Gümüşhane’yi şurada anlattı

20 Ocak 2021 Çarşamba 10:42
Gümüşhane’yi şurada anlattı

Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, her yıl Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanların katılımıyla gerçekleştirilen Ticaret ve Sanayi Şura’sında Gümüşhane ile ilgili sunduğu projeler ve talepler ile ilgili açıklamalarda bulundu. İsmail Akçay Türkiye’de hayvancılığın geliştirilmesi adına sundukları çoban istihdamı projesi, Erzincan-Gümüşhane-Trabzon Demiryolu projesi ve şehir gündemine dair birçok konuya değindi.

Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, her yıl Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanların katılımıyla gerçekleştirilen Ticaret ve Sanayi Şura’sında Gümüşhane ile ilgili sunduğu projeler ve talepler ile ilgili açıklamalarda bulundu. Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası olarak Ankara’da düzenlenen organizasyona sürekli katıldıklarını belirten İsmail Akçay, sunduğu projelerden bahsetti. Ticaret ve Sanayi Şura’sında, hayvancılık ve tarımın gelişmesi için sunulan ve devlet eliyle çoban istihdam edilmesi noktasındaki projesinin çok önemli olduğunu ve hayvancılık ve tarım bakımından çok elverişli imkanlara sahip ülkemizin bu proje ile birlikte hayvancılıkta tekrar söz sahibi olabileceğini söyleyen Akçay, Gümüşhane’nin sorunlarıyla ilgili taleplerini de ilettiklerini söyledi. Kürtün ve Torul’un doğalgaza kavuşması için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını ve ulusal marketlerin küçük esnafa ve şehir ekonomisinin şehir dışına taşınması nedeniyle bir standart dahilinde hizmet vermesini savunan Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, transit yol üzerindeki işletmeler ve köylerde tapu kadastro işlemlerinde hazineye devredilen araziler de dahil birçok konuda açıklamalarda bulundu. Demiryolu projesi ile ilgili bakanlık ve milletvekilleriyle görüştüklerini söyleyen Akçay, Erzincan-Gümüşhane-Trabzon Demiryolu proje güzergahının ülke ekonomisine en çok katkı sağlayacak güzergah olduğunu söyledi.

“AİLE İŞLETMECİLİĞİ BİZİM İÇİN SANAYİLEŞMİŞ TARIM KADAR ÖNEMLİ”

Ankara’da düzenlenen Ticaret ve Sanayi Şura’sında çoban istihdamı ile ilgili sunduğu projeden bahseden GTSO Başkanı İsmail Akçay, proje ile birlikte Türkiye’de hayvancılığın büyük oranda gelişeceğini söyledi. Akçay, ‘’ Biz bu sene Ticaret ve Sanayi Şura’sını internet üzerinden yaptık. Çok katılımcı olmadı çok fazla başarılı olamadık. TOBB olarak her sene Ankara’da düzenlenen Ticaret ve Sanayi Şura’sında illerden Ticaret ve Sanayi Oda Başkanları olarak biz ilimizin sorunlarını dosya olarak sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ve ilgili bakanların katılımlarıyla yapılan toplantıda sunduk. Bizler bu toplantılarda 3’er dakika içerisinde bu taleplerimizi ilettik. Orada benim bir önerim olmuştu. Ülkemizde tarım ve hayvancılığın eskisi gibi olmadığını hepimiz biliyoruz. Ülkemizde bu noktada ihracatlar da gerçekleştiriliyor. Bu da bizim ülkemiz için uygun değil. Ülkemiz tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten bir ülke. Bu noktada ülkemizde tarım ve hayvancılığı geliştirmek için pilot bölgeler seçilebilir önerim vardı. Seçilen bu bölgelerde de ihtiyaca göre sözleşmeli çoban edilebilir diye bir projemiz vardı. Biliyorsunuz bununla ilgili il Milli Eğitim Müdürlüklerimizde her yıl Sürü Yetiştiriciliği kursları açılıyordu. Köylerimizde ihtiyaca göre tespit edilecek ve görevlendirilecek çobanların bir yıl sonra o çobanın masrafının 5 katı bir miktarın geri döneceğini planlıyoruz. Bu sayede ülkemizde de hayvancılık gelişecektir. Çünkü köylerimizde artık çoban olmadığı için kimse hayvancılığa yönelmiyor. Bir de iş garantisi olmadığı için bu işi kimse yapmıyor. Fakat sözleşmeli olarak bu insanlarımızı istihdam edersek cazip bir meslek haline getirmiş oluruz. Bir köyde çoban olduğu zaman o köyde hayvan yetiştirmeyen herkes hayvan yetiştirme konusunda teşvik de edilmiş olacak. Ben köylerime sadece ziyaret amaçlı gidiyorum ama benim köyümde çoban olsa ben hayvancılık yaparım, benimle beraber komşularım da yapar. Ben hala Şura’da söylediğim sözlerin arkasındayım bir gün mutlaka olacak. Bunu da yapacak olan devletimizdir. İlk adımı hükümetimiz atacak. Tarımsal sanayiyi geliştirirken aile işletmeciliği tarımı da geliştirmemiz lazım. Tek başına tarımsal sanayiinin gelişmesi benim için yeterli değil. Bizim coğrafyamız 7 bölgede 7 iklimin yaşandığı bir ülkedeyiz bu nedenle tarımsal sanayide istediğim verimi her yerde alamayabiliriz ama aile işletmeciliği bizim için sanayileşmiş tarım kadar önemli’’ dedi.

