HADİYİN ER MEYDANINA!

Ahan er meydanı orada!

Bakalım kimler çıkacak bu er meydanına?

Merak ediyorum!

Trabzonspor Çarşamba günü Olağan Mali Genel Kurulunu yapacak.

Kısacası hesap görülecek!

Kısacası yönetim kurulu yaptığı harcamaların hesabını- kitabını genel kurul üyelerine vermeye çalışacak!

Verebilirseler tabi!

Bir merakımda ne biliyor musunuz?

Kapalı kapılar ardında kulis yapanların.

Kapalı kapılar ardında konuşanların.

Arada sırada medyada boy gösterip, Ağaoğlu’na dolayısıyla yönetim kuruluna aba altından sopa gösterenlerin bu olağan genel kurulda konuşup konuşmayacaklarını çok merak ediyorum.

Daha doğrusu bakalım kimler konuşacak?

Kimler etekteki taşları dökecek?

Ve en önemlisi Ahmet Ağaoğlu’nun yapılan konuşmalara karşı verecek olduğu cevaplardır.

İnanın olağan genel kurulda yapılacak konuşmaları ve Ahmet Ağaoğlu’nun verecek olduğu cevapları herkes gibi ben de merak ediyorum!

BU SORULARA CEVAP VEREBİLİR Mİ?

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu çıksın kürsüye geçen sezon başı anlaşılan Abdullah Avcı’yla neden anlaşmadıklarını açık yüreklilikle anlatsın.

Ben isterim ki Ağaoğlu Edie Newton’la neden devam etme kararını aldığını açıklasın.

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu Diabate ve Afobe transferlerinde neler yaşandığını bütün çıplaklığı ile anlatsın, neden 500 bin dolarlık transferler bir milyon doların üzerine çıkarılarak yapıldığının cevabını versin.

Ben isterim k i Ahmet Ağaoğlu Abdulkadir Parmak’ın kadro dışı kalmasında, yönetim kurulunda Parmak’ın affedilmesi yönünde Avcı’yı oylatmasının nedenlerini bizlere bir bir anlatsın!

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu 900 milyon borçla aldığı kulübün borcunu 1.200 milyona nasıl çıkardığını anlatsın.

Ben isterim  ki Ahmet Ağaoğlu Özkan Sümer’in cenazesine neden katılmadığını anlatsın.

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu Trabzonspor’un nasıl prestijli bir kulüp olduğunu anlatsın.

Ben isterim ki, Ahmet Ağaoğlu yedi yıl sonra borçsuz bir Trabzonspor vaat etmesinin şifrelerini camiaya anlatsın. (Çünkü yedi yıl sonra kendisi olmayacak)

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu yönetim kurulunu kendi içerisinde nasıl ayrıştırdığını anlatsın.

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu, Trabzonspor’a başkan olmadan önceki mal varlığı ile başkan olduktan sonraki mal varlığını açıklasın. (Çünkü bu konularda çok spekülasyon yapılıyor)

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu 5 bin tonluk gemilerini (birisi batmış) kısa sürede nasıl 120 bin tonluk gemilere çıkardığını açıklasın. (Çünkü bunlar da çok konuşuluyor)

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu kaçan şampiyonluğun hikâyesini kitabın ortasından camiaya anlatsın.

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu futbolcularıyla kamuoyunun önünde bu kadar vıcık vıcık olmasının nedenlerini anlatsın.

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu aldığı karaları yönetimin ortak aklıyla değil, sadece kendi aklıyla almasının sebebini anlasın.

Ben isterim ki Ahmet Ağaoğlu’nun kulübe zor günlerinde kendi cebinden ne kadar katkı yaptığını anlatsın (Birkaç yönetici yaptı onları biliyoruz)

Çok şeyi  açıklanmasını istiyoruz ama Ağaoğlu açıklar mı onu da Çarşamba günü hep birlikte izleyip göreceğiz.

Çok sorular var kafalarda çok.

BU KADAR TESİS NEDEN VAR?

Tam traji-komik bir olay!

Anlatalım efendim!

Trabzon Türkiye’de spor tesisleşmesi yönünden belki de ilk 5’in içerisindedir.

2011’de yapılan gençlik olimpiyatlarından dolayı şehrimize her alanda muhteşem tesisler yapılmıştı.

Ne var ki şehrimizde olimpik havuzdan tutun atletizm pistlerine kadar bütün spor dallarının tesisleri ilçelerde dahil mevcut olmasına karşın, başarılı sporcu sayısı bir elin parmağını geçmeyecek kadardır.

Geçiyorsa Birdal Bey müdür açıklasın bizler de bilelim.

Bölgenin spor dalında adeta lokomotifidir Trabzon.

Tesisleşme konusunda önemli bir konumda olmasına rağmen Trabzon, maalesef Olimpik Boks Milli Takımı Avrupa ve Dünya şampiyonasına Ordu’da hazırlanmaktadır.

Neden acaba Ordu’da hazırlanıyorlar?

Öyle ya, neden Trabzon değil?

Dünya şampiyonu Busenaz şehrimizde hazırlanıp Dünya ve Avrupa şampiyonu olmadı mı?

Dedim ya tam traji-komik bir olay diye.

Arkadaş yüz kere yazdık, değişim şart diye.

Ne duyan oldu ne de gören?

Bir gerçek var, o da Trabzon’un spor alanında kıble kaçığı yaşamasıdır.

Korkum yaşanan kıble kaçığının sonu keşişlemeye döneceğidir.

Aman ha!

Bir kez daha siyasi iradeye sesleniyorum.

Spor alanında herkes mutsuz...

Herkes huzursuz.

Bundan dolayı da Trabzon sporuna yansıması negatif olmaktadır.

Bütün spor camiası siyasi iradeden bu yönde adım atmasını bekliyor.

