Aceleniz neydi arkadaş?

O ki oynatmayacaktınız!

O ki şans vermeyecektiniz!

O zaman niye aldınız?

Neden yangından mal kaçırırcasına Bursaspor’dan o genç oyuncuları apar topar kadroya kattınız?

Evet, neden Trabzonspor’un 25 milyonunu hiç ettiniz?

Alınan bu genç oyuncular bugün şans bulmazlar ise ne zaman bulacaklar?

Ben Abdullah Avcı’nın yüzünün alt yapıya dolayısıyla genç oyunculara döndüğüne ve döneceğine asla inanmıyorum!

Çünkü her şey ortada….

Sakatlıklar olmasaydı!

Genç oyuncu Ahmet Can forma şansı bulur muydu?

Hadi Ahmetcan’dan başka bana şans bulan bir genç oyuncu gösterin bakalım!

HAMSİ DEĞİL ÇITA KAVAK AĞACINA ÇIKTI

Şampiyon olunca başarı çıtası neredeyse “kavak ağacına” çıktı!

Peki, çıta kavak ağacına çıkınca, önümüzdeki sezon kadroda bulunan, kadroya katılması düşünülen genç oyunculara, sorarım sizlere Abdullah hoca şans verir mi?

Üstelik Trabzonspor’u bekleyen Şampiyonlar Ligi ön eleme maçı var.

Geçerse de Şampiyonlar Ligi oynayacak Trabzonspor.

Hemen ardından da lig maçları başlayacak.

Eeee gelelim sadede genç oyuncular formayı ne zaman hangi maçlarda görecekler?

Tabi ki hazırlık maçlarında verilecek şansları kabul etmiyorum!

Abdullah hocanın çalıştırdığı takımlara bakarsanız, kurmuş olduğu kadroların yüzde doksanını yaşlı oyuncuların oluşturduğunu görürsünüz.

Demek ki Avcı için genç oyuncu hiçbir şey ifade etmiyor.

Hani “Görünen köy klavuz istemez” derler ya.

Bizler de Abdullah Avcı’nın yönettiği Trabzonspor’da maalesef genç oyuncuların bir şey ifade etmediklerini görmekteyiz!

HOCA BİLDİĞİNİ OKUDU!

Başakşehirspor maçında kadroya katılan genç oyunculara şans verebilirdi Abdullah Avcı?

Neden vermedi orasını bilmiyoruz?

Aslında hepimizin Avcı’dan beklentisi sahaya farklı bir on birle çıkacağı yönündeydi.

Genç oyuncular şans bulur dedik!
Oynamayanlar oynar dedik.

Ama nafile demişiz.

Hoca yine bildiğini okudu.

Gönderilmesi kesin olan İsmail Köybaşı’ya şans verdi.

Hugo’yu oynattı.

Nwakaeme’den vazgeçemedi.

İlla da Visca ve Berat dedi.

Hani Taha?

Hani Enis?

Hani Batuhan?

Hani Kerem?

Hani Emrehan Gedikli?

Hani Murat Cem?

Neden şans bulmadılar?

Neden şans verilmedi bu oyunculara Başakşehir maçında?

Üste yazdığım bu oyunculara şans verseydi kim bir şey diyebilirdi Abdullah Avcı’ya?

Yenilse bile söz söyleyen olabilir miydi?

Son sözüm “Ölme eşeğim ölme yonca biter de yersin”

Abdullah Avcı’dan şans bekleyen oyuncuların akıbetleri ise yoncanın bitmesine bile yetişmez!

SORGULAMAKLA HATA VE YANLIŞ YAPIYORSUNUZ

Ne olur şampiyonluğumuzu sorgulamayın!

Ya da sorgulatmayınız!
Sözde bazı taraftarlar mı diyeyim sosyal medya hesaplarında Başakşehirspor maçından sonra yazmışlar” Nasıl şampiyon olduk”

Bakını beyler!

Ama öyle ama böyle..

Ama iyi futbol oynayarak ama kötü futbol oynayarak.

Ama hakkımız gasp edilerek ama emeğimiz çalınarak.

Ama son dakikalarda atılan gollerle ama futbol şansının yanımızda oluşuyla.

Ama Uğurcan’ın öyle maçlarda yaptığı kurtarışlarla takımını ipten almasıyla ama

Nwakaeme’nin son anda attığı ve attırdığı gollerle maçı çevirmesiyle.

Ama Abdullah Avcı’nın yanlış kadro ya da doğru kadro tercihleriyle.

Ama giden maçın son anlarda çevrilmesiyle ama çok rahat alınan maçlarla.

Ama bireysel ama taktiksel ama kollektif oyunla…

Ama çoşa çoşa ama bağıra bağıra ama çağıra çağıra…

Ama ağlayarak ama gülerek..

Diyeceğim şudur ki;

Bizler babalar gibi 2021-2022 sezonunun şampiyonu olduk.

Var mı bundan ötesi?

Nasıl mı şampiyon olduk?

Eze eze…

Yene yene..

Çoşa çoşa…

Artık Bırakın “Nasıl şampiyon olduğumuzu” bir kenara…

38 yıl sonra gelen şampiyonluğun tadını keyfini çıkarın.

El betteki Ziraat Türkiye Kupası’nın kaybedilişini unutmadık…

El betteki yönetim kurulunun yaptığı yanlışları hataları da unutmadık!

El betteki Abdullah Avcı’nın Trabzonspor’u nereye sürüklediğini de unutmayacağız.

