Sarp Sınır Kapısı’na yakın Kemalpaşa’da geçen hafta yaşanan heyelan, Azerbaycan vatandaşı TIR sürücüsünün ölümüne ve 15 yakın ihraç eşyası yüklü TIR’ın hasar görmesine yol açmıştı…

Yaşanan bu olay ihracat camiasını büyük üzüntüye boğmuştu.

Dolayısıyla ihracatçılar, ölümle sonuçlanan bu olaya isyan ettiler!

Elbette ‘her şey Allah’tan’ diyeceğiz.

Amma kaza bile bile ‘geliyorum’ derken!

Veya heyelanlı bölgeler sos verirken…

Eğer ki bir önlem…

Bir tedbir alınmıyorsa…

Ya da yaşanan sorunlar görmemezlikten gelinip o sorunlara çözüm bulunmuyorsa…

Kaderci olmanın, kadere sığınmanın ne kadar doğru olduğunu sorgulamamız gerekmez mi?

Sen hiçbir şey yapmayacaksın!

Sen yaşanan sorunları çözmek için bir adım atmayacaksın!

Sen her şeyi oluruna bırakacaksın!

Sen sorunlar karşısında duyarsız olacaksın!

Sonra da olan bir kazayı veya yaşanan bir olumsuzluk sonucu işi Allah’a havale edeceksin!

Yok yaaa!

Sevsinler sizin kaderciliğinizi!

O bölgenin heyelanlı bölge olduğunu bilmeyen bir Allah’ın kulu var mıdır?

O bölgede oluşan tır kuyruklarını görmeyen bir Allah’ın kulu var mıdır?

Artık verilen vaatleri, söylenen sözleri tırcılar dahil ihracatçılar kulak verip duymak istemiyorlar.

Bu saatten sonra bırakınız martaval okumayı bir kenara…

Acilen kapıda oluşan Tır kuyruklarına çözüm arayıp çözüm bulunuz…

Hopa, Sarp Sınır Kapısı hattı, ihracat yolu olmaktan çıkmış, çile ve ölüm yoluna dönüşmüş!

HEPSİNİN CANI ALLAH’A EMANET

Ben de heyelanın yaşandığı yeri çıplak gözle gördüm…

Gördüğüm manzara karşısında inanın ben de ihracatçılar gibi isyan ettim!

Ne o Allah’a aşkına…

Bütün tır sürücülerinin canı Allah’a emanet edilmiş, kaderleriyle baş başa kalmış bir şekilde kendilerine sıra gelmelerini bekliyorlar…

Hopa’dan başlayan tır kuyruğu üstelik karşılıklı bir şekilde taaa Sarp Sınır Kapısı’na kadar sürüyor...

Allah o kuyrukta bekleyen tır sürücülerine sabır versin...

Tır kuyruğunu öyle görünce aracımızı durdurup kuyrukta bekleyen Tır şoförlerinin yanına gittik…

O esnada üç-beş tır şoförü ile konuştum…

Başka sınır kapılarında bu gibi kuyruklarla karşılaşıp karşılaşmadıklarını kendilerine sordum.

Bakınız ne cevap verdiler?

“Hiçbir ülkenin çıkış kapılarında ihraç yüklü araçlar sıra için beklemiyor. Maalesef bu çile sadece Türkiye’de yaşanıyor ve 20 yıldır da ihracatçının haykırmalarına karşın Sarp Kapısı’ndaki kuyruk çilesinin bitirilmemesi büyük bir ihmaldir”

Tır sürücülerine bir dokunduk bin ah işittik…

Devam ettiler sözlerine şoför arkadaşlar…

“İhracatçı, Gürcistan tarafında bir tır 15 dakika içinde işlemlerini yaparak kapıdan çıkmasına rağmen, Türkiye tarafındaki kapılarda 15 km’ye yakın TIR kuyrukları oluşmaktadır. Bu sıkıntı da tamamen ülkemizdeki yetkililerin bu duruma çözüm üretememesinden kaynaklı yaşanmaktadır”

Bu söylemleri tır şoförlerinden aldık...

Trabzon’a dönünce de ihracat yapan firmalarla konuştuk…

BAKAN GİDİNCE ESKİYE DÖNÜŞ KAÇINILMAZ OLUYOR

Asıl sıkıntıyı yaşayan ihracat yapan firmalardır…

Düşünebiliyor musunuz, ihracat yapan bir firmanın malı karşı tarafa geçmek için günlerce kapıda kuyrukta bekletiliyor.

