Birkaç gün önce sosyal medyada bir video görüntüsünde tribünde bir grup “Trabzonlu başkan istemiyoruz!” diye bağırıyordu. Söz konusu başkan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir’di ve uzun yıllar evvel Trabzon’dan Samsun’a göç etmiş bir ailenin çocuğuydu. Geçmiş yıllarda yine Samsun’dan defalarca milletvekili seçilmiş ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığı görevinde de bulunmuştu. Mustafa Demir son yerel seçimlerde de yüzde 47 küsur oyla AK Parti’den Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

O zaman Samsunlu kimdir?

Şimdi durup düşünmek icap eder: Nüfusunun önemli kısmı göçle oluşmuş bir şehirde, 40-50 yıl önce gelmiş yerleşmiş bir insan nasıl oluyor da o şehrin hemşehrisi sayılmıyor? Bu profile sahip insan Samsunlu değilse Samsunlu kimdir? (Kaldı ki Mustafa Demir’in bakan olduğunda bayram eden ve sonra kendisinden bazı taleplerde bulunmak için gelen Trabzonlulara “Ben Samsun’un milletvekiliyim, Trabzon’un değil” demişliği bile vardır)

Samsun başta verimli toprakları olmak üzere coğrafi ve ekonomik imkânları nedeniyle çok uzun bir süredir göç almaktadır. Trabzonlular da belki 100 yıldan uzun bir süredir gelip Samsun’a yerleşmektedir. Artık şehrin kılcal damarlarına varana kadar nüfuz etmişlerdir. Yani ortada saf ve homojen bir Samsunlu kimliği vardı da Trabzonlular birden bire çıkıp gelerek şehri işgal etmişler, zorla önemli makamlara gelmiş değildir.

Trabzonlular Zonguldak, Düzce, Bolu, Sakarya, Kocaeli, Bursa gibi ağırlıklı nüfusu göçle oluşmuş başka şehirlerde de gözle görülür kitleler oluşturmakta ve önemli makamlara gelmektedirler. Belki oralarda da kendilerine karşı bir alerji vardır ama hiçbiri Samsun kadar bariz bir tepki düzeyine ulaşmamaktadır.

Ortada bir Samsun kimliği yok, o yüzden nesillerdir Samsun’da yaşayan insanların Trabzonlu kimliğinden vazgeçmiyor oluşunu sindiremiyorlar” şeklinde bir yargı da doğru olmayacaktır, çünkü İstanbul’da bizim bildiğimiz üç tane hemşehri derneği federasyonları, bir de konfederasyonları bulunmaktadır. Her ne kadar hemşehri dernekleri genel manada yeterli düzeyde aktif olmasalar da bu dernekler, federasyonlar ve konfederasyonu kurup yaşatmak kolay iş değildir.

İstememek haktır, fakat…

Samsun’da yaşayan Trabzonlulardan rahatsız olan vatandaşlarımız tabii ki medeni ölçüler çerçevesinde bunu dile getirmekte özgürdürler. Örgütlü bir çaba göstererek Samsun’da Trabzonluların başkan falan olmasını engellemek de isteyebilirler. Fakat önce bir Samsunlu kimliği tanımı yapmaları ve açıklamaları gerekir sanıyorum. Yani 100 yıl kadar önce Samsun’a göçmüş Trabzonlular bu kimliğin bir parçası değilse Samsunlu kimdir?

İkinci ve daha önemli nokta şudur: Rahatsız oldukları Trabzon kimliği de saf ve homojen bir insan kitlesi tarafından değil, tarih boyunca birçok farklı bölgeden Trabzon topraklarına göç eden insanların üstüne koya koya ortaklaşa oluşturduğu karma bir kimliktir. Gücü ve zenginliği buradan gelmektedir.

Göç zenginlik ve dinamizm getirir

Samsunlu hemşehrilerimiz -hemşehrilerimiz, çünkü eski Trabzon Samsun’dan Sarp’a kadar uzanan coğrafyanın tarihi adıdır- ya yoğun bir çabayla dominant bir Samsun kültürü ve kimliği inşa edecekler ya da tribünlerde bağırıp çağırıp bir parça rahatlamakla yetineceklerdir.

Aslında bunlara hiç gerek yoktur. Tarih boyunca göç alan ve almayan yerleşim birimlerinin arasında göç alan lehine her zaman büyük farklılıklar olmuştur. Samsun da elbet bunlardan biridir, farklı kimliğe sahip olduğunu düşündükleri hemşehrileriyle kavgalı değil barışık olmaları şehrin zenginliğine zenginlik katacaktır.