“ESAS OLAN BİZİM GELECEK SEÇİMLERİ DEĞİL, GELECEK NESİLLERİ DÜŞÜNMEMİZ”

Son günlerde Rize İyidere’de başlayan Lojistik Limanı inşaatıyla ortaya çıkan Erzincan-Gümüşhane-Trabzon demiryolu projesinin Rize’ye kaydırıldığına dair iddialara da cevap veren İsmail Akçay, bakanlıkla görüşmelerinde projenin Erzincan-Gümüşhane-Trabzon istikametinde devam edeceğini söyledi. Akçay, ‘’ Gümüşhane’de ulaşım insan hayatında en önemli faktörlerden birisi. Şu an ülkemizde Gümüşhane ölçeğindeki birçok ilde kara ulaşımı dışında başka bir ulaşım alternatifi yok. Şimdi havaalanı çalışmaları sürüyor ama bunun tek başına Gümüşhane’nin sorunlarını çözebileceğini düşünmüyorum.  Önemli olan Cumhuriyet’imizin başlangıcından beri proje halinde çalışmaları devam eden, Erzincan-Gümüşhane-Trabzon Demiryolu’nun mutlaka hayata geçirilmesi lazım. Bu sadece Gümüşhane’nin meselesi değildir. Biz sadece demiryolu yapılsın da ne olursa olsun demiyoruz. Ülkemizin menfaatlerine baktığımızda Karadeniz’i doğuya, Ortadoğu’ya ve Uzak Doğu’ya bağlayacak olan en stratejik yol bu hattır. Dünya’da iki tane yol var, birisi gökyüzünde Samanyolu, birisi de yeryüzünde Gümüşhane’nin içerisinden geçen İpek Yolu. Bu bütün ülkenin meselesidir. Bu durum siyasi politikalara malzeme edilmeyecek kadar önemli bir konudur. Lojistik Liman Rize’ye kaydırıldı aslında Trabzon için düşünülüyordu. Lojistik Liman’ın Rize’ye yapılması demiryolunun güzergahının değiştiğinin bir delili olamaz. Rize ile Trabzon arasında 70 kilometrelik bir mesafe var, standart yollarla beraber kısa bir sürede aşılabiliyor. Ben güzergahın değişeceğine inanmıyorum. Bizim Ankara’dan aldığımız bilgiler bu işin çok polemik konusu yapılarak, siyasi lobilerin Gümüşhane üzerine gelmesine izin vermeyin gibi öneriler aldık. Biz Ulaştırma Bakanı’mızla görüştüğümüzde, milletvekillerimizle görüştüğümüzde güzergah değişikliğiyle ilgili bir durum olmadığı söylendi. Kabul edelim ki herkes siyasi olarak seçmenlerine bir mesaj vermek istiyor. Esas olan bizim gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünmemiz. Gelecek seçimleri düşündüğümüz zaman bu şekilde söylemler ortaya çıkabiliyor. Mesela Samsun-Sarp Yolu neden yapılmıyor da Erzincan-Gümüşhane-Trabzon Demiryolu neden yapılıyor gibi söylemler duyuyoruz. Bu iki güzergah da birbirinden farklı ve ülke ekonomisine katacakları farklı. Bu büyük projeler böyle kısa vadede, orta vadede bile yapılma ihtimali sıkıntılı olan durumlar. Ülkemizin ekonomik durumuna bakıldığında gelecekte şekillenecek işler bunlar. Bir takım siyasi mesajlar vermek adına Gümüşhane üzerinden siyaset yapmak adına verilen mesajların doğru olmadığı kanaatindeyim. Açıklama yaparken, şehrimize, bölgemize ve ülkemize zarar verecek söylemlerden kaçınmak gerekiyor. Bilim adamları bu konuda araştırmalarını yapıyorlar, ülkemiz adına en fazla değer katacak güzergah Erzincan-Gümüşhane-Trabzon demiryolu. Başka bir güzergâh ülke adına daha faydalıysa biz ona itiraz etmeyiz. Biz şehrimizin menfaatinden çok ülkemizin menfaatini düşünüyoruz’’ şeklinde konuştu.