Hemi de Türk kapısında!

Konuyla ilgili ihracat yapan bir firmayla görüştük…

Bakınız o ihracat yapan firmanın sahipleri neler neler söyledi bizlere?

“Sarp Sınır Kapısı’nı bir bakan ziyaret ettiğinde kapıda oluşan 20 km TIR kuyruğuna 6-8 saatte çıkış yaptıran idare, acaba bakan kapıdan döndükten sonra aynı titizliği aynı duyarlılığı ve aynı işleyişi neden yapıp göstermiyorlar? Bakıyoruz Gürcistan’a açılan tüm kapılarda aynı sorunlar yaşıyor”

Kim ne derse desin Türk tarafından çıkış kapılarında ki sıkıntı büyük!

Çözüm mü? Tabi ki siyasi irade.

Peki yaşanan sorun çözülür mü?

Neden çözülmesin, çözülmemesi için bir neden mi var?

KARŞI TARAF SERİ ÇALIŞIYOR SORUN OLMUYOR

Bu kez ihracat yapan firmanın sahibine ‘karşı taraftan geçişlerde hiç mi sorun yaşamıyorsunuz’ dedik?

İşte firma sahibinden sorumuzla ilgili aldığımız cevap.

“Sarp dışındaki Aktaş ve Türkgözü Kapıları’nın Gürcistan tarafında da tüm birimler çok seri çalışıyorlar. Araçlarımız 15 dakikada Türkiye tarafına geçiş yapıyorlar, maalesef bu seri çalışmanın kendi tarafımızda yapıldığını görmüyoruz, kendi kapılarımızda herhalde eleman yetersizliğinden olacak. Araçlarımız kapıdan 1-2 günde çıkış yapabiliyorlar, bu da durumun vahametini açık şekilde ortaya koymaktadır”

Sınır kapılarından çıkışta nereye el atsanız elinizde kalacak gibi bir durum var!

Temennimiz tabi ki yaşanan soruna yetkililerin acilen çözüm bulmasıdır.

Temennimiz tabi ki yetkilerin bir an evvel sorunlara el atmasıdır.

Belli ki bu işin şakası makası, bekletilmesi sümen altı edilmesi kalmadı!

ÜST DÜZEY TOPLANTI YAPILDI AMA

Neyi merak ediyorum biliyor musunuz?

Bu sorun hiç mi gündeme gelmedi ya da gelmiyor?

Merak ettiğim bu konu ya da cevap buldum, bu kez cevap bulduğum kişi bir başka firma yetkilisi …

Bakın o yetkili konuyla ilgili neler söyledi?

“Sarp Kapısı’nda Nisan ayında üst düzey yetkililerin katılmasıyla birlikte bir toplantı yapıldı. Yapılan toplantıya katılan tüm ihracatçılar, yetkililere durumun vahametini izah etmiş ve yağmurlu havalarda yaşanacak heyelanlar sonucu bu TIR kuyruklarında birçok insanın canından ve malından olacağını ve buna yönelik önlem alınması gerektiği belirttiler. Üst düzey yetkililerden önlem alınması istendi. Ayrıca, bu toplantıda Sarp Sınır Kapısı’nda TIR kuyruklarının oluşmaması için ülkemizi transit geçen taşıtların Amasya–Merzifon yol ayrımından Karadeniz Sahil Yolu yerine, doğu Anadolu Bölgesi tarafındaki yol güzergahına yönlendirilerek, Aktaş ve Türkgözü Kapıları’ndan çıkış yapmalarının sağlanması…” kararı alındı.

Firma yetkilisinin anlattığı üzere Nisan ayında yapılan toplantıda yaraya parmak basılmış…

Ama sadece parmak basılmış! Çözüm aranmamış!

Sorunlar ve istekler her nedense yine sümen altı edilmiş!

Dokunduğumuz yetkili anlatmaya devam ediyor.

“Kararın alınmasının üzerinden 2,5 ay geçmesine rağmen bugüne değin hiçbir önlem alınmamış ve üstelik Sarp Kapısı’ndaki kuyruklar 3 kat daha artmıştır. Maalesef bu durum bugün yaşanan mağduriyete sebebiyet vermiştir.”

