Flaş Haber
Kapat

Girişimci kadınlar için yeni istihdam alanları müjdeleyecek

Milletvekili Ayvazoğlu, Aile Bakanı Selçuk’un Trabzon ziyaretini yorumladı

04 Ocak 2021 Pazartesi 11:07
Girişimci kadınlar için yeni istihdam alanları müjdeleyecek

Aile  Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un Trabzon ziyareti öncesi Milletvekili Bahar Ayvazoğlu ile hem genel hem yerel siyaseti hem de Bakanın ziyaretini konuştuk. (Bugün genel konular... Yarın ise yerel konular...)

AK Parti Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu, gerek ülke meselelerinde ve gerekse kentin yerel sorunlarında sorumluluğunu yerine getiren milletvekillerimizden biri. Ayvazoğlu, son olarak Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’u yarın Trabzon’a getiriyor. Özellikle girişimci kadınlara yönelik yeni istihdam alanları için yapılacak olan bölge toplantısının Trabzon’da gerçekleştirilecek olmasını çok önemsedik. Bu bağlamda Ayvazoğlu ile hem ülke genelini hem Trabzon yerelini ve hem de Bakanın ziyaretini konuştuk. İki bölümlük röportajın bugün ilk bölümünü yayımlıyoruz.

1- Ülke ve Şehrimizin gündemini; en güncelinden başlayıp geriye doğru giderek değerlendirmenizi istiyoruz! İlk olarak CHP’li eski Bakan Fikri Sağlar’ın başörtüsü üzerinden başörtülü hakimleri itibarsızlaştırması olayı var. CHP’de buna karşı PM’sindeki başörtülü avukatı alarak gövde gösterisi yaptı. Neler söyleyeceksiniz?

* Şahsi sosyal medya hesaplarımdan konu ile alakalı düşüncelerimi paylaşmıştım. Ancak bu önemli konuda bir kez daha gazeteniz aracılığıyla milletimize düşüncelerimi paylaşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Zira dün “Türbanlı rektörümüz olmuş, uzaya füze göndeririz çok yakında veya atom çekirdeğini parçalarız.”diyerek başörtülülerle dalga geçmeye çalışanları Partisinin İstanbul gibi önemli bir İl Başkanlığı görevine getirenlerin, bugün başörtülülere samimiyetsiz ve riyakarca selam gönderme gayreti ne derece inandırıcı olabilir?

Yine daha düne kadar ötekileştirdikleri, eğitim hakkını ve devlet memuru olma hakkını ellerinden almak istedikleri bir başörtülü kadın olarak ben, Kadına seçme ve seçilme hakkını biz verdik, bizim sayemizde oradasınız diyenlere sormak isterim. Gazi Mustafa Kemal'in kadına teslim ettiği bu hakkı, kadınları kılık kıyafetleri, inançları üzerinden yaftalayarak ve ayrıştırarak ellerinden alan, bizi had bildirme gibi üstenci bir dille hakir gören aynı CHP değil mi? Ve bu hak bana Recep Tayyip Erdoğan Türkiyesi'nde yeniden verilmedi mi? Atatürk'ün de kemiklerini sızlatan bir uygulama ile, seçebilen ama seçilemeyen kadınların yıllarca yaşadığı bu hak ihlaline kim dur dedi? Hiç değişmeyen bu faşist zihniyetle mücadele etmeyelim mi, lanetlemeyelim mi?

Partilerindeki veya ortağının partisindeki tacizci, tecavüzcü ve hırsızları ve maalesef bunlara ilaveten annesi partilerinde görevli diye kadın katillerini aklamaya çalışanları görmeyip; savunduğu siyasi değerler bir tarafa, sahip olduğu manevi değerleri milletimizin çok iyi bildiği ve emin olduğu Recep Tayyip Erdoğan’ı başörtüsü üzerinden sözüm ona ezmeye çalışanların hadsizlik ve terbiyesizliğini görmezden mi gelelim? Ömrünü bu kardeşlerimizin özgürce başlarını örtebilmeleri ve bu şekilde eğitim-öğretimlerini tamamlamaları, kamunun her alanında eşit vatandaş gibi tüm haklardan yararlanmaları için harcayan; bu dava uğruna hapislerde yatan liderimizin her daim yanındayız demeyelim mi? Ali Bey, mal bulmuş mağribi gibi “Vitrin Mankeni” yakıştırmasından medet umanlar da gayet iyi biliyor ki; bu tabir kadınlarımızı değil, tam tersi bu kadınları hiç haz etmedikleri halde siyaseten kullanan CHP ve ortaklarının zihniyetinin bakış açısını ifade etmektedir. CHP'nin çarşaf açılımını hatırlayanlar bu ifadenin ne kadar doğru olduğunu daha iyi anlar.

