EGODAN VAZGEÇİP BURNUNUZU DÜŞÜRÜN

Mutlaka herkesin dikkatini çekiyordur.

Hatta dikkat çekmeyi bir tarafa bırakın seçmenleri ciddi ciddi sorguluyor da kendilerini!

Ve yüksek sesle de soruyorlar:

Bunlar nerenin milletvekilleri?

Neden vatandaşın arasında dolaşırken kendilerini göremiyoruz?

Sadece seçimden seçime mi sorun dinlemeye gelirler bizlere?

Falan filan diyorlar!

Kimler için diyorlar?

Herhalde Salih Cora, Bahar Ayvazoğlu için demiyorlardır!

Seçmenlerin hedefindeki isimler, Muhammet Balta ile Adnan Günnar’dır

Balta ile Günnar, ikisi de partilerinin teşkilatından gelmedirler. Tabiri caizse teşkilatın hamurundan yoğrulmuşlardır.

Siyaset yolculukları, Ak Parti İl Başkanlığı’ndan sonra milletvekilliği ile taçlandırılmıştır.

Milletvekilliklerinde 2023'te üçüncü dönemlerini tamamlıyorlar. Ha bundan sonra aday olurlar mı biz bilmeyiz, haddimize de değildir.

 Adaylık kararı partilerine aittir.

Bizim asli işimiz kamuoyunun sesini ve talebini sütunlarımıza taşımaktır.

Gelen talepler de, bazen zülfü yara dokunuruz, bazen de hem nalına hem mıhına vururuz.

İki vekili de severim şahsi hiçbir problemim de yoktur kendileriyle ama dost acı söyler misalinden yola çıkarsak, haklarında bazı şeyleri de yazmadan edemeyeceğim.

Bir kere her iki vekilin de partilerine çok borcu vardır.

Belki hatırlayanınız olmayabilir ben yine de hatırlatayım.

Sayın Balta genel merkezin desteğine rağmen il başkanı seçilememişti.

Kaybettiği kongrede kendi yaptığı delegelerin oyunu dahi alamamıştı.

Buna rağmen Recep Tayyip Erdoğan kendisini il başkanı olarak atadı, sonrasında vekil yaptı, daha sonrada bakan yardımcısı olarak atadı Baltayı.

Durun daha bitmedi Balta için yapılanlar: Muhammet Balta 24 haziran 2018 milletvekili seçimlerinde ise birinci sıradan listeye koyuldu ve Erdoğan kendisini birinci sıraya koyması ile Balta’ya ‘abisin’ dedi.

Süleyman Soylu'dan sonra ağabeylik sıfatını taşımak elbette zor ve güçtü!

Çünkü Soylu adeta Trabzon’u ilk sırada olduğu dönemde harmanlamıştı.

Herkese dokunmuş ve bütün dinamikleri harekete geçirmeyi başarmıştı ve sonucunda Trabzon beş milletvekili meclise göndererek karşılığını fazlasıyla vermişti.

24 Haziran seçimlerinde vekil sayısı 4'e düştü ve Ak Parti’nin vekil sayısı 4'e düşünce Hüseyin Örs’te İYİ Parti’den milletvekili seçildi.

AK Parti’nin vekil sayısı 4 de düşmesine rağmen Tayyip Erdoğan yine vefalı davrandı, Balta’yı yine TBMM Çevre Komisyon Başkanı yaptı.

Soralım sayın Balta’ya “sizin için Cumhurbaşkanı daha ne yapsın?

Size gösterdiği teveccühü hangi vekile gösterdi?”

Sizin düşüncenizi bilmem ama bizce sizi siyasette taşıyan cumhurbaşkanı olmuştur.

Hala daha taşımaya devam ediyor.

Var mı buraya kadar yazılanlarda bir sıkıntı sayın Balta?

Herhalde yoktur!

Cumhurbaşkanı’mıza sadakatinizi kimse sorgulayamaz ancak sadakat tek başına da kafi olmuyor.

Milletin de gücünü arkanıza almanız gerekiyor.

