Şaban Bülbül: TRABZON MÜKEMMEL BİR TURİZM ŞEHRİ OLABİLİR

Şaban Bülbül, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Üyesi, Makine Mühendisleri Odası Başkanlığı ve aynı zamanda
da 1461 Trabzon Kulübü Başkanlığı görevlerini yürütüyor.
1968 yılında Trabzon’un Arsin ilçesinde inşaat işiyle uğraşan bir
baba ve ev hanımı bir annenin 4’ü erkek, 2’si kız 6 çocuklarından 3.sü
olarak dünyaya geldi. Kendi deyimiyle babalarının otoriter olduğunu
da “Çocukken top oynadıktan sonra yüzümüzün kızarıklığından anlaşılmasın
diye soğuk suyla yıkar öyle giderdik eve.” sözleriyle anlatıyor
Şaban Bülbül.

sananbulbul
Oysa bugün o otoriter babanın yerini kendi çocuklarına yani torunlarına
karşı sevecen, şefkatli bir insanın aldığını da “Bizim top oynamamıza
izin vermeyen babamız şimdi bizim çocuklarımıza top alıyor,
kale kuruyor ve karşıya geçip onları seyrediyor.” şeklinde aktarıyor.
Trabzon’un Yenicuma Mahallesi’nde inşaat yapan babasıyla deyim
yerindeyse inşaatın tozunu yutan Bülbül, okul ihtiyaçlarını karşılama
anlamında bir bakıma çalışmak durumunda olduklarının da altını çizmeden
geçmiyor. Onun en büyük gurur kaynaklarından birisi de babasının
Trabzon’da bıraktığı olumlu izlenim. Zira, “Bugün İbrahim Bülbül’ün
oğlu dendiğinde bana teveccüh gösteriliyorsa, bu gurur bana
yetiyor.” sözleriyle ifade ediyor.


Sevilen, sayılan bir insanın oğlu olmanın gururunu her zaman taşıdığını
belirten Bülbül; Trabzon’u, doğup büyüdüğü şehrine olan sevgisini
anlatacak kelime bulamasa bile o işlerini geliştirebilmek adına
önümüzdeki dönem Trabzon dışına çıkma konusunda kendisine bir
hedef belirledi.
Şaban Bülbül, şu anda mekanik tesisat, proje, asansör ve müteahhitlik
sektörü üzerinde faaliyet gösteriyor.

Çocukluğunuzu ve ailenizi anlatır mısınız bize?


Babam inşaatlarda çalıştığı için Yenicuma Mahallesi’nde oturduk.
İlkokulu 27 Mayıs (Daha sonra sırasıyla Milli Egemenlik ve Temel Çoruh
oldu.), ortaokul ve liseyi Trabzon İmam Hatip Lisesinde okudum
ve 1986 yılında mezun oldum. Aynı yıl KTÜ Makine Mühendisliği’ni
kazandım ve 1991 yılında mezun oldum. Aynı yıl özel bir çay fabrikasında
bakım onarım müdürü olarak görev yaptım. Kısa dönem askerlik
görevini yaptıktan sonra babamızın, ‘Burada kalman gerekiyor.’ sözleri
üzerine kendi işimizi kurduk. 1993 yılından beri kendime ait mühendislik
ofi sim var. Plan proje, taahhüt işleri ile başladık. Bugün itibarıyla
asansör, mühendislik, mekanik tesis, proje, taahhüt hizmetleri ve müteahhitlik
alanlarında faaliyet gösteriyorum. Birisi kız, birisi erkek ikiz
çocuklarım ve 6 yaşında bir kızım var.


TRABZON’DAKİ O ESKİ KOMŞULUĞU ÖZLÜYORUM


Çocukluğunuzun Trabzon’una dair neler hatırlıyorsunuz?
Trabzon’a dair hatırladığım en önemli şey; sokakta top oynadığımız
zamanlarda, en yakın kimin evi varsa onun kapısını çalar, ekmek ister
alır yerdik. Özlediğim, komşuluğun ön planda olduğu bir dönemdi. O
dönemi özlüyoruz, bugün o yok. Hâlâ çocukluk arkadaşlarımızla karşılaştığımızda
o dönemki arkadaşlığın, dostluğun bugün kalmadığını
konuşuyoruz. Bizlerin bugünkü nesle göre daha şanslı bir çocukluk
geçirdiğini düşünüyorum.

