Trabzon’u sevmek . Şehirlerin ruhu vardır. Buna yürekten inananlardanız. Trabzon kesinlikle ruhu olan bir şehir. Hem öyle bir şehir ki insanı kendine aşık eden bir şehirdir Trabzon.

Trabzon’u sevmek ....

Ak Parti Trabzon'da yeni yol haritasını belirledi Ak Parti Trabzon'da yeni yol haritasını belirledi

Şehirlerin ruhu vardır. Buna yürekten inananlardanız. Trabzon kesinlikle ruhu olan bir şehir. Hem öyle bir şehir ki insanı kendine aşık eden bir şehir… Öyle bir aşk ki ömür boyu sürer. Bunu anlamak için Trabzon’da yaşamak yerine Trabzon’u yaşamak gerekir. Zira Trabzon, yaşanmadan Trabzon sevilmez. Sonra, Trabzon dışındaki Trabzon aşıklarını bulmanız gerekir. Mecbur kaldığı için bu şehirden kopup gidenleri… KTÜ’de öğrencilik yapıp Trabzon’da 4-5 yıl kalan insanlarla konuşmanız gerek. Ya her yıl Trabzon’a gelirler ya da hep hasret beslerler. ‘Trabzon nasıl? Trabzon ne yapıyor?’

liman

KTÜ’de 4 yıl öğrencilik yapıp Ankara’da yaşayan bir dostumuz yıllar sonra kızına da KTÜ’yü tercih ettirmişti.. Ve tam 20 sene Trabzon’a gelmemiş. Kızını kayıt için gelmiş. “Uzunsokak’ta gözü yaşlı dolaştım” diyor. “Vakıf yurdunda kalmıştım. Kemeraltı’nda, Alacahan’da hem çay içtim hem ağladım. Bu şehri hiç unutmadım. Adı nerede geçse dikkat kesildim. Ve hayali çocukluk yıllarım gibi rüyalarıma girdi.”Bu bir örnek biz bunu fazlasıyla ve çok fazla kişiden dinledik. Maşuklarını hasrete koyan ve ağlatan şehri…

çömlekç,i

Trabzon sıradan bir şehir değil. Her şeyden önce bir imparatorluk merkezi. İmparatorluk merkezlerinde imparatorluk sınırlarını yalnız insanlar yönetmez, iklimin, suyun, toprağın da hükmü vardır. Bir diğer ifadeyle o şehrin ruhu da katkı sağlar. Tıpkı Trabzon’un ruhunun kentten sağladığı katkı gibi. ‘Trabzon denince aklınıza ne gelir?’ sorusunu sorsanız, belki de ilk cevap güneşin batışını izlediğiniz Yoroz Burnu’dur. Güneşin hiç eksilmediği Akçaabat sırtlarıdır. İsterseniz Ortamahalle diyelim. Hani Ege gibi zeytinin yetiştiği topraklar… Bakmayın siz toprağın kısırlığından ötürü bugün her tarafın betonlaşmasına... İnanın farklı topraklar. Sonra Beşirli sahilleri… Neyini seviyorsunuz sorusuna “Sakın bize kıyılarına doldurulan toprağı hatırlatmayın” cevabını veririz. Kendisini dolduranların inadına yine kumsal yapan 1 kilometrelik sahili var orada. Orası bile Faroz Burnuyla bütünleşip hala şehrin ruhunu yansıtıyor.

beşirli

Ya Ganita?

Hiç değişmedi biliyor musunuz? Değiştiremedi insanlar. Delik deşik ettiler Ganita’yı ama güzel hisarı yıkamadılar. Ganita’da denize giren dünün çocukları… Mağara da yerinde kumsal da. Necip Fazıl’ın şiir yazdığı oturaklarda… Tekrar gelip denize girebilirler. Ganita’da oturup çay içebilirler. Aşıklarıyla buluşabilirler. Az kalsın unutuyorduk Ganita’dan Beşirli’ye bir spor yolu yapıldı. Türkiye’de eşi benzeri yok. Bütün eksikliklerine rağmen Trabzon’da yaşamanın mutluluğunu veriyor insana.

ganita

Trabzon Limanını özleyenler var mı aranızda? Liman yok artık. Kumsaldaki kayıklar ve yüzerek bir saatte mendirek yarışı yapılmıyor artık. Ticaret hepsini bitirmiş. İnsanların elinden çekip almışlar Trabzon Limanını… Yüksek duvarlarla kapatmışlar. Ama Çömlekçi kurtuluyor bilesiniz. Yıkılıyor Çömlekçi yeniden yapılmak üzere. Geçen gün önünden geçerken şöylesine baktık. Üzgündü Çömlekçi. ‘Beni yeniden yapıyorlar ama liman yok ki nereye bakayım?’ diyor. Değirmendere’deki değirmenler de yok artık. Sazlıklar da yok. Değirmendere Vadisini inşaatlarla doldurduk. Hani su verirdi bize. İçme suyumuzu verirdi. Tertemiz kuyularından içerdik suyu. Şimdi yok artık. Her taraf beton yığını.  Sülüklü Mezarlığı hüznün zirvesinde Trabzon’a bakıyor. Ve o eski Trabzon’u arıyor. Trabzon’un sahilinde yürüdük sadece. Varsa söyleyecek sözü olan hatırlatsın bize. Trabzon gezintimize önümüzdeki yazılarımızda caddelerine ve sokaklarına gireceğiz Trabzon’un. Ve de insanlarına.

Ali Hatipoğlu