Eğer siyasete devam edecekseniz ki bu sizin demokratik hakkınızdır.

İkiniz el ele verip sadece Akçaabat’ı, Vakfıkebir’i değil tüm Trabzon’u kucaklamanız gerekmektedir.

Hani Cumhurbaşkanı’mız her konuşmasında gönül bağından bahsediyor ya, ne olur azıcık kendisine kulak verin. Daha çok gelin Trabzon’a, simitçi Haydar’ı da dinleyin Hamal Hasan’a da kulak verin, Balıkçı Ali’yi de ziyaret edin...

Oturun Sotka’da ki çay ocağında, dinleyin Hacıkasım’da ki pastacının derdini, sanayideki oto boyacısının çayını da için ve ödeyin partinize olan borcunuzu.

Bunları yapmanızın sizler için bir sorun olacağını düşünmüyorum!

Sorun sizlerdedir!

Biraz burnunuzu aşağıya doğru eğerseniz!

Biraz egonuzdan vazgeçerseniz!

Biraz insanlara yukardan bakmazsanız…

Biraz size açılan telefonlara cevap verirseniz.

Biraz halkın içerisine karışırsanız…

Biraz vatandaşın derdiyle dertlenirseniz…

Biraz yakınlarınıza değil herkese iş-aş bulursanız.

İnanın sorun sizler için kendiliğinden ortadan kalkmış olacaktır.

BU KEZ HAKKI TESLİM EDİLMELİ

Peşinen söyleyeyim, Yavuz Aydın’ın İYİ Parti’de hakkı teslim edilmeli.

Duyar gibi oluyorum!

“E edildi ya, GİK üyesi yapıldı.”

Tamam da kardeşim, biz onu söylemiyoruz, biz Aydın’ın yapılacak olası bir seçimde ilk sıradan milletvekili aday olmasını diyoruz.

Yavuz Aydın, İYİ Parti’nin kurulmasında maddi manevi her şeyini parti için vermedi mi?

Herkesin maddi konular da kaçtığı yerlerde Yavuz Aydın miktarına bakmaksızın cebini ağzına kadar partisi ve partililer için açmadı mı?

Partisinin yaptığı seçim kampanyalarında partisinin finansörü olmadı mı?

Durun daha bitmedi… Elinden geldiğince seçim sathında dokunmadığı kimse kaldı mı?

Birkaç gün önce ülkücü kökenden gelen birkaç arkadaşla konuştum ve hepsinin Yavuz Aydın’dan övgüyle bahsettiklerini dinledim.

Kesinlikle olası yapılacak milletvekili seçiminde Yavuz Aydın’ın safında yer tutacaklarını söylediler.

Ahan benden söylemesi, araştırın bakın Yavuz Aydın’ın halk nezdinde karşılığını… Bakın neler duyacaksınız?

KÜCÜK DÜŞÜNÜRSENİZ BÜYÜTEMEZSİNİZ

Maçka’da CHP’nin neden kazanamadığını gidip gözlemlediğim Cumhuriyet Balosu’nda daha iyi anlamış oldum.

İlçe örgütü tarafından Cumhuriyet Balosu düzenleniyor, o düzenlenen baloya bir tane basın mensubu davet edilmiyor.

Hadi bütün basın mensuplarının davet edilmesinden vaz geçtik. Yahu Allah aşkına ilçe başkanım, hemen dizinizin dibinde bir yerel gazetenin genel yayın müdürlüğünü yapan Fatma Yavuz var.

Hiç değilse onu davet edip zevatı kurtarmış olsaydınız.

Yavuz da mı aklınıza gelmedi.

Ey gidi ilçe başkanım.

İyi ki hemşehrimiz Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık katkı yapmış düzenlediğiniz balonuza…

İyi ki diğer ilçe belediye başkanları katılım sağladı baloya.

Yoksa çok sönük geçecekti organize ettiğiniz Cumhuriyet Balosu.

Ve yazık olacaktı göstermiş olduğunuz emeğinize.

