Trabzon'un Araklı ilçesi Taşönü’ndeki mağaralar korunmazsa bölgedeki tarım faaliyetleri tehlikeye girebilir.

Nurullah Cabri - Mağara denildiği zaman bölgemiz için aklımıza Çal Mağarası ve Karaca Mağarası geliyor. Ama bunların dışında da bölgemizde birçok mağara var ve bunların birçoğu da keşfedilmemiş durumda.

Trabzon bir değerini kaybetti! Trabzon bir değerini kaybetti!

Mağara girişi

Trabzon’da da İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sitesine baktığımız zaman kayıtlara geçen iki mağara görüyoruz. Bunlardan birisi Düzköy sınırları içerisinde bulunan Çal Mağarası, diğeri ise Maçka sınırlarında bulunan Akarsu Köyü Mağarası. Ancak bundan çok daha fazlası Trabzon’da var. Bunu söyleyen ise, 30 yıldır  ‘speleoloji’ yani mağara bilimiyle uğraşan Engin Zaman. Aslen Trabzonlu olan Zaman, bu bölgede mağara araştırmaları yapacak bir ekibin olmadığına dikkat çekiyor ve ekiplerin dışarıdan geldiği belirtiyor. Ayrıca mağaraların sadece turistlik amaçlı kullanımın ötesinde çok daha farklı işlevleri olduğunu da vurguluyor.

Zaman mağaralarının önemi ise, “Mağaralar, Dünya'nın parmak izleridir.  İnsanoğlu var olduğundan bugüne kadar mağaraları değişik amaçlar için kullanmışlardır. Bu yüzden tüm mağaralar, kimisi turizm amaçlı başta olmak üzere, saklanma, depolama, peynir ve mantar üretimi, alternatif su kaynakları içerisinde yaşayan canlılarla birlikte çok özel yerlerdir.” ifadeleriyle anlatıyor.

Mağaralar üzerine yapılan tesis

TRABZON'DA MAĞARALARIN ÜZERİNE TESİS KURULDU

Engin Zaman, geçtiğimiz gün Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde ‘Dünyanın Parmak İzi Mağaralar’ isimli bir konferans gerçekleştirmek için Trabzon’a geldi. Bu konferansın ardından ise Araklı Taşönü Mahallesi’nde daha önce incelediği birkaç mağaranın son durumlarını tekrar görmek için bölgeye gitti. Fakat bölgeye giden Zaman, mağaraların olduğu yerde, Taşönü Katı Atık Entegre ve Bertaraf Tesisi kurulduğunu gördüğünü ve çok üzüldüğünü belirtti. Durum üzerine Engin Zaman ile bölgede bir röportaj gerçekleştirdik. Zaman, buradaki mağaralarda ciddi bir yarasa popülasyonu olduğu ve bunun bölge için çok önemli olduğunu vurguladı. Eğer mağaralar kapatılır ve yarasaların buraya gelmesi engellenirse bölgede ilaçsız tarım yapılmayacağını belirtti. Bunun yanı sıra kurulan tesisinde, mağaraların koruması gerektiğini, eğer korumazsa herhangi bir yanlış adımda, tesisinde zarar göreceğini ifade etti. Zaman’ın açıklamaları şu şekilde:

“YARASALAR %10 AZALIRSA KİMSE TARIM YAPAMAZ”

“Daha önce Araklı Taşönü Mahallesi’nde bulunan mağaraları incelemiştim. Burada çok güzel mağaralar vardı. Özellikle yarasa kolonisi açısından çok önemli mağaralar var. Tekrar Trabzon’a gelince bu mağaraların ne durumda olduğunu incelemek istedim. Fakat burada bir tesis olduğunu gördüm. Burada olan iki tane mağara çok önemli. Bu mağaralar sadece oluşum bakımından değil, aynı zamanda içerisinde yaşayan yarasa kolonilerinden dolayı önemli.  Bu yarasalar bölge için çok önemli. Bunu şöyle anlatabilirim, eğer buradaki yarasa popülasyonunu %10 aşağı çekersek, bu bölgede kimse tarım yapamaz. Bu yüzden çok önemli.

