu’nun Türkiye’de en çok güvendiği, sevdiği dolayısıyla satış ortağı olan Ekrem Çapkınoğlu’dur.

Yani sayın Zorlunun gizli kahramanı Çapkınoğlu’dur.

Trabzonlu iş insanı Ekrem Çapkınoğlu’nun Trabzon, Ünye, Fatsa ve Ordu’da toplam 7 adet Vestel mağazaları vardır.

Çapkınoğlu kurduğu Vestel mağazalar zinciri ile istikrarlı bir şekilde büyüyüp istihdam sağlarken, diğer yandan ülke ekonomisine de önemli katkı sağlamaktadır. 

Çoğu şirketler yaşanan ekonomik krizden dolayı iş yerlerinde küçülüp adam çıkarırken, Çapkınoğlu aksine büyüyerek istihdam yaratmaktadır.

Bu da kendisinin iş dünyasında ne kadar başarılı olduğu ve ne kadar doğru büyüdüğünün bir göstergesidir.

Ekrem Çapkınoğlu sadece Vestel gurubuyla mağazacılık sektöründe yürümüyor, Vestel gibi bir markanın yanına, mobilya mağazasını da kurarak, Bambi Yatak – Baza gibi markaları taşıdı.

İnşaat sektörü ve turizm sektöründe de faaliyet gösteren Ekrem Çapkınoğlu öyle zannedildiği veya kafalarda kurguladığı gibi Ahmet Nazif Zorlu’nun gizli kahramanı olmadı.

Yani sayın Zorlu’nun kahramanlığını iş dünyasında gösterdiği başarının yanı sıra, dürüstlüğü, ilkeli oluşu ve mütevazılığı ile kazanmıştır.

Bu kadar özelliği kendisinde ve şirketlerinde oluşturan ve dolayısıyla bulunduran Ekrem Çapkınoğlu’nun değerini bilip herkesin kendisine sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum.

O diğer iş adamlarımız gibi Trabzon’dan kaçmadı.

O diğer iş adamlarımızın yaptığı gibi yatırımlarını bir başka ilimize de yapabilirdi.

O diğer iş adamlarımızın yaptığı gibi küçülme yolunu da tercih etmedi.

O diğer iş adamlarımız gibi ‘krizden geçiyoruz yatırımlarımı durdurayım’ hiç demedi, aksine yatırım yapmaya devam ediyor.

O nedenle vizyon, misyon sahibi ve akademik kariyeri olan, Ekrem Çapkınoğlu’na sahip çıkalım ki, bu kadim kentimize yatırımlar yapıp daha fazla hizmet etme şansına sahip olsun.

Sizi bilmem ama ben bu ışığı onda görüyorum.

Her şeyden önce Çapkınoğlu’nun yatırım ve iş yapma konusunda heyecanı dün neyse bugün de aynı şekilde devam ediyor.

Sorarım sizlere istihdam yaratıp, insanlara iş-aş vermek için yüreği kıpır kıpır çarpıp can atan başka bir iş insanını günümüzde bulabilmek mümkün müdür?

********************

AMAN HA SAKIN HA!

AMAN HA SAKIN HAAA

Durumdan vazife çıkaranlara!

Durumdan vazife çıkarmaya çalışanlara!

Durumdan vazife çıkarıp bel altı vurmaya çalışanlara!

Durumdan vazife çıkarıp fesatçılık yapıp işi fırsata çevirmeye çalışanlara.

Sözüm size!

Sözümün kime gittiğini bilen bilir…

Bilmeyenlere de vakti zamanı gelince söyleriz.

Bakın gardaşlar!

Trabzon ismi büyük ama küçük bir şehirdir.

Bu şehirde yediden yetmişe herkes birbirini iyi tanır.

Ayrıca birbirlerinin ciğerparelerini de iyi bilirler.

Bakın gardaşlar!

Hesabınız da kitabınız da adam gibi olsun!

Çarpmanızı çarpışmanızı delikanlıca yapın!

Bakın gardaşlar!

Biri için bir şey söylerken.

Birine bel altı vururken!

