Muharrem Usta dönemiydi.

Camia ve taraftar baskısıyla Sosa, Kucka, Burak Yılmaz büyük paralarla transfer edilmişti.

Bu üç oyuncuya öyle paralar verilmişti ki, sonrası hepimizin malumu?

Sosa, Burak ve Kucka’nın ödemeleri yüzünden ,Trabzonspor’un bir türlü beli doğrulmadı.

Hala o dönemden gelen büyük borçlar yüzünden, Trabzonspor ödemelerinde takla attırmaya çalışıyor.

Bakıyorum bugün sanki Usta dönemdeki süreç yürütülmek isteniyor.

Yine taraftar baskısı ile yine birkaç isimli oyuncu gündeme getirilmek isteniyor.

Yine Ahmet Ağaoğlu gelen baskı yüzünden sahne almaya çalışıyor!

Aman ha!

Sakın ha!

Böyle bir saçmalığın!

Böyle bir deliliğin altına kimse imza atmaya kalkmasın!

Peşinen söyleyeyim, o imza atanlar attıkları imzanın altında kalırlar.

Belli ki bu ligde.

Beli ki bu hakem camiasıyla!

Belli ki oluşturulan kadrolarla!

Görünen fotoğrafta Trabzonspor’un şampiyon olması mümkün değil.

O zaman niye?

O zaman neden?

Bunları sormak hakkımız değil mi?

Bu haliyle!

Bu kadroyla!

Bordo Mavililerin ismi ve cismi zirve yarışında olmaya yeterde artar bile..

Orta alana ve forvete alınacak iki- üç futbolcuyla bu iş rahatça kotarılabilir.

Diyorum ki, yeni bir maceraya.

Diyorum ki, yeni bir borçlanmaya hiç mi hiç gerek yok.

Yemin billah ediyorum, Trabzonspor böylesine dönülmez ve ödenmez bir borç yükünün altına sokulursa, sonrasında ağlamanın ve sızlamanın kimseye fayda getirmeyeceğini de herkes bilmeli.

Divan Kurulu veya yönetim kurulu transferde uçuk düşünen Ahmet Ağaoğlu’nun önüne mutlaka taş koymalıdır.

Aksi takdirde, hepimize veleddalin âmin demekten başka bir şey düşmeyecektir.

ACABA KATKI YAPMIŞ MI?

Cismi gitti ismi kaldı!

Zira İsmi de oynaması için yeterli oluyor!

Abdulkadir Ömür ile ilgili her ne kadar negatif bir şey yazmamak için şartlarımızı dibine kadar zorluyorsak, yine de bunda başarılı olamıyoruz!

Maalesef kendisi yazmak zorunda bırakıyor bizleri.

Abdulkadir Ömür şu an ilk on birde forma giyiyorsa, bunu takımına yaptığı katkıdan değil, sadece isminin Abdülkadir Ömür olmasından dolayı giyiyordur.

Bunun aksini söyleyenin, aklına şaşarım!

Ömür kaç maçtır oynuyor.

Oynadığı bütün maçları masaya yatırın, bakın bakalım bir tanesinde takımına yaptığı katkısını görebilir misiniz?

Büyük takımları bir kenara bırakın, Anadolu takımlarında bile bu performansıyla forma şansı bulması oldukça zor olur!

Yâda alternatifi olsa, hocası kendisine bu kadar tahammül gösterir mi?

Yerlinin yerlisi forma giysin diyoruz ama yerlinin yerlisini sahada bırakın görmeyi bulmakta zorluk çekiyoruz.

SİZLER NE YAPARSINIZ?

Ona itiraz etmeyin!

Buna itiraz etmeyin!

Peki, neye itiraz edeceksiniz abi?

Hakeme baskı kurmayın!

Hakemi baskı altına almayın!

Peki, kimi baskı altına alacaksınız abi?

Hakkınızı aramayın?

Hakkınız yendiğinde feryat-figan etmeyin!

Peki, kime feryat-figan edeceksiniz abi?

Yusuf Sarı ceza sahası içerisinde düşürüldü, düşürülmesi biz dahil herkese göre kesin penaltıydı.

Ancak hakem pozisyonu es geçip VAR a gitmeye bile tenezzül etmedi.

Hadi Ali Palabıyık göremedi ya da pozisyonu değerlendirmedi.

Ya VAR’daki Ebucehiller ne yaptı?

Olmaz pozisyonlarda hakemi VAR’a çağıran VAR’ın başındaki ulemalar, onlarda Palabıyık gibi pozisyonu seyretmekle kaldılar!