2- Geçtiğimiz günlerde hem sosyal medya üzerinden hem de yazılı ve görsel basında CHP Milletvekili Ahmet Kaya ile karşılıklı soru ve cevap şeklinde atışmanız olmuştu, hatta konuya il başkanları da dahil olmuştu. Bu konu sulh ile kapandı mı?

* Ali Bey! Milletimiz bizlere, kendisini TBMM’de temsil etme yetkisi vermiştir. Gazi Meclisimizde sergilediğimiz her hal, duruş ve hareketimiz veya konuşmamız bizlere vekaletname veren milletimizin duygu, düşünce ve beklentileri ile örtüşmelidir. Ben CHP Trabzon Milletvekilinin bütçe görüşmeleri esnasında en ön sırada yüzü kıpkırmızı bir halde, meclis sıralarını kırarcasına yumruklayıp, Bakanlarımızı konuşturmama çabasını ve geçirdiği öfke nöbetini görünce, CHP’ye de hiç bir sözlü sataşma yapmadan basit bir soru sordum. 2 yılı aşkın aynı genel kurulda çalışıyoruz ve o güne dek askerimizi, polisimizi, şehitlerimizi ve aileleri ni sürekli ve kasıtlı olarak inciterek PKK borozanlığı yapan HDP'ye dönüp tek bir itiraz, bir ima, beden dili ile bile olsa ufacık bir tasvip etmeme haline şahit olmadığımızı hatırlatarak "Bakanımızın hangi sözü sizi bu kansızlardan daha fazla öfkelendirdi?" dedim. Kendisi de soruma cevap vermek yerine, ipe sapa gelmeyen, sorunun özüne ve ruhuna uymayan kaçamak ifadelerle ve bir beyefendi kimliği ile de hiç örtüşmeyen yakışıksız bir üslupla saldırmayı tercih etti. Sorum hala cevabını bulmuş değil çünkü HDP yörüngesinde yaptıkları gayri milli siyasetin Trabzon gibi milli değerlerine son derece bağlı ve terör konusunda kırmızı çizgisi olan bir şehirde teşhir edilmesi haliyle kendisini panikletti. Kendisi Trabzon’da farklı Ankara’da farklı bir kimliğe büründüğü için olsa gerek, herhalde sorumuzu Trabzon'da cevapladığı için milliyetçilik damarı depreşti.

Milletimiz bunları, bunların ikircikli hallerini ve yapmaya çalıştıklarını zaten görüyor. Ama kimse kusura bakmasın Meclis Genel Kurulu'nda HDP konuştuğunda alkışlayan CHP'nin de, CHP konuştuğunda çak yapan HDP'nin de bizim milliyetçilik anlayışımızda yeri yoktur. Kendisi karar versin bir zahmet. Yaşasaydı 19 yaşında olacak Erenimizi katleden PKK'nın meclis sözcüsü HDP karşısında dili tutulan, yan gözle bile bakmayan, onlara karşı en ufak bir öfke ve rahatsızlık belirtisi gösteremeyen bir Ahmet Kaya olarak mı siyaset hayatına devam edecek, yoksa Trabzon'da kahrolsun PKK ve ona destek verenler diye efelenip, Ankara'da işte o PKK destekçisi HDP sıralarına baka baka bunu haykırarak tarafını belli eden bir Ahmet Kaya olarak mı?

3- Geçtiğimiz hafta asgari ücret belirlendi. Belirlenen ücreti yeterli buluyor musunuz? İş İnsanları yönünden de bir değerlendirme yapar mısınız?