Babanızın işini yapmak var mıydı aklınızda?


Küçükken çok az sayıda çocuk, babasıyla gidip inşaatlarda çalışırdı.
Biz de hafta içi okula, hafta sonları da inşaatlara gider çalışırdık. Yazın
mutlaka çalışmamız gerekiyordu. Çünkü okul zamanı ihtiyaçların alınması
noktasında kendi kazandığımız parayla bunu karşılıyorduk. Babamla
inşaatlara çok gittim, fındık zamanları da çok fındık günlüğüne
gittim. Çünkü o dönemin şartları öyleydi. Varlıklı bir ailenin çocuğu
değildik ancak helaliyle, alın teri ile kazanan bir babamız vardı. Bugüne
kadar da Allah razı olsun başımızı hiç öne eğik gezdirmedi.
Makine mühendisliğini tercih etme sebebiniz neydi, başka bir hayaliniz
yok muydu?

Ortahisar Belediyesi, ek protokol ile işçi maaşlarında iyileştirme yapacak Ortahisar Belediyesi, ek protokol ile işçi maaşlarında iyileştirme yapacak


O zaman çoğu öğrencide olduğu gibi bende de doktor olma hayali
vardı. Üniversite sınavına hazırlanırken bir arkadaşla tercihleri yapıyorduk
ve tercihlerimiz tamamen aynıydı. Son olarak makine mühendisliğini
de yazalım dedik ve yazdık. Yazmasaydık bugün belki inşaat
mühendisi olacaktım. Mühendislik kavramına çok aşina değildik çünkü
imam hatip lisesinde fen dersleri çok yoktu. Buna karşın başarılı bir
şekilde okulumu bitirdim.


MESLEĞİMİ SEVEREK YAPIYORUM VE TAVSİYE EDİYORUM
Hafta sonları bir arkadaşım bana matematik dersi veriyordu. Okuduğumuz
yıllarda çok seveceğim ve heyecanını duyduğum bir meslek
hâline geldi. Bugün de bu mesleği severek ve heyecan duyarak yapmaya
çalışıyorum, ayrıca bu mesleği gelişmeye açık bir meslek olarak görüyorum.
Kendisini yenilemek isteyen, gelişen Türkiye ve dünya şartlarını
takip etmek isteyenlere de makine mühendisliğini okumalarını
tavsiye ediyorum.


Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasına girmeyi neden istediniz?


İnsanlar ideallerle beraber ortaya çıkar. Makine Mühendisleri Odasında
arkadaş sohbetleri sırasında, ‘orada yönetici olmamız gerekiyor’
fi krinden yola çıkarak Oda’ya gittik. Meslektaşlarımıza kendimizi tanıttıktan
sonra orada olmamız gerektiğini söylediler. Bu sürecin içerisinde
hem mesleğimizle ilgili hem de projeler konusunda arkadaşlarımızın
sorunlarını iyi biliyorduk. Yaptığımız görüşmelerde beni destekleyebileceklerini,
hem yönetimde hem de mecliste olmam gerektiğini söylediler.
Bunun üzerine süreç başladı. Bugün TTSO Yönetim Kurulu
Üyesi olarak üstlenmiş olduğumuz misyonumuzu ve görevimizi yerine
getirmeye çalışıyoruz. Bunda da başarılı mıyız diye sorarsanız; başarılıyız
dediğimiz an, kendi hayatımızı bitirmiş oluruz ki başarı çıtası hep
yüksek tutulmalı. Böyle olunca da memleketimize, sektörümüze faydalı
çalışmalar yapmanın gayreti içinde olmak gerekiyor, ben de böyle yaptığıma
inanıyorum.


TTSO’nun işlevsel olarak faydalı olabildiğini düşünüyor musunuz?
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasının içine girmeden önce ‘TTSO ne
yapıyor?’ diye soruyor, ‘hiçbir faaliyette bulunmuyor’ diye görüyordum.
Ancak içine girdiğim zaman Trabzon’un en önemli lokomotifi olduğunu
gördüm. Şöyle ki Trabzon’da çalışan, Trabzon’un sorunlarını
bilen, onları çözmek için çalışan, proje üreten ve bu projelerin takibini
yapan başka bir kuruluşa rastlamadım.


