Nurullah Cabri- Uzun Sokak veya Kahramanmaraş Caddesi’nde yürürken bir anda durduğunuz ve gelen müzik sesini takip ettiğiniz hiç oldu mu? İnanın son zamanlarda ben bu sesin peşinden çok fazla gitmeye başladım. Artık Trabzon sokaklarında farklı ezgiler duyuyoruz. Özellikle işten çıktıktan sonra insana ilaç gibi geliyor. Hem ne demiş eskiler, “Müzik ruhun gıdasıdır.” Çok şükür son zamanlarda sokak müzisyenleri sayesinde ruhumuz besleniyor. Hele de Trabzon’un o ince yağmurunun altında dinleyince, günün tüm yorgunluğu üzerimizden gidiyor. Zaten Maraş Caddesi dönüşümünün bize en büyük katkılarından birisi de bu amatör müzisyenler oldu. Farklı milletleri ve ezgileri duymak ziyadesiyle bizleri mutlu ediyor. Ancak biz hep dinleyici olarak bakıyoruz olaylara, peki ya müzisyenler ne düşünüyor, sokakta müzik yapmak nasıl? Alanlar yeterli mi? Bu soruların cevaplarını almak için onlarla görüştük, biraz sohbet havasında geçen haberimize, sokak müzisyenlerini konuk ettik.

Trabzon'da teleferik tartışmaları sürerken Başkan Uzun'dan flaş açıklama! Trabzon'da teleferik tartışmaları sürerken Başkan Uzun'dan flaş açıklama!

ŞEHRİN BİRİKİMİ YETERLİ

Trabzon, kültür, tarih, sanat ve turizm şehri olarak anılan bir kent. Zaten son yıllarda bu alanlarda yaşanan gelişmelerde bunu kanıtlıyor. Özellikle turizm alanında ciddi atılımlar ve potansiyel var. Bunun yanında şehrin büyük bir kültür ve tarih birikimi de mevcut. Öyle ki şehir milattan önce 400 yıllarında Ksnenofon tarafından yazılan Anabasis veya Onbinlerin Yürüyüşü olarak bilinen kitapta bile geçiyor. Birde şehirde bulunan tarihi kalıntılar var ama onlara girersek haberin konusunu değişmek zorunda kalırız. Bundan dolayı onlara değinmiyoruz. Ancak şu kısacık yazdıklarımız bile ciddi bir tarih ve kültür birikimin şehirde mevcut olduğunun kanıtı. Bunların yanı sıra Trabzon’da ciddi bir de sanat potansiyeli mevcut. Bu noktada şehrin birikimi yeterli. Bunu zaten yetiştirdiği sanatçılarla ortaya koyuyor. Fakat, amatör sanatçılar için yapılan çalışmalar ve imkan kısıtlılığı da göze çarpan bir gerçek.

PANDEMİ SONRASI SOKAK SANATINDA ARTIŞ

Resim ve şiir alanında kendini kanıtlayan şehir, müzik alanında da ciddi isimler yetiştirdi. Fakat amatör olarak devam eden sanat faaliyetlerinde bazı engeller mevcut. Özellikle sokakta müzik yapanlar bu noktada çok fazla desteklenmiyor.  Sokak müzisyenleri ise sanatın öncelikle amatör bir ruhla başlaması gerektiğini savunuyor. Bu amatörlük zamanla profesyonel bir icraya dönüşüyor. Diğer büyükşehirlerinin önemli sokaklarında, sokak müzisyenlerine çok fazla rastlamamız mümkün. Ankara, İstanbul, İzmir, Ordu gibi yerlerde bunun çok güzel örneklerine rastlayabiliyoruz. Trabzon’da ise pandemi sonrası sokakta müzik yapanların sayısı artmış durumda. Özellikle yaz döneminde turistler bu amatör sanat faaliyetlerine çok fazla ilgi gösteriyor. Bu da sokakta müzik yapanların sayınını artırmaya başladı. Öyle ki artık farklı kültürlerden müzisyenler de görebiliyoruz. En belirgin örnekleri ise Ukraynalı kemancı, Kızılderili Müziği yapanlar ve Latin ezgileri çalan gruplar. Bunlar ara sıra yetenekleri sokakta bizlere sunuyor. Fakat bunları sunabilecekleri alanlar çok kısıtlı.

MÜZİSYENLER NE DİYOR?

