En başından beri aynı şeyleri yazıyoruz. Bu şehirde yaşayan insanların, fakir fukaranın ve yetimin hakkını korumak adına yazıyoruz. Büyükşehir Belediyesinin hemen tüm ihalelerinin sorunlu olduğunu listeleyerek yazıyoruz. Yasalar arkadan dolanılarak yüksek paralara işler yapılıyor. Paraların nereye gittiği tartışılırken, şeffaflık ve saydamlık tamamen gizleniyor. 1 liralık işler 10 liraya yaptırılıyor. Açık ihale yapılarak Trabzon’un parası korunmuyor. Bilakis doğrudan temin yöntemiyle paralarımız bildik şirketlere aktarılıyor. En başından beri yazdıklarımızı Sayıştay belgeledi. Ancak, onlarca ihaleden yalnız ikisini, üçünü ele aldı. Halbuki doğrudan temin yöntemiyle alımlar 100 milyon liraya yaklaştı. Üstelik belediye şirketlerinden hiç bahsedilmedi. Şirketler birer kapalı kutu. Şirket paraları nerelere ve niçin/nasıl aktarılıyor bilinmiyor. Şimdi Sayıştay denetiminden üç somut örnek vererek devam edelim…

Örnek 1) Büyükşehir Belediyesi Kızlar Manastırını tanıtmak istiyor. Bunun için de bir tanıtım videosu hazırlatıyor. Yaptıracakları şirket ve ödeyecekleri para önceden belli. Bir videoya tam 600 bin lira ödüyorlar. İşi yine açık ihaleye çıkarmıyorlar. İhaleye çıkarsalar aynı işi yine Ankara’da İstanbul’da onların yaptırdığından daha kaliteli 150-200 bin liraya yapacak çok firma çıkacak. Ama onlar parayı verecekleri yeri önceden belirlediler. Şimdi oyuna bakın… Para yüksek olunca bir sefer de “600 bin liraya tanıtım videosu yapılacak” diyemiyorlar. İşi üçe bölüyorlar. Anlaşılmasın diye… Birinci seferde ‘Prodüksiyon ve Çekim Hizmeti Alım İşi’ adı altında 114 bin 312 TL ödüyorlar. İkinci seferde ‘Görsel Video Tasarım Hizmeti’ adı altından bu kez 144 bin 224 TL ödüyorlar. Etti size, 228 bin 536 TL. Bu bizim paralarımız. Üstelik milyonlarca lira içinde bir nokta… Mesele rakam değil… Paralarımızın şeffaf olmayan yöntemlerle nasıl kullanıldığı. Devam ediyoruz. Üçüncü sefere geliyoruz. Daha videoyu alamadılar! Üçüncü seferde bu kez ‘Tanıtım Belgeseli Alım İşi’ adı altında 370 bin lira ödeyerek videoyu alıyorlar.

Yani Kızlar Manastırı tanıtım videosunu üçe bölüp toplamda 598 bin 536 TL para ödeniyor. Sayıştay soruyor. Niye parayı böldün?.. Niye açık ihale usulü yapılmadı? Büyükşehiri uyarıyor ve ‘Bir daha yapma’ diyor. Onlar da ‘Pardon… Tamam daha böyle yapmayız’ diyor. Mesele böylece bitiyor! Bitiyor mu size göre? Aradaki zarar niçin ödettirilmiyor? Firma kim? Kimler? Bunlar neden açıklanmıyor? Büyükşehir bir tane video yaptırmıyor ki! Kaç videoya kaç milyon lira ödeniyor? Doğrudan temin yöntemiyle 100 milyon liraya yakın para harcanıyor. Ey Sayıştay!.. Nerede diğer ihaleler? 1-2 ihale ile bizi mi kandırıyorsun? Şirketlerden harcanan paralar nerede? Trabzon’un en fazla gelir getiren turizm destinasyonu Atatürk Köşkü’nün gelirleri yasaya aykırı olarak şirketlere aktarılıyor? Denetlediniz mi?

Örnek 2) Yine Sayıştay raporundan… “Doğrudan temin usulü ile yapılan alımlarda, alım yapılacak gerçek veya tüzel kişinin Kamu İhale Kurumunun internet sayfasında ki yasaklılar listesinde bulunup bulunmadığı kontrol edilmemiştir” deniyor. Görüyorsunuz tabloyu!.. Kim bu yasaklı firma? Bile bile ne kadar para ödendi? ‘Pardon, bir daha olmaz’ demeyle her şey bitti mi?

Gelelim pardonla geçiştirilen bir başka vahamete… ‘Yükleniciden alınan ancak süresi geçtiği için ‘hükümsüz’ hale gelen teminat mektupları, muhasebe kayıtlarından çıkarılmamıştır. Dolayısıyla alınan teminat mektupları emanetleri hesabı 2 milyon 140 bin TL hatalı bilgi içermektedir.’ deniyor. Belediye yönetimi buna da ‘pardon’ diyor ve dosya kapanıyor.

Örnek 3) “Izgara kapağı bileziği işi.” Büyükşehirin TİSKİ’si bakın neler yapıyor? Müteahhitte verdiği işi kendi elemanına yaptırınca ortaya nasıl bir tablo çıkıyor? Yine Sayıştay raporundan yazacağız. Ama daha sonra… Zira bu müthiş bir ihale…

Buradan Sayıştay’a bir çağrı daha yapacağız. Bu raporlar bir yana, yaşadığımız şehirdeki ihaleleri biliyoruz. Doğrudan temin yöntemiyle 100 milyona yakın para harcandı. Şirketten harcanan paraları ne açıklıyorlar ne meclise getiriyorlar. Sayıştay da denetlemeyecekse bu milletin parasının hesabını kim soracak? Ey Sayıştay!.. Sanki göz boyamak için denetim yaptın!.. Sanki üstünkörü denetledin!..