“Her dernek 10 kişi belirlese ellerine kazma kürek alsa 300/500 kişi ile Trabzon'da bir tren yolu kazısı çalışması yapsa bunu hem yerel hem ülke geneli medya ve sanal âlem fenomenleri ile duyursa Ankara sağır olsa da duyar”

Yukarıdaki satırlar, Atakan Kurtkaya hemşehrimizin geçen haftaki yazımıza özel mesajla gönderdiği yorumun bir kısmı.

Bu eylem çok mu zor? Hayır.

Yasal bir sıkıntı olur mu? Onun da cevabı hayır.

Etkili olur mu? Kesinlikle evet.

O halde neden kimsenin aklına bile gelmiyor bu kadar hayati bir meselede böyle bir hamle yapmak?

Çünkü Trabzon camiası meselenin öneminin farkında bile değil. Bir önceki yazımızda dediğimiz gibi Trabzon’a 100 yıl daha demiryolu gelmezse kimsenin gıkı çıkmaz. Trabzon’un İstanbul’daki en büyük Trabzon STK’sının başkanı birkaç ay önce “Demiryolu konusunda hiçbir STK bir şey yapmıyor” diye yazınca arayıp teessüf ediyor, geçen hafta iftarda sorduğumuz zaman da iki cümleyle geçiştiriyor.

Trabzonspor’dan başka bir şey düşünmeyen hemşehrilerimiz neyle meşgul oluyor? Zaman ve enerjisini futbolcu ve teknik adam performansına, rakip camiaların sivri akıllılarının batırdığı iğnelere mukabele etmekle heba ettiği için bu konuya odaklanamıyor. Zihin dünyasında yer kalmıyor.

Hızlı trenin Trabzonspor’a faydası olur mu? Birkaç dakika düşünen herkes bunu idrak edebilir. Ama yok, kimse oralı değil. Havayolundan ekonomik, karayolundan hızlı ve güvenli olacağı için iç saha maçlarına dışarıdan gelen taraftar sayısı mutlaka artacaktır. Bu da hem şehre katkı hem de takıma ilave bir itici güç oluşturacaktır. Belki stat kapasitesi yetmemeye başlayacak ve tribünlerin büyütülmesi gündeme gelecektir. İtirazı olan var mı?

Tamam, kimse “En büyük bayrağı ben astım, Trabzonspor bayrağını rakiplerin gözüne soktum” yarışmasından geri kalmasın. Ama rica ediyorum, hatta yalvarıyorum şu yazının başındaki paragrafta sevgili Atakan’ın teklif ettiği konsepte birazcık kafa yorsun. Bence çok daha az yorularak, çok daha kolay yoldan Trabzonspor’a çok daha fazla faydamız olur.

Nasıl bir toplumda yaşıyoruz anlamıyorum. Yani Trabzonspor-demiryolu bağlantısını kurmak bu kadar mı zor? Yolun kenarında kazmalı kürekli eylem yapmakta ne var?

Atatürk 1924’teki Trabzon ziyaretinde vasiyet etmiş. 2016’da dönemin başbakanı Binali Yıldırım “2023’e kadar yapacağız” sözünü vermiş. Şimdi de Ulaştırma Bakanı “2053” diyor.

Bir şehir ve halkı bu kadar aptal yerine konamaz. Ancak konduğu takdirde şehir halkının aptal olmadığını göstermekten başka çaresi de yoktur. Göstermezse aptallığı kabul etmiş demektir. Kimse kusura bakmasın.