Birinin zayıf anından faydalanmak isterken!

Birini tu-kaka yapmaya çalışırken!

Ne olur aynaya bakınız.

Aynada önce kendinizi baştan aşağıya bir süzün sonra yapacaklarınızı yapın, söyleyeceklerinizi söyleyin!

Ya da aynanın karşısına geçip,

“Ayna ayna söyle bana var mı benden güzeli?

Gölgemden kaçar oldum ben bu işten bezeli!

Ayna ayna göster bana var mı bir çıkış yolu?

Kendimden korkar oldum ben bu işe gireli!”

Deyin bakalım Ayna sizlere neler söyleyecek!

Bakın gardaşlarım!

Hayat devam ediyor.

Hemi de öyle bir hızlı ki!

Yarın kimin ne olacağı?

Yarın kimin başına neler geleceği?

Yarın bizi sizleri nelerin beklediğini, bileniniz, bilenimiz olur mu?

Bakın gardaşlarım.

Söyleyeceklerim bu kadar!

Ha yarın ne olur?

Dedim ya onu bizler bilemeyiz…

O zaman hep birlikte bekleyip göreceğiz neyin ne olduğunu?

……………………….

SAHİ NE GEÇTİ ELİNİZE?

SAHİ NE GEÇTİ ELİNİZE

Ne oldu başınız göğe mi erdi?

Ne oldu rütbe alıp omuzlarınıza apolet mi takıldı?

Ne oldu sizlere cennetin kapıları mı açıldı?

Sahi ne oldu?

Bu kadar insanı per-perişan ettiniz de elinize ne geçti?

Akçaabat dönüşümünde otobüse dönen ve otobüse döndükten sonra karar kural tanımayıp o insanların mağdur olmasına vesile olanlar, ahan da sizlere sesleniyorum. O kadar insandan aldığınız bedduadan dolayı inanın yaşamınız boyunca iki yakanız bir araya gelmeyecektir.

O insanlara ne yaptıysanız, bu dünyada o yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.

Sizin hak-hukuk bilmemeniz onlar için hiç önemli değil, bizim için o perişan olan insanlar için önemli olan Allah’ın adaletidir. Bu ilahi adalet sizler için bir gün tecelli edecektir.

Bundan hiç şüpheniz olmasın.

Ulan bu kadar insan aç susuz ekmeksiz kaldı.

İşinden aşından oldular.

Yahu bir Allah’ın kulu çıkıp, büyükşehrimizin büyük belediye başkanına bir iki kalem edemedi.

Yazıklar olsun.

Hem de milyonlarca kez yazıklar olsun!

Oturun bakalım sırçalı koltuklarınızda.

Oturun bakalım sıcak yuvalarınızda.

Oturun bakalım o makamlarda. 

O mağdur ettiğiniz insanların sizlere ettiği beddualarından nasıl kurtulacaksınız?

………….

TAKIM TARAFTARLARLARI GİBİ

TAKIM TARAFTARLARI GİBİ

Kısa süreli bir kar yağdı.

Yağan kardan şehir trafiği allak bullak oldu.

Araçlar yolda kaldı ve yollar kilitlendi.

İnsanlar yollarda yürüyemez oldu.

Buna mukabil;

Takım taraftarı gibi insanlar ikiye bölündü.

Neymiş efendim Büyükşehir Belediyesi karın yağacağını bilmesine rağmen, önlem alamamış, insanlar kar yüzünden perişan olmuş.

Neymiş efendim, en büyük belediye, Büyükşehir belediyesiymiş. Karla aslanlar gibi mücadele etmiş, yolda kalanları ek otobüslerle evlere taşımış.

Neymiş efendim Büyükşehir belediyesi sınıfta kalmış!

Neymiş efendim Büyükşehir belediyesi sınıfı geçmiş.

Sosyal medyada insanlar işini gücünü bırakmış böyle bir yarışa girmiş.

Ulan arkadaş, bu şehirde biz de yaşıyoruz.

