MİLLETİMİZ VATANSIZ, ŞEHİT ANNELERİ EVLATSIZ KALMAZ.

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Trabzon’da da binlerce insan Anneler Günü’nü kutladı. Anneleri hayatta olanlar sevgiyle annelerine sarılırken, kaybedenler ise teselliyi kabir ziyaretinde bulmaya çalıştı. Ancak öyle anneler vardı ki onların beklediği telefonlar çalmadı, açtıkları kapılarda da kınalı kuzularını kucaklayamadı. Onlar şehit anneleri… Milyonların gönlünde taht kuran şehit annelerinden Konya’da şehit düşen Hava Pilot Yüzbaşı Burak Gençcelep’in annesi ve Diyarbakır'ın Sur’da şehit düşen polis memurlarından Kadir Miraç Özcan’ın annesi, buruk ama gurur dolu geçen Anneler Günü’nü anlattı.

Şehit cenazesi

BURUK AMA GURURLU BİR ANNELER GÜNÜ YAŞADILAR

Konya'da 7 Nisan 2021 tarihinde Türk Yıldızları'na ait NF-5 tipi uçağın düştüğü kazada şehit olan Trabzonlu Hava Pilot Yüzbaşı Burak Gençcelep, paraşütle atlayıp hayatını kurtarmak yerine uçağın organize sanayi bölgesindeki iş yerlerine düşmesini önlemek için boş araziye manevra yaparken can verdi. Burak’sız ikinci Anneler Günü’nü geçiren Nuray Genççelep ise yaşanan kazanın ardından telefonlara bile yeni yeni bakmaya başlayabildiğini dile getirerek bir şehit annesi olarak Anneler Günü’nde unutulmadıkları için teşekkür edip, hala acılarını ifade etmekte zorlandığını kaydetti.

Şehit Burak Genççelep ve annesi

ŞEHİT ANNESİ GÜLŞEN ÖZCAN: ANNELER EL ELE VERİRSE BU İŞ ÇÖZÜLÜR

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 16 Ocak 2017’de evladı Kadir Miraç Özcan şehit düşen anne Gülşen Özcan ise terör örgütündeki çözülmesinin devam etmesi için Diyarbakır Annelerini ziyaret eden ilk şehit annesi olarak hafızalara kazandı. Özcan, “İktisat okurken, bırakıp gitti ve polis oldu. Kağıtlarını da ben yaptım. Irak yıkıldı, bizi de yıkacaklardı ama başaramadılar. Anneler el ele verirse bu iş çözülür. Diyarbakır’a gitme nedenim de oydu. Diyarbakır’ı görünce bunlar burayı asla alamayacaklar dedim. Asla başaramayacaklar. 10 binde şehit versek, 100 binde şehit versek başaramayacaklar.” dedi.

Şehit Kadir Miraç Özcan cenazesi

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Trabzon’da da binlerce insan Anneler Günü’nü kutladı. Anneleri hayatta olanlar sevgiyle annelerine sarılırken, kaybedenler ise teselliyi kabir ziyaretinde bulmaya çalıştı. Ancak öyle anneler vardı ki onların beklediği telefonlar çalmadı, açtıkları kapılarda da kınalı kuzularını kucaklayamadı. Onlar şehit anneleri… Milyonların gönlünde taht kuran şehit annelerinden Konya’da şehit düşen Hava Pilot Yüzbaşı Burak Gençcelep’in annesi ve Diyarbakır'ın Sur’da şehit düşen polis memurlarından Kadir Miraç Özcan’ın annesi, buruk ama gurur dolu geçen Anneler Günü’nü anlattı.Konya'da 7 Nisan 2021 tarihinde Türk Yıldızları'na ait NF-5 tipi uçağın düştüğü kazada şehit olan Trabzonlu Hava Pilot Yüzbaşı Burak Gençcelep, paraşütle atlayıp hayatını kurtarmak yerine uçağın organize sanayi bölgesindeki iş yerlerine düşmesini önlemek için boş araziye manevra yaparken can verdi. Burak’sız ikinci Anneler Günü’nü geçiren Nuray Genççelep ise yaşanan kazanın ardından telefonlara bile yeni yeni bakmaya başlayabildiğini dile getirerek bir şehit annesi olarak Anneler Günü’nde unutulmadıkları için teşekkür edip, hala acılarını ifade etmekte zorlandığını kaydetti.