* Önceki sorulara verdiğim cevapta sorumluluk sahibi bir milletvekili tanımlaması yapmıştım. Bu çerçevede sorduğunuz soruya yalın bir şekilde asgari ücret yeterlidir cevabı vermek kendi meşruiyetimizi sorgulanır kılar. Çünkü; hükümetimiz ve biz milletvekilleri milletimize her zaman en iyisini ve daha iyisini sunmak için siyaset yapıyoruz. Dolayısı ile sadece asgari ücret için değil diğer konularda da yeterlidir gibi iddialı bir ifadede bulunmak demek, yapacak hiçbirşeyimizin kalmadığını gösterir aslında. Oysa devlet süreklilik arz eder. İstikrarlı hükümetler de bu sürekliliği yaşanabilir kılar. Hükümetimizin, işveren temsilcileri ve işçi temsilcileri ile yürüttüğü görüşmeler neticesinde eldeki tüm parametreler de dikkate alındığında asgari ücret için alınan karar mevcut koşullar çerçevesinde doğrudur. Burada milletimizin dikkatine sunmak istediğim husus iktidara geldiğimiz 2002 yılı itibarı ile Asgari Ücrette yaşanan gelişmelerin işçi lehine mi, yoksa aleyhine mi olduğu sorusunun cevabıdır. Cevap ise 2002 yılı itibarı ile asgari ücret döviz ve altın bazında üç kat, üretici fiyat endeksi bazında 2,5 kat arttığıdır. Hedefimiz asgari ücreti en ideal yaşam koşullarını vatandaşımıza sunacak seviyelere çıkarmaktır.

4- CHP’li bir milletvekili Covid-19 aşısının Türkiye’ye çoktan getirilip Ak Partili üst yöneticilere yapıldığına dair ifadeleri olmuştu. Siz aşı oldunuz mu?

* Aynı CHP’lilerin aşıların güvenli olmadığını söylediklerine, hatta aşı üreten şirketleri bulunduğu ülkeye göre değerlendirerek itibar suikastı yaptıklarına da şahit olduk. Ülkemizde FAZ 2 denemeleri yapılan bu aşıların FAZ 3 sonuçları açıklanmadan Partimizin yöneticilerine uygulandığını iddia etmek bilimsel açıdan da akıl tutulmasıdır. Bu milletvekiline, gönüllü olarak halen yürütülen bir çok aşı çalışmalarına katkı sunabileceği ve bu sayede erken dönemde aşı olabileceğini hatırlatmakta fayda görüyorum. Yoksa da güvenilirliği yetkili kurumlarımız tarafından test edilip onaylanan aşılar için, benim gibi Bilim Kurulunun belirlediği aşı programını beklemek durumundadır.

5- Aile Bakanı davetiniz üzere Salı günü Trabzon’a geliyor, kadın milletvekili olarak kadın bakanların kadın milletvekillerine pozitif ayrımcılık yaptığını söyleyebilir misiniz?

* Sadece Kadın Bakanlarımız değil Cumhurbaşkanımızın başı olduğu yürütmenin tamamında sağolsunlar kıymetli Bakanlarımız in hepsi kadınlara pozitif ayrımcılık politikası ile hareket etmektedirler. Sayın Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk Hanımefendi de hem kadınlara hem de şehrimiz Trabzon’a pozitif ayrımcılık örneği sergilemiştir. Kendisine minnettarım.

6- Trabzon şehri her gelen bakandan bir müjde bekler. Bakan hanımın Trabzon’a bir müjdesi olacak mı?

* Bakanımız, kendisine şehrimizle alakalı ilettiğimiz her talep ve ihtiyaca anında karşılık vermiş ve başında bulunduğu Bakanlık marifetiyle şehrimizde yürütülen hiçbir hizmette bir aksaklık ve şikayet tarafımıza ulaştırılmamıştır. Kadın kooperatifçiliğin gelişmesi ve yaygınlaşması özelindeki bu bölge toplantısı için bizleri kırmayıp şehrimizi tercih etmesi girişimci kadınlarımız ve yeni istihdam alanları için bir müjdedir zaten. Bu açıdan da kendilerine teşekkür ediyorum.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.