TTSO’NUN TEK EKSİĞİ; YAPILANLARI KAMUOYUNA TAM
OLARAK ANLATAMAMASI


Trabzon’u ziyaret eden başta üst düzey ziyaretçilerimizin, özellikle
de Hükümet düzeyindeki yetkililerin TTSO’nun şehrin sorunlarını ve
projelerini anlatan dosyaların takipçisi olacakları yönünde söz de veriyorlarsa,
bu TTSO’nun aktif olarak çalıştığının en önemli kanıtıdır.
TTSO’nun sanırım tek eksiği; yapılanları kamuoyuna tam olarak anlatamaması
ve en önemlisi de Trabzon’un dinamiklerinin, yöneticilerin
projelere, Trabzon’un ihtiyacı olan projeler olarak sahip çıkması gerekiyor.
Bu da şehir adına çok önemli.
Trabzon’un ticaretini, ekonomisini, siyasetini ve gelişmesini sağlayacak
projeler hazırlayan TTSO; bu projeleri merkezi hükümete de
sunan bir konumda. Bu anlamda da yönetim kurulunda bulunduğum
Odamızı bir kez daha tebrik ediyorum. Örneğin Trabzon’daki OSB’lerin
kurulması... Belki bu dışarıdan kolay gibi görünebilir ancak OSB’lerin
gerek altyapı olarak kurulmasının güçlüğü gerekse yatırımlar anlamında
Trabzon’la yarışan kaç şehir olduğu da malum. Hazırlanan bir projenin
yapılabilmesi için merkezi hükümete yapılan baskıyı, Trabzon’un
rakibi olan illerle nasıl yarıştığı konularını da çok iyi biliyorum. Sadece
Ticaret ve Sanayi Odası olarak değil, şehrin bütün dinamikleriyle birlikte
hareket etmek gerekiyor. Bütün bunların yanında şehrimizin bütün
dinamikleri; Valiliği, Belediyesi, DOKA’sı, sivil toplum örgütleri bir
projeyi ‘birlikte yaptık’ diyor. Bu çok güzel ve örnek bir davranış şekli.


TRABZON MÜKEMMEL BİR TURİZM ŞEHRİ OLABİLİR


Size göre Trabzon’u hangi sektör geleceğe taşıyabilir?
Trabzon’un coğrafyasına baktığımızda sadece bir alanın geliştirilerek
şehri geleceğe taşımasını beklemek doğru olmaz. Şöyle ki büyük
sanayi kuruluşu Trabzon’da olmaz ancak katma değeri yüksek sanayi
kuruluşları Trabzon’da çok rahat olabilir. Trabzon, ticaret şehri olabilir
çünkü hem Kafkaslara hem de Türk Cumhuriyetlerine açılan kapıdır
ve bu misyonunu da tarihinden alarak bugünlere gelmiştir. Bir turizm
şehri olabilir mi? Mükemmel bir şekilde olur.


Yeşili, doğası, yaylası, havası, denizi ile bütünleşebilen bir şehir
Trabzon. Bugün baktığınızda Antalya’ya giden turistler klimalarla serinletilmeye
çalışılırken, Trabzon’da bunu doğal olarak buluyorlar. Bunun
yanında sadece turizm diyerek tek bir alana da odaklanmamalıyız.
Sağlık turizmini de bu şehir iyi kullanmalı. Zira sadece bölgeden değil
komşu coğrafya ülkelerinden de şehrimizdeki sağlık imkânlarından
yararlanmak için gelen çok sayıda insan var. Bu demektir ki Trabzon;
ticaret, turizm ve sağlık alanında olmalıdır. Bunların birisinde olurken,
diğerini yok etmemek gerekiyor. Her bir sektörü yükseltmek gerekiyor.
1990’lı yıllardaki turizmle bugünkü turizm bana göre tamamen
farklı. 1990’lı yıllarda sadece kendi ürünlerini satmak için gelen fakir
Rus turistler vardı. Ancak son yıllarda tatillerini geçirmek için gelen
Körfez ülke turistlerinin oluşturduğu turizm hareketi ise çok farklı.
‘Arapların bu şehirde ne işi var?’ denilen bir ortamda rahmetli Valimiz
Recep Kızılcık başkanlığında büyük bir çalışma yapıldı. Arap, Orta
Doğu ve Körfez ülke turistlerinin Trabzon’a gelmesi için çok önemli
çalışmalar yaptı.