Hele de Ahmet Ağaoğlu’nun Newton’lu dönemde yaptığı transferleri ve Newton’la çalışma kararı almasını asla unutmayacağız…

Zaman her şeyin ilacıdır diyorum ve konuyu kapatıyorum.

NEREDE KIBLE KAÇIĞI VAR ACABA?

Geldiği dönemde Ziraat Türkiye Kupası’nı kaldırdı.

İkinci sezonunda Türkiye Ligi şampiyonu oldu ve Ziraat Türkiye Kupası’na yarı finalde veda etti.

Yani Abdullah Avcı’nın Trabzonspor’daki karnesine baktığımızda sınıfını pekiyle geçtiğini görürsünüz.

Aksini iddia eden olur mu?

Bana göre olmamalıdır!

O zaman Abdullah Avcı neden bu kadar eleştiriye maruz kalmaktadır?

Neden kredi limiti düşüktür?

Neden her alınan kötü sonuçtan sonra tu kaka yapılmaktadır?

Hatta daha ileri gidildiğinde gelecek sezon Avcı’ya 5 ila 10 maç süre verenler var.

Hatta çok daha ileri gidildiğin de, Abdullah Avcıyla veda edilmeli diyenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çok.

Kim ne der bilemem?

Kim nasıl yorumlar onu da bilemem?

Tek şey söyleyeceğim var o da şudur;

Abdullah Avcı’yı gelecek sezonda çok zor haftaların beklediğidir.

Kısacası her maçı final maçı olacaktır Avcı için…

Düşünebiliyor musunuz, bu kadar başarılı olacaksınız ancak bir beraberlikte yada bir mağlubiyette çokca eleştiri alacaksınız….

Bu eşyanın tabiatına aykırıdır

Bu da bana bir yerlerde kıble kaçığının olduğunu göstermektedir:

Acaba nerede kıble kaçığı olmaktadır?

İTİRAZI OLAN VAR MI?

Sevgili Yener Durmuşoğlu yine kitabın ortasında yazmış.

Üstelik kaleme döktüklerini hiç evirip kıvırmadan yazmış.

Üstelik kimselerin cesaret edipte söyleyip yazamadığı konuları yazmış.

Bakınız Yener kardeşimiz ne yazmış?

“Antalyaspor maçından sonraki süreçte, profesyonel davranması gerekenlerde, şampiyonluğun sarhoşluğuna kapılınca kupadan sonra ligde de şampiyonluğa maalesef gölge düştü…

Şimdi birileri kızacak bozulacak darılacak ama ben de içimden geçenleri söylemesem çatlarım.

Büyük camiaysan, büyük başkan ve büyük hoca olduğunu iddia ediyorsan!

Sezon başı sezona nasıl bir ciddiyette hazırlanırsan aynı ciddiyette sezonu bitireceksin…

Şehrin tüm yönetenleri tüm defolarını hatalarını yanlışlarını eksiklerini Trabzonspor’un şampiyonluğu ile kapatmaya çalışması Trabzon’a Trabzonspor’un geleceğine yapılan en büyük yanlıştır…

Belki de ihanettir!

Herkesi daha gerçekçi samimi olmaya davet ediyorum.

Şimdilik bu kadar ilerleyen zamanlarda daha ağır bir şekilde eleştirilerime devam edeceğim…

Not: Abdullah Avcı’nın özellikle yedek kadro seçiminde adaletli olduğuna  zerre kadar inancım kalmamıştır… Herkese sevgilerimle...”

Bu yazılanlara İtirazı olan var mı?

İtirazı olan varsa beri gelsin, bizlere neden itiraz ettiğini açıklasın?

EMİCEMİN SON TUR BİLETLERİ

Ey gidi Emicem!

Benim güzel Emicem!

Vıdı vıdı Emicem!

Ne yazık ki bazen her şey istediğin gibi olmuyor.

Veya istediğin gibi gelişmiyor!

İstesen de istemesen de bir yerde lastik patlıyor veya patlatıyorsun!

Ey gidi Emicem !

Benim şirin mi şirin güzel emicem!

Takke düştü kel göründü!

Lastikte patladı!

Bakalım bundan sonra zaman bizlere ne gösterecek?

Ey gidi Emicem!

Seller sular gibi konuşan Emicem!

Havayı cakayı atan Emicem!

Bak son turun biletleri satışa çıktı!

Son tur nedir diye sorarsan?

Onu da sana anlatayım Emicem!

Belki sen bilmezsin ama benim jenerasyonumda olanlar iyi bilir ve iyi hatırlarlar.

Çikolatacı Zeki Hayırlıoğlu yazacağımı hatırlayacakların en başında gelir.

Valiliğin bulunduğu yerde o yıllarda fuar açılırdı.

Fuarın içerisinde ayrıca lunapark olurdu, lunaparkta bulunan birçok standın bir tanesinde ise eşya çekilişi yapılırdı.

Eşya çekilişinin her seansında farklı renkte biletler satışa sunulurdu.

Çekilişin finaline yaklaşıldığında çekilişi yapan şahıs “son turun biletleri, bu turda sarı biletler geçerlidir” diyerek, biletlerin tükenmesine katkı koymaya çalışır.

İşte Emicem senin içinde de son turun son bileti geldi…

Bakalım son turda ne renkte bilet satışa sunacaksın?

Ben gibi çok kimsede satışa sunacak olduğun biletleri bekliyor!

Şimdilik bu kadar yeter benim kıymetli Emicem!