Bizler o gün 82 milyon için sokağa çıktık. Bu ülke için sokağaçıktık. Silahsız, hiçbir menfaat beklemeden memleketimiz için sokağaçıktık.

Darbe günü sizin için nasıl başladı ve ilerleyen saatlerde neler
oldu?


Mehmet Ali HENDEK: 15 Temmuz günü saat 20.15 gibi Fatih’te
çay ocağında oturuyordum. Herkes televizyonda haberlere bakıyordu.
Haberlerde tankları görünce yanımdaki arkadaşlarla konuştuk. Onlardan
biri, “Bu iş darbeye benziyor.” dedi. Kısa zaman sonra eve gittim.
Evde haberleri izlemeye başladım. Sonrasında telefonlara sarıldık. Konuşmalar
yaptım akabinde hemen sokağa çıktım. Gaziosmanpaşa’ya
kadar araçla geldik, orada inip yaya yürümeye başladık. Ama hala
darbe olduğuna dair net bir durum göremedim. Sadece haberlerde gördüğüm
kadarıyla bilgi sahibiydim. Çünkü henüz o yönde bir şeyle karşılaşmamıştım.
Yolda ilerliyordum. Bir aile gördüm, tesettürlü
bayanları darp ediyorlardı. Biz de onlara müdahale ettik, siyah bir araç
vardı. Bu aile onun içindeydi darp ediliyordular. Biz de o darp edenleri
darp ettik. Koca koca adamlar tesettürlü kadınlara darp uyguluyordu. O
anda biz halen neyin ne olduğunu anlayamadık. Vatan Emniyetin oraya
gitmeye çalışıyorduk. Orada bir polis ağlıyordu, “Vatan Caddesi kurtuldu
siz İstanbul Büyükşehir Belediyesine hareket edin.” diyordu.
Ama şunu da atlamayayım yolda gelirken bir sürü insan su, ekmek ve
ATM kuyruğunda bekliyordu, ben ömrümde böyle bir şey görmedim.
Neyse biz Büyükşehire gittiğimizde orada kamyonlar vardı onların arka
tarafında kaldık. 10-15 kişi kamyonların arka tarafında dururken ben
kamyonun aralarından girdim. Bir anda askerle karşı karşıya kaldım.
Sağıma bakıyorum kimse yok, soluma bakıyorum kimse yok. Ben
kamyonların önüne geçtiğimi bile hatırlamıyorum. Askerlerin yarısı diz
üstü çökmüş yarısı da sürünme halinde yatmış ateş ediyorlardı. Benimde
üstümde beyaz bir elbise vardı o anda ayağıma bir şey vurdu ama
ayağıma bakıyorum bir şey yok, göremiyorum. Ayağımı kaldırdım baktım
yok, bir daha kaldırdım baktım ayakkabı yırtıktı. Bu ayakkabı niye
yırtıldı, diye bakarken kan çıktı herhalde mermi vurdu etrafta bir yerde
kaldı diye düşünüyorum. Uyarı falan olmadan direkt olarak beni kamyonların
orada görür görmez ateş ettiler. Zaten keskin nişancı da vardı.
Belediyenin orada askerlere ateş etmeleri için bağırıyordu. Ayağım ortadan
ikiye ayrılmıştı ama benim haberim yoktu. 14 hain mermi sıktığı
halde ayağımın altından vuruldum. Ben o mermilerin içinden, karşılarından
yaralı halde yürüyerek hastaneye gittim. Bezmialem’e kadar yürüdüm
ve hiçbir şey hissetmiyordum ne bir acı ne bir gariplik. Ne
zaman ki ayakkabıyı çıkardım o zaman gördüm ayağımın durumunu.
Hastaneye gittiğimde Cumhurbaşkanımız daha yeni konuşmasını yapıyordu.
Ben o açıklama yapmadan vurulmuştum. Hastaneye gittiğimde
tampon yaptılar ve müşahedeye aldılar ama duramadım. Bunaldım, üstelik
hastaneye gelen 2. yaralıydım. Sonrasında zaten hastane mezbahaneye
döndü. Vurulan geliyor, vurulan geliyor, sürekli yaralı geliyordu.
Dışarı çıktığımda helikopterler hastanenin üstünden uçuyordu. Bir yaralı
geldi, göğsünden vurulmuştu halini anlatamam. İçler acısı bir durumdaydı
ve 2 saat sonra şehit olduğunu öğrendim. Allah rahmet
eylesin. Belki onun da çocukları vardı. Allah’a şükür oradan mermilerin
arasından sağ salim çıktım. Yaşayacak günümüz varmış. Bu duyguları
anlatmak farklı yaşamak çok farklıdır. Bezmialem’de ayağımı yıkadılar
tampon yaptılar sardılar ama orada ayağıma müdahale edebilirlerdi. İşte
zaman olmadığı için yaralı sayısı çok fazla olduğu için yapamadılar.
Hastaneden çıktım. Yalnızdım, çoluk çocuk memleketteydi. Ertesi gün
ben de memlekete, Trabzon’a geldim. Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversite
Hastanesinde tedavi için 10 gün geçirdim. 10 gün sonunda çocuklarla
İstanbul’a döndük. Sonra raporlar çıktı. Bana 3 ay rapor
verdiler. Yüzde 10’da çalışamaz raporu verdiler ama 7 ay boyunca ben
ekmeğimin peşinde çalıştım. Kimseden yardım istemeden geçimimi
sağladım. Ben o gece yardım için çıkmadım ki sokağa, ben vatanım
için çıktım.