Bugün baktığımızda Trabzon’da otel, inşaat, yeme-içme, giyim
sektörünün tek beklentisi Körfez ülke turistlerinin bu şehre gelerek ticareti
canlandırması. Ancak şu unutulmamalı; bugün nasıl bu turistleTrabzon
rin buraya gelmeleri için uğraşılıyorsa, diğer iller de bunun çabası içinde.
Bu sebeple de biz birinci kapıyı açtık, daha iyi olmalıyız ve onları en
iyi şekilde ağırlayarak, el üstünde tutarak memnun etmeliyiz. Onların
varlığı ile bu şehrin ticareti canlanacak. Bu sektöre yönelik açılan otel
sayısı artıyor. Yayla turizmini daha da geliştirmeliyiz. Bu arada bir başka
önemli konu; Yeşil Yol olayına sadece karşı olmak ya da desteklemek
olarak bakıp taraf olmaktan ziyade, doğaya zarar vermeden yayla yolları
standartlarının yükseltilmesi, iyileştirilerek rehabilite edilmesi gerekiyor.
Yayla turizminin geliştirilmesi için gerekli olan yol standardını
yükseltmek gerekiyor. Çünkü turizme yeni alanlar, yeni alternatifl er
sunmak gerekiyor. Beş yıl ve sonraki yılları da şimdiden planlamalıyız
ki Arap ülkelerinden gelen turistlerin kendilerine yeni alternatifl er
aramalarının önüne geçmeliyiz.


TRABZON’UN TİCARET MERKEZİ OLMASI GEREKİYOR


Çok içinde olduğunuz bir konu demir yolu ve bu konuda da bir
platform oluşturdunuz. Bu konuyla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Trabzon’da ticaretin canlanması, bu şehrin ticaret merkezi olması
gerekiyor. Hem Rusya hem de Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetlerinde
ticaret merkezinin, lojistik merkezinin Trabzon olması gerekiyor. Bunun
da en büyük adımlarından birisi de demir yoludur. Bu noktada geç
kalındı. Her geç kalınmada da kendi ticaretini yapmak zorunda olan
insanlar kendilerine yeni alternatifl er buluyor.


Demir yolu ile ilgili oluşturduğumuz platformla başta çok büyük
bir canlılık, bir hareketlilik getirdiğimize inanıyorum. Emeği geçen bütün
arkadaşlara da teşekkür ediyoruz. Trabzon’da yaşayanlara demir
yolunun Trabzon’a gelmesi gerektiğini ve gelebileceğini kabul ettirdik.
Ancak sanki son dönemlerde bu konuyla ilgili bir boş vermişlik var
gibi görünüyor. Sanıyorum bu konuda da gerekli birlikteliği sağlayamadık.
Eğer biz bu birlikteliği sağlayabilseydik, tek bir ağızdan Trabzon’a
bağlanan bir demir yolunu istediğimizi söyleyebilseydik; demir
yolunun bugün yatırım programında olduğunu görebilirdik. Ancak şu
anda başta siyasiler olmak üzere bazı kesimin vaatleri arasında olması
ise demir yolunun bittiği anlamına gelmez. Ne zaman ki yatırım ihalesi
yapılır, bir fi rma alır ve ilk kazmayı vurmaya başlar; ben ondan sonra
demir yolunun Trabzon’a geleceğine inanırım. Çünkü baktığımızda
1890’lı yıllardan beri Trabzon’a demir yolunun yapılması gerektiği
konuşulmuş ve gelen herkesin vaatleri arasında yer almış. Bu vaatlerin
takibini de hepimizin yapması gerekiyor.


Trabzon Limanı’nın bağlandığı bir demir yolu, Trabzon’a yük ve
yolcu taşımacılığının olduğu bir demir yolu istiyoruz. Sahil Yolu’ndan
Samsun’a bağlantıdan önce Trabzon’un ticareti için İngiltere’den Çin’e
kadar uzanan, Erzincan’dan geçen demir yoluna bağlanılması gerektiğine
inanıyoruz. Sonraki aşamalarda sahilden bir demir yolu yapılabilir,
onlar tartışılabilir.