Sesinizi duyurmak için.

Yaptığınız etkinlikleri paylaşmak için.

Daha çok çoğalmanız için.

Basını unutmayınız ilçe başkanım!

HER MESLEKTE VAR!

Polis memuru vatandaşı aldatır mı?

Daha doğrusu yalan konuşur mu?

Daha doğrusu ukalalık yapar mı?

Cumartesi gününün akşamı saat 22.00 sularında Fatih Sanayi Sitesi’nin orada uygulama yapan polis memurlarından S. Öztürk’ün tavrı, davranışı, söylemleri hiç hoş değildi.

Yakışmadı!

Hele hele halis mulis duygularla nereli olduğu sorulan S.Öztürk’ün verdiği cevaba bir bakar mısınız; “Türkiyeliyim”

Vay be... S.Öztürk, ‘Türkiyeliyim’ demese tanımayacaktık, bilmeyecektik bizim ülkenin polis memuru olduğunu!

Ah yazacak çok şey var ama emniyet teşkilatımıza olan saygımızdan dolayı yazımızı burada bırakalım diyorum.

Sonuç, maalesef her meslekte olanlar ve yaşananlar bu meslekte de yaşanmaktadır, yaşanmaya da devam edecek.

BAŞKA ALAN MI KALMADI?

Aloooo duyan yok mu?

Alooooo sesüm gelir mi?

Alooooo karşı taraf ses ver!

Büyükşehir Belediyesi’nin yapacak olduğu şeye bakar mısınız?

Beşirli’de Kiler Market’in arka tarafına kadın sığınma eviyle fitness salonu yapacakmış!

Alooo STK’lar.

Aloooo akil insanlar.

Alooo şehir planlamacıları.

Alooooo siyasiler.

Alooooo milletvekilleri.

Uyanın bir ne olur?

Beşirli halkının nefes aldığı…

Beşirli halkının yaşlı, genç, kadın ve erkeklerin spor yaptığı o güzelim alan.

Beşirli halkının yeşil ile buluştuğu.

Beşirli halkının bahçesi gibi kullandığı o yaşam alanı ne yazık ki iş bilmez, laf dinlemez mi diyelim

Adını sizler koyunuz. O muhteşem alan o kişiler tarafından yok ediliyor.

Diyordu ya Reha Muhtar, “Nerede devlet, nerede millet” diye.

Aynen bu duruma gelindi.

Soruyoruz; nerede bu devlet, nerede bu millet?

Allah aşkına kadın sığınma evi yapılacak başka bir alan mı kalmadı bu memlekette?

DAVA ADAMLIĞI BÖYLE OLMALI

Eski sendikacılardandır Halil Çakır.

Hani ya deriz ya ‘helal olsun adama sözüyle özü bir’ diye.

İnanın Çakır’a uyan ve yakışan bir sıfattır bu.

Halil Çakır da herkes gibi şaşar beşerdir.

Mutlaka o da hata yapıyor ya da yapmıştır.

Ama dedim ya sözü özü birdir diye. Çakır, inandığı şeyi aslanlar gibi savunur ve o inandığı şeyin arkasında da ölümüne durur.

Hemen belirteyim Ülkücü kökenlidir.

Ancak şu sıralar müthiş Recep Tayip Erdoğan taraftarıdır.

Kimsenin gıkını çıkmadığı, kimsenin kafasını kaldıramadığı yaşadığımız bu süreçte, Halil Çakır bulunduğu her ortamda ve o bulunduğu ortamda kim olursa olsun Erdoğan’ı ölümüne savunur.

Kendisine neden bu kadar Erdoğan’ı savunuyorsun? Attılar mı mangalda kül bırakmayan o kadar AK Partili klavye kabadayıları var ki, onlar senin kadar savunmuyor Cumhurbaşkanı’nı dediğimizde ise

Çakır’ın cevabı; “Cumhurbaşkanı’mızın bizlere şimdi ihtiyacı var. Biz dava adamıyız, o klavye kabadayıları gibi çıkar ve menfaat davası adamı değiliz” oldu.