KÜRTÜN VE TORUL’A MUTLAKA DOĞALGAZ GETİRMEMİZ LAZIM

Doğalgaz enerji dağıtım yönetmeliği nedeniyle Kürtün ve Torul’a doğalgaz getirilemediğini söyleyen Akçay doğalgazı mutlaka bu ilçelere getireceklerini söyledi. İsmail Akçay, ‘’ Kürtün ve Torul’a mutlaka doğalgaz getirmemiz lazım. Doğalgaz enerji dağıtım yönetmeliğinin değişmesi lazım. Şu anda bu sebeple doğalgaz alma şansımız yok. Bazı kriterler var bu kriterler karşılanmıyor. Biz de diyoruz ki sosyal devlet olmanın bazı gerekleri var. Türkiye’nin her yerini aynı kanunlarla yönetemeyiz. Bu çok adaletli değil. Mutlaka Gümüşhane gibi gelişmekte olan  Türkiye’nin gelişmişlik endeksinde sondan 15 içerisinde olan şehirlere pozitif ayrımcılık yapılması şarttır. Cumhuriyet kurulduğunda bütün fabrikaları devlet yaptı. Daha sonra özel sektöre devretti. Özel sektöre rol model oldu. Aynı şey burada da yapacağız. Mutlaka yeni bir yönetmelik çıkarılarak hem Torul’a hem de Kürtün’e doğalgazı alacağız. Bunda hiçbir sorun yok’’ diye konuştu.

ULUSAL MARKETLER İLİMİZE ZARAR VERİYOR

Ulusal marketlerin Gümüşhane ekonomisini büyük oranda etkilediğini söyleyen İsmail Akçay, bu tür marketlerin açılmasının belli standartlara bağlanması gerektiğini savundu. Akçay, ‘’ Ulusal marketler ilimize zarar veriyor şu şekilde, merkezde yeterli olmayan sermayemizi buradan alıp şehir dışına taşıyorlar. Biz bu marketlere karşı değiliz ama belli bir standart dahilinde olması lazım. Her apartmanın altında 100 metrekare zincir marketin açılmasına karşıyız. Belli bir düzende açılması lazım bizim bu konuda bir takım önerilerimiz var. 2 kilometre alan içerisinde bir ulusal market bir şube açsın. Zaten 5 tane ulusal market varsa 2 kilometre içerisinde zaten 5 tane şube olacak. Ama Gümüşhane’de yan yana 50 metre 100 metre mesafeyle açtığınız zaman ilimizde sermayenin tamamını il dışına taşıyorsunuz. Bir başka ifadeyle 300 metrekare altında ulusal market açılmamalı, otopark imkanı olması lazım. Adım başı ulusal market açılmasına karşıyız. Bu standart dahilinde ulusal marketlerin olmasında fayda var. Karşı değiliz, belli standartları olması lazım’’ ifadelerini kullandı.

BÜYÜKŞEHİR KANUNU FARKLI BİZİMKİ FARKLI

Karayolu Trafik Kanunu ve 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı doğrultusunda Gümüşhane’de transit yol kenarlarında işletme yapmak için, asfaltın son çizgisinden 25 metre mesafede işletme açılabildiğini söyleyen Akçay, bu planların Gümüşhane’de uygulanamayacağını ve bu durumun düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Akçay, ‘’ Transit yolların kenarında ticari işletmeler kurulur ve bunlar karlı işletmelerdir. Transit yollardan geçen şehre uğramayan yada şehirde imkanı olmayan girişimcilerin buralara kurdukları işletmelerle hem kendi işlerini kurmuş oluyorlar hem de istihdam kurup şehre değer katmış oluyorlar. Ama gelin görün ki Gümüşhane’de işletme açmak bir takım yasal engellere takılıyor. Karayolu Trafik Kanunu ve Bir Bölü Yüz Binlik Çevre Düzeni Planı birlikte yürüyor, bu şu demek. Bizim karayolumuz üzerinde iş yeri açacağınız zaman, asfaltın kenarındaki son çizgiden 25 metre sonra işletme açabilirsin demek. Biz o mesafeyi çektiğimiz zaman Gümüşhane’de dağa dayanıyor arsa kalmıyor. Komşu ilimiz Trabzon’da bu şartlar yok. Oralarda böyle bir mesafe olmadan, 5 metre mesafeden sonra işletme kurulabiliyor. Büyükşehir kanunu farklı bizimki farklı. Burada ciddi sıkıntımız var’’ dedi.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU VE GELİR VERGİSİ PRİMLERİNİN YÜZDE 50 ORANINDA İNDİRİLMESİ GEREKİYOR

