Trabzonspor’un bu sezon iç saha maçlarında tribünlerin tamamen dolmaması üzüntü ve eleştiri konusu oluyor. Özellikle gurbette yaşayan Trabzonsporlular, eleştirinin dozunu artırdıkça şehirde yaşayan taraftarlara ağır suçlamalara, kulübe yeterince hassasiyet beslememe ithamına kadar vardırıyorlar. İşin garip tarafı, bu gurbetteki Trabzonsporluların ezici çoğunluğu da Trabzon’un nüfusunu ve ulaşım şartlarını yakinen bilen insanlar.

Nüfus ve ulaşım konusuna geleceğiz. Biz şimdi meselenin bazı farklı ve önemli taraflarına bir bakalım.

Bu seyirci sayısı ister istemez geçen sezonun son haftalarıyla kıyaslanıyor ve hep öyle olsun isteniyor. Evet, çılgınlık düzeyine varmış hasretin etkisiyle tribünler dolmuş taşmıştı o günlerde. Ama nasıl dolmuştu? Geçenlerde uzun süredir görüşemediğim bir arkadaşı aradım. Çok iyi bir Trabzonsporlu, gurbette yaşıyor ve geliri de fena değil. Hal hatır faslından sonra geçen bahar aylarında işinden ayrılıp Trabzon’a gittiğini, bütün maçlarda statta bulunduğunu, bu tarihi süreci yaşamak istediği için böyle yaptığını, tabii ciddi bir maddi kayba uğradığını ama asla pişman olmadığını anlattı.

Bu örneği rahatlıkla genişletebilir, bütün camianın maddi-manevi imkânlarını sonuna kadar zorladığını, hatta çok aştığını varsayabiliriz. Şimdi o arkadaş bu sezon da aynı fedakârlığı yapabilir mi? Hayır. Binlerce taraftar uçup giden bilet fiyatlarını umursamayıp her hafta Trabzon’a maça gider mi ya da gidebilir mi? Hayır. Örnekler çoğaltılabilir.

Yani belki de Trabzon’da stada gidecek seyirci sayısı normalde bu kadardır. Normal olan budur, anormal olan geçen senedir. Trabzon’da yerleşik taraftarı hassasiyet testine sokmak belki de insafsızlıktır. Nihayetinde nüfusu belli, ulaşım imkânları belli bir coğrafyadan bahsediyoruz. İstanbul’la kıyaslamak kesinlikle insaf sınırlarına sığmaz.

Bakınız, İstanbul’da milyonlarca taraftarı bulunan ve uzun süre şampiyonluk beklemeye alışık olmayan, hasretten gözü dönmüş bir kulübün bu sezondaki seyirci ortalaması 39 bin, Trabzon 28 bin. İstanbul’da ulaşım imkânları Trabzon’a göre neredeyse sonsuz. Toplu taşıma seferleri gerektiğinde gecenin geç vakitlerine kadar uzatılabiliyor. Trabzon’da ise belli bir saatten sonra ilçelere ulaşım diye bir şey yok. Özel vasıtayla da bir yere kadar.

Bunun çözümü nedir? Döndük dolaştık, yine geldik hızlı tren konusuna. Uçak farklı bir boyut, onu ayrı tutalım ama şehre dışarıdan ulaşım ucuz, hızlı ve kolay hale gelirse normal sezonlarda da stattaki doluluk oranı gözle görülür şekilde artacaktır. Buna kesin gözle bakıyoruz.

Pekâlâ… Hızlı tren konusunda ne kadar bir talep var, camia hızlı treni Trabzon’a getirmekle mükellef olan iktidara herhangi bir kamuoyu baskısı yapıyor mu? Ne gezer… Kimse oralı değil. Bu son derece üzücü bir realite. Yani sorsanız Trabzonspor’a canını verecek taraftar iki dakika düşünüp aradaki bağlantıyı kuramıyor. Canını vermene gerek yok, iki dakika düşün. Sonra harekete geç. Hem bu kadar yorulmazsın hem karınca misali ağzınla taşıyacağın suyun yangının sönmesine daha fazla katkısı olur.