Trabzon'da bir araç köprüden düştü! Yaralılar var Trabzon'da bir araç köprüden düştü! Yaralılar var

Songül MAZLUM-Trabzon Üniversitesi Rektörlüğüne adaylığını açıklayan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, şehrin turizmdeki yanlışlarına dikkat çekerek bir dizi tavsiyeler sıraladı. Turizm Master Planı hazırlanması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, “Bizim doğru bir turizm master planlaması yaparak kaynaklarımızı nasıl ve neye harcamamız gerektiğini belirlememiz lazım. Halkın turizme hazırlanması lazım. Çok doğru bir planlama yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

FRANKFURT HAVALİMANI’NDA TÜRKÇE YAZIYOR

Kente Orta Doğu coğrafyasından yoğun bir turist akını yaşanmasının eleştirilmesinin doğru olmadığına da dikkati çeken Prof. Dr. Yazıcıoğlu, “Arap turizm üzerinden, birkaç tabela yüzünden şehir hedef alındı. Antalya’da su faturaları Almanca da basılıyor ama bunu konuşan yok. Burada tabelanın Türkçe yazan kısmını kapatıyorlar, altta Arapça yazan yazıyı gösterip, ‘Bu mu sizin milliyetçiliğiniz, muhafazakarlığınız?’ dediler. Karadeniz insanı artık bu işlere tok. Siz o tabelalara bakana kadar Alanya’daki faturaları inceleyin. Bu çok yanlış bir şey. Almanya’ya giderseniz Frankfurt Havalimanı’na bakın. Orada Almanca, İngilizce, Türkçe yazar. Ne oldu? Almanlar bir şey mi kaybetti! Bunlar yanlış şeyler. Mesele bizim doğru bir turizm planlaması ila hareket etmemiz lazım. Geleceğe yönelik hedeflerimizi belirlemeli, buna yönelik olarak da kaynaklarımızı planlamalıyız. Bunu yaparsak sonuçta bir şey kaybetmeyiz. Ama doğru planlama yapmazsanız, yerel halkı bu işe hazırlamazsanız, o zaman sıkıntı yaşarsınız.” değerlendirmelerinde bulundu.

Turizmdeki yanlışların Trabzon’a kaybettirmeye başladığına da işaret eden Prof. Dr. Yazıcıoğlu, “Turistlere karşı çok kaba davranıldığına, onların sömürüldüğüne dair yayınlar olmaya başladı. Kendileri de bunu fark etmeye başladılar. Arap turistlerin birçoğu buraya birkaç kez gelen insanlar. Kendilerine nasıl davranıldığını hissediyorlar. Artık, ‘Gideyim de Sultanmurat Yaylası’nda et alayım.’ demiyorlar. Alıyorlar da, oran azalıyor. Çoğu Arap turist Trabzon merkezde evler kiraladı, hatta çok sayıda ev satın alan da var. Onları devremülk olarak arkadaşlarına kiralıyorlar. Gidip zincir marketlerden etini yiyeceğini alıyorlar, yaylaya öyle çıkıyorlar. ‘Sultanmurat’ta 2 bin 500 lira vereceğime markete 500 lira veririm.’ diyorlar. Bunu yaptırırsak turizmden kazanamayız.  Şehirde sağlıklı bir planlama yok. Personel açısından kalifiye personelde çok büyük sıkıntı var. Bizim insanımız hizmete yatkın değil. O nedenle misafirlere karşı tutum ve davranışlar çok uygun değil. Onun için oluşturulacak turizm planı doğrultusunda sektörde personelin eğitime tabi tutulması gerekiyor. Üniversite -sektör iş birliğini sağlayarak üniversitede turizm fakültesi açıp, zenginleştirip, elde ettikleri çıktıları sektöre vermek gerekiyor. Antalya gibi olabilmemiz en az 5-10 yıllık bir süreyi gerektiriyor. Bizim insanımız anında parlayıp sönüyor ama o arada da insanları kırıyor. Hizmet sektörü bunu kaldırmaz.” şeklinde konuştu.