Özcan İlarslan: Trabzon, dünyanın cennet yerlerinden birisi

Babasının bakkalı ve aile çay bahçesi onun için ticaret hayatına atılan ilk adımlar oldu. Trabzon’un da çok yakından tanıdığı Eski Trabzon Belediye Başkan Yardımcılarından Orhan İlarslan’ın küçük kardeşi olan Özcan İlarslan, ağabeyi ile omuz omuza vererek çok sevdiği futbol hayatı yerine turizme yönelmeyi tercih etti. Liseden sonra başlayan
futbol hayatı 14 yıl sürdü ve bunun 12 yılı da gurbette geçti. 1. Lig’de
mücadele eden Karabükspor’daki 12 yılın ardından evlenerek döndü
tekrar memleketi Trabzon’a ve bir daha da gurbete çıkmadı. Çünkü o
tam bir Trabzon sevdalısı. Zira 8 yıldır görev yaptığı Trabzon Ticaret ve
Sanayi Odasında da son yılların gözde sektörü, içinde bulunduğu Turizmden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor.

ozcan

TRABZON, DÜNYANIN CENNET YERLERİNDEN BİRİSİ


Turizm yatırımcısı olarak beklentiniz nedir?


Trabzon halkı olarak şehrimize gelen herkese elimizden geldiğince
en iyi şekilde yardımcı olmalıyız. Çünkü onların buradaki ilk izlenimi
çok önemli. Eğer onlar buradan mutlu ayrılıyorsa, önümüzdeki yıl gelen turist sayısı iki, hattâ üç katına çıkacaktır. Bu da her yıl şehrimizin hem yatırım hem de turizm anlamında gelişip büyümesine vesile olacaktır. Trabzon, dünyanın cennet yerlerinden birisi. Bunu kendi elimizle yok etmemeli, iyi bir planlama yaparak geliştirmeliyiz. Önemli bir ayrıntı da merdiven altı denilen olay. Şehrimizde bakanlığa bağlı otellerde sıkıntı olmazken, belediyeye bağlı otellerde sıkıntı yaşanıyor. Yetkililer de halkımız da buna dikkat etmeli. Çünkü Arap turistler,
kendi yaşantılarına bizi yakın gördükleri için burayı tercih ediyor.


Trabzon’un turizmde önünün açılması için DTM’nin yıkılarak yeni
bir otel ve kongre merkezi yapılması projesinin olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Özcan İlarslan, kendisi için bundan sonraki hedefin yine turizm sektöründe devam etmek olduğunu dile getirdi. Hani herkesin gönlünde bir aslan yatar’ derler ya işte Özcan İlarslan da TTSO’daki görevinin tamamlanması sonrası takdir edilmesi hâlinde
Trabzonspor’da yöneticilik yapmak istediğini de belirtmeden geçmiyor. ‘Allah nasip eder de takdir edilirse olur, olmazsa da biz iyi günde
de kötü günde de her zaman Trabzonspor’un yanındayız.’ diyerek bu
düşünceye bakış açısını sergiliyor.


İlarslan, şimdilerde üniversite eğitimi alan oğlunun okulunun bitmesini bekliyor. Eğer o da tercih ederse turizm sektöründe onu da yanlarına almayı planlıyor. Bir kız, bir erkek olmak üzere iki çocuk babası olan Özcan İlarslan ile kendisini; Trabzon’u, Trabzon’un ticaretini, turizmini konuştuk, geleceğe dair düşüncelerini öğrendik. Oldukça keyifli, bir o kadar da katkı veren bir röportaj olduğuna inanıyoruz.


Bize ailenizi anlatır mısınız, nasıl bir aileniz vardı?


Şu anda otelimizin bulunduğu yerde hem bakkal dükkânımız hem
de aile çay bahçemiz vardı; babam onları işletirdi. Annem ev hanımıydı
ama hiç boş durmazdı. Tütünümüz vardı, tütün ve her türlü ekin ekerdi. Babam işten kalan zamanlarda da anneme yardımcı olurmuş. Babam, ailenin tek erkek çocuğuydu. Babamın 15 yaşındaki Burhan isimli kardeşi o dönem yılan sokmasından zehirlenip ölünce onun adını bana
koydular; bir diğer ismim de Burhan’dır. 5 tane halam var ve babam
ailenin reisi gibiydi. Benim çocukluğumda mahallemiz Holamana,
Uzunkum ve şimdi Beşirli oldu.


HEM OKUYOR HEM DE ÇALIŞIYORDUM


Nasıl bir çocukluk yaşadınız, ailenizle ilişkileriniz nasıldı?


İlkokulu Beşirli köyündeki ilkokulda, ortaokulu Fatih Ortaokulunda (Şimdi lise oldu.) okudum. Ben okurken hem bakkalda duruyor hem de garsonluk yapıyordum. Bu arada futbol da oynuyordum. Evinen küçüğü olduğum için babamla arkadaş gibiydim. Hattâ ağabeyim
anneci, ben babacıydım. Çünkü günümün okuldan sonraki kısmının
hep bakkal dükkânımızda geçtiğini söyleyebilirim.