Hadi burayı geçtik.

Buz gibi penaltısı verilmeyen Trabzonsporlu oyuncular neredeydi?

Öyle ya, saha içerisinde hak hukuku arayacak olan, bizim Zurnacı Ali Sait değil onlardı!

O bizim oyunculara bakıyoruz, pozisyon geçtiğinde hakeme itiraz eden sadece Pereira’yı görüyoruz.

Yahu arkadaş hakem göz göre göre penaltını vermiyor, senden ses çıkmıyor!

Olacak şey mi?

Bu nasıl bir takım olma ruhudur?

Bu nasıl hak hukuk aramadır?

Bu nasıl Trabzonsporluluktur?

Bu nasıl takımdaşlıktır?

Hadeyin oradan be!

Penaltı pozisyonuna maruz kalan Yusuf Sarı’nın bile pozisyona itirazı olmuyorsa, varın gerisini sizler düşünün!

ADAMIN GÜNAHI NE?

Abdullah Avcı bu kısıtlı kadrosuyla tabiri caizse adeta sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor!

Bir kere mevcut kadronun derinliği yok!

Bir kere mevcut kadroda banko oynayan oyuncuların alternatifi yok.

Oynayan oyuncular kötü de oynasalar!

Performansları çok kötüde olsa!

Avcı onlara forma vermek zorunda kalıyor!

Maç kötü giderken…

Veya oyuncu kötü oynarken…

Veya istenilen şey sahada uygulanmazken…

Veya rakibe önlem almak isterken…

Oyuna dokunmak, oyun formatını değiştirmek için hoca hamle yapmak ister!

İşte burada kadro derinliği, kadro zenginliği devreye girer.

Çünkü hoca kafasında kurgulayıp düşündüğünü, o kadro zenginliğinin kendisine verecek olduğu avantajla, hamlesini yapmak ister.

Çünkü oyunun kuralında bu vardı.

Hoca yapacak olduğu hamleyle, belki de maçın gidişatını, dolayısıyla kaderini değiştirecek.

Ama nerede Trabzonspor’da böylesine kaliteli oyuncu derinliği ve zenginliği?

Saha içerisi ne ki?

Saha dışı yani kulübe iyi olsun!

O nedenle diyorum ki, böylesine bir kadro yapısıyla sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor Abdullah Avcı.

Kimse kalkıp ta alınan sonuçlardan, oynanan kötü futboldan dolayı Abdullah Avcı’yı eleştirip suçlamasın.

Avcı elindeki bu kadroyla en iyisini yapıyor.

Eldeki un, şeker, yağ ile de ancak bu kalitede helva yapılır!

Usta iyi olup eldeki malzeme kötü olursa, iyi ürün yapmanız mümkün olabilir mi?

AH YERLİ KARDEŞLER!

Adamlar sanki bizlerin inadına kötü oynuyorlar.

Bizler ne kadar sahip çıkalım desek de!

Bizler ne kadar yerlinin yerlisi futbolcular olmalıdır diye yazıp çizsek de.

Olmuyor.

Bir türlü ayar tutturulamıyor.

Serkan’a bakıyoruz aynı tas aynı hamam! Futbol olarak bir gram ilerleme kaydetmiyor…

Gün geçtikçe futbolunun üzerine koyar diyoruz, haftalar geçiyor, üzerine koymak yerine geri vitese takmış, habire geri gidiyor!

Abdulkadir Parmak birinci vitesle gidiyordu.

Vitesini son haftalarda ikiye çıkarabildi.

İkinci vites Parmak için yeterli mi, asla değildir.

Orta alana oyuncu alındı, yeni bir transfer daha yapıldığında, Abdulkadir Parmak taşıdığı o formayı, bundan sonra giymek yerine, parmağıyla gösterir duruma gelir!

Abdulkadir Ömür soyadı gibi futbol olarak hepimize ömür olmuş!

Böyle devam etmesi halinde toparlanması oldukça zor görünüyor.

İlk fırsatta gönderilecek futbolcular listesinin başında yerini alır diyorum!

Uğurcan için sürekli havalandı, ayaklarını yere basmalı diyoruz!

Ne hazindir ki Uğurcan’a bu söylediklerimizi bir türlü dinletemiyoruz!

Uğurcan’ın ayakları havada ama gövdesi yerde çakılı duruyor!

Antalyaspor maçında ayaklarıyla birlikte gövdesini yerden kesebilseydi, yediği gole kale içerisinde müdahale etmek zorunda kalmazdı bu güzel kardeşimiz!

