Bizim topraklarda yetişen ancak borsasının Almanya’da bulunduğu fındık ürünü 400 000 aileye ekonomik katkı sağlıyor. Üreticinin kuruluşu olan Fiskobirlik devreden çıkarılmışken, fındık ürününün alıcısı dünya tekelleri teşvik edilip kolaylıklar sağlanıyor.

        Fındık üreticisinin tüccara sattığı fındık, şu anda tek ihracat yetkisi olan Ferrero’ya satılırken, Ferrero bu fındığı tam üç katına fabrikalara pazarlıyor.

        Fındık taban fiyatı ‘üreticinin çıkarları doğrultusunda’ değil ‘ihraç eden tekellerin çıkarları’ doğrultusunda düşük fiyatla belirleniyor.

        Fındık üreticisi fındık mevsimini dört gözle beklerken, gübre ve mazot fiyatlarının aşırı artmasıyla birlikte artık ‘harçlık parası’ edinme konumuna düşmüş durumda.

       Yıllar önce Avrupa Birliği görüşmelerinde ‘fındık ağaçlarının sökülerek yerine kızılağaç dikilmesini’ öneren Avrupa şirketleri, fındık piyasasının %75’ini elinde bulunduran Türkiye’nin ürün gücünü düşürmek amacıyla, farklı ülkelerde fındık tarım alanları oluşturulması için çaba harcıyor.

      Dönüm başına verilen düşük paralarla ‘üreticilerin fındık bahçelerinden vazgeçmesi’ sağlanmaya çalışılıyor.

     Ekonomik sorunların çok büyük boyutlara ulaştığı bu dönemde ‘fındık ürününün değerlenmesi için verilecek mücadele’ bu sorunlara bir nebze katkı sağlayabilir.

     Bu amaçla Sol Parti’nin önderliğinde 24 Temmuz 2022 Pazar günü ‘fındık mitingi’ düzenlenecek. Bu miting aracılığıyla üreticilerin taleplerinin yetkililere ulaştırılması amaçlanıyor.

     Şu ana kadar yapılan araştırmalarla üreticilerin talepleri sekiz başlık altında belirlenmiş bulunuyor

     1-Ferrero ve emperyalist tekellerin faaliyetlerine derhal son verilmelidir.

     2-Fındık ürününe devlet desteği arttırılmalı, şirketler devreden çıkarılmalıdır.

     3-Sözleşeli çiftçilik uygulamasının önünü açacak yasa girişimleri durdurulmalıdır.

     4-Fiskobirlik üreticilerinin doğrudan yönetimini sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

     5- Fındık üreticileri sosyal haklara kavuşturulmalıdır.

     6-Fındık işçilerinin emeğinin karşılığını alması için ‘insanca yaşam koşulları ve sosyal haklarını sağlayacak ücret’ belirlenmelidir.

     7-Mevsimlik işçilerin ‘insani koşullarda barınmasını sağlayacak’ adımlar atılmalıdır

     8-Fındık taban fiyatı en az 70 TL. olarak belirlenmelidir.

 Halkın çıkarlarının dikkate alınmadığı mevcut demokrasi şartlarında bu mücadelelerden ne kadar sonuç alınacağı kuşkulu olsa da fındık ürününün ‘mücadele edilmeden değerlenmesi’ mümkün görünmüyor. Geçmişte uğruna türküler yakılan fındık bahçelerinin yeniden yeşermesi için tüm üreticilerin mücadele etmekten başka çaresi yok. 24 Temmuz’da Fatsa’da buluşmak dileğiyle.