Dedi: Suudi Arabistan, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkeleri kırmızı listeye aldı. Türkiye’ye gelen vatandaşlarını hem cezalandıracak hem üç yıl seyahat yasağı koyacak. Bu tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dedim: Suud yönetimi bu kararı kendince koronavirüse karşı tedbir olarak aldığını söylüyor. Bu gerçekçi değil. Biz biliyoruz ki Kaşıkçı cinayetinden sonra Suud yönetimi Türkiye’ye tavırlı.

Dedi: Yani bu siyasi bir karar mı? Yarın aşılamada yüzde 75’lere çıksak da bu karar değişmeyecek mi?

Dedim: Biz değişeceğine inanmıyoruz. Bu karardan en çok etkilenecek bölgenin ise bu bölge olduğunu biliyoruz. Belki en fazla Suud vatandaşı bu bölgeye gelmiyor. Belki İstanbul ve Bursa bu bölgeden fazla Suud turist çekiyor. Lakin oralarda bu kadar yatırım yapılmadı. Gelen turistlerin içinde en zenginleri ve güvenilirleri Suud’lar. Bu şehirden, bu bölgeden hem ev aldılar hem arazi. Onlarca otel yapıldı. Pandemi zaten iki yıldır turizm sektörünü batırdı. Şimdi de bu boykot çıktı.  Bu konu TTSO başta olmak üzere ilgili STK’lar tarafından gündeme getirilmelidir. Ankara’nın duyacağı biçimde ses verilmelidir. Yoksa pandeminin ardından bir çıkış olmayacak. Büyük ekonomik kayıplar yaşanacak.

Dedi: TTSO’nun açıklamaları var. Uçak seferlerinde rekor artış olmuş. Yani, Suudi Arabistan vatandaşlarının yerini Ürdün ve diğer Arap ülkeleri dolduramaz mı?

Dedim: Ürdün ve Umman ağırlıklı bir artış var. Ancak gelenler, paralarının bizden değerli olması avantajını kullanıyor. Yoksa Suud’lar kadar zengin değiller. Ve çok para harcamıyorlar. Bizim buradan gündeme getirdiğimiz husus, turizmin bitmesi değildir. Kemiyet olarak belki eski rakamlara bile ulaşılabilir. Ancak meseleye yeme-içme-gezme olarak bakmıyoruz. Öğrenci yurtlarında ve kayıtsız evlerde kalan değil, kendileri için yapılan otellerde kalacak turistlerden bahsediyoruz. Günlük 100 Dolar harcayan turistten değil, günlük 500 Dolar harcayan turistten bahsediyoruz. Satın alınan evlerden, yine onlara satmak için yapılan ev ve sitelerden bahsediyoruz. Dolayısıyla bölge ekonomisine sağlayacağı katkıyı önemsiyoruz.

Dedi: Ankara’ya bu ses iletilmeli derken tam olarak neyi kastediyorsunuz?

Dedim: Bizim düşüncemiz, Trabzon başta olmak üzere Rize, Giresun ve Ordu Ticaret Sanayi Odaları, Turizm dernekleri, Otelcilik kuruluşları bölgesel olarak bir araya gelip bu kararı değişimini talep etmeli. Yoksa Trabzon’un tek başına açıklamaları zor karşılık bulacak.

Dedi: Suudi Arabistan’ın verdiği kararı kim değiştirecek?

Dedim: Tabi ki Ankara… Ankara çözüm üretecek. İlişkiler kötü olduğu için Suud böyle karar aldı. Kararın altında yatan sebebin Kaşıkçı cinayeti olduğunu düşünüyoruz. Önce ekonomik ambarga yöntemi ile Türk mallarının satışını yasakladılar. Şimdi de turizm ayağında darbe vurmaya kalktılar. Antalya’ya Rus turist getirmek için Moskova’ya heyet gönderen Dış

İşleri ve Turizm Bakanlıkları bir heyette Suudi Arabistan’a göndersin. Bunu söylüyoruz.

Dedi: Kaşıkçı cinayeti, konusunu iki kez gündem yaptınız. Üstelik sebep olarak gösteriyorsunuz. Nedir bu olay... Cinayetle turizmin ne ilgisi var?

Dedim: Kaşıkçı cinayetinin azmettiricisi Prens Veliaht Selman… Türkiye bunu ispat etti. Selman ise üstünün örtülmesini istedi. Türkiye kabul etmedi.  Türkiye’nin elindeki belge ve bilgileri CIA ile paylaştığı iddia ediliyor. Böylece Selman’ın önünü kesti. Selman’a en ağır darbeyi Türkiye, Kaşıkçı cinayeti üzerinden vurdu. İşte Selman da bugün kendince intikam alıyor.

Dedi: Ne yani? Türkiye cinayeti örtmeli miydi?

Dedim: Ben yorumlayamam. Neden hep siyah-beyaz yaşıyoruz. O zaman bugünkü yasaklara da kızamayacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.