DİYARBAKIR ANNELERİNİ ZİYARET EDEN İLK ŞEHİT ANNESİ

şEHİT kADİR mİRAÇ öZCAN

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 16 Ocak 2017’de evladı Kadir Miraç Özcan şehit düşen anne Gülşen Özcan ise terör örgütündeki çözülmesinin devam etmesi için Diyarbakır Annelerini ziyaret eden ilk şehit annesi olarak hafızalara kazandı. Oğlunun vatan için verdiği mücadeleye destek vermek için Diyarbakır’a giden anne Özcan, “Anneler Günü’müz buruk geçiyor ama çok üzüldüğüm zaman diyorum ki oğlun şehit düştü niye üzülüyorsun? Allah’ın gücüne gider diye düşünüyorsun. O zamana hemen toparlıyorum. Böyle bir dinin mensubu olmak çok güzel. Eğer biz inanmasaydık bu acıya katlanılmazdı. Bizi önce inancımız, sonra vatan sevgimiz ayakta tutuyor.  Ağlıyorsun, ağlıyorsun, ağlıyorsun, sonra ne yapıyorsun diyorsun. Allah senin çocuğunu aldı, çok güzel bir yere götürdü. Nerede olduğunu biliyorsun. Bir sürü evladı ölen insanlar var. Sen senin çocuğunun nereye gittiğini biliyorsun. Ondan sonra kızıyorum kendime, tövbe ediyorum. İyi ki böyle güzel bir vatanımız var. İyi ki bu ülkenin evladıyız, iyi ki böyle bir dinin mensubuyuz.” şeklinde konuştu.

IRAK YIKILDI, BİZİ DE YIKACAKLARDI AMA BAŞARAMADILAR

Eşinin de polis emeklisi olduğunu dile getiren anne Gülşen Özcan, “Çok zeki bir çocuktu ama ders çalışmayı çok sevmiyordu. Çok cevval bir çocuktu. Bankacılık okudu. Eşini de zaten orada buldu. Sonra iktisat okurken, bırakıp gitti ve polis oldu. Kağıtlarını da ben yaptım. Babası da polis emeklisidir. Babası polis olmasını hiç istememişti. Ben, ‘Tamam oğlum’ dedim. Babasına da ‘Bırak çocuğu’ dedim. Bu konuda hiç mütevazi olamayacağım. Allah’ım sana hamdolsun. 3 tane evladım var, torunum var. Vatan sevgisini öğrettim. Çok mutluyum, Allah’ıma hamdolsun. Bizim tarihten gelen bir vatan bağlılığımız var. Biz vatanımız olmazsa ne yaparız? Vatansız olmaz. Ben Aylan bebeği hiç unutmam. İlk önce Irak vatanına sahip çıkacaktı. Irak sahip çıksaydı, Suriye yıkılmayacaktı. İran sahip oldu kendine, Irak yıkıldı, bizi de yıkacaklardı ama başaramadılar. Başaramayacaklar da Allah’ın izniyle.” ifadelerini kullandı.

ORAYA GİDEN İLK ŞEHİT ANNESİ BENİM

Türkiye’de Diyarbakır Annelerini ziyaret eden ilk şehit annesi de olan Özcan, kendisini Diyarbakır’a taşıyan o hissiyatı da anlattı. Anne Özcan, “Hacire Ana’yı televizyonda ilk gördüğümde aferin bu kadına dedim. Helal olsun dedim. 5-6 kadın oraya gidip oturdu ya, benim sosyal medya hesabım vardı. Sosyal medyayı aktif kullanıyordum, ‘Size helal olsun, ben oraya geleceğim.’ dedim. Bunu AK Parti’nin ileri gelenleri okumuş. Onlar gidiyordu. Bana da ‘Gelir misin’ dediler. Eşimle ben kalktık gittik. Çocuklarıma söylemedim. Çocuklar genç, öfkeliler ama olsun. Ben bu vatan için gittim. Oraya giden ilk şehit annesi benim. Benim oğlum orada şehit oldu, ilk ben gittim.” açıklamalarında bulundu.

ANNELER EL ELE VERİRSE BU İŞ ÇÖZÜLÜR

Diyarbakır Anneleri ile yaptığı görüşmeden detaylar da paylaşan Özcan, “Siirtli bir anne evladını okutmak için yüzüğünü satmıştı. Onu hiç unutmam. Çocuğunu okumaya Diyarbakır’a yollamış. O kadına çok acıdıydım. Ona çok yandım. Anneler el ele verirse bu iş çözülür. Oraya gitme nedenim oydu. O annelerden ziyade vatan için gittim oraya. O annelerle bizim el ele verip onlara karşı durabilmemiz önemli. O annenin çocuğuna çok acıdım. O annenin çocuğunu HDP dağa götürdü. 2 yıldır çocuğunu görmüyordu. Benim için orası çok önemli. Devlet burayı boş bırakmasın dedim. Bırakmadı da Allah razı olsun. Süleyman Soylu Bakanımızdan da Allah razı olsun. İlk önce Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Onu çok seviyorum. El ele vermeliyiz. Kim ister gidip çocuğunun öyle bir şey yapmasını… Kimse istemez. İsteyen Ermeni dönmeleri var. Ermeniler biz ‘Kürt’üz’ dediler. Geçtiler Kürt nüfusuna. Bu teröristler o Ermenilerdir.  Ermeni tarihinin iyi incelenmesi lazım. Oranın yerli Kürtleri onlar bizden daha da dindar, bizden vatan sevgisi daha da çok. Git bak Çanakkale’ye bir sürü Kürt şehit var. Onların dediği gibi değil! Onlar Ermeniler. Bu işi yapan Ermeniler. Garo Paylan kimdir? Ermeni’nin hası.” ifadelerini kullandı.