DENİZ DOLGUSU OLMAZSA OLMAZ YATIRIMLAR İÇİN YAPILMALI


Yatırım adası konusuna gelince; Trabzon’da arazi çok pahalı. Belki
de üzerine kurulacak fabrikanın bedelinden daha fazlası araziye veriliyor.
Bu bakımdan Trabzon’un kaçınılmazı deniz dolgusu. Bu arada
deniz dolgusuna karşıyız çünkü bu halkın denizle buluşması gerektiğine
inanıyoruz. Trabzon’un deniz yolu ile buluşması Sahil Yolu ile bozulmuştur.
Ancak unutulmaması gereken şu var; Beşikdüzü girişinden
Of çıkışına kadar sahilin sadece yüzde 17’si bozulmamış. Deniz dolgusu
ile yapılacak yatırım adasının bölgeye getirisi düşünülmeli. Olmazsa
olmazımız gibi duruyor. Çünkü yapılacak olan OSB’lerde maliyet açısından
büyük rakamlar ortaya çıkıyor. Yatırım adası yapılarak Trabzon
ticaretinin önünün açılacağını düşünüyoruz. Bu yatırımların da bir an
önce yapılması gerekiyor. Bununla ilgili siyasilerden gerekli sözler de
alınmıştır.


Burada irdelenmesi gereken şu; denizimizi olmazsa olmaz yatırımlarımızdan
ötürü doldurmalıyız. Trabzon’da bir de ulaşım sorunu var.


Bunun için de hafi f raylı sistemin bu şehre muhakkak kazandırılması
gerekiyor. Dolmuş esnafının zarar göreceği yönünde bir düşüncemiz
yok. O konuda da bir çözüm üretilerek bu şehrin ulaşımının daha rahat
sağlanması önde tutulmalı. Şehrimizin sadece denize doğru ve güneye
doğru da açılması gerekiyor. Böyle olunca şehrimiz hava kirliliğinin olmadığı,
daha yeşil, daha yaşanabilir bir şehir hâline gelebilir.


TRABZON, GİDEN GÖÇ ORANINDA GÖÇ DE ALAN BİR ŞEHİR


Size göre Trabzon’da göçün önüne nasıl geçilebilir?
Trabzon, giden göç oranında göç de alan bir şehir. Bu, Trabzon’un
merkez konumunda olduğunu gösteriyor. İç kısımlardan gelen insanların
göç merkezi, yaşanılabilir bir şehir konumunda. Ancak Trabzon’da
yaşayanlar için dışarısı daha cazip. Hem göç alıyor hem göç
veriyoruz. İnsanların Trabzon’da kalmasını sağlayabilmek için yapılabilecekleri
iyice analiz etmek, ona göre hareket etmek gerekiyor. Akılcı
politikalarla iş imkânlarını artırarak bu sağlanabilir. Kalifi ye elemana
çok ihtiyaç var. Hem iş arayan hem de eleman arayan sayısı çok fazla.
Bir de iş beğenmemezlik var ki bunun da göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Trabzon’da 50-60 bin kişilik bir nüfus da öğrenci olarak bu şehirTrabzon
de yaşıyor. Bu nüfusun talep ve ihtiyaçlarına göre de şehirde bazı şeyler
şekillendirilmeli.


Peki, önümüzdeki dönemlerde kendi adınıza ya da işinizle alakalı
farklı düşünceleriniz var mı?


İşlerimizi il dışına taşıma noktasında girişimlerimiz var. Gelecek
dönemden itibaren Ankara’da iş hayatını sürdürmeyi düşünüyoruz.
Trabzon’u seviyoruz, Trabzon’dan uzaklaşmak zor ancak iş hayatımızda
gelecek adına bunu yapmamız gerekiyor. Makine Mühendisleri
Odası, Ticaret ve Sanayi Odası gibi sivil toplum örgütlerinin yanı sıra
Trabzon’un spor hayatında da olduk.


Trabzon güzel bir kent. Trabzon’un güzelliklerini görmek gerekiyor.
Dışarıda yaşayanların da önce bu güzellikleri yaşayarak konuşmasını
istiyorum. Trabzon’la ilgili herhangi bir projesi olan insanlar Trabzon’un
gerçek dinamiklerini ve yaşantısını iyice anlayarak projelerini
hayata geçirmeli. Trabzon’la ve Trabzon insanıyla bağdaşmayan hiçbir
projenin Trabzon’da hayata geçirilebileceğine inanmıyorum. Trabzonlu
olarak erken kızarız, söyleriz ancak aradan en fazla 3 dakika geçtikten
sonra oturur yine birlikte çayımızı içeriz. Öyle de güzel bir yapıya
sahibiz.


Şaban Bey teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim.