Trabzonspor’un Antalyaspor’u 3-0 gibi net skorla mağlup ederek Avrupa’ya selam çakması gelecek sezon için umutları daha da arttırdı.

Maçla ilgili söylenecek çok fazla şey yok. Her şey çok güzeldi. Goller de futbol da taraftar da çok güzeldi. Antalya’da alınan galibiyetten çok bizim dikkatimizi çeken takım içindeki yardımlaşmaydı. İlk defa yardımlaşma bu kadar üst seviyeye çıktı. Bunun yanında oyuncu değişikliklerinde Medjani’nin tercih edilmediğini anlamakta zorluk çekiyoruz dersek yeridir.  Yine de geçen yıl 7-0 yenildiğimiz Antalya karşısında 3-0 gibi net bir skorla galip gelmek büyük keyif verdi.

Ancak hem geçen hafta hem de bugünlerde bazı yerel basın kuruluşlarının Trabzonspor’a fitne ve nifak tohumları ekmeye çalışması, ellerini ovuşturarak bekleyen ‘İçimizdeki İrlandalılar’ büyük moral bozukluğu yaşıyor. Trabzonspor’un her galibiyetiyle bozulan moraller bir anda ‘İçimizdeki İrlandalılar’da tavan yapıyor.

Birlikte maçı izlediğimiz bir arkadaşımız, “Ula ne hain oynadılar” deyince aklıma geçen hafta yerelde başlayan ve ulusal basına kadar taşınan ‘Hain’ tartışması geldi.

Beşiktaş’tan Trabzonspor’a gelen ve oynadığı futbolla çok da başarılı işlere imza atan, taraftarın gönlünü kısa zamanda kazanmasını da başaran Olcay Şahan, verilen izin üzerine takım arkadaşı Yusuf Yazıcı’yı da yanına alarak İstanbul’da eski takım arkadaşlarıyla buluşuyor. Birlikte çektirdiği kahvaltı masasındaki fotoğraf ise "Yusuf Yazıcı’yı Beşiktaş’a gitmesi için ayartıyor. İçimizdeki hain" ifadesi ile haberleştiriliyor.

Sözlüğe bakınca ‘Hain’ kelimesiyle ilgili iki ayrı tanımla karşılaşıyorsunuz.

Birincisi;  ‘Kutsal sayılan şeylere, kavramlara kötülük eden kimse’.

İkincisi; ‘Zarar vermekten, üzmekten, kötülük etmekten hoşlanan kimse.’

Olcay hangisini yaptı?

Ya da Olcay’a yönelik ‘Hain’ yakıştırmasını yapanlar hangi tanıma göre başlık kullandı, biz anlayamadık. Ama onların inadına hem Yusuf Yazıcı hem de Olcay Şahan,  iki güzel asist yaparak hem takımın kazanmasında büyük pay sahibi oldular hem de kendilerine ‘Hain’ yakıştırması yapanlara güzel bir cevap verdiler.

Trabzonspor’un içine fitne ve nifak tohumu ekmeye çalışanlar ise yine boş durmuyor. Şimdi de ‘Başarının mimarı Muharrem Usta mı yoksa Ersun Yanal mı?’ sorusunu sorarak yeni bir kavganın fitilini ateşlemeye çalışıyorlar.

Böyle bir soru sormanın mantığı nedir? Tabi ki kavga çıkarmak, takımda iki başlılığın doğmasına neden olmak.

Başarı uyumla gelir. Yönetici, teknik heyet, taraftar ve futbolcular uyum içinde olursa başarı kaçınılmazdır. Bu gerçek ortadayken böyle bir soru yöneltmek neden? Tamamen art niyet…

Ama bilmiyorlar ki bu Trabzonspor taraftarı onlara asla prim vermez. Herkes kimin ne olduğunu artık çok iyi biliyor.

Onlara şunu hatırlatmak istiyoruz.

Dedikoducular, fitneciler değil yine Trabzonspor kazanacak.

Siz isteseniz de istemeseniz de…

Bu da böyle biline…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.
Avatar
Yüksel 2017-04-24 18:16:16

Tebrikler başkan.
Çom güzel yazı oldu.
Keyifle okudum.

Avatar
Yüksel 2017-04-24 18:17:55

Tebrikler başkan

Avatar
Eray Yurtbay 2017-04-24 18:44:22

Helal olsun.. Kaleminize yüreğinize sağlık.