15 Temmuz ve İbrahim Usta

Trabzon ve Gümüşhane 15 Temmuz gazileri kitabından sonra 5 vilayetin daha “15 Temmuz gazileri” kitaplarını çalışıyoruz. Gazilerimizle birebir yüz yüze ya da tele röportaj yöntemiyle 15 Temmuz gecesini ve verilen zorlu mücadeleyi kitaplaştırıyoruz. Gelecek nesillere aktarılacak bir hafıza oluşturuyoruz. Karşımıza inanılmaz hikayeler çıkıyor. Gazilerimizin FETÖ terör örgütünün silahlı üyelerine karşı o gece verdikleri destansı mücadele, yazılıp gökyüzünde mahyalaştırılacak nitelikte. Burada iki önemli ayrıntının altını çizmek istiyoruz. Ayrıntı dediğimiz aslında asli unsurlar. Birincisi Allah o gece FETÖ’cülerin yüreğine korku düşürdü. Bizim kahramanlarımızın yüreğine ise korkusuzluk yükledi. 15 Temmuz gecesinin soylu kahramanları korkunun üzerine öylesine yürüdüler ki; yalnız korkuyu yenmediler korkuyu korkusuzluğa dönüştürdüler.  İkincisi ise ne mal ne mülk ne de evlat kaygısı taşımadan ülkesini ve milletini bireysel çıkarlarından üstün tutan asliyettir. Buna da asil bir karakter denir.

Bu iki önemli ayrıntıyı kaydettikten sonra bir başka hususu aktarmak istiyoruz. Bizler, bu çalışmalarla yalnızca o akşam gazi olanların hikayelerini geleceğe aktarıyoruz. Bir de gazilerle aynı mücadelenin içinde olup ancak hiç yara-bere almayıp gazi olmayan kahramanlar var. Gerçekten onların hikayeleri de bambaşka. Geçtiğimiz günlerde “15 Temmuz Trabzon Gazileri”ni okuyan iki dostumuzla bir muhabbete daldık. Gündeme yine 15 Temmuz mücadelesi ve gazilerimizin yanı sıra ismini bilmediğimiz o gecenin kahramanları geldi. Dostlardan biri, iş insanı İbrahim Usta’yı hatırlattı. Usta o gecenin unutulmaz isimlerinden biri.  Belinde silah, eşiyle helalleşip evladıyla evini terk eden ve TRT’ye ilk giren o gecenin kahramanlarından biri. Daha bir saat önce darbecilerin bildirisini okuyan TRT Spikeri Tijen Karaş’ın baş ucunda öfkeli fotoğrafıyla Türk halkına TRT’nin FETÖ’den kurtarıldığını duyurmaya çalışıyor. Dostumuz bu ayrıntıyı kaydettikten sonra bir farklı noktaya vurgu yapıyor. İbrahim Usta, “Ekonomik olarak zengin bir iş insanı. Onca mal, mülk gözünün önüne gelmeden hayatını feda etmek her babayiğidin harcı değil. İnsanların böyle zamanlarda gözünün önüne her daim malı, mülkü ve çoluk-çocuğu gelir. Araştırma yapılsa Usta’nın düzeyinde mal varlığına sahip acaba kaç kişi çıkar?” diyor. Diğer arkadaş bunun bir sınav olduğunu ve bu sınavı bugün 15 Temmuz denilince mangalda kül bırakmayan nice insanların veremediğini ifade ediyor. Katıldık ve kutladık

İYİ Parti heyeti günebakış’ta

Dün sabah gazetede iki konuğumuz vardı.  İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs ve İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Azmi Kuvvetli. Günebakış Gazetesi’nin 21 yıldan sonra Uzunsokak’taki ofisinden Kahramanmaraş Caddesi’ndeki yeni ofisine taşınması nedeniyle ziyarete geldiler. 2 saate yaklaşan şen şakrak sohbette hem Trabzon’u konuştuk hem ülke gündemini.

İYİ Parti bugün Türkiye’de yükselen tek parti. AK Parti-MHP az ya da çok düşüşte. Muhalefette olmasına rağmen CHP yükselemiyor. İYİ Parti ise anketlerin diline göre ülke genelinde yüzde 15’i aşmış durumda. Yine anketlerin diline göre Trabzon’da bu rakam 2 puan daha yüksek. İYİ Parti’deki bu tablo yerel dinamiklerin çalışmasıyla birlikte daha çok genel siyasetle alakalı. İYİ Parti daha çok MHP’deki milliyetçi tabanı kendine çekiyor. Az da olsa AK Parti’den de oy devşiriyor. Yerelde güzel bir performans gösteren ve başarı oranı en yüksek 3 milletvekilinden biri olan Hüseyin Örs’ün katkısını da göz ardı etmemek gerek. Bir diğer ifadeyle Örs’ün hakkını da teslim etmek gerek. Başarı dileklerimizle vedalaştık.

AK Parti neden susuz köyleri ziyaret etmiyor?

AK Parti’nin bugüne kadar oylarını merkeze bağlı olarak yükselttiğini hepimiz biliyoruz. Yerel teşkilatlara “AK Parti’nin oylarını düşürmeyin yeter!” deniyor. Son zamanlarda yaptığımız değerlendirmelerde AK Parti yerel teşkilatlarının toplumdan koptuğunu, köşesine çekildiğini, vatandaşın yeterince ilgi görmediğini dile getiriyoruz. Bunun için de AK Parti kurmaylarına “Gidin köyleri gezin. İnsanların sorunlarıyla yüzleşin.” önerisi getiriyoruz. Dün önümüze bir haber geldi. AK Parti Milletvekilleri ve İl Başkanı, kent merkezinde gezi ve incelemeye çıkmışlar. Ancak Yalıncak Plajı’nı ve Ganita Sahil bandını gezmişler. Büyükşehir Belediye Başkanımız Murat Zorluoğlu kendilerine ne muhteşem projeler ürettiğini anlatmış!.. Yerel basın olarak “Köylere ve su sıkıntısı çeken insanlara gidin.” önerimiz karşısında onlar hiç insanın olmadığı plajları ve ihalesi yeni yapılan sahilleri gezdiler. Başkan Zorluoğlu anlattı, diğerleri dinlediler. Halbuki vatandaşı dinlemeliydiler. Suları akmadığı için sabah kalktığında abdest alamayan, gündüz kan ter içinde kaldıktan sonra duş alamayan insanların hissiyatını bilmeliydiler. Başkan Murat Zorluoğlu kendilerine “Gelin size projelerimi gezdireyim” dediğinde, “Gezelim Sayın Başkan ama birlikte köylere vatandaşın ayağına gidelim, onları dinleyelim.” demeliydiler.  Hani yazımızın başında “Yerel Teşkilatlar Erdoğan’ın oylarını düşürmesin yeter” deniliyor ya! İşte oylar böyle düşüyor. İyi gezmeler!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.