Volkan Albayrak, emlak ve gayrimenkul sektöründe faaliyet
gösteren bir iş adamı.


Maden mühendisi olan ve sigortacılıkla iş hayatına başlayan
Albayrak, daha sonra nakliye, madencilik ve emlak sektöründe
de faaliyetlerini sürdürdü.


Bugün sadece emlak ve gayrimenkul sektöründe iş hayatını sürdüren
Albayrak, sosyal hayatın da aktif olarak içinde yer alıyor.
TTSO Meclis Üyeliği de yapan Albayrak, aynı zamanda Gümüşhaneliler
Derneği Başkanlığını sürdürüyor.

volkan
Trabzon’un geleceğini turizmde gören Albayrak, turizmin emlak
sektörü ve ticaret hayatına da çok olumlu etkileri bulunduğunu belirtiyor.
Trabzon’un demir yoluyla buluşmasının şart olduğunu düşünen
Albayrak, “Yatırım adası bence harika bir proje. Organize sanayi bölgelerine
demir yolu bittikten sonra ağırlık verilmeli diye düşünüyorum.
Ama Arsin’deki yatırım adası bence muhteşem bir proje.

Çünkü orada bildiğiniz gibi sanayi değil, teknoloji sanayisi olacak. Lojistik merkez
olacak. Yepyeni çağdaş bir liman olacak.” diyerek bu projenin hayata
geçirilmesiyle Trabzon ve bölgenin önemli kazanımlar sağlayacağını
ifade ediyor.


Volkan Albayrak ile iş hayatını, değişik sektörlerdeki çalışmalarını,
TTSO’yu ve Trabzon’un geleceğini konuştuk.


Volkan Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?


1972 yılında Trabzon’da doğdum. Aslen Gümüşhaneliyim. Trabzon’daki
Gümüşhaneliler Derneğinin başkanıyım. Öğrenimimi Trabzon’da
tamamladım. Karadeniz Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği
Bölümü’nü bitirdim. Öğrencilik yıllarında iş hayatına başladım.
Yaklaşık 96 yıllarına tekabül ediyor. Sigorta sektöründe faaliyet gösterirken
nakliye, madencilik ve gayrimenkul sektörlerinde de faaliyete
başladım. 3 yıl önce diğer sektörlerdeki ortaklığımı bitirerek sadece
gayrimenkul faaliyetini sürdürüyorum.


Çocukluğunuzdan bahseder misiniz?


Trabzon’un merkezi Meydan’da (Taksim) doğdum. Babamı 13 yaşındayken
kaybettim. Babam ve amcamlar yıllar önce Trabzon’a yerleştiler.
Daha önce de ifade ettiğim gibi biz Gümüşhaneliyiz. Orada da
evimiz, köyümüz var. 3 kardeşiz. Evin en büyük çocuğuyum ve 2 erkek
kardeşim var. Biri ticaret sektöründe çalışıyor, diğeri de ilaç sektöründe
bölge müdürü. Yani hep beraber yaşıyoruz.


TRABZON’DA BAŞ DÖNDÜRÜCÜ BİR DEĞİŞİM YAŞANDI


Çocukluğunuzdaki Trabzon’un meydanıyla şimdiki meydan arasındaki
farkı anlatır mısınız?


İnanılmaz değişti. Arşivimdeki kendi çektiğim fotoğrafl ara baktığımda
inanılmaz değişimler görüyorum. Üniversite yıllarımda amatör
fotoğrafçılıkla uğraştım. Trabzon Fotoğrafçılar Derneğinde eğitim aldım.
Yönetiminde de bir dönem görev aldım. Dolayısıyla Trabzon’un
eski caddelerini, sokaklarını daha iyi anlıyorum. Eskiye baktıkça trafi k
de insanlar da değişmiş. Baş döndürücü bir değişim var.
Ticaret hayatınızdan ve gayrimenkul sektöründeki faaliyetlerinizden
bahseder misiniz?


Gayrimenkul sektöründeki faaliyetleri yaklaşık olarak 12 yıldır sürdürüyorum.
Ticaret hayatım ise 20 yıllık. İki dönem ESKİDJİ Gayrimenkul’ün
Trabzon ve bölge başkanlığını yaptım. 2 dönemden kastım;
her dönem 5 yıllık olduğu için toplam 10 yıl bu görevi yaptım. Yaklaşık
2 yıldır da TREF Gayrimenkul Şirketinin başkanlığını yapıyorum.
Şirketimizin merkezi Ankara’dadır.