15 yaşında mahalle takımında futbol oynadım. Sonrasında beni
bir üst kategoriye, İkinci Amatör Lig’deki Beşirlispor’a aldılar. İki yıl
oynadıktan ve başarılı olduktan sonra Trabzonspor’a geçtim. İki yıl da
orada oynadıktan sonra bir yıl oynadığım Sebat Gençlik takımında 19
yaşında profesyonel oldum. Oradan Karabükspor’a gittim ve 9 yıl orada
oynadım. Birinci Lig’e çıktık. O dönem ağabeyimle 1989 yılında aile
şirketini kurduk. Bu şirket altında 1995 yılında butik otel kurarak faaliyete geçtik ve 20 yıldır mevcut otelimizle iş yaşantımızı sürdürmeye devam ediyoruz.


Futbolculuk yaşantınız nedeniyle uzun yıllar gurbette yaşadınız,
zor oldu mu bu?


Annemle babam o dönem evlenmem için âdeta yalvarıyordu bana.
Öyle ya gurbette yalnızdım da. Ben de ablamı arayıp, “Ailemize gelecek
bir kız bakın bana.” dedim. Çünkü yöre insanı olarak bize uyum sağ-
layabilecek birisiyle ancak mutlu olabiliriz. Allah’a çok şükür şu anda
da hâlen ilk günkü gibi çok mutluyum. Bir gün maç sonrası hocama
dönüp, “Hocam evleneceğim. Bir kız buldular bana, izin verirsen Trabzon’a gideceğim.” dedim. Ve geldim Trabzon’a. Nişan, düğün derken evlendik.


Ben futbol oynarken otelin temeli de atılmıştı. Ancak babam son
dönemlerine yetişememişti, zira ömrü vefa etmemişti.
Turizm alanında bir otel yatırımı nereden geldi aklınıza?
Orhan abim belediye başkan yardımcısı, aynı zamanda fen işleri
müdürü idi. Eski Belediye Başkanı Orhan Karakullukçu bize; “Oraya
otel yapın.” fikrini veren kişiydi. Abim de çizdiği projeyle bakanlığa
gitti. Ancak oradan istenilen sonuç alınamadı. Almanya’daki eniştemden büyük destek gördük, belki de bugünlere gelmemizde çok büyük
emekleri oldu. Belli bir zaman sonra ayrıldık ve abimle ikimiz kaldık.
Şu anda da yüzde elli olmak üzere aile şirketi olarak ikimizin ve çocuklarımızın burası.
Turizm sektörü sizin bu sektöre girdiğiniz ilk dönem nasıldı, şimdi
nasıl?

Aranan şahıslar Trabzon'da yakayı ele verdi! Aranan şahıslar Trabzon'da yakayı ele verdi!


Biz turizm sektörüne adım attığımızda en elit otellerden biri olarak
Özgür ve Horon Oteli vardı. Daha sonra Usta Otel de açıldı. Bizim otel
bittikten sonra Ahmet Nazif Zorlu büyüğümüz 1997’de Zorlu Grand
Otel’i Trabzon’a kazandırdı. O otelin mimarı da bizim otelde konaklıyordu. Eskiden Trabzon’da kampingler vardı. Söylediğim gibi; bizim
otel yapmamızda en önemli etken Orhan Karakullukçu’nun söylemleriydi. İlk etapta 20 odalı yapmıştık oteli. Ancak o zaman ileriyi çok
düşünemiyorsunuz.


TRABZON’DA İNANILMAZ BİR OTEL YATIRIMI VAR


Peki, neydi ilk etapta düşünceniz yani Trabzon dışından gelenlerin
konaklaması mıydı sadece?


Tabii, ilk dönem öyleydi. Trabzon’un önemli bir tarihi hep vardı
ama bizler bunun çok bilincinde değildik. Bu bir realite. Ancak zaman
içinde her şeyin değiştiğini gördük. Talep arttıkça hizmet alanınızı genişletmeniz gerektiğini anlıyorsunuz. Biz de öyle yaptık ve oda sayısını
14 oda ilave ederek 34’e çıkardık ama bu da yeterli değildi. Son dönemlerde büyük şirketler de işin farkına vardı ve otel yatırımlarının Trabzon’a geldiğini hep birlikte görüyoruz. Trabzon’da inanılmaz bir otel yatırımı var. Umarız hiç kimse hayal kırıklığına uğramaz. Kış mevsimi
için farklı alternatifler geliştirmemiz gerekiyor.


AVRUPA’DAN GELEN TURİSTLERİ İHMAL EDİYORUZ


Trabzon turizm şehri olmaya hazır mı?


Trabzon’da sanayi yoksa ya da zorsa, o zaman turizmin geliştirilmesi için herkesin elini taşın altına koyması lazım. Bu yıl Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasında 8. yılım. Trabzon halkı olarak turizme şehrimiz ne kadar hazır, bu bile muallakta. Körfez ülkelerinden gelen turistlerde
son yıllarda büyük artış var. Ancak biz buna ne kadar hazırız, onların
bizden beklentisi nedir? Çünkü turist demek sadece yatıp kalkması demek değil.
Bu arada Avrupa’dan gelen turistleri de ihmal ettiğimizi düşünü-
yorum.