Vay be gelecek kazanın veya olayın önleminin alınması için üst düzey yetkililer kaç ay önce uyarılmış…

Bugün ise gelinen noktada ihracatçı firmalar bu duruma sebebiyet veren yetkililerin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirtirken, yaşanan sorunlu konulara ivedilikle çözüm bulunması için Cumhurbaşkanımızdan yardım talep ettiklerini söylüyorlar…

Bakıyorum da Sarp Sınır Kapısı’ndan ihracat yapan firmalar gözünü, kulağını Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan tarafından gelecek çözüme cevirmişler…

Allah’tan ümit kesilmez…

‘Sorunları dile getirmeye devam’ diyorum…

DURUMDAN VAZİFE ÇIKARIRSAK

Benim durumdan vazife çıkartırsak, şöyle diyebiliriz;

İhracatçı sorunun altyapıdan çok bürokrasi hantallığından kaynaklandığını açıkça orta koymaktadır.

Zira sorunun bürokrasiden kaynaklı olduğunu, Gürcistan tarafındaki işleyişe bakılarak rahatlıkla da anlaşılabilir…

Eğer ki bürokrasi hantallığı çözülebilirse…

Eğer ki elaman eksikliği giderilebilirse…

Eğer ki seri çalışmaya geçilebilirse…

Eğer ki herkes üzerine düşen görevi iyi yapabilirse…

Sarp Sınır Kapısı geçişleri arzu ve istenildiği gibi en kısa zamanda olabilir...

Önemli olan istemek…

Önemli olan isteyip yapabilmek…

Yazıma burada nokta koyarken yetkili ve etkili kişilere şunu sormak istiyorum…

2013 yılında kuruluşunu yaptıkları Muratlı Sınır Kapısı hala neden açılmamıştır?

Açılması için ne beklenmektedir?

Haniya ihracatta uçuyoruz!

Peki böyle mi uçuyoruz veya uçacağız!

Az daha unutuyordum, kapılarda yaşanan yığılmalar ve kuyruklar için kapı yapılmadan önce yetkililer, ‘kapı yapılınca kuyruklar bitecek’ diyorlardı…

Ee şimdi soralım, Sarp Kapısı’na milyarlarca para harcanarak yapılan yatırım sonrası, bakıyoruz kapıda hiçbir rahatlama olmamış, buna rağmen oluşan kuyruklar eskiye göre 3 kat daha artmış, ‘kuyruklar rahatlayacak’ diyenler neredesiniz?

Sesüm gelir mi?

Belki de gelir de siz duymaysınız!

SEÇ, SEÇ, AL!

Batan geminin malları mübarekler!

Seç, seçe bildiğiniz kadar!

Al, alabildiğiniz kadar!

Şampiyon olan kadroya bakın nerdeyse yarısı serbest bırakıldı!

Kimlere mi gitmeleri için yol verilmedi?

Ahan sizlere gidecek olanların listesi…

Erce Kardeşler, Trondsen, İsmail Köybaşı, Abdulkadir Parmak, Flavio, Yunus Mallı, Diabate, Salih Kavrazlı, Enis Destan, Batuhan Kör, Fode Koita gibi isimlerden kulüp bulmaları istenirken, sakatlıkları bulunan Gervinho ve Bruno Peres de yurt dışı kapının kadrosunda yer almıyor.

Hemen belirteyim, henüz resmi olarak kimsenin de bir yere gittiği yok.

Talip olunursa ve bunun yanında anlaşılırsa gidecek bu listedeki oyuncular.

Malumunuz geçen yıl da birkaç oyuncu kiralık olarak verilmiş, gitmelerine rağmen yarı paralarını Trabzonspor kendi kasasından ödemişti.

İnşallah bu kez öyle olmaz.

Bu listede benim en çok takıldığım, alınan genç oyuncular olmuştur.

Hatta bu oyuncular alındığında o zaman şunu yazmıştık, ‘ne oluyor yangından mal mı kaçırıyorsunuz? Apar topar neden bu oyuncular alınıp Bursaspor’a bu kadar para ödeyeceksiniz” diye.

Ahan kampa getirilmiyorlar!

Ne oldi şimdi?

Biz mi haklı çıktık.

Keşke haklı çıkmasaydık…