Görüştüğümüz sokak müzisyenleri de bu durumdan yakınıyorlar. Sanat şehri olan Trabzon’da sokakta yapılan sanata ve sokak sanatçıları yeterli alan tahsis edilmediğini ifade ediyorlar. Konu hakkında görüştüğümüz müzisyenlerden birisi olan İlker Sungur, müziğe 16 yıl önce sokakta başladığını ifade ediyor. Yaptığı müziğin 10 yılının sokakta amatör şekilde devam ettiğini belirtiyor. Son 6 yılının ise Ordu Üniversitesi Sahne Sanatları ve Müzik Bölümünde profesyonel bir şekilde de devam ettiğini ekliyor. Sungur sokakta yapılan müziğin çok önemli ve değerli olduğunu vurguluyor. Ancak bu müzik yapılırken, çevreye, esnaflara ve insanlara rahatsızlık vermemenin önemli olduğunu dile getiriyor ve bunlar olursa yapılanın sanat olmaktan çıktığını kaydediyor. Sungur’un konu hakkındaki görüşleri ise şu şekilde:

İlker Sungur

“MÜZİK HALKA AİTTİR”

“Müzik halka aittir. Bazı dönemlerde sanatı sanat için yapma akımı bile oluşsa da, sonuç itibariyle sanatı insan dünyasında var olma nedeni duygu ve düşüncelerdir. Duygu ve düşüncelerde insanlara özgüdür. Bu noktada bizim müzik kültürümüzde ayrılan bir şey oluyor. Bizim müziğimizdeki bir türkünün içerisinde doğa, sevgi, saflık, mutluluk vb gibi birçok duygu aynı anda anlatılabiliyor. Türk ve Türki Cumhuriyetler bunlar var. Bunun nedeni de yaşadığımız yerlerde tarih boyunca bir şeyleri anlamlandırmışız. Bu anlamlandırmada bizi bazı noktalarda daha ön plana çıkarmış ve bir böceğe bakarken bile yorumlama yeteneğini geliştirmiş. Sokak müziği dediğimiz zamansa bu isimle bunu kısıtlamamak gerekiyor. Çünkü köy müziği, çoban müziği dediğimiz şeylerinde bir ayrımı yoktur. Müzik bir bütündür. Bütün kollarıyla bu değer görmeli.

“10 YIL SOKAKTA MÜZİK YAPTIM”

Ben 16 yıl önce müziğe başladım. Bunun 10 yılı sokakta amatör olarak devam etti ,son 6 yılı ise akademik şekilde ilerledim. Ben sokakta müzik yaptığım yıllarda Trabzon’da bunu yapan çok az kişi vardı. O dönem Anadolu ve Karadeniz Rock yapıyordum. Bunlar bu coğrafyanın insanlarına özgü değerler. Saatlerce çalıp söylerim. Çünkü bu değerler insanlara özgü şeyler. O dönem bizi zabıta da kovalıyordu ama bir şekilde yapıyorduk.

“ALANLAR YETERLİ DEĞİL”

Şimdiye geldiğimiz zaman müzik için belli noktalara izin verilmiş. Ama yeterli değildi. Şunu da sormak isterim, sokakta sağa sola tükürüp, insanlara zarar veren kişileri mi görmek istersiniz, yoksa yürüdükçe farklı ezgiler mi duymak istersiniz? Bu noktada sokak müziği desteklenmeli. Ama şu da önemli, yapılan şey sapkınlığa gitmeyecek. Orada bulunan, insanlar, esnaf veya çevredeki herhangi birinin rahatsızlığına sebebiyet verilmiyorsa yapılmalı. Zaten bunlar yapılıyorsa, bu ne sanattır ne de müzik. “             

“YETERLİ ALAN YOK VE EKİPMAN KULLAMIYORUZ”

Bir başka sokak müzisyeni olanı Arif Ardan ise, yeterli desteği görmediklerini belirtiyor. Şehirde özellikle daha çok geleneksel ve yöresel müziğin ilgi gördüğünü dile getiriyor. Ayrıca Ardan, ekipman kullanmanın yasak olduğunu belirterek, daha fazla çaba harcamak zorunda oldukları ifade ediyor, bununda sanatın doğasını bozduğunu kaydediyor.  Arif Arda’nın görüşleri ise şu şekilde:

“Trabzon’da sokak müziği konusunda yeterli desteği görmüyoruz. İlgi de orta derecede. Son zamanlarda turizmin artmasıyla birlikte ilgi arttı. Bunun dışında müzik tarzı burada çok klasik ve yöresel, bunlarda ilgi görüyor. Kemençe çok tutuluyor. Diğer tarzdaki müzik daha az tutuluyor. Biz de o müzikleri deniyoruz. Farklı şeyler deneyerek insanların ilgisini çekmeye çalışıyoruz.  Biz sokak müziği yapıyoruz. Ancak sokakta ekipman kullanamıyoruz, yasak. Sesimizi olduğundan fazla  çıkarmak zorunda kalıyoruz. Enstrümanları da hor kullanmamıza neden oluyor. Bu da müziğin doğasını bozuyor. Maraş Caddesi’nin yapılması bizim için güzel oldu. Umarım sokak müziği daha geniş alanlara yayılır.”

“TRABZON BU ALANDA MARKA OLABİLİR”

Ekip halinde müzik yapan Haktan Sadıklar ise, turistlerin daha fazla ilgi gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca sokak müzisyenlerine destek verilirse Trabzon’un bu alanda da bir sanat şehri olabileceğini vurguluyor. Sadıklar’ın görüşleri şu şekilde:

“Yazın gelen turistler sokak müziğine çok ilgi gösteriyordu. O zaman çok daha kalabalık oluyordu. Ancak şu anda ilgi fena değil. Üniversite öğrencilerden daha çok orta yaş grubu insanlar bizi dinliyor, belki de yaptığımız müzikten dolayı da olabilir.

“MARAŞ CADDESİ NEDEN BİR ŞENLİK ALANI OLMASIN?”

Yani Trabzon’a fırsat verilerse burası bir sanat şehri olabilir. Bunu sokak müziği açısından söylüyorum yanlış anlaşılmasın. Şu an istediğimiz yerde müziğimizi yapamıyoruz. Bize kısıtlı bir alan verdiler, bu noktalarda çalıyoruz. Zaten biz bunu eğlenmek amacıyla yapıyoruz. Bu işten bir maddi kaygımız da olmuyor. Bu noktada bize daha çok ve rahat alanlar sunulmasını isteriz. Şu an Kahramanmaraş Caddesi’nde 5-6 metrelik bir bölgede serbest, oraya da bir kişi gelince ikinci bir kişi gelemiyor. Kunduracılar Caddesi’nde de bir yerimiz var. Bir de Meydan Parkı’nda Trabzonspor bilet gişesinin orada çalabiliyoruz. Bunun dışında çalınca da zabıta çalmamızı istemiyor. Yani şunu merak ediyorum, neden bu cadde boyunca müzisyenler olmasın, bura neden bir şenlik havasına bürünmesin? Kısıtlı bir alanda bırakmasınlar bizi.

“FARKLI EZGİLER GÖRMEK BİZİ MUTLU EDİYOR”

Farklı ezgileri ve kültürleri görmek bizi de mutlu ediyor. Bu zaten bir zenginlik. Trabzon’dayız diye sadece kemençe ile sınırlı kalmayalım. Burada bütün müzikler desteklensin. Farklı kültürlere de ilgi gösterilmesini isteriz. Bize bazı insanlar farklı ve küçümseyici gözle yaklaşıyor. Ancak bize öyle bakmasınlar. Biz bu işi para için yapmıyoruz. Eğlenmek için yapıyoruz."

BU FAALİYETLER TRABZON’U GELİŞTİREBİLİR

Son olarak görüştüğümüz Hüseyin Dilek ise, Trabzon’da böyle etkinliklerin artmasını gerektiğini savunuyor ve şehri zenginleştireceğini belirtiyor. Dilek’in görüşleri şu şekilde:

“Sokak sanatçıları arasında da tartışmalar oluyor. Bize çok kısıtlı bir alan sunulmuş durumda. İki-üç sanatçı gelince burada tartışma yaşıyoruz. Bunun önüne geçmek için alanlar genişletilmeli. Zaten Trabzon’da böyle faaliyetler de artmalı. Bunlar şehrimize güzel katkılar, renkler, ezgiler, lezzetler sunuyor. İnsanlar daha fazla sosyalleşebiliyor. Biz Trabzonlular biraz gergin ve sinirli insanlarız. Böyle işten çıktığımız zaman müzik duyunca az da olsa bu gerginliği atabiliyoruz. Biz sokak sanatçıları olarak, çok güzel şekilde yapılmış olan Kahramanmaraş Caddesi’nin tamamen sokak sanatçılarına açılmasını istiyoruz.”