Helal olsun Çakır’a… Söylemlerini mert, delikanlıca ve üstelik hiçbir karşılık beklemeksizin yapıyor.

Dava adamlığı böyle olsa gerek.

İKİ AYRI FİYAT NEDEN?

Samsun Medikal Park Hastanesi’nde hasta kabulü 165 tl.

Trabzon Yıldızlı Medikal’de 365 tl

Arkadaş aynı hastane iki farklı fiyat…

Acaba hangisi doğru?

Ya da ulaşımdan dolayı mı fiyat farkı Trabzon Medikal Park Hastanesi’nde daha uçuk…

Malumunuz ulaşımlarda mesafe çok önemlidir.

Samsun ile Trabzon arasında ulaşım yönünden dağlar kadar fark var ve belki o nedenle fiyat ayarlaması yapılıyordur!

Olur mu olur!

Ne de olsa sağlık sektörü!

DİVAN KURULU ANALİZİ

Geçtiğimiz günlerde Trabzonspor, 50. Olağan Divan Kurulu’nu gerçekleştirdi. Öncelikle Divan Genel Kurulu’nun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na denk getirilmesinden dolayı Divan Başkanı Ali Sürmen’i tebrik ediyor, kutluyorum.

Divan Kurulu üyelerine ve katılımcılara ay yıldızlı al bayrağımızın verilmesi, günün anlam ve önemine uygun bir davranış olup salonda güzel bir ambiyans oluşmasına neden olmuş oldu.

Divan Kurul toplantıları, akil insanların yer aldığı, eski başkanların, asbaşkanların, yöneticilerin katıldığı istişarelerin yapıldığı toplantılardır.

Sadece istişarelerin değil, denetleme kurul raporlarının okunduğu, takımın bilançosunun da paylaşıldığı genel kurullardır.

Bu toplantıda bizim dikkatimizi çeken bazı hususlar oldu;

Öncelikle eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı orada yadedip kendisine teşekkür edilmemesi bize göre yanlışların hataların en büyüğü olmuştur.

Berat Albayrak'ın Trabzonsporluluğunu tartışan olabilir mi?

Trabzonspor, Albayrak için bir tutkudur, bir yaşam modelidir.

Tabiri caizse hastadır bordo-mavi renklere.

Ve her zaman maddi manevi takımının yanında olmuştur.

Trabzonspor'un her türlü sorunuyla ilgilenen bakandı Albayrak.

BDDK'nın kulüplerin borçlarını yapılandırmasında sadece Trabzonspor'un değil tüm takımların nefes almasını sağlamıştı bakan Albayrak.

Kulüp Başkanı Ahmet Ağaoğlu'nun göreve geldiği 8 Nisan 2018 tarihinde ‘takımın sahaya çıkacak durumu yoktu…’ desek herhalde abartmış olmayız.

Bakan Albayrak o sıkıntılı süreçte de Trabzonspor’a her türlü desteği dibine kadar sağlamıştı.

Gerçi hala daha sağlıyor.

Hafta sonu yapılan Trabzonspor 50. Olağan Divan Genel Kurulu'nda Asbaşkan Mehmet Yiğit Alp’i de göremedik.

Genel Kurul’a katılmış olsaydı Alp belki yazdıklarımızı dile getirirdi.

Zira Bakan Albayrak’ın kulübe katkılarını yakinen bilenlerdendir.

Yine bizim gözümüzden kaçmayan bir husus daha vardı, o da genel kurula Trabzon Milletvekilleri Salih Cora, Ahmet Kaya ve Hüseyin Örs katıldıkları halde kendilerine söz verilmemesi olmuştur.

Vekillerin Trabzonsporluluğunu bilmeyen yoktur.

Elbette onlarında söyleyecek bir şeyleri vardı.

Deplasman maçlarında Trabzonspor’u yalnız bırakmayan Salih Cora’ya daha çok haksızlık yapılmıştır söz hakkı verilmemekle.