Bu şehrin neresi doğru yapılmış veya döşenmiş ki, yağan yağmurdan, yağan kardan dolayı vatandaşlar çile çekmesin.

Açıkçası şehrin neresine el atsanız elinizde kalıyor.

Kısa süreli bir yağmur yağıyor yollar su gölüne dönüyor.

Kısa süreli bir kar yağıyor yollar kilitleniyor.

Şehirde daha ne olması bekleniyor ki?

Büyükşehri methedip övenlere benim naçizane tavsiyem şudur, şehrin merkezini baştan aşağıya bir gezip dolaşsınlar.

Ve sonra objektif bir şekilde yorumlarını yapsınlar.

***********

KATRAN KAZANINA DÜŞEN YANIYOR!

Biliyorum bugün de kınalı kuzumun getirip bize yazdıracaklarını merak ediyordunuz.

Bugün o beklentinize cevap veremiyoruz.

Nedeni ise, kınalı kuzumun kısa süreli bir seyahate çıkması.

Kuzumun yokluğundan istifa ederek Trabzonspor’un altyapısıyla ilgili bir iki önemli notu sizlerle paylaşayım dedim.

Bir kere altyapının işleyişinden, beyhuzur olup isyan etmeyen bir veli kalmamış.

Veliler öyle bir dertli ki, dertlerini kime anlatacaklarını onlar da bilmiyor.

Ha diyeceksiniz ki alt yapının sorumlusu var.

Ben de size diyeceğim ki, altyapının sorumlusu var ama sorumluya giden velinin çocuğu da sonrasında psikolojik sorunlar yaşamaya başlıyor.

Orada nasıl bir sistem kurulmuşsa, altyapıya sağlam giden çocukların psikolojik sorunlar yaşaması sizi bilmem ama bana çokça anormal geliyor!

Yemin billah ediyorum altyapı işini kınalı kuzum kovalıyor ama bize gelen de çok veli olup alt yapıyla ilgili şikayetlerini söylüyorlar.

Altyapı acil S.O.S veriyor…

Yönetim kurulu altyapıya bakan yöneticiler görevlendirmiş.

Görevlendirilen yöneticilerin kanayan yaraya parmak basmaları, yaşanan sorunları çözmek için altyapı sorumlusunu veya hocaları değil de velileri dinlemelidirler.

Altyapıda katran kazanı öyle bir kaynıyor ki, kazana düşen yanıyor!

İşin ilginç tarafı kazana düşeni de eğitimci hocalar kazana atıyor!

Burada hemen belirteyim, işini adam gibi yapan hocaları yazdıklarımın dışında tutuyorum.

***********

BAŞARININ ADI UĞURCAN

BAŞARININ ADI UĞURCAN

İyi ki gitmemiş…

İyi ki de kalmış…

Evet kaleci Uğurcan’dan bahsediyorum.

Hatırlayınız sezon başıydı, gitti-gidecek, şimdi gidiyor, anlaştı, iş bitti. Falan filan hepimiz bu gibi söylemlerin ardından Uğurcan için yorum yapmıştık.

Hatta Uğurcan sezona çok da iyi başlamamıştı.

Çoğu kimse “bırakın gitsin” diye de feryat figan etmişti o zamanlar.

Sezona kötü başlayan o Uğurcan Çakır, haftalar geçtikçe performansı hep yukarlara doğru çekmeyi başardı.

Bugün Trabzonspor lider ise.

Bugün Trabzonspor en yakın takipçisi ile puan farkını 12’ye çıkarmışsa

Burada en büyük pay sahibi Uğurcan’dır.

Kimse kusura bakmasın.

Uğurcan Trabzonspor’un oynadığı öyle maçlarda öyle kurtarışlar yaptı ki, alınan üç puanlarda payı yüzde doksanların üzerinde olmuştur.

Kim ne derse desin Uğurcan şu an Türkiye’nin bir numarasıdır.

Şuradan da şunu iddia ediyorum eğer ki Uğurcan sezon başı Trabzonspor’dan ayrılmış olsaydı, Trabzonspor bugün İstanbul takımlarının yaşadığı durumun aynısını yaşardı