Sarkıt

“ÜLKEMİZDE TÜM YARASA KOLONİLERİ KORUMA ALTINDA”

Ayrıca ülkemizdeki tüm yarasa kolonileri koruma altında. O dönem yaptığımız incelemelerde çok büyük bir koloninin kışın burada kaldığını tespit etmiştik. Özellikle kıştan itibaren Haziran ayına kadar bu mağarada kalıyorlar. Yavrulama dönemlerini de burada geçiyorlar. Şu an bu mağaranın üzerine bir tesis kurmuşlar. Mağaranın üzerinde olduğu için çok da riskli bir tesis olmuş. Ayrıca bu bölgede heyelan olduğunu öğrendim. Mağara olan bölgede heyelan oluşmaz. Çünkü mağaralar binlerce, milyonlarca yılda oluşan yapılardır. Buradaki mağaralarda yaş olarak tahmini 500 bin yıllıktır diye düşünüyorum. Bunu tahmini olarak söylüyorum çünkü bir yaş tespiti yapılmamış.

“BU MAĞARANIN KORUNMASI GEREKİYOR”

Bu mağaraların kesinlikle korunması gerekiyor. Mağaralara zarar verecek her türlü hareketten kaçınılması gerekiyor.  Buradaki tesisinde bu mağarayı koruması gerekiyor. Bu tesisinde güvenliği için önemli. Çünkü mağaraya verecekleri herhangi bir zarar tesise ciddi bir zarar verecektir. Bu mağaraların ağzı kapatılırsa yarasalar veya herhangi bir canlı giremez. Canlı girememesi durumunda da üreme ve çoğalma engellenir. Popülasyon düşer. İkinci olarak içerideki nem dengesi bozulur. Bu durumda da mağara içerdeki canlılığı sağlayamaz ve daha hızlı çökmeler olur. O yüzden bu mağaralara dokunmamak en doğru iştir.

Engn Zaman

“4-5 FARKLI TÜR YAŞIYOR”

İçeride yarasa kolonilerine ait guano yığınları yani yarasa dışkıları var. Bu da farklı türlerin olduğunun gösteriyor. En az 4-5 tür yarasanın kışı geçirip, doğum yaptığını ve yavrularını burada büyüttüklerini söyleyebiliriz. Bu dönem içerisinde bu mağaranın yoğun şekilde kullanıldığının kanıtı da guano yığınlarıdır.

“YARASALAR OLMAZSA İLAÇSIZ TARIM YAPILAMAZ”

Bu yarasalar burada olmazsa burada ilaçsız tarım yapılmaz. Çünkü yarasalar gece avlanan hayvanlardır. Gece yaşayan böcekler ile avlanırlar. Yarasa olmayınca böcek dengesi bozulur ve artmalar olur. Buna engel olmak için de ilaçlama yapılmak zorunda kalınacak. O yüzden yarasalar önemli çünkü doğal ilaçlama yöntemi yarsalar. Doğaya her dokunduğumuzda zincirinin halklarını kırıyoruz. Daha yeni bir pandemi dönemi geçirdik. Toplumlar ilaçlara maruz kalıyor. Bu şekilde dengeyi bozarsak burada üretilen ürünler de ilaca maruz kalacak. Dolaylı yoldan burada yaşayan insanlar da bu ilaçları tüketecek.

Engin mağarada

“MAĞARALARDA ENDEMİK ÇEKİRGE TÜRÜ VAR”

Mağara içerisinde çok özel mağara çekirgeleri var. Bunlar endemik ve bu bölgeye has. Bu çekirgelerin yaşadığı mağaralar Avrupa’da olsa, hemen koruma altına alınır. Bu çok özel bir canlıdır. Sadece bu bölgede yaşıyor ve bu mağaralarda var. Bu anlamda da bunlar özel mağaralar. Biz sadece mağaralara sarkıt ve dikit açısından bakıyoruz. Ancak mağaralar bunlardan ibaret değil. Mağaralar içerlerindeki yaşamla da çok önemlidir. Mağaralara sadece turizm açısından da bakmamak lazım. İlerideki olası bir savaş durumunda saklanmak için mağaralar kullanılabilir. Bu anlamda bakmak gerekiyor. Açıkçası burada gördüğümüz manzara karşısında da çok üzüldüm.

Endemik Çekirge

“TRABZON’DA ARAŞTIRACAK EKİP YOK”

Trabzon havzasında mağara araştırmaları yapan bir ekip yok. İstanbul, Ankara gibi bölgelerden buraya geliyorlar. İsterdik ki bu bölgede de bir mağara araştırma ekibi kurulsun. Çünkü bu bölgedeki mağara sayıları bilinmiyorlar. Resmi kurumlar da bilmiyor. Bunları bilmezseniz nasıl kullanacağınızı da bilmezsiniz. O yüzden önce araştırıp, bulup, bileceksiniz.”