Türk-İş İşçi Bayramı öncesi açıkladı,Salgında fedakârlık işçiden beklenmesin çıkışı!

29 Nisan 2021 Perşembe 12:45
Türk-İş İşçi Bayramı öncesi açıkladı,Salgında fedakârlık işçiden beklenmesin çıkışı!

Türk-İş Trabzon İl Temsilcisi ve Yol-İş Sendikası Trabzon 1 nolu Şube Başkanı Gökhan Gedikli, 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde Trabzon Atatürk Alanı’nda Türk-İş’e bağlı Sendika yöneticileri ile basın açıklaması yaptı. 
Konuşmalarının başında şehitlere rahmet dilerken ABD Başkanı Biden’ın soykırım açıklamalarına sert tepki göstererek “Bizim için hiçbir hükmü yoktur” dedi. Gedikli açıklamasında “Yaşamını emeğiyle sürdürmek zorunda olanlar, küresel salgın şartlarında fedakârca çalışıp canlarını ortaya koyanlar, hepinize selam olsun. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramımız kutlu olsun.

 

FEDAKÂRLIK BİZDEN BEKLENMESİN
Büyük bedeller ödeyerek haklarımızı kazandık. Küresel ekonomik krizin bedelini yine çalışanlar ödemesin fedakârlık yine bizden beklenmesin. Salgın her şeyi alt üst etti, durumu fırsata çevirmek isteyenler yine ortaya çıktı. Bir buçuk yıldır, şiddetini artıran Covid-19 salgını tüm dünyada milyonlarca can aldı. Ülkemizdeki gelişmeleri her geçen gün endişeyle izliyoruz. Bu gelişmeler, emekçilerin birlik içinde olmaları gerektiğini ortaya koydu, dayanışma çağrılarının ne derece doğru olduğunu gösterdi.


 

İŞSİZLİK DEVASA BOYUTTA
Salgın, bazı işverenlere adeta bulunmaz bir fırsat verdi. Salgın, işçi hak ve özgürlüklerine el uzatılması için ‘meşru’ gerekçeymiş gibi görüldü. İşçinin, İş ve gelir güvencesi zayıflatıldı.  Diğer yandan salgın dünyaya başka bir gerçeği de hatırlattı. Onlarca yıldır yok edilmeye çalışılan sosyal devlet felsefesinin ve varlığının önemi iyice ortaya çıktı. Devasa boyutlara gelen işsizlik sorunu resmi verilere bile yansıdı ve görünür oldu. Çalışır gözüken ve ücretsiz izine çıkarılan milyonlarca emekçinin yaşamlarını asgari ücretin yarısı bir gelirle nasıl sürdürecekleri sorusu yanıtsız kaldı.


 

KÇÖ YETERSİZ
Kısa çalışma uygulaması kapsamında olan emekçilere yapılan ödemelerin yeterli olup olmadığı sorusunun cevabı verilmedi. Kendi nam ve hesabına çalışan küçük işletmecilerin ve esnafların işyerleri kapanmak zorunda kaldı. Ailenin bir haftalık mutfak masrafını dahi karşılayacağı şüpheli olan bir meblağla yapılan “yardım” yeterli olmadı. Salgın tam anlamıyla sosyal devletin gücünü deneme sınavı halini aldı.


VERGİ KAZANCA GÖRE ALINMALI
Sendikalı emekçilerin, örgütsüz ve kayıt dışı çalışanlara göre, salgının olumsuz etkilerinden daha az hasarla çıkma imkânına sahip oldukları görüldü. Virüsün de etkisiyle, sendikasız, örgütsüz ve güvencesiz işçiler ya işsizliğe ya da yoksulluğa mahkûm oldu. Emekçilerin iş ve yaşam şartlarını iyileştirecek ekonomik ve sosyal politikalar öncelikle uygulanmalı, ücretli çalışanların vergi yükü düşürülmelidir. Az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmalıdır.

Taşeron çalıştırma kamuda ve KİT’lerde tamamıyla sona erdirilmeli, geçici olarak çalışan işçiler kamuda kadroya alınmalıdır. 
Hemen çözülmesi gereken acil sorunlarımız için ise tespit ve taleplerimizi aşağıdaki gibi sıralıyoruz:
•Üç ay daha uzatılan Kısa Çalışma Ödeneği uygulaması, salgın boyunca güçlendirilerek sürdürülmelidir
•Ücretsiz izine çıkarılan emekçilere yeterli gelir desteği sağlanmalıdır.
•17 Mayıs 2021 tarihine kadar uzatılan işten çıkarma yasağına rağmen 4857 sayılı İş Kanununun 25 madde 2. fıkrasını muvazaalı bir şekilde uygulayan işverenlere karşı denetim ve yaptırım getirilmelidir. Kamuoyunda “Kod 29” olarak da bilinen bu muvazaalı uygulama ortadan kaldırılmalıdır. 
•Bazı büyük işletmelerin “kalıcı uzaktan çalışma” uygulamasına geçeceklerini duyurmaları, uzun vadede yaşanacak hak kayıplarına neden olma tehlikesini de beraberinde getirmektedir.
•Uzaktan çalışma uygulamasına yönelik düzenlemeler, uzaktan çalışanların ekonomik, sosyal ve sendikal haklarını gözeterek yapılmalıdır.
•Salgının yayılım hızıyla aşılama hızı arasındaki dengesizlik mutlaka giderilmelidir. Fabrikalarda, bürolarda, her türlü kalabalık ortamda, fiziki temasın yoğun olduğu yerlerde çalışan emekçiler aşı programında öncelikli kapsama alınmalıdır.
•Salgınla mücadelede sorumluluğun bireylere bırakıldığı bir yaklaşımdan, etkin ve önleyici toplumsal yaklaşıma geçilmesi bir zorunluluktur.
•Toplumsal etkin ve önleyici salgınla mücadele programı, bireylerin salgına karşı mücadele isteğini de güçlendirecektir.

Son Güncelleme: 29.04.2021 13:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.