10 BİN DE ŞEHİT VERSEK, 100 BİN DE ŞEHİT VERSEK BAŞARAMAYACAKLAR

Diyarbakır ziyaretine ilişkin aldığı tepkileri de paylaşan Özcan, “Bazen bana, ‘Sen neden oraya gittin, sen nasıl oraya gittin!’ diye çok kızıyorlar. Eşim, ‘Boş ver aldırma.’ dedi. Ben de ‘Gitmem gerekiyordu, gittim!’ dedim.  AK Parti’ye yalakalık için gittiğimi söyleyenler oldu. Asla böyle bir şey söz konusu değil. ‘Sen AK Parti’ye düşkünsün de o yüzden gittin.’ dediler bana. Asla böyle bir durum söz konusu değil. Ben daha AK Parti onları sahiplenmeden önce ‘Ben oraya gideceğim.’ dedim. Sağ olsun AK Parti duydu beni beraber gittik. Benden sonra birkaç şehit ailesi daha onları ziyarete gitti ama çok ziyaret olmadı. Keşke bütün şehit anneleri gitse. O zaman biz bu şehitleri vermezdik. Nisandan beri 20’den fazla şehit verdik. Oralar bizim ata topraklarımız. Oğlum şehit olmadan ben Diyarbakır’a hiç gitmemiştim. Bir hafta içinde Diyarbakır’a gidecektim. Sonra oğlum şehit oldu hiç gitmedim. İlk kez Diyarbakır Annelerini ziyarete gittiğimde gördüm. 1989-1992 yılları arasında Hakkari Şemdinli’deydik. Tam terörün kızgın zamanıydı. Oraları biliyordum, az çok durumu da biliyordum. Diyarbakır’ı görünce bunlar burayı asla alamayacaklar dedim. Asla başaramayacaklar. Ne yaparsa yapsın başaramayacaklar. 10 bin de şehit versek başaramayacaklar, 100 bin de şehit versek başaramayacaklar. Ben oğlumu şehit verdim. Ben oğlumun nerede olduğunu biliyorum. Çok şükür, Kuran-ı Kerim’de oğlumun nerede olduğu yazıyor.  Acım yok mu, çok acım var. Her gün acı çekiyorum. Bir gecemizi gelse görseler. Sabaha kadar evin içinde dönüp duruyoruz. İlaç içmeden uyuyamıyoruz ama gönlüm rahat. Sol yanım rahat çok şükür. Onlar başaramayacaklar. Başka bir oyun daha deneseler başaramayacaklar.” diyerek teröristlere meydan okudu.

BİZ ÖRNEK ŞEHİT AİLESİYİZ

Oğluyla ilgili özel bir anısını da paylaşan Özcan, “Oğlum çok geliyor benim rüyalarıma. Benden ziyade ben ağladığım zaman hemen birine, ‘Anneme söyleyin ağlamasın’ diyor. Yerini bile söylüyor. ‘Anneme söyle ağlamasın. Mutfakta ağlıyor. Ben onu görüyorum. Annem sakın ağlamasın.’ diyor. Oturdum ağladım mutfakta, ‘Ah oğlum, neredesin acaba’ dedim. Ramazan’ın son günleriydi. Hüzünlenmemeye çalışıyorsun ama elinde değil insanın. O gece çok ağladım. Sabahtan dayısının hanımı aradı beni. ‘Gülşen bu gece rüyamda Miraç bana anneme söyle mutfakta ağlamasın, ben onu görüyorum. Ben çok iyiyim’ demiş. Geçen yine bir şey oldu, böyle tekerrür etti. Allah’ıma şükürler olsun. Gelinim de bizi bırakıp gitmedi. Allah razı olsun ondan. Biz örnek şehit ailesiyiz. Bize bunu Ankara’da da dediler, birçok yerde dediler. Biz onu evlat gördük, o da bizi anne baba gördü. O bizi bırakmadı, biz onu bırakmadık. Yaralarımızı sarıp gidiyoruz.” şeklinde konuştu.

BU VATAN YIKILMAZ, KİMSE UĞRAŞMASIN!

Gençlere seslenerek açıklamalarını tamamlayan Özcan, “Gençlerden Allah razı olsun. Geçen Trabzon şehitliğine gittim. Orada bir tane genç kız vardı. Bayramdan önceki son cumaydı. Şehitlikte baktım ki bir genç kız çiçekleri suluyor. ‘Kızım burada neyin var?’ dedim. ‘Hiçbir şeyim yok Teyze.’ dedi. ‘Ben her Cuma buraya geliyorum.’ dedi. Üniversite öğrenci. ‘Ben gelip, şehitlerin çiçeklerine bakıyorum.’ dedi. Bu vatan yıkılmaz. Kimse uğraşmasın, hiç kimse uğraşmasın. Şehit hepimiz vereceğiz. Allah’ıma hamdolsun oğlum şehit oldu. Siz gençler vatanın kıymetini bildikten sonra bu vatana hiçbir şey olmayacak.” ifadelerini kullandı.

Trabzon Akvaryum’a rekor ziyaretçi Trabzon Akvaryum’a rekor ziyaretçi

Songül MAZLUM