TANISAM NE OLUR, TANIMASAM NE OLUR?

İyi ki kazanamamıştın…

İyiki başkan olmamıştın.

İnşallah bir dahaki yıl yapılacak seçimde de kazanamayacaksın!

Ve çok isteyip arzuladığın o koltuğa da oturamayacaksın.

Kullandığın o üslupla!

Ortaya koyduğun tavır ve halinle!

İnan bir daha sana o odayı asla teslim etmeyeceklerdir.

“SEN BENİ TANIMAYSIN Mİ?”

“SEN BENİ BİLMİYSİNMİ”

Evet, seni iyi tanırım, iyide bilirim!

Mensubu bulunduğun cemaat de seni iyi tanır ve tanıyordurda!

Sonra seni tanısam ne olur?

Tanımasam ne olur?

Velev ki seni tanıyor veya tanımıyorum, sorarım sana ne yapacaksın?

Seçimi kaybedeli dört yıla yakın bir süre oldu!

Sen gittikten sonra çok şey değişti vede değişiyor da Şoförler ve Otomobilciler Odasında.

Bunu ben söylemiyorum, söyleyen Trabzon halkı ve Oda’nın üyeleri.

Ha sana göre değişmemiş olabilir!

Ha sana göre Oda kötü de yönetiliyor olabilir!

Ha sana göre başkan hiçbir şey yapmamış da olabilir!

Bu olumsuzluklar tabi ki sana göre.

Çünkü sen öyle bakıyorsun, yıllardır yönetmeye çalıştığın odaya!

Dolayısıyla kötü gözle baktığın içinde kötü görüyorsun yapılan her şeyi!

Aslında sana yazacak olduğum çok şey var ama sabır kurban diyorum.

Neyse şu seçim sathına bir girilsin bakalım.

O zaman bakarız elmi yaman olacak beymi?

HER ŞEY TIKIRINDA!

Ne güzel işte?

Bundan iyisi Şam’da kayısı misali!

Alınan oyunculara bakıyoruz!

Kimse onlar için sesini çıkarmıyor?

Kimse “Onu neden, niye aldınız” demiyor?

Kimse yaşları büyük diye isyan etmiyor!

Kimse imza parasıda nereden çıktı demiyor!

Her şey tıkırında bir güzel gidiyor!

Dileğimiz Allah’tan kimsenin keyfini bozmaması!

NASILSA CEBİNDEN ÇIKMIYOR YA!

Trabzonspor dördüncü transferini FodeKoita’yı alarak gerçekleştirdi.

Gineli oyuncuyla üç yıllık anlaşma yapıldı.

İlk yıl kendisine 1.100 milyon Euro ikinci yıl 1.150 milyon Euro, üçüncü yıl 1.200 milyon Euro verilecek.

Ahmet Ağaoğlu Koita’nın aldığı ücreti fazla bulanlara şöyle seslenmiş “Koita Kasımpaşa’dan yıllık 950 bin Euro alıyordu”

Burada Ağaoğlu üste koyulan 200 bin Euro’nun hiçbir önemi olmadığını vurgulamak istiyor herhalde!

E ne kadar güzel gardaşcağızım!

Ahmet Ağaoğlu için hiçbir önemi olmayan 200 bin Euro Trabzonspor un kasasından yani bizim parayla eski rakamla iki trilyondan yukarı üstelik her yıl artarak çıkacak!

Buna mukabil birde her yıl nereden çıktığı belirsiz imza parası verilecek,1.100 milyon Euro’ya alınan oyuncuya.

Ağaoğlu’nun cebinden çıkmıyorki 200 bin Euro’nun kara kara nasıl verileceğini düşünüp dursun!

Gerçi geçtiğimiz sezon yapılan transferlerde verilen hariçten paraların yanında 200 bin Euro’nun Ağaoğlu için lafımı olur?

