Yıl 2011. Futbol Federasyonu, UEFA’nın talebi ile Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne göndermemiş, UEFA da Fenerbahçe’nin yerine Trabzonspor'u Şampiyonlar Ligi grup maçlarına almıştı. Fenerbahçe ise yaşanan bu gelişme üzerine konuyu CAS'a taşımıştı. 9 Eylül 2011 günü ülke gündemine bomba gibi bir haber düştü. Haberin manşeti “CAS’tan Fenerbahçeye’e Ret” idi.  Trabzonspor’un şampiyonlar ligine davet edilmesini sindiremeyip olayı Uluslararası Spor Mahkemesi CAS’a taşıyan Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılamayacağı kesinleşmiş oldu. Ülkede yas ilan edildi. Trabzonspor haindi.

    Yıl 2013. Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nda, 21 Şubat 2013'de BATE Borisov ile oynanan Avrupa kupası maçı sırasında sahaya paraşütle inen meşaleler sonrasında UEFA, Fenerbahçe'ye 1 yıl Avrupa kupalarından men cezası vermiş, daha sonra bunu iki yıl için ertelemişti. Fenerbahçe'nin paraşütle sahaya atılan havai fişeklerden dolayı aldığı ceza sonrası yaptığı itiraz CAS tarafından redddedildi. Yani bu, Fenerbahçe taraftarının 2015-2016 dönemi ve sonrasında benzer olaylar çıkarması durumunda Fenerbahçe’nin ek bir ceza alması anlamına geliyordu. 20 Aralık 2013 tarihinde manşetler “CAS’tan Fenerbahçe’ye Bir Ret Daha” idi. Ülkede yas ilan edildi.

    Yıl 2014. UEFA’nın kendileri hakkında vermiş olduğu ihraç kararını CAS’a taşıyıp olumsuz karar alan Fenerbahçe konuyu İsviçre Federal Mahkemesine taşımıştı.  23 Ekim 2014 günü manşetler yine kan ağlıyordu. Fenerbahçe’nin İsviçre Federal Mahkemesi’ne yaptığı itiraz reddedilmişti. Ülke yine yastaydı. Trabzonspor hâlâ haindi.

    Yıl 2017. Trabzonspor’un CAS’a yapmış olduğu “benim mağduriyetim hala giderilmedi” şeklindeki başvurunun sonuçlanacağı ay gelip çattı. Tam da takipçi sayısı oldukça yüksek bazı Fenerbahçe taraftar gruplarının sosyal paylaşım sitelerine “CAS’tan Fenerbahçe aleyhine karar çıkarsa referandum öncesi ülke fena karışır” şeklindeki paylaşımları düşmeye başlamıştı ki ülke gündemine halk arasında büyük bir coşku uyandıran o haber düştü. “CAS’tan Trabzonspor’a Ret”. Trabzonspor’un başvurusunun ilk kez reddedilmiş olması halk arasında coşkuyla karşılandı. Ülke mutluydu. Manşetler “Fenerbahçe’ye Müjdeli Haber” şeklinde veriliyordu. 

    Tamam da konu ne? Tüm bu kutlamalar, gerekçeli kararında Fenerbahçe’nin şike yaptığı sabit olup hiçbir yeniden yargılama bu kararı değiştiremez şeklinde karara varmış  olan CAS’a yani Spor Tahkim Mahkemesi’ne “mağduriyetimiz devam ediyor” dediğimiz için ve “biz ülkenin içine karışmayız, biz bir spor mahkemesiyiz, zaten kararımızı vermiştik, siz prosedür gereği bize geldiniz fakat o işe FIFA bakıyor” cevabı aldığımız için mi? Sahi siz niye bu kadar sevindiniz yahu? Her yıl düzenli olarak bir başvurunuzun reddedildiği ve sonrasında da düzenli olarak küçümsediğiniz mahkemenin ülkenize karışamam kararı sizi niye bu kadar mutlu etti? Girilmiş olan radar cezasının eve henüz ulaşmamış olması sevinci midir nedir bu?

    Samimi değilsiniz… Çünkü siz 4 Temmuz 2011 günü, yani şike yapanların gözaltına alındığı günün daha ertesi sabahı bu ülkede Fenerbahçe’nin şike yapmayacağını iddia ettiniz? Samimi değilsiniz çünkü siz “evet o konuşmaların tümü bana ait” diyen başkanınızı yıllardır “hayır o konuşmalar sana ait değil, sana kumpas kuruldu” şeklinde  savunarak yalancılığın şike yapmaktan daha güzel bir şey olduğunu anlatmaya çalıştınız. Yani ya yalancıydınız ya şikeciydiniz. Siz yalancı olmayı tercih ettiniz. Samimi hiç olmadınız çünkü  boş bir duvara bile bakıp düşünseniz ülke futbolundaki etik dışı her konuya bu kadar hakim ve beni konuşturmayın diyerek etrafındakileri de sürekli tehdit eden mevzubahis kişinin aslında şike yapabilecek potansiyele ve mizaca sahip olduğu kanısına rahatlıkla varırdınız. Siz zaten şike yaptığınıza hiç inanmadınız da bu neyin sevinciydi onu anlayamadım. Suçlu olduğunuzu mu düşünüyordunuz ki CAS’ın Trabzonspor’u FIFA’ya yönlendirmesi sizi bu kadar mutlu etti? Peki sen sevgili spor basını... Bu olaydaki Fenerbahçe’ye müjde nedir? Bundan önceki tüm başvuruları CAS’ta reddedilen Fenerbahçe’nin reddedilme haberlerini bize neden hiç müjdelemediniz. Siz teneke gürültüsü eşliğinde  tüm pisliği halının altına süpürmeye devam edin. Biz yolumuzdan dönmeyeceğiz. Sanmayın ki gardımız düşecek, sanmayın ki bu devran sürecek. Davamız namusumuzdur, vazgeçersek sonumuzdur !

Saygılar. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.