O gece sizi ve binlerce vatandaşı sokağa çıkartan duygular ve
hissiyatlar nelerdi?


Mehmet Ali HENDEK: O duygu Allah’tan gelen bir şey. Ben
çoluk çocuğumla ve eşimle helalleştim ama benim aklıma hiç eşim veya
çocuklarım gelmedi. Aklıma ilk önce vatanım geldi. Vatanım varsa
ailem vardır, yoksa zaten ailem de yoktur. Benim için bambaşka bir his
ve geceydi. Büyük bir şerefti. Bu memlekette yaşıyorsak vatanımız, namusumuz
ve şerefimiz için yaşayacağız.


Geçmiş darbelerde ülkede bazı sorunlar vardı, sizce 15 Temmuz
darbe girişimi döneminde ülkedeki sorunlar nelerdi, neden böyle
bir darbe gerçekleştirmeye kalktılar?
Mehmet Ali HENDEK: Böyle bir darbe yeryüzünde yok. Yani
akşam saat 20.00’de darbe mi olur? Nerede yaşıyorsun? Yani biz vatan
millet denildi mi kelle koltukta gezen bir milletiz. Biz başka ülkelere
benzemeyiz. Vatan söz konusu olduğunda kötü insanlar bile bu paydada
buluşur. Parti ve ırk mevzu bahis değildi. O gece herkes sokaktaydı. Siyasetle
alakalı değildi, bu herhangi bir parti mücadelesi değildi. Ama 45
sene tabanına fitne vermiş bir adamın 3-5 sene de temizlenmesi mümkün
değil.


O gece yaşadıklarınızdan sonra herhangi bir psikolojik destek
alma ihtiyacı duydunuz mu?
Mehmet Ali HENDEK: Aslında psikolojik tedavi ihtiyacım oldu
ama almadım. Ben bu desteği ailemden aldım. Bu ihtiyacımı ailemden
aldım. Bazen evde televizyonda görüntüleri görüyorum ve diğer odaya
gidip orada bekliyorum. Sinirim geçince, yatışınca odaya dönüyorum.
Çünkü çocuklar var, onlara yansıtmak istemiyorum.


O gece darbe gerçekleşmiş olsaydı Türkiye nasıl bir sabaha
uyanmış olurdu, nasıl bir ülkeye uyanırdık?