Ahmet Ağaoğlu aslında camiaya açık seçik şunu gösteriyor ”Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete”

Maalesef hala gelecek kıyameti gören yok!

DOĞRU SÖZE NE DENİR?

“Zaferin yüz tane babası vardır, fakat hezimet yetim doğmuştur” JonhF.Kennedy

Ne kadar anlamlı ve doğru bir söz değilmi?

Daha dün gibi hatırlayın!

Hollanda ve Fransa maçlarında kazanılan zaferlerden sonra, zaferi sahiplenen kim ya da kimlerdi?

O iki maçtan sonra ortalık adeta zafer çığlıklarıyla inliyordu!

Alınan o zaferlerin yüz tane değil bin tane babası oldu!

Yaşanan o zaferlere rağmen Şenol hoca her zaman olduğu gibi yine kenarda  zaferleri kutlayan babaları seyrediyordu!

Çünkü Şenol hoca biliyordu ki,“Futbolun dünü yoktur,futbolun bu günü vardır”

Ve bu gün Avrupa şampiyonasında milli takımımız üç maçta sıfır çekerek acı bir hezimet yaşattı bizlere!

Ve bu hezimetin sonunda Şenol Güneş yine “yalnızlar rıhtımında” tek başına oturmakta.

İşte burada Jonh F. Kennedy’nin sözü çok daha anlam kazanmaktadır!

Nerede olursanız olun alacak olduğunuz hezimet sizi “yetim uşak” gibi bırakır!

BUYRUN CENAZE NAMAZINA!

Acaba sorabilirmiydiler?

Sizi bilmem ama aynı soruyu bana göre Fatih Terim’e soramazdılar!

Bir gazetenin muhabiri İsviçre maçından sonra Güneş’e “Hocam istifa etmeyi düşünüyormusunuz?”

Düşünebiliyormusunuz, maçta yenilmişsiniz,kafanız allak- bullak,moraliniz sıfırlarda seyrediyor,basın toplantısı için odaya gidiyorsunuz.

Odada kameralar karşısında karşılaştığınız soru “İstifa edecekmisiniz?” oluyor.

Buyrun beyler cenaze namazına!

Hadiyin gelin sakin bir kafayla aklıselim siz bu soruya cevap veriniz!

Bunu neden yazdım biliyormusunuz?

Sizin, bizim Şenol Güneş’e tu-kaka yaptığımız yerde İstanbul medyası az bile yapıyor hocaya!

Adamlar Şenol Güneş’in kellesini almak için giyotini çoktan kurdular bile.

Sizler ise hala “Şenol Güneş yaşlandı,bu işi yapamıyor,bırakmalı” diye yazıp-çizmeye devam ediniz!

Ondan sonrada ‘O bizim değerimiz’

‘Şu bizim olmazsa olmazımızdır’ diyede yalandan yere feryat figan yapınız.

HATALARI OLABİLİR AMA

Dün kazanırken övgüler yağdırılan Şenol Güneş bugün hakaretler edilerek istifaya çağrılıyor...

Çünkü ‘Kurt puslu havayı sever’ misali hemen ortaya çıktılar...

Sürpriz değil ama yaptıkları!..

Dedim ya puslu havayı yakaladılar ya…

Vurun abalıya misali işte!...

Kuşkusuz Milli Takım başarısız oldu...

Kuşkusuz Milli Takımın Teknik Direktörü olarak Şenol Güneş  bu başarısızlıktan sorumlu!..

Maçtan sonra basın toplantısındaki  büyük üzüntüsünü yüzünden okumamak mümkün mü?

Adeta 10 yaş daha yaşlanmış bir görüntü verdi bizlere...

Yapayalnız bir adam hem  basın toplantısında hem de TV’lerdeki spor programlarında.

Evet bu şampiyonada başarılı olamadı!

Taktik-tercih hataları olabilir!..

Ama bu kadro bu kadar kötü oynamamalıydı.