İstihdam üzerindeki vergi yüklerinin işveren için büyük bir maliyet olduğunu belirten İsmail Akçay, ‘’ İstihdam üzerindeki vergi yükleri, işveren için büyük maliyet getiriyor. Bu konuda Avrupa ülkeleri ile Türkiye işverenleri olarak biz rekabet edemiyoruz. Bizim de bu şekilde istihdam maliyetlerimizin düzenlenmesi gerekiyor. Bizim önerimiz, kalkınma önceliği bulunan şehrimiz gibi illerde Sosyal Güvenlik Kurumu ve Gelir Vergisi primlerinin yüzde 50 oranında indirilmesi. İstihdam üzerindeki maliyetler işverene çok ağır geliyor. Önemli bir sorun’’ ifadelerini kullandı.

KÖYLÜLERİMİZİN BÜYÜK BİR MAĞDURİYETİ VAR

Tapu ve kadastro çalışmaları sırasında yapılan yanlışlıklar neticesinde köylülerin arazilerinin hazine arazisi olarak göründüğünü ve vatandaşların bu durumdan büyük mağduriyet yaşadığını belirten İsmail Akçay, ‘’ Şehrimizde tapu ve kadastro çalışmalarında yapılan yanlışlıklardan dolayı köylülerimizin büyük bir mağduriyeti var. Bunların önlenmesi lazım. Yeterli bilgi düzeyinde olmayan bilirkişilerle ile köylerde yapılan çalışmalar yanlışlıklarla neticelendi ve köylülerimizi mağdur etti. Köylülerimizin yerleri hazineye kaldı. Bugün köylerimizin tamamında en zengin adam ‘hazine’ bu ‘hazine’ nasıl bir adamsa bütün köylerin yarısının sahibi olmuş. Bunu Ankara’daki toplantıda da söyledim. Çözüm için dava açın önerisinde bulunuluyor. Bu dava sürecinin 10 yıllık süresi var tamam ama bizim köylümüzün bu işlerden haberi yok ki. Bu köylüler arazisinin hazineye yazıldığını 10 sene sonra öğreniyor. Burası senin değil hazinenin diyorlar, adam da ben burayı 30 senedir ekiyorum nasıl hazinenin diyor. Adam dava açmak istiyor bu sefer de süre geçti diyorlar. Şu anda köylerimizde ev yapacak yer yok. Hazine sonradan bunu satışa çıkarıyor. Adamın yerini satışa çıkarıyorsun ve dönümüne 5 bin lira vereceksin diyorsun. 10 dönüm yerse 50 bin TL ediyor. Yahu Köy 50 bin lira etmez adam nereden alsın 50 bin TL. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ndeki Milli Emlak Müdürlüğü’müzdeki çalışan arkadaşlarımız, biraz devletçi zihniyetle vatandaşı mağdur ediyor. Bazı kamu kurumlarımız özel sektöre ön yargıyla bakıyor. Bu böyle değil. Bu memleketin temel bireyi özel sektördür. Üretimi yapan özel sektör, istihdamı sağlayan özel sektör, vergiyi veren özel sektör, ihracatı yapan özel sektör. Cumhurbaşkanı’mız her konuşmasında ihracat yapılması gerektiğine vurgu yapıyor.  İhracatı tarım bakanlığı yapmayacak, Çevre Bakanlığı da yapmayacak. İhracatı özel sektör yapacak, İsmail Akçay yapacak, Sabancı Grubu yapacak, Koç Grubu yapacak. Bizim dövize ihtiyacımız var. Bu nedenle yurtdışına mal satmamız lazım. Bu memleketin direği özel sektördür. Bizim özel sektörü desteklememiz lazım. Beni yaşatmadığın zaman ben çalışanlarımı çıkarmak zorunda kalacağım. Bu insanlar devletin başında. Bu nedenle özel sektörü yaşatmamız lazım. Bu noktada kamu kurumlarımız özel sektöre ön yargısız yaklaşmalı, empati yapmalı. Ülkemizin aydınlık günlerine ulaşacağına ben inanıyorum. Müthiş bir insan yapımız var. Bugün dünyanın bütün devletlerinde ticaret yapan yalnız Türk’lerdir. Bizim gitmediğimiz dünyada yer yok. Böyle bir kaynağımız varken bunun önünü açmak gerekiyor. Devlet imkan tanırken korkmayacak. Bizim devletimizin buna gücü yeter’’ şeklinde konuştu. 

Anahtar Kelimeler:
Gümüşhane Haberleri
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.