Küçükçekmece'de "Trabzon Rüzgarı" sona erdi! Küçükçekmece'de "Trabzon Rüzgarı" sona erdi!

Nurullah Cabri - Trabzon bu yıl turizmde en güzel sezonlarından birini geçirdi. Turizm geliri sadece Trabzon’da 1.5 milyar dolara ulaştı. Bu gelire rağmen turizmde çözülmeyen bazı sorunlar da büyümeye devam ediyor. Yerli personel sıkıntısı dile getiriyoruz fakat şimdi de dilenciler konusunda çok sık şikayetler almaya başladık. Özellikle meydan bölgesindeki esnaf bu durumdan kan ağlamaya başladıklarını belirttiler. Konu hakkında konuşan Yusuf Saka, dilencilerin para almadıkları zaman turistlere hakaret ve küfür ettiklerini iddia etti. Bu sorunun biran evvel çözülmesi gerektiğini vurgulayan Saka,

Yusuf Saka

“Dilencilerden çok büyük sıkıntımız var. Bütün esnaf kan ağlıyoruz bu durumdan. Çeşitlilikleri de çoğaldı, çoluk çocuk masalarda geziyorlar. Yolda insanların önünü kesiyorlar. Dillerini bilmiyoruz. Tercüme eden arkadaşların söylediğine göre para vermeyenlere hakaret ediyorlar ve ileri geri konuşuyorlar. Benim şahit olduğum bir olay oldu. Genç bir turist bizim tercümanımıza anlattı. Hanımı ve çocuğu yanındayken dilenci çocuk para istiyor. Adam vermeyince de küfür ve hakaret etmiş. Adam gözleri dolarak bunu anlatıyor. Bunlar bizim şehrimize yakışmıyor.” dedi.

KÜÇÜK ÇOCUKLAR VE SURİYELİ TAKLİTİ YAPANLAR VAR

Bazı dilencilerin Suriyeli olmadığı halde yabancıymış gibi davrandıklarını kaydeden Saka,

“Zaten  küçük çocuklar bir şey diyemiyorsunuz. Yetkililerde çok fazla bir şey yapmıyor. Zabıta arkadaşlar alıp götürüyor ama ellerinde bir imkan olmadığı için bırakıyorlar. Burada restoran ve kafelerde bir masaya bir tane garson gidiyorsa 10 tane dilenci gidiyor. Bunun biran evvel çözülmesi lazım. Bu sorun çok uzun zamandır var. Sürekli bunu dile getiriyoruz fakat çözülmüyor. Çeşitlilikleri de sürekli artıyor. Arap turistler bizim yaşlı insanlarımız yolda yürürken bile ceplerine para koyabiliyor. Bu da teşvik ediyor. Ancak yetkililer bir çözüm bulmalı. Birde şöyle bir sorun var, dilencilere Suriyeli diye yafta vuruyorlar ancak birçoğu Hataylı. Türk vatandaşı oldukları için de belirli bir ikamet zorunlulukları yok. Bu işi çözmek şehir yöneticilerine kalıyor. Umarız bir önlem alırlar.” ifadelerini kullandı.