Dedi: Trabzon Barosu’nun Boğaziçi ile ilgili açıklamasını inceleme şansı bulabildin mi? Biraz yorularak…

Dedim: Evet… Birden çok okudum. Baştan sona ajitasyon. Tamam gerçeklerle örtüşmeyen ifadeler… Sıralayalım isteriz.

1-“Rektör ataması sonrası Anayasal haklarını kullanan öğrenciler!..” İfadeyi görüyor musun? Hangi öğrenciler ve nasıl bir eylem türü? LGBT’nin sapkınları Kabe fotoğrafını çiğneyerek Rektör protesto edecek ve bir baro bunu normalleştirecek!.. Rektör protestosu ile Kabe fotoğrafının ne ilgisi var? Baro Başkanı’mız bir de bunu izah etseler!..

2-“Öğrencilerin güvenlik güçlerince orantısız bir biçimde gözaltına alınması hukuk devletinde kabul edilemez!...” Ne yapıyordu bu öğrenciler? Rektörlüğü işgal etmek istiyordu. 151 militanın kaçı öğrenci? Sadece… 1’i. Diğerleri dışardan devşirilen militanlar… Ve polis orantısız güç kullandı öyle mi? Peki, hukuk devleti dışardan devşirme militan güçlere bir üniversite rektörlüğünün işgaline cevaz verir mi? Baro Başkanı’mız bir de buna cevap verse!..

3-“Hukuk devletinde devletin görevi anayasal bir hak olan barışçıl toplantı ve gösteri, yürüyüş hakkını kullandırtmak ve önlem almaktır.” Boğaziçi bahçesinde Kabe fotoğrafı üzerine LGBT bayrağı asanlar, barışçıl bir toplantı yaptılar öyle mi? Toplum kutsal değerlerini ayaklar altına alarak mesaj vermesi ne zamandan beri barışçıl bir gösteri oldu? Yoksa Rektörlük işgali eylemi mi barışçıl bir gösteriydi? Trabzon Barosu bir de barışçıl eylemi tarif etse!..

4- “Öğrencilerimize karşı devletin ayrıştırıcı bir nefret dili kullanması kamu vicdanını rahatsız etmiştir.”  LGBT’li sapkınlara yönelik toplumsal tepki hangi kamu vicdanını rahatsız etti acaba? Trabzon Barosu, toplumun en kutsallarından biri olan Kabe fotoğrafına da hakaret edilirken de bu kadar rahatsız oldu mu? Trabzon Barosu, bir de Kabe’yi savunabilseydi!..

5-“Trabzon Barosu olarak provokasyonlara karşı birlik ve beraberlik içinde olmaya çağırıyorum.” Trabzon Barosu, önce provokasyonun tarifini yapmalıdır. 4-5 LGBT sapkınının Kabe fotoğrafı üzerinde tepinmesi mi provokasyondur, yoksa güvenlik güçlerinin bu provokasyona izin vermemesi mi? Kim kimi provoke etmiştir? Rektör işgale yeltenen ve çoğu öğrenci olmayan militanlar mı toplumu provoke etmiştir, yoksa bu militanlara izin vermeyen emniyet güçleri mi?

***

Boğaziçi’nde son günlerde yaşananlar ve LGBT sapkınlarına verilen bunca destek bize bir gerçeği hatırlattı. İstanbul Sözleşmesi bir an evvel yırtılıp atılmalıdır. Yoksa sapkınlığın yolu yasallaşıyor ey AK Parti…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.