Sizler neyi bekliyorsunuz onu da anlamış değiliz!

ÇOK GEÇMİŞ OLSUN HOCAM

Tırnaklarıyla kazıya kazıya bir yerlere gelmiştir.

Hak ederek, Türk futboluna ismini teknik adam olarak yazdırmıştır.

Onun için maddiyat hep ikinci planda kalmıştır.

Başarıyı kendisine ilke edinmiş,  yol haritasını öyle çizmiştir

Bugüne kadar çalıştırdığı tüm takımlarda başarılı olmuştur.

Trabzonspor hariç.

Trabzonspor’da da neden olmadığı hepimizin malumudur.

Uğradığı haksızlığa.

Arkadan hançerlenmesine rağmen sesini çıkarmamıştır.

Her şeyi sineye çekerek hiçbir açıklama yapmadan çok istediği ve her daim çalıştırmaktan onur duyduğu ve duyacağı çok sevdiği camiadan bir çırpıda ayrılıverdi.

Evet Mustafa Reşit Akçay’dan bahsediyorum.

Hoca sağlık yönünden bu günlerde önemli sıkıntılar yaşadı.

Allah’a şükür ki bunu da yenmeyi ve atlatmayı  başardı.

İşini nasıl yaptığını…

İşini nasıl çok sevdiğini…

İşi için sağlığını nasıl hiçe saydığını, bu fotoğraf her şeyiyle açık seçik göstermiyor mu?

Hangi hoca böyle bir durumda üstelik can derdinde olup bir müsabakaya çıkar?

Hadiyin gösterin bana bir tane hoca!

Gösterebilir misiniz?

Türk futbolunun ve Türk futbolcularının Mustafa hocadan alacak olduğu çok daha güzel şeyler var.

Bir kez daha hocamıza geçmiş olsun diyorum.

Kendisine sağlıklı mutlu uzun ömürler diliyorum.

GEÇEN SEZONKİ KREDİSİ YOK

İnşallah başarılı olur!

Olmak zorundadır da…

Trabzonspor’a geldiğinde ki hedefleriyle şimdiki hedefleri arasında önemli çelişkiler olmasına rağmen Abdullah Avcı’ya desteğimiz tamdır.

Peşinen söyleyeyim bu desteğimiz bir yere kadar olacaktır.

Bu bir yere kadar ki yerde asla ön yargılı olmayacağız.

Başarılı olduğu sürece  hocaya desteğimiz kayıtsız şartsız olacaktır.

Kim istemez hocanın başarılı olmasını? (Ağamınoğlu hariç)

Camia otuz küsur senedir (2010-11 sezonundaki verilmeyen hakkı saklı tutarak) şampiyonluk diye yatıp şampiyonluk rüyasıyla uyanmaktadır.

İnşallah bu rüyamızı Abdullah Avcı gerçekleştirir.

Geçen sezon limitsiz kredisi olan Avcı’nın bu sezon kredi limitinin olmadığını da birileri kulağına fısıldamalıdır.

O nedenle diyorum, işi zor hocanın.

Ama önemli olan da zoru başarmak değil midir?

Hani ‘Zor oyunu bozar’ ya.

Temennimiz tabi ki Abdullah hocanın zor olan oyunu bozmasıdır.

ŞİMDİDEN İLAN ETTİ

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali koç genel kurulda konuştu: ”Bu sezon şampiyon olacağız”

Neye göre böyle konuştu?

Neden konuştu?

Bunu bilmiyoruz.

Ancak Koç’un genel kurulda yapmış olduğu konuşması çok çok iddialı bir konuşma oldu!

Henüz lig başlamadan!

Henüz maçlar oynanmadan!

Ali Koç Fenerbahçe’yi şampiyon ilan etti.

Eğer ki Ali Koç bu söylemini bir yerlere dayanarak yapmışsa, demem o ki diğer takımlar neden transfer yapıyorlar?

Neden milyonlarca Euro dolar harcıyorlar?

Ali Koç “Bu sezon şampiyon olacağız” diyorsa ki diyor.

O zaman Ahmet Ağaoğlu ve Abdullah Avcı’nın “Hedefimiz şampiyonluk “ifadesini nereye koyacağız?

Gelin de şimdi yapmayın şeytanın avukatlığını!

İKİ TARAF DA HAKLI!

“Aşağı tükür sakal, yukarı tükür bıyık” misali.

Öğle saatlerine doğru gazeteye gelirken Bedesten İşhanına yakın bir mağazada itiş-kalkışa şahit olduk.

İtiş-kalkış bir mağaza sahipleriyle Büyükşehir zabıtaları arasındaydı.

İster-istemez durdum, bir zabıtanın yanına yaklaştım, olayın ne olduğunu sordum.

Zabıta memuru  “İşgaliyeden dolayı” diye cevap verdi.

Bakıyorum zabıta uygulamasında haklı…

Bakıyorum esnaf da bir yere kadar kendince haklı.

Eee ne olacak şimdi?

İki tarafı dinliyoruz, iki taraf da kendisine göre haklı!

Zabıta diyor ki, “Belirli bir yerden sonra işgaliye yasak.”

Esnaf diyor ki, “Ne oluyor bu kadar zabıtayla dükkânıma neden baskın yaptınız?”

Yani ekonomik sıkıntı ve işsizlikle boğuşan esnaf azıcık nefes almak için belki sınırları aşmış oluyor, olacak da!

Bana göre iki tarafın kırıp dökmeden bir birlerine anlayış gösterip özveriyle hareket etmeleri yaşanan sorunları bir nebze de olsa çözer.

Herkes bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır.

Açıkçası birbirlerine anlayış göstermelidirler.

Anlayış gösterseler ne kaybedecekler ki?