Şadan EREN kimdir ?

1953 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Şadan Eren, ilkokulu Yavuz
Selim İlkokulunda, orta ve liseyi Trabzon Lisesinde tamamladı.
Ticaret hayatına erken atılması iş yoğunluğunu da beraberinde getirince,
Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nü
tamamlayamadan ayrılmak zorunda kaldı. 1989-1999 yılları arasında
2 dönem Trabzonspor’da yöneticilik ve basın sözcülüğü yaptı. Trabzon
amatör spor kulüplerinden Gençlerbirliği, İdmanocağı, Doğanspor ve
Çömlekçispor Kulüplerinde de yöneticilik ve başkanlık görevlerinde
bulundu.

SADANEREN

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı, TOBB Ekonomi
ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Hastanesi Yönetim
Kurulu Başkanı… Bunlar sadece şu an öncelikli görevleri. O,
Trabzon’un sembol olmuş isimlerinden birisi olmayı başardı desek yanılmayız.
Aslında biz onu daha çok Trabzon’un lokomotifi konumundaki
Ticaret ve Sanayi Odası ile özdeşleştirdik.

Trabzon’daki başarılı iş yaşamını Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasında bulunduğu yöneticilik
görevlerinde de aynı şekilde sürdürmüş bir isim Mustafa Şadan Eren.
Görev yaptığı her dönem, hemen her kesimle iyi ilişkiler içinde olmuş,
Trabzon için oldukça önemli çalışmaların belki de ilk adımlarının
atılmasının temelinde yer almış bir isim o.


Başarılı, sosyal yönü çok iyi bir eşinin olması belki de onun şanslarından
biriydi sadece. Ve o, bu yolu yürürken de önceliğini hep doğup
büyüdüğü; ekmeğini, aşını kazandığı memleketi Trabzon’a vermiştir.
Son dönemde de Trabzon-Ankara arasında mekik dokurken kendisine
hayran bıraktıran bir performansla kendisinden beklenen her alanda
katkı koymaya, destek olmaya çalışıyor. İşte kısa öz geçmişi ile birlikte
bugün Trabzon ticaret hayatının başarılı isimlerinden Mustafa Şadan
Eren ile gerçekleştirdiğimiz keyifli bir röportaj.


1986-1999 yılları arasında Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasında 3
dönem meclis üyeliği ve meclis başkan vekilliğinin yanı sıra Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurul Delegeliği yaptı. Eren, 1971 yılında
dededen kalma Eren Ambar Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. ile yurt
içi nakliyeciliğine başladı. Daha sonra Sırrı Eren Vapur Acenteliğini
kurdu ve bir müddet deniz taşımacılığı ile uğraştı. 1976 yılında ortakları
ile Transgür beynelmilel nakliyat şirketini kurdular.
1991 yılından itibaren ortağı olduğu Batra Dış Ticaret ve Turizm
fi rması ile mobilya ve dayanıklı tüketim malları konusunda bölge bayilikleri
yaptı. Kar-Bat fi rması ile konut inşaatları yapan Eren, hâlen
inşaat, turizm ve garaj işletmeciliği ile uğraşıyor. Eren, evli ve biri kız,