Tabii ki Trabzon Dernekleri Federasyonu ve federasyona bağlı gençlik kolları yaptırdı. Fakat bunu sınırlı sayıda insan biliyor. Bizim müdahalemiz olmasa daha da az insan bilecekti. İzah edelim:

Geçen Ramazan ayından beri bu projeyi TDF ve gençlik kollarının açıklamalarından biliyoruz. Proje tamamlandı ve geçen pazar günü İstanbul’dan TDF ve gençlik kolları yetkilileri Şırnak’a gidip İçişleri Bakanı hemşehrimiz Süleyman Soylu’nun da katıldığı bir törenle açılışını yaptılar.

Ajans haberi bu kadar olur…

TDF’nin törene katılan yetkilileri sosyal medyada fotoğrafları paylaşınca ben de haber olarak kısa ve özlü bir metin eşliğinde gazeteye gönderdim. Fakat gazetedeki arkadaş haberin kendilerine İHA’dan geldiğini bildirdi ve ajansın metnini gösterdi. Şöyleydi metin:

Şırnak Halk Eğitim Merkezi'nde, Trabzon’un Maçka ilçesinde teröristlerle sağlanan sıcak temas sırasında şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün isminin verilen kütüphanenin açılışı dualarla yapıldı. “Şehit Eren Bülbül Kütüphanesi”nin açılışı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Şırnak Valisi Osman Bilgin, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin tarafından gerçekleştirildi.

Öte yandan Bakan Soylu, açılışın ardından AK Parti Teşkilat Akademisi eğitimine katılmak üzere Siirt'e geçti.

Görüldüğü gibi TDF ve gençlik kollarının esamisi bile okunmuyor. Ben müdahil olmasam yaptıran kurumların büyük önem verdikleri bu proje sahib-i meçhul (!) kalacaktı.

Bu şüphesiz can sıkıcı bir durumdur. Ulusal bir haber ajansının bize göre son derece önemli bir ayrıntıyı görmemesi normaldir. Onlar için İçişleri Bakanı’nın katıldığı sıradan bir açılış törenidir, o kadar.

Peki ya Trabzon medyası?

Ajansı geçelim. Ya Trabzon’daki gazeteler ve gazeteci arkadaşlar? Onlar gelen fotoğraflarda TDF yetkililerini görmediler mi acaba?  Görüp de “Durun bir dakika, burada bizi geçen ay İstanbul’da Trabzon Günleri’nde misafir eden birileri var.  Kütüphane onların eseri olabilir. Es geçmek olmaz. Biraz araştırıp haberi öyle yapalım” demişler midir? Ne gezer… Trabzon’un önde gelen gazete ve haber portallarını şöyle bir dolaştım, hepsi ajansın haberini aynen kullanmış. Projenin sahibi ortada yok. Öyle zannediyorum ki onlar için de haberde Trabzonlu bir bakanın bulunması yetmiş de artmış. Çok belli ki Sayın Soylu olmasa haberi hiç girmeyeceklerdi.

Burada Trabzon’daki gazeteci dostlarımıza alaylı göndermeler yaptığım anlamı çıkarılmasın. Onların farklı ve yoğun bir gündemleri var. Fakat Trabzon’da geçen yaz TDF temsilciliği açıldı. Haberin sağlıklı ve isabetli bir şekilde çıkması için yardımcı olabilirdi. Herhalde temsilciliğin de çok daha önemli işleri vardı.

Hakkaniyet olmazsa…

Lafı nereye getirmeye çalışıyorum, şuraya: İstanbul’da başta TDF olmak üzere hemşehri dernekleri hakkında en fazla kafa yoran, en fazla kalem oynatan gazeteci benim. Amma ve lakin etkinlik olacağı zaman Trabzon’dan gazeteci arkadaşlar alınıp getiriliyor, İstanbul turları attırılıyor, fakat onların İstanbul’daki Trabzon hakkındaki tavırlarında en ufak bir değişme olmuyor. Ya biz? İlk defa gideceğim bir TDF etkinliği için bir yöneticiyi arayıp nasıl ulaşabileceğimi soruyorum. Aldığım cevap “Falan otobüse bin, oradan filan dolmuşa aktarma yap. Sonra atla taksiye gel

Trabzon medyası sizi zerre kadar ciddiye almasın, siz yine de onları pamuklara sarmaya devam edin, İstanbul’da size en fazla zihin enerjisini sarf eden gazeteciye “atla taksiye gel” deyin. Burada hakkaniyetten eser yok, kimse kusura bakmasın.

Trabzon Dernekleri Federasyonu, Trabzon yerel medyasıyla ilişkilerini ciddi manada gözden geçirmeli, eksik ve yanlışın nerede olduğunu bulmalıdır. Bu konuda yine de hiçbir girişimde bulunmazlarsa ben TDF’yi her zamankinden daha fazla ciddiye almaya başlar, açığı kapatmaya (!) çalışırım. Elbette tamamen STK’larımız ve memleketimizin âli menfaatleri için. Sanırım en hayırlı hizmeti bu şekilde vermiş olurum.