Türk Hava Yolları Anadolu Jet üzerinden Türkiye’nin çeşitli bölgelerini birbirine bağlıyor. Bu mükemmel düşünce, hem hava yollarını güçlendirmeyi hem de bölgeler arası iletişimle ülke ekonomisinin gelişmesini sağlamayı amaçlıyor. Trabzon gibi çok canlı ve hareketli bir kentin daha önceden İzmir başta olmak üzere Antalya, Adana, Bursa ve Kocaeli’ndeki karşılığını gören THY yönetimi, 2022 yılı için yeni bir adım daha atarak buna Diyarbakır ve Van şehirlerini ilave ediyor. Aynı şekilde Trabzon-Adana arasında önemli başarıya ulaşan Pegasus ise bu kez uçuşlarına Trabzon-Gaziantep hattını ekliyor.

Buradaki amaç en başta da ifade ettiğimiz gibi bölgeler arası ekonomide iletişim sağlayıp ekonomiyi geliştirmek ve aynı şekilde THY’nin uçuş hattına yeni ağlar eklemesi. Trabzon şehri THY’nin bu adımının ne anlama geldiğini iyi biliyor. Zira Ankara, İstanbul ve İzmir dışındaki metropol kentlerle iletişiminde bunu zaten yaşıyor. Bu havayolu iletişimine Gaziantep, Diyarbakır ve Van’ın da ilave olması Trabzon için alışılagelmiş bir keyfiyet. Ancak aynı olgu Van için böyle değilmiş. Van insanı ve özellikle sivil toplum kuruluşu temsilcileri THY’nin yıllardır yaptığı bu girişimin kendilerine karşı bir komplo olduğunu düşünüyor. TÜRSAB gibi turizmin içindeki bir STK bile… TTSO gibi ticaretin merkezindeki bir STK bile meseleyi “Van’daki İranlı turistleri elimizden alıp Trabzon’a taşımak istiyorlar” biçiminde düşünüyorlarsa varın vatandaşın ne düşündüğünü siz değerlendirin!.. Şimdi TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe’nin şu ifadelerine bakalım... “Kimse kimseyi aldatmasın ve kandırmasın. THY ne Karadeniz halkını ne de Van halkını ödüllendirdi. Burada bilinçli yapılan bir operasyon var. İran’dan gelen konukları Karadeniz’e nasıl aktarırız hesabı yapıldı. Çünkü maliyet ortada. Van-Ankara arası neredeyse Van-Trabzon arası aynı mesafeye uçuyor. Ankara’ya 600 liraya uçup uçaklarda yer bulamazken, maliyetlerin çok yükseldiği 1 ay içinde Trabzon’a 70-80 lira ucuz fiyata nasıl taşıyacak?”

Van STK’larının bu yaklaşımını iki açıdan değerlendirelim.

Birincisi, THY’nin politikası açısından... Anadolu Jet’in ilk etapta ortaya koyduğu bu fiyat belki bir ay belki 40 gün böyle devam edecek. Kesinlikle ve kesinlikle asla böyle devam etmeyecek. Yarınlarda Van-Trabzon arası da 400-500 TL’lere yükselecek. Bu THY’nin bir stratejisi… Girişim, Van’daki İranlı turistleri Trabzon’a taşınması meselesi değil, iki şehir arasında uçuşları tutturma stratejisi. Nitekim THY’nin yeni başladığı Diyarbakır seferlerinde de aynı politika söz konusu… Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. THY yönetimi işi gücü bırakıp Trabzon’a turist taşımanın politikasını mı üretiyor? Böyle absürt bir düşünce olabilir mi? Öyle olsa Ankara seferlerini ikiye indirmez. İstanbul seferlerinde kısıntıya gitmez.

İkincisi, iki şehir arasında kurulacak köprü açısından... Trabzon ile Van arasında çok eskiden beri derin bir kardeşlik bağı var. Trabzon’dan Van’a yerleşen Trabzonlular bir yana Van, Trabzon’a her zaman sıcak gelmiştir. Van’daki İranlı turistlerin Trabzon’a gelmesi Trabzon’un gündeminde hiç olmadı. Trabzon, İran’dan elbette turist çekmek ister. Ancak bunu ‘Van’a gelenleri uçakla Trabzon’a alalım’ politikasıyla yürütmez. Doğrudan İran’dan sefer düzenlenmesini ister, bunun için çaba harcar. Trabzon ile İran arasındaki ilişki esasen limanla alakalıdır. Trabzon’un İran’dan en büyük beklentisi İran’ın eskiden olduğu gibi Trabzon limanını kullanılmasıdır... Diğer türlü Trabzon İranlı turisti değil daha çok Arap turisti çekmeye çalışıyor. İranlı turistler esasen Trabzon turizminin beklediği zenginliğin karşılığını da vermiyor. Van’dan Trabzon’a İranlı turist geleceğini düşünen Vanlı kardeşlerimiz, Trabzon’dan da Van’a Arap turist gideceğini de düşünmeliler.

Meselenin bir diğer boyutu ise turist kaçırma iddiası… Arap turistler Türkiye’yi önce Bursa’yla tanıdı. Bursa’ya gelen turistler bir süre sonra Trabzon’a yöneldi. Ancak Bursa TÜRSAB bölge başkanı ya da BTSO başkanı çıkıp “Trabzon uçak seferleri iptal edilsin.. Arap turistler Trabzon’a kaçıyor” demedi. Bir diğer örneği kendimizden verelim. Rus turistler, Sarp Kapısı’ndan Türkiye’ye girdiğinde soluğu Trabzon’da aldı. Uzun süre Trabzon’da kalan Ruslar önce Samsun’u ardından İstanbul’u keşfetti. Trabzon, hiçbir zaman Rusları Samsun ya da İstanbul’a göndermenin önünü kesmedi. Hatta Trabzon plakalı otobüsler Rusları Samsun’a ve İstanbul’a götürdüğünde şehir, ekonomideki rekabeti dikkate alarak hiçbir zaman karşı tavır sergilemedi. Olaya bu açıdan da bakıldığında Van’ın önde gelen isimlerinin “Bizim turistleri Trabzon’a kaçırmak istiyorlar” düşüncesinin hiçbir karşılığı olmadığı anlaşılacaktır. Son olarak şunu söyleyebiliriz. TTSO ve TÜRSAB başkanları öncülüğünde bir heyet Van’a gidip bu gelişmeyi konuşabilir. Van’ın bu yaklaşımının hiçbir karşılığı olmadığı anlatılabilir. Yoksa Van lobisi bir bardak suda fırtına koparmaya devam edip belki Van seferlerini iptal ettirebilir. Bunun olmasını da istemiyoruz. Biz Van’ı da Vanlıyı da seviyoruz. Biz hep beraber Anadolu’yuz ve en önemlisi kardeşiz. Seferlerin iptali ile Trabzon’dan çok Van kaybeder…