Dün sabah NTV haber kanalında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nu dinledik. 2021 Ulaştırma projelerinin ele alındığı ve Türkiye’nin ulaştırma noktasında geldiği noktanın değerlendirildiği program kendini dinlettirecek nitelikteydi. Gerek kara yolu, gerek demiryolu ve gerekse uydu konuları Türkiye’nin hangi noktaya geldiğini gösteriyordu. Buna bir de Bakan Karaismailoğlu’nun müthiş bir tevazu içinde ve büyük bir heyecanla anlatımı eklenince program gerçekten kendini dinletti. Trabzonlu Bakan Karaismailoğlu, kendisinin medyatik olmasından daha çok yaptığı işler ve Türkiye’yi karış karış gezmesinden ötürü sık sık medyanın ilgi odağı oluyor. Türkiye’nin en çok gezen iki bakanından biri olarak nitelendiriliyor (diğer bakan ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu).

Dönelim Sayın Bakan Karaismailoğlu’nun NTV’de anlattığı Türkiye fotoğrafına… Ulaştırma alanında gerçekten devrim niteliğinde projeler üretildi. Son 20 yılda adeta bir çağ kapandı ve yeni bir çağ başlatıldı. Ve hemen her yıl üstüne konarak gidiyor. 2019 yılındaki yatırımların yüzde 50 daha fazlası 2020 yılında yapıldı. Bakan Karaismailoğlu, 2021 yılında olağanüstü bir çalışma motivasyonu ile hareket ettiklerini ifade ederken yatırım miktarını henüz açıklamadı. Muhtemelen 2020 yılına yüne yüzde 50 fark atıldı. Ulaştırmanın hedefini “az parayla maksimum fayda sağlayacak işler yapmak” olarak nitelendiren Bakan Karaismailoğlu, bir master planı çerçevesinde hareket ettiklerini ve bu planın dışına çıkmadıklarını kaydetti. Karayollarında çok önemli mesafe alındığını belirten Karaismailoğlu, Türkiye’de 26 olan havalimanı sayısının 56’ya çıktığını, son 5 havalimanı daha yaparak 61’de noktalayacaklarını ifade etti. Demiryolu konusunda ise 2022 yılının demiryolu yatırım yılı olarak ilan ettiklerini ve 12 bin 800 km olan demiryolunun 28 bin km’ye çıkarılacağını dile getirdi.

Bakan Karaismailoğlu’nun bizim de kafamızı sürekli kurcalayan bir soruya verdiği cevap gerçekten çok önemliydi. Yap-işlet-devret modeliyle yürütülen projelerde taahhüt edilen rakamların farkının devlet tarafından ödemesinin devlete çok ağır yük bindirdiğini ve bunların lüks olduğu kanaatindeydik. Bir diğer ifadeyle muhalefetin bu bağlamdaki söylemleri bize de inandırıcı geliyordu. Bakan Karaismailoğlu, ortaya koyduğu rakamlarla ve örneklerle bunun böyle olmadığını gösterdi. Türkiye kendi yetersiz kaynağıyla yapamadığı mega projeleri yap işlet devret modeliyle yapıyor. Bunu aslında gelişmiş bütün dünya devletleri yapıyor. Sonuçta karlı bir yatırım ve devletler kazanıyor. Birincisi, bu projelerle zaman kazanılıyor. İkincisi, daha az yakıt harcanıyor. Üçüncüsü, kazalar azalıyor. Dördüncüsü, insanlar kazadan korunuyor. Beşincisi, kazaya uğrayan aracın ülkeye zararı ortadan kaldırılıyor. Altıncısı, erken bittiği için ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bütün bunların hesabı yapıldığında yap-işlet-devret modelinin kesinlikle avantajlı bir model olduğu ortaya çıkıyor.

Bakan Karaismailoğlu, Bolu Dağı tünelini buna örnek verdi. 1992 yılında başlayan Bolu Dağı tünelinin Devlet bütçesinden yürütüldüğünü ve 10 yıl gecikmeyle yapıldığını söyledi. Bu 10 yıl gecikmenin Türkiye’ye zararı 400 milyon dolar… Hâlbuki yap-işlet-devret modeliyle yapılmış olsa 400 milyon dolar zarar oluşmayacak. Bakan’dan son not: “Ulaştırma bugüne kadar 1 trilyon 138 milyon TL’lik yatırım yaptı. Bunun sadece yüzde 20’si devlet kaynaklarından yapıldı. Geri kalanı yap-işlet-devret modeliyle yapılarak ülke kar etti.” Bakan Karaismailoğlu, bu yöntemle yapılan işlerde 2023 yılından sonra artık gelir getirici bir kavşağa girileceğini 2030 yılından sonra ise gelecek tüm gelirlerin devlete kalacağını söyledi. Hakikaten devlet güzel işler yapmış. Bakan Bey, bu çalışmayı şu ifadelerle noktaladı: “200 yıllık altyapıyı yaptık ve tamamladık. Yeni nesil artık altyapıyla uğraşmayacak. Altyapısı hazır bir ülkede inovasyon ve teknoloji ile iştigal olacak.”

Programın son bölümünde uydu konusu ele alındı. Uzaya uydu gönderme olayını Bakan Karaismailoğlu, şu ifadelerle anlattı: “Ana Vatan… Mavi Vatan ve Uydu Vatan. Uzayda da bölgelerimiz var. Ve biz onları kullanıyoruz. Dünyada kendi uydusunu yapan 10 ülkeden biriyiz. Uzayda izi olmayanın dünyada gücü olmaz.” Keyifli bir program seyrettik. Bakanlığına, konularına vakıf ama her şeyden önce müthiş bir heyecanla işine sarılmış bir bakan izledik.