Kuşkusuz başarı ve başarısızlık noktasında sonuçlar güneşin balçıkla sıvanmayacağı gerçeğinin Şenol Güneş’e de yansımasıdır.

Güzel bir söz vardır…

Denir ki;

İnsanın düşmesi başarısızlık değildir.

Ama düşüp kalkmaması başarısızlıktır.

Şenol Güneş mutlaka ayağa kalkacaktır ki çok defa bunu başarmıştır...

Yine de başaracaktır!..

YAKINDA KOKUSU ÇIKAR!

Çok kötü oynayan, isteksiz, gamsız arzusuz ve özgüvenleri gitmiş bir milli takım izledik Avrupa Şampiyonasında.

Ben inanıyorum ki bunun bir nedeni var.

Eleme maçlarında müthiş bir oyunla,guruptan çıkıp şampiyonaya katılan bir takım, bir- iki aylık süreç içerisinde bu kadar kötü oynamaz,oynayamaz,oynamamalıdır.

Ne yazık ki milli takımımız olmayacak bir şeyi başardı!

Yazar-çizer takımı Antalya kampından bahsediyor.

Antalya kampında bir şeylerin olduğunu ve yaşandığını dile getiriyorlar.

Eğer ki yazdıkları gibi bir şeyler yaşanmışsa Antalya kampında yaşanan bu şeylerden mutlaka Şenol Hocanında haberi olmuştur!

Hiçbir şey gizli kalmaz, yaşanan bu olumsuz şeylerinde herkesin haberi varsa,yakında kokusunun çıkacağındanda kimsenin şüphesi olmasın.

Hiçbir oyuncu, ismi-cismi ne olursa olsun, giydiği milli formasına ihanet edemez!

Varsa yada yapılmışsa böyle bir şey, en ağır şekilde cezalandırılmalıdır o futbolcu ve futbolcular.

BİR ANDA TONAJ YÜKSELDİ

Zamanı değil yazmayayım dedim.

Ancak yazmadanda edemedim.

Söz konusu Trabzonspor  ve Ahmet Ağaoğlu olduğu için ‘Yazmalıyım’ dedim.

Gelen bilgi öyle öften-püften bilgi değildi.

Ben,bana gelen bilgiyi geniş bir şekilde araştırılması için konuyu kınalı kuzuma havale ettim.

Öyle zannediyorum ki,Kurban bayramından sonra kınalı kuzum kendisine verdiğim görevi bilgi ve belgelerle bizlere getirecektir.

Ben yinede konuyla ilgili sizlere kısa bir bilgilendirme yapayım.

Bana gelen bilgi Ağaoğlu’nun gemileriyle ilgiliydi.

Ağaoğlu Trabzonspor’a başkan olmadan önce iki tane gemisi varmış!
Her iki gemiside 5 biner tonlukmuş!

Zira malumunuz bir gemisi batmıştı,bundan dolayı da İngiltere mahkemeleri Ahmet Ağaoğlu’nu mahkum etmişti.

Daha ilginci İngiltere’de üniversitelerde bu gemi batışı tez konusu olmuştu.

Gelelim işin bam teline!

Şirketi iş yapamaz hale gelen ve bu kadar sıkıntı içerisinde olan Ağaoğlu Trabzonspor’a başkan olduktan sonra, bir anda uçuvermiş. Tekrar iki gemiye ulaşmış,ayrıca gemilerinin tonajlarınıda 120 bin tona çıkarmış!

Gelin şimdi dinlemeyin Davut Güloğlu’nu…

Ben seni çok sevmişum

Bak gözlerumden belli

Şimdi de düşmanlarum

Oynayiçifte telli

Benim büyük Allahum

Herşeyigöriyisun

Benimki can değil mu?

Ağlayupduriyisun

Benim büyük Allahum

Herşeyi göriyisun

Benimki can değil mu

Ağlayup duriyisun

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.