Mehmet Ali HENDEK: Sınırda terörist gruplar bekliyordu, gerisini
siz düşünün. Suriye gibi keskin olmasa da çok fazla kan dökülürdü.
Irak, Libya, Suriye bu ülkeleri gördüğümde ne diyeceğimi bilemiyorum.
Burası Türkiye burada farklı bir millet var. Yinede nasıl bir ülkeye uyanabilirdik
bilmiyorum, onun net yorumunu yapamıyorum. Biz Türk
milleti olarak vatansız yaşayabilecek bir toplum değiliz. Memleket meselesi,
Müslümanlık meselesi, Allah’ın verdiği güç ayrı bir meseledir.
Sizce darbe girişiminin önlenmesindeki en büyük etkenler nelerdi?
Mehmet Ali HENDEK: Darbeciler darbeyi yapamadılar. Darbeyi
kimse önlemedi. Onlar başarısız oldular. Bize eskilerimiz anlatırdı,
darbe olduğunda kimse sokağa çıkamazdı. Sen 3-5 tankla sokağa çıkıp
82 milyona karşı durarak darbe yapamazsın. Sabaha karşı yapsalardı da
yine başarılı olamazdı. Üç beş kuruşa satılacak bir memleket değil burası.
Türkiye sıradan bir ülke değil, bu insanlar sıradan insanlar değil.
Bizim insanımıza vatan dediğinde çok farklıdır. Bu şekilde bir darbeyi
sabahta yapsalardı başarısız olurlardı ama çok daha fazla kan dökülürdü.
Sizce medyanın o geceki tutumu nasıldı? Kamuoyunu yönlendirmede
başarılı oldu mu?


Mehmet Ali HENDEK: Medyayı takip etmiyorum ve o zaman da
takip etmedim. Ufak bir kargaşada ufak bir karışıklıkta ben hemen o
güne gidiyorum, korkuyorum hala tedirginim.


15 Temmuz gazisi olduktan sonra toplum tarafından size karşı
olumlu veya olumsuz davranışlar oldu mu?


Mehmet Ali HENDEK: Bakış açıları iyi olan insanlar ancak yüzde
20’dir. Bu da çok az bir oran. Zamanla insanlar o geceyi ve bizleri unuttular.
Bizler o gün 82 milyon için sokağa çıktık. Bu ülke için sokağa
çıktık. Silahsız, hiçbir menfaat beklemeden memleketimiz için sokağa
çıktık.

15oğssmrnj
Darbe girişiminden yargılananların davalarına katıldınız mı?
Oradaki ortamdan biraz bahseder misiniz?


Mehmet Ali HENDEK: Davalara birkaç defa katıldım. Mahkemeye
gittiğimde hiçbirinin yüzünde bir pişmanlık görmedim hatta onlar
bizden daha neşeliydi. Hatta orada sert bir konuşma yaptım. Bu insanları
cezaevinden buraya takım elbiselerle, kollarının altında dosyalarla
çıkartırsanız o geceyi yaşayanlar çok ezilir, dedim. Adamlar bize bakarak
ne olmuş der gibi gülücük atıyordu.


O gece hiç unutamadığınız, maddi veya manevi bir olaya şahitlik
ettiniz mi?


MEHMET ALİ HENDEK: O gece unutamadığım ve yıllar geçse
de unutamayacağım bir an yaşadım. Hastanede gördüğüm, önden
mermi yiyip sonrasında şehit olan o kişiyi unutamıyorum. Ben hayatımda
öyle bir şey görmemiştim. Biz o gece sokağa çıktığımızda aklımızda
hiçbir şey yoktu. İman gücümüzle sokağa çıkmıştık. Bir de
hastanedeki o yetim çocuklara ne oldu onu merak ediyorum. Yıllar
geçse de unutamayacağım anlardan biridir.
Vaktinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.

Trabzon’un ilk kadın taksi şoförü 61medya'ya konuştu! Trabzon’un ilk kadın taksi şoförü 61medya'ya konuştu!


Mehmet Ali HENDEK: Ben teşekkür ederim.