Eğitim Sen Adana’da öğrencilerin siyasi faaliyetlere alet edildiğini söyleyerek tepki gösterdi

Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Engin Nur, AK Parti’nin Adana’da düzenlediği Gençlik Şöleninde öğrencilerin siyasi faaliyetlere alet edildiğini söyleyerek tepki gösterdi. Nur, “Siyasi iktidarın görevi öğrencileri siyasi kampanya konusu yapmak değil, gençlerimizin düşlerini gerçekleştirebilecekleri bir ülke ve gelecek için çalışmaktır” dedi.

“SİYASİ PARTİNİN GÖREVİ ÖĞRENCİLERİ SİYASİ KAMPANYA MALZEMESİ YAPMAK DEĞİLDİR”

Gençlik Şöleni sonrasında yaşanan  kazada hayatını kaybeden gençlere rahmet dileyen Nur, öğrencilerin siyasi etkinliklere alet edildiğini belirterek, “Adana’dan Konya’ya hareket eden tur otobüsünün şarampole yuvarlanması sonucu, üç öğrencimizin hayatını kaybetmesinin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yaşamını yitiren gençlerimizin ailelerinin acısını paylaşıyor, başsağlığı diliyoruz. Hayatının baharında yaşamdan kopan bu gençlerimiz, bir bilim fuarından, eğitim çalışmasından, araştırma gezisinden, kültürel, sanatsal ve sportif bir etkinlikten dönmüyordu. İktidar partisinin siyasi bir programından etkinliğinden dönüyorlardı. Gençlerimiz politik bir kampanyaya iradelerinin dışında dahil edilmişlerdi. Oysa bir siyasi partinin görevi öğrencileri siyasi kampanya malzemesi yapmak değil, onlara düşlerini gerçekleştirebileceği bir gelecek hazırlamak için çalışmaktır. Tabi ki hiçbir siyasi parti faaliyetleri sırasında bir kaza ve ölümlerin olacağını önceden bilemez, mutlaka gerekli tedbirler alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Trabzon'da çırılçıplak koşan adam kameralarda! Trabzon'da çırılçıplak koşan adam kameralarda!

“GENÇLER PROPAGANDA MALZEMESİ OLARAK KULLANILAMAZ”

Nur sözlerine şu şekilde devam etti, “Bizim sorguladığımız öğrencilerin siyasi faaliyetlere adeta taşıma yoluyla katılımlarını sağlama yöntemidir. Siyaset kurumunun görevi, gençlere eşit, nitelikli, ulaşılabilir, laik, bilimsel ve kamusal eğitim hizmeti sunmak; özgürce, eşitçe yaşayabileceği güvenli bir gelecek inşa etmektir. İktidarların görevi siyasi gelecekleri açısından gençleri propaganda malzemesi olarak kullanmak olamaz. Bugün öğrencilerimiz nitelikli, eşit, ulaşılabilir, bilimsel, laik, kamusal eğitim hakkından yoksun. Eğitim parayla alınıp satılan ticari bir meta haline getirildi. Artan hayat pahalılığı ve yoksulluk ile birlikte üniversitelerde barınma, beslenme ve ulaşım sorunu gençlerimizi ve ailelerini her geçen gün daha fazla zorluyor. Çocuklarımız korumasız ve savunmasız bir biçimde tarikat, cemaat ve gerici vakıfların istismarına ve insafına terk edilmiş vaziyette. Çocuk işçiliği, yasalaştırılıp yaygınlaştırılarak sermayenin ucuz iş gücü olarak hizmetine sunuluyor. Gençlerimiz düşler kurduğu topraklarda geleceksizlik girdabına sürüklenerek çareyi yurtdışında arar hale getirilmiş bulunuyor. Tüm bu olumsuzluklar karşısında öğrencilerimizin, gençlerimizin yanında durmaya, onlara ses olup hayallerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Laik, bilimsel, kamusal eğitim hakkı için öğrenci ve velilerimizle birlikte mücadeleyi sürdüreceğiz.”