Körfez ülkelerinden gelen turistlerin Trabzon’un geleceğinde ne
kadar süre olacakları bana göre önemli bir soru işareti. Bu soru işareti
ni ortadan kaldırmak için de öncelikle iyi bir planlama yapılmalı. Zaten
bizim eksiğimiz de planlamamızın olmayışı, bu da doğru iş yapmamızın
önünde en büyük engel. Trabzon’un başta yetkilileri olmak üzere bü-
tün dinamiklerinin bu anlamda birlikte hareket ederek şehir için iyi bir
planlama yapmaları gerekiyor.


Trabzon büyükşehir oldu ancak halkımız hâlâ bunun farkında de-
ğil. Çünkü artıları, eksileri nedir; insanlarımız henüz bilincinde değil.
Ödemelerde büyükşehiriz ancak hizmette bu seviyeye henüz gelemedik sanki. Son yıllarda sevindirici olan ise Körfez ülkelerinden gelen
turistler sayesinde bütün esnafından tutun; oteline, köyümüze, yaylamıza herkesin yüzünün gülmesi. Yine söylediğimiz gibi şimdi yapmamız gereken bunu 12 aya yaymamız. Bu arada Arap turizminin şehrimize gelmesinde büyük emekleri olan eski valimiz merhum Recep
Kızılcık ile Trabzonlu iş adamı Muammer Saka abimize de teşekkür
etmeyi unutmamalıyız. Merhum valimizin bu anlamda çalışmalarını
bilmeyen yoktur. Muammer Saka abimiz de en üst düzey 15 acenteyi,
basını Trabzon’a getirip misafir eden isimdir.


Kış turizmi de önemli, size göre de öyle değil mi?


Çakırgöl Projesi var o anlamda. Bu arada Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı bölgemiz için çok önemli projelere imza atıyor. DOKA Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım Bey, şehrimiz için inanın büyük bir şans. Ufku, vizyonu çok geniş bir insan. Ordu’dan Artvin’e kadar hayata geçirilen ve devam eden projeler ortada. Bu projelerin de hem bölgemize hem şehrimize artıları yadsınamaz. Şehrimiz kendisinden daha çok faydalanmalı diye düşünüyorum. Benim vurgulamak istediğim bir başka önemli konu da şehrimizdeki Turizm Danışma Bürosu’nun
bulunduğu yer. Bize yer göstersinler, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası
olarak yapmaya hazırız. Dünyanın neresine giderseniz gidin turizm danışma büroları şehrin göbeğindedir. Bu anlamda başta Trabzon Valimiz olmak üzere Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımıza da çağrıda bulunuyoruz. TTSO olarak havalimanında Arap turistleri yönlendirmek
için iç ve dış hatlara iki eleman yerleştirme adına bir çalışma yaptık.

 


Trabzon size göre proje yapmayı öğrendi mi?
Açık konuşmak gerekirse ilk başlarda bunun çok bilincinde değildi. Her geçen gün proje geliştirme bilincinin geliştiğini söylemek yanlış olmaz. TTSO’ya bağlı ABİGEM Proje Ofisi bu anlamda harıl harıl
çalışıyor ve şehrin lokomotifi oldu. Zaten bizim amacımız da bu şehre
bir şeyler katabilmek, hizmet edebilmek. Önemli olan da budur. DOKA’nın da bu anlamda şehrimize büyük katkısı oldu. Zira projelerin
geri dönüşleri hâlen devam ediyor.


Zaman zaman yurt dışı ziyaretleriniz oluyor, size göre bir iş adamı-
na ne kazandırır bu tür ziyaretler?
Genç girişimci arkadaşlarıma fırsat buldukça muhakkak yurt dı-
şına çıkmalarını tavsiye ediyorum. Sadece gezmek değil; görmek ve
gördüğünü Trabzon’a, kendi sektörüne uyarlayıp uyarlayamayacağını
da gözlemlemesini öneriyorum. Herkes kendi işiyle ilgili bir şeyler yakalamalı. Acele etmeden çok iyi araştırma yapmak lazım. Gelecek zaten
gençlerin. Avrupa’ya gitsinler. Çünkü dünya globalleşiyor. Çalışmadan
üretmek mümkün değil.


Özcan İlarslan tipik Karadeniz insanı gibi midir?


Karadeniz insanı, havası gibidir; agresif gibi görünür ama kalpleri
çok yumuşaktır. Bir anda parlar ancak bu çok kısa sürer. Ben de tipik
bir Karadenizli karakterine sahibim. Karşımdakine kızsam da içimde
bir kötülük beslemem. Önemli olan bizden sonrakilere doğru örnek
olabilmek. Bu örnek olma da aileden başlar. Bu da geleceğimizin sağ-
lam temellere oturmasında önemli bir etkendir.


Özcan Bey teşekkür ederiz.


Ben teşekkür ederim.