Trabzonspor’un son haftalarda aldığı sonuçları belli ki Avrupa yolunu bir hayli zorlaştırdı. Bunu daha önce de dile getirdik. Yine eski hastalık nüksetti. Gol atamıyoruz...

Trabzonspor’un gol yollarında geçen yıl ve bu yılın ilk sezonunda yaşadığı sıkıntı yine kendisini gösteriyor.

Yine mi. eyvah eyvah demeye başladık!

Gol atamıyoruz, bu bir sendrom halini almadan!

Üstelik önümüzde Fenerbahçe gibi önemli bir maç varken...

Takım bir an önce ligin ikinci yarısındaki haline dönmeli. Aksi halde umutsuzluk hali şimdiden her yeri kaplamış durumda.

Fenerbahçe maçı mı?.. ‘Zor tabii ki, gol atamıyoruz’ söylemleri yine dolaşmaya başladı bile.

Bu belki teknik anlamda çözülebilecek bir sorun...

Asıl sorun takımda bunun dışında yaşanan sorunlar.

İki haftadır taraftarla yaşanan bir polemiğe şahit oluyoruz.

Önce kendi futbolcusunu hem de kendi sahasında sırf teknik direktöre kızdığı için yuhalayan! bir taraftar profili, ardından yine kendi evindeki maçta bu kez teknik direktörün yapmaya niyetlendiği oyuncu değişikliğini protesto edip değiştirten! bir taraftar...

Hakikaten inanılır gibi değil.

Zaman zaman Teknik Direktör Ersun Yanal’ın oyuncu değişiklikleri zaman ve tercih konusunda eleştirilebilir. Bu da mantık çerçevesinde yapıldığı müddetçe hoş görülür. Ancak son haftalarda bir kısım taraftarın yaptığı hakikaten anlaşılır değil.

Geçtiğimiz haftalarda da dile getirdik. O futbolcu bordo-mavi formayı giyinmişse ve kadrodaysa ıslıklamak, yuhalamak Trabzonspor taraftarına hiç yakışmayacak bir davranıştır. Üstelik bunu kendi evinizde yapıyorsanız iki kere yanlıştır.

Ve Başakşehir maçında Teknik Direktör Ersun Yanal’ın oyuncu tercihine etki yapmak için yapılan tezahüratlar...

Kimse anlam veremedi.

Keşke Ersun Hoca kendi bildiğini (tercihini) yapsaydı...

Çünkü bu şekilde olmuşsa, taraftar bunu her zaman yapma yolunu seçecektir.

Önünü alamazsınız.

************

Umutluyuz

Sosyal medyada her ne kadar sırf muhalif olma adına yazıp çizenler olsa da aklı selim düşünüp konuşan, yazan-çizenler olduğunu görmek bizi umutlandırıyor.

Hani bir söz vardır, ‘Üç-beş çocuğun lafıyla mı hareket edeceğiz’ Evet öyle de koca insanlar da bunu yapıyorsa, ‘pes doğrusu’ dememek imkansız.

Bazıları da sanki gelecekte Trabzonspor’da bir yerlerde olabilme adına kendince, ‘sosyal mesajlar’ atıyor ki sormayın gitsin! Her şeye rağmen iyiler de var sözünden hareketle...

Bilinçli taraftar sayısının çokluğu bizi umutlandırıyor.

İyilik kötülüğü yenecek misali... 

**************************

Fenerbahçe’yi tebrik edenler!

Hafta sonu Fenerbahçe basketbol takımı Avrupa Şampiyonu oldu. Televizyonlar neredeyse 24 saat kesintisiz yayınlarla ortak oldu buna.

Sosyal medyada hemen hepimizin platformunda en az 10 kişinin de bu şampiyonluğun mutluluğunu yaşayarak ortak olduğunu gördüğümüzü söyleyebiliriz.

Bizde de vardı bu tür mesaj atan isimler.

Şahsen bunu yapmadık ve yapmak için de bir gayret sarf etmedik. Bu bir kin değil ancak insanın içinden gelmeyince de olmuyor.

Olumlu yada olumsuz yorum da yapmadık.

Ancak o mutluluğa ortak olacak en son kişilerin dahi biz Trabzonsporluların olmadığını düşünenlerdeniz.

Buna karşın hakkın da hukuk kuralları çerçevesinde aranması gerektiği görüşünü her zaman savunanlardanız.

Benim düşüncem, 20 Mayıs gecesinin şampiyonu Real Madrid’dir...

İlkokul yıllarından beri Trabzonspor gibi sevdiğim Real Madrid’in şampiyonluğunu kutlamak ve o sevince ortak olmak keyif vericiydi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.