Trabzon’da, Antalya’da, İstanbul’da
ve İzmir’de şubelerimiz bulunmakta. Bunun haricinde 4-5 yıl
önce yasalaşan Mütekabiliyet Kanunu ile beraber Orta Doğu ülkelerinin
ülkemize ve bölgemize gayrimenkul üzerine yatırım yapma düşünceleri
ve talepleri üzerine yoğunlaşma oldu. Bundan dolayı biz de
gayrimenkul sektöründe bu kısım üzerine yoğunlaştık. Gayrimenkul
üzerindeki bu trendden dolayı biz de Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai
şehrinde ofi s açarak katkıda bulunduk. Şu an oradaki ofi simizde
Türkiye’deki ve Trabzon’daki gayrimenkulle ilgili bütün işleri yapabiliyoruz.
Bunun haricinde Rusya’nın başkenti Moskova’da da şubemiz
bulunmaktadır. Daha çok Antalya şehrimizdeki taleplerinden dolayı
gayrimenkullerle ilgileniyorlar.


ANKARA’DA İKİ TANE KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ BİTİRDİK


AK Parti Hükümeti’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından
yapılan Kentsel Dönüşüm Kanunu önemliydi. Gerek riskli yapıların
tespiti, gerek kamulaştırmalar, gerekse hak sahiplerinin bir araya gelerek
yerlerini değerlendirmelerine aracılık işleri yapıyoruz. Bununla
ilgili Ankara’da iki tane kentsel dönüşüm projesini bitirdik. Bunlar Şubat
2016’da vizyona çıkacak ve o zaman haber olacak.


İstanbul’da üzerinde çalıştığımız bir tane büyük projemiz var. Bu,
özel sektörün yaptığı bir iştir. Ancak riskli alanların tespiti bakanlık ya
da belediyeler tarafından yapılır, yaptırılır. Trabzon’daki Zağnos Vadisi
ve Çömlekçi bölgesi riskli olduğu için devlet tarafından kamulaştırılıp
yıkımları yapılıyor. Biz gecekonduların olduğu bölgelerde, orada yaşayanlardan,
ilgili belediyelerden, ilgili bakanlıklardan izin alarak işimizi
yapıyoruz.


Birden çok alanla ilgilendiğiniz görülüyor. Biraz ayrıntıya girer misiniz?


Gayrimenkulle alakalı olan her türlü alanla ilgileniyoruz. Bunun
haricinde gerek Trabzon gerekse Türkiye’deki 14 anonim şirketin ve
8 sülalenin gayrimenkullerini yönetiyoruz. Yani buna da Gayrimenkul
Portföy Yönetimi diyoruz. Yönettiğimiz şirketlerin yatırımları oluyor;
bunların mimari, kira gelirleri, alım satımları olsun bunlarla ilgileniyoruz.
Bu tür konularda da danışmanlık yapıyoruz.

Aileler belli bir süre
gayrimenkullerini yönetiyor ama aile büyükleri öldüğü zaman sorun
yaşayabiliyorlar. Bu sorunların olmaması için biz adil bir şekilde aile
fertlerine yardım ediyoruz. Bunun için ayrı bir kadro oluşturduk.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasına meclis üyesi seçildiniz, buna
neden gerek duydunuz? Meclis üyeliği yaptığınız dönemde o uğurda
verdiğiniz mücadelenin karşılığını aldınız mı?


Sigortacılık faaliyetlerinde bulunurken alışılagelmiş bir düzen vardı.
Bizim beraber hareket edeceğimiz sektörümüz vardı. Bizde acaba bu
alışılagelmiş kalıbı düzeltebilir miyiz düşüncesi vardı. Zaten sigortacılık
sektörü ile ilgili kanunlar ve düzenlemeler oluyordu. Sektör meclisleri
oluşuyordu. O konularda bir şeyler yapabilir miyiz düşüncesi oluştu.
Bu düşünceyle aday olduk ve seçimi kazanarak meclis üyesi olduk.
O dönem sigortacılarla beraber bankacılar da bu meslek grubu
içerisindeydi.

Benim için çok heyecanlı bir seçim olmuştu. Hayatımda
unutamadığım gündür diyebilirim. Meclis üyesi olduktan sonra
Trabzon’daki sigortacılıkla uğraşan arkadaşlarla çeşitli faaliyetler gösterdik.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası meslek komitesindeki başkan
ve komite üyeleri ile beraber Türkiye’deki uygulanan Sigortacılık Kanunu’nda
bizim yazdırdığımız 3 tane madde var. Bu yönde Oda’nın,
meslek komitesinin faaliyetlerinde de kararlar vardır. Karar defterinde
o maddeler mevcuttur.


TRABZON’U SANAYİ ŞEHRİ YAPMAK İÇİN UĞRAŞMAMALIYIZ


Ticaret ve Sanayi Odası, Trabzon’da sizce önemli bir kurum mu ve
bunun farkında mı?


Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası bence ticaretle ilgili en önemli sivil
toplum örgütüdür. Çoğu sektöre yön vermesi gerekiyor. Bölgenin
sektörel açıdan artılarını eksilerini iyi değerlendirip eksik olduğumuz
ama bölgesel olarak zorlamayacağımız sektörler var. Nakliyeden, ulaşımdan, maliyetten ve coğrafi koşullarından dolayı fazla zorlamamak
gerekir.

Bakan Bilgin'den Asgari Ücret açıklaması! Bakan Bilgin'den Asgari Ücret açıklaması!