Geriye kalan yerlinin yerlisi futbolcu var mı diye bakıyoruz!

Allah’ımıza bin şükür, bereket versin, kulübede alabildiğince mevcut.

PİMİ ÇEKİLMİŞ EL BOMBASI!

Oynatsan bir dert!

Oynatmasan bir başka dert!

Hani ya hep söylenir ya!

Hani ya hep beklenti içerisinde olunulur ya!

 “Bir şey yapmıyor ama doksan dakika sahada tutmak zorunda kalınıyor, çünkü ne zaman ne yapacağı belli değil” diye.

Nwakaeme böyle bir oyuncu!

Bırakın geçmiş maçlarını.

Ahan Antalyaspor maçı!

Rakip kapanmış.

Kendi alanından çıkamıyor.

Kalabalık bir oyuncu topluluğu ile kalesini savunmaya çalışıyor.

Burada devreye girecek!

Burada kilidi açacak!

Burada maymuncuk görevi üstlenecek.

Elde tek oyuncunuz var, o da Nwakaeme.

Nwakaeme’ye bakıyoruz ve şöyle diyoruz, ulan tam onun aradığı oyun şekli, oyunu açar, rakip defansı hallaç pamuğu gibi atar, bu maçta yıldızlaşıp, Trabzonspor taşır.

Bunları diyoruz ama ara ki sahada Nwakaeme’yi bulasınız!

Nwakaeme  “On dönüm bostan, yan gel yat oğlum Osman” gibi keyif yapıyordu sahada!

Gerçi uzatmalarda yine onun ortasıyla Trabzonspor beraberliği yakaladı ya.

Tek kanatla uçmaya çalışan Trabzonspor’da Nwakaeme’nin kanadı da durunca, bordo-mavililerin pozisyon üretip gol atması da oldukça zorlaşıyor!

İş tamamen şansa kalıyor.

Gelin şimdi siz böyle oynayan Nwakaeme’yi eleştirin!

Gelin siz canı çektiği zaman oynayan böylesine bir oyuncuyu kenarda yanınızda oturtun?

Bunları yapabilir misiniz?

Zor bir karar değil mi?

Kısa ve öz!

Nwakaeme bir teknik adam için “pimi çekilmiş el bombasıdır”

HERKESİN ANLAYACAĞI DİLDEN

Antalyaspor maçı sonrası Abdullah Avcı basının önüne çıkıyor.

Kameraların karşısında Avcı’nın ağzından şu cümleler dökülüyor!

“Oyuncu kalitesini yukarıya çekmeliyiz”

Avcı hocanın bu söylemi, başta Trabzonspor’da oyuncu kalitesinin ne olduğunu…

Ağaoğlu’nun yaptığı transferlerin ne kadar yetersiz kaldığını açık seçik ortaya koymuyor mu?

Biz hala neyin peşindeyiz?

Biz hala neden öküzün altında buzağı aramaya çalışmaktayız!

Hoca diyor kardeşlerim hoca.

Hoca diyor ki, bu kadroyla Trabzonspor’un koyduğu hedeflere gitmesi mümkün değildir!

Hoca diyor ki, alınan bu oyuncular kaliteli ve yeterli oyuncular değildir!

Hoca diyor ki; bu transferler nasıl yapılmış?

Hoca diyor ki, böyle bir kadro nasıl kurulmuş?

Hoca diyor ki böyle bir kadro ne amaçla kurulmuş?

Hoca diyor ki, alınan oyuncularda hangi menajerler kullanılmış?

Hoca diyor ki, bu oyunculara bu kadar paralar nasıl verilmiş?

Hoca diyor ki, sakın hayal âleminde gezmeyin, bu kadro babalar gibi yetersiz ve yeteneksizdir!

Hoca diyor ki, eldeki bu kadroyla sakın hedef büyütüp beklenti içerisine girmeyin!

Kısacası ben hocanın söylemlerinden bunları anladım ve şunu ekledim hocanın demesi o ki, kusura bakmayın, bu kadroyla, bu oyuncularla bir cacık olmaz, bu transferleri kim yapmışsa hata ve yanlış yapmıştır!

Ey gidi Ahmet Ağaoğlu sen hala ‘Transferlerde yüzde doksan isabet kaydetmişiz’ de!

Bunu da neye göre diyorsun, onu da anlamış değiliz!

Sezon sonu eldeki oyuncuları göndermek için şöyle bir ilan verilse ”Batan geminin malları” diye, kimseler şaşırmasın!

Baksanıza, devam eden diri sezonda, para etmeyen oyunculara, ölü sezonda kim para verip alır?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.