Trabzon’daki gizli değer Hüseyin Aytekin, “Beni bilmeyen ya İstanbul’dan ya da yurtdışından getirtirdi”

Trabzon deyince akla yetiştirmiş olduğu birçok isim geliyor. Bir de isimleri çok bilinmeyen değerleri. Yaptıkları işlerle aslında çok daha fazlasını hakediyorlar. Hüseyin Aytekin de bunlardan birisi. Şimdilerde Çömlekçi Mahallesi’ndeki ufak dükkanında çalışmalarına devam ediyor. Kentsel  dönüşümle beraber bir süre sonra oradan da ayrılacak. 87 yaşında olan Aytekin, adeta yıllara meydan okumuş. Enerjik, hevesli ve sürekli çalışıyor. Bir delikanlı edası ile işine dört elle sarılıyor. Dükkanı Taksim yokuşunun dibindeki Çömlekçiye inen ara sokakta bulunuyor. Dükkanının  ön camında TV Bakım Evi yazıyor. Mesleği de bunun üzerine aslında. Trabzon’un ilk televizyon tamircisi ancak hünerleri bununla da bitmiyor Hüseyin amcanın. Dükkanındaki torna makinesi ile, piyasada  bulunmayan yedek dişli ve çark parçalarını üretiyor. Birçok insanda bunun için onun yanına geliyor. Hüseyin amca diyor ki, “bilenler bu parçaları bana yaptırır, beni bilmeyenler ise İstanbul’a sorar, orada da yok ise yurt dışından tedarik ederler. “ Ufacık dükkanına dünyaları sığdıran bu insan en çok heves ve meraktan bahsediyor bize. Gençlere de bunun için tavsiyeler veriyor. Ayrıca ekliyor da okusunlar, araştırsınlar, merak etsinler. En çok da Kuran’ı okusunlar. Metafizikle, kuantumla ilgilesinler. Ben 87 yaşındayım ama hala okuyorum.

     İşte Trabzon’un yetiştirdiği gizli değerden birisi Hüseyin Amca. Onunla yaptığımız röportajda biraz kendinden biraz da işinden bahsediyor.  Ufacık dükkanında başardıklarını anlatıyor. Dükkan deyince içeri girdiğiniz gibi sizi televizyonlar karşılıyor. Sol tarafta ise torna makinesi ve pres aletleri. Duvarda bir sürü alet edevat asılı. Bakınca çok karışık geliyor insana ama öyle alışmış ki Hüseyin Amca, anında buluyor istediğini. Ve başlıyor bir yandan anlatmaya: “Bu dükkana geleli 16 sene oldu, ancak yaklaşık 60 senedir televizyon ve radyo tamiri yapıyorum. Sonrasında mekaniğe meraklı olduğum için, torna işlerine de başladım. Bizim dükkan iki bölümden oluşur. Bir tarafında televizyon ve radyo yaparız, diğer kısmında torna işleriyle uğraşırız. Burada torna-tesviye ile piyasada olmayan dişli çarklar yaparız. Adam bir makine getirir, dişlisi kırılmıştır, sipariş verse bir iki ayda gelir. Burada birkaç saat içerisinde bunu halleder kişiye teslim ederiz. Bizim işimiz piyasada olmayan zor işlerdir” diyor Hüseyin amca. Bunu derken de kendinden emin şekilde bir kahkaha atıyor.

İŞLERİMİN HEPSİ İLGİNÇTİ


Yaptığı işlerden bahseden Hüseyin amca farklı ve zor işlerle uğraştığını dile getirerek, “Yaptığım işlerin hepsi ilginçti. Zaten kolay iş olmaz bizde. Şu anda elimde çay toplama makinesinin elektronik sisteminin dişlisi var. Kırılmış durumda onu yapıyorum. Daha öncesinde arabaların elektronik sistemini kontrol eden parçaların dişlisini yapmıştım. O yüzden bunların hepsi ilginç. Bir gün yaptığın işi ertesi gün yapamıyorsun. Her zaman değişiyor. Öyle bir şey ki tornacı arkadaşlara gelen değişik işleri de bana gönderiyorlar. Bakalım bizden sonra ne olacak.” diyor Hüseyin Amca biraz düşünceli bir şekilde bakıyor, sonrasında tekrar lafa dalıyor ve devam ediyor, “ Kimse gelip de demiyor ki. Bu işi öğreneyim. Önceden büyükler gelirdi, çocuklarını yanımıza vermek isterdi, işi öğrensinler derdi. Şimdilerde hiç kalmadı. Yakın zamanda değil ha 20 senedir bu böyle. Sanat saymıyorlar bu işi.

ÜRÜNÜ YAPACAK ÜRÜNÜ YAPMAK


Bizim işimizde öyle kolay bir iş değildir. Bazen de öyle iş gelir ki, iki-üç gün sürer. Hatta ürünü yapacak aksesuarları, aparatları yaparız. Çünkü piyasada yok böyle bir şey.  Mesela dikiş makinalarının dişlileri olurdu, onları bulmak çok zordu. Onu yapmak için önce aparatını yapardık. Hatta onun için dikiş makinesi ustası bir arkadaş yapamazsın demişti. Yaparım ama biraz düşünmem lazım demiştim. Sonrasında da yapmıştım. Burada dört tane pres makinesi var. Bunlarla yapıyoruz çoğu şeyi. Zaten bazı dişliler sadece pres ile yerine geçiyor.

HEVES EN ÖNEMLİSİ


Bu işi tek kelime heves ile anlatabiliriz. Yoksa bu iş olmaz. Para kazanayım diye yapılabilecek bir iş değil. Merak da çok önemli. Bu işe ben senelerimi harcadım. Öyle kolay kavranan da bir iş değil. Bir senede yapılacak iş değil. Öncelikle bu iş hesap işidir. Kusursuz yapacaksın bu işi. Bir işi yaptığın zaman sıfır hata olacak. Bunun için adamın iyice usta olması lazım. Diğer türlü olmaz.

Trabzon’da FETÖ’ye 2. Dalga Operasyonu Trabzon’da FETÖ’ye 2. Dalga Operasyonu

GENÇLERE TEK TAVSİYEM VAR


Gençlere söyleyebileceğim tek şey çalışmak, çalışmak, çalışmak. Önce inançlı olsunlar sonra çalışsınlar. Şu anda bile hiç piyasada olmayan şeyler yapmaya çalışıyorum. Neden? Bu işi yapayım başarayım diye. “ sözlerini bitiriyor Hüseyin Amca. Ufacık dükkanında yaptığı onca işin arkasında merak ve hevesin olduğunu söylüyor. Gençlere okumanın, çalışmanın ve hevesin hiçbir zaman bırakılmamasının gerektiğini de bir kez daha hatırlatıyor.