Trabzon’u sanayi şehri yapmak için uğraşmamalıyız. Bence de
yapmamalıyız. Bana göre yeni organize sanayi bölgesi kurmak yerine,
orada üretilen malları gerek Türkiye gerekse uluslararası piyasada rekabet
edilebilir fi yatlarda mal edilebiliyor mu ve alıcı bulabiliyor mu
bunu hesaplamamız gerekiyor. Eğer senin demir yolun yoksa, genişletilmiş
bir limanın yoksa, lojistik merkezin yoksa, yeterli istihdamın
yoksa ne kadar yaparsan yap olmuyor.


TURİZM BU ŞEHRİ, BU BÖLGEYİ UÇURACAK


Trabzon bir kültür şehridir. Trabzon bir turizm şehridir. En son
mütekabiliyetten sonra Arapların bu bölgelere gelmesiyle bunu anlayabiliriz.
Turizm bu şehri, bu bölgeyi uçuracak. Buna Antalya bölgesinden
örnek verecek olursak, birçok tatil köyü ve oteller var. İnanılmaz
bir turizm potansiyeli var. Her yıl milyonlarca insan gelip, memnun kalarak
ayrılıyor ve ülkeye para bırakıyor. Ülkemiz de ekonomik olarak
kazanç sağlıyor. Bölgemizde bu tür yatırımlar yeni yeni artmaya başladı.
Antalya bölgesi yazın turist kazanıyor. Ama ilkbahar ve sonbaharda
şirketlerin veya başka alanlardaki sektörlerin konferanslarına ev sahipliği
yapıyor. Kongrelere ev sahipliği yapmasının tek nedeni kongre
salonlarının olması ve otellerin fazla olmasıdır.

Trabzon’un da turizm şehri olabilmesi için bir altyapısının olması gerekiyor. Bence sanayi ile
ilgili yapılan yatırımlar yerine turizme yapılan yatırımlar olmalı. Şehrimize
ve bölgemize çok daha faydalı olacağına, katkı sağlayacağına inanıyorum.


YATIRIM ADASI BENCE MUHTEŞEM BİR PROJE


Trabzon’da bir Yatırım Adası Projesi ve Demir Yolu Projesi var. Bununla
ilgili ne düşünüyorsunuz?


Yatırım adası bence harika bir proje, organize sanayi bölgelerine
demir yolu bittikten sonra ağırlık verilmeli diye düşünüyorum. Ama
Arsin’deki yatırım adası bence muhteşem bir proje. Çünkü orada bildiğiniz
sanayi değil, teknoloji sanayisi olacak. Lojistik merkez olacak.
Yepyeni çağdaş bir liman olacak.


Yani şunu demek mi istiyorsunuz; Trabzon’un gelecekteki sanayisi
turizm?


Evet, turizmdir. Bölgede sağlık turizmi de gereklidir. Otel turizmi
gibi sağlık turizminin de altyapısı olmalı. Sağlıkla ilgili, hastanelerle ilgili
bir plan yapılmalı. Hastanelere şehir dışından ve yurt dışından gelen
hastaların konaklayacağı çeşitli organizasyonların altyapısı hazırlanmalı.
Araplar gezmeye geldiğinde hastalandıklarında bırakın devlet
hastanelerini, özel hastanelere gitseler dahi yabancı dil bilen personel
yok. En azından bununla ilgili bir altyapı hazırlansın.


Sonuç olarak Trabzon’un elinde Trabzonspor gibi bir marka zaten
var. Bu markanın yanına ‘Turizm Şehri Trabzon’ markasını da ilave
edebilirsek şehrin gelecekteki sanayisini de oluşturmuş oluruz.


TRABZON’DA BAZI ŞEYLERİ KURGULAYIP YAPMAK ZOR
OLUYOR


Bunların yanında Akyazı Stadyumu’nun yanındaki 200 dönümlük
alana Şehir Hastanesi Projesi kurulacak. Bu, sağlık turizmi için, gelecek
için çok büyük ve önemli bir proje. Trabzon; kongre, sempozyum şehri
diyoruz ama Trabzon fuar şehri de olabilir. Trabzon’da bazı şeyleri kurgulayıp
yapmak zor oluyor. Trabzon’da turizmin kalkınması için DOKA
ve TKDK’nin verdiği çeşitli destekler var. TKDK, Trabzon’u kalkınma
alanı içerisine almış fakat Gümüşhane’yi ve Bayburt’u kalkınma bölgesi
içerisine almamış. Böyle bazı stratejik hataların azaltılması gerekir.
Bir diğer hata da yeni yapılacak Zigana Tüneli’ni Trabzonluların hiç konuşmuyor
olmasıdır. Sadece Gümüşhane’yi ilgilendiren bir yatırımmış
gibi davranılıyor. Bu ve buna benzer davranış ve hatalardan kurtulmak
gerekiyor.


Volkan Bey teşekkür ederiz.


Ben teşekkür ederim.