Trabzon'da uyuşturucu operasyonunda 2 kişi yakalandı! Kilolarca esrar bulundu Trabzon'da uyuşturucu operasyonunda 2 kişi yakalandı! Kilolarca esrar bulundu

Trabzon'da düzenlenen masa tenisi müsabakasında rakiplerini yenerek altın madalya kazanan 18 yaşındaki otizmli Emre Kuvvet, Antalya'da gerçekleştirilecek Türkiye Şampiyonası'nda milli takım forması için ter dökecek.

Emre Kuvvet, 4 yıl önce Yol İş Sendikası Ortaokulunda özel eğitim öğretmeni Burak Çelik'in kendisini keşfetmesiyle masa tenisi oynamaya başladı.

Öğretmeninin yönlendirmesiyle Sürmene Engelsiz Yürekler Spor Kulübüne kayıt yaptıran Emre Kuvvet, zaman zaman masa tenisiyle ilgili düzenlenen çeşitli müsabakalara da katıldı.

Mezun olduktan sonra halk eğitim merkezinde düzenlenen çeşitli kurslarda eğitim almayı sürdüren Emre Kuvvet, öğretmeni ve aynı zamanda antrenörü olan Çelik ile antrenmanlarına da devam ediyor.

Emre Kuvvet, geçen hafta Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu (TÖSSFED) tarafından düzenlenen masa tenisi müsabakasında rakiplerini yenerek il birinciliği elde etti.

Altın madalya ile ödüllendirilen Emre Kuvvet, gelecek aylarda Antalya'da düzenlenecek Türkiye Şampiyonası'nda başarılı olup milli takımda yer alabilmek için antrenörüyle haftanın belirli günleri okulun spor salonunda çalışmalarını sürdürüyor.

Çelik, AA muhabirine, Emre'nin masa tenisine olan yeteneğini keşfettikten sonra çeşitli müsabakalarda yer aldıklarını söyledi.

Birkaç ay içinde Emre'nin kendisini çok geliştirdiğini belirten Çelik, "Onunla daha da ilgilenerek bu noktalara kadar geldik. Emre, TÖSSFED tarafından 28 Mart'ta düzenlenen masa tenisi müsabakasında altın madalya kazandı." diye konuştu.

"Emre'nin de başarılı olarak milli takıma seçilmesini hedefliyoruz"

Çalışmalarını bildiği için Emre'nin müsabakada derece alacağını tahmin ettiğini anlatan Çelik, sporcusunun kendisini daha da geliştireceğine inandığını ifade etti.

Çelik, Antalya'da düzenlenecek milli takım seçmeleri için hazırlandıklarını aktararak, "Ders programlarımdan ve Emre'nin eğitiminden artakalan günlerde imkanlar dahilinde antrenman yapıyoruz. İnşallah elimizden geleni yapıp Emre'yi milli takım seçmelerine hazırlayacağız. Emre'nin de başarılı olarak milli takıma seçilmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Emre Kuvvet'in annesi Süheyla Kuvvet de oğlunun otizmli olduğunu öğrendiğinde yıkıldığını ama eşinin kendisine her zaman destek olduğunu belirtti.

Eşini trafik kazası nedeniyle 12 yıl önce kaybettiğini belirten anne Kuvvet, babalarının eksikliğini hissettirmeden iki çocuğunun eğitimlerini sürdürdüğünü ifade etti.

Kuvvet, Emre'nin otizmli olmasından dolayı konuşma yetisinin gelişmediğini belirterek, "Çocuğumla beraber ne yapılması gerekiyorsa yaptım. 'Otizmli evladım var' diye hiç geri kalmadım. Çocuğumu her aktiviteye katmaya çalıştım. Çocuğumu daha çok keşfettim. Sürekli ayakta durmak için bahanelerim oldu. Benim için çok gurur verici bir duygu çünkü özel bir anneyim. Bunun hiçbir tarifini yapamam." diye konuştu.

Anne Kuvvet, oğluyla gurur duyuyor

Oğlunun her zaman arkasında olduğunu dile getiren Kuvvet, "Türkiye seçmelerine katılmaya hak kazanan oğlumla gurur duyuyorum. Emre, masa tenisine başladığında rüya gibi gelmişti bana, hocamız tarafından keşfedilmesi ve ona değer verilmesi beni çok mutlu etti. Masa tenisini bilmesem de çocuğumun orada oynadığını görmek, yaşadığı duyguları hissetmek beni çok gururlandırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Anne Kuvvet, oğluyla konuşamasalar da aralarında çok özel bir bağ olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Emre'nin mimik ve jestleriyle yaptığı hareketlerle neler hissettiğini bir anne olarak anlayabiliyorum. Anne oğul olarak kendi aramızda belirli el işareti hareketlerimiz de var. Böyle bir yöntem seçtik. Oğlumun başarısıyla evimizde de çok farklı bir atmosfer yaşanıyor. Herkes tarafından aranıp tebrik edilmek mutluluk veriyor. Tek umudum onun Türkiye birinciliğini elde etmesi. İnşallah milli takıma seçildiğinde de böyle gururla anne oğul olarak parmağımızı kaldıracağız."

Otizmli çocuğu olan ailelere de tavsiyelerde bulunan Kuvvet, "Ailelerin, çocuklarının ellerinden tutmasını istiyorum. Küçüktür ya da geç kaldım diye bir şey yok. Nereden başlarsan başla o çocuk mutlaka belli bir yol katedecektir. Buna inanıyorum. Konuşma olarak geri kaldım ama çocuğumun hiçbir zaman elini bırakmadım, sizler de bırakmayın. Bizim her zaman bir sloganımız var, 'Marifet büyük sevmektir', her zaman da bunu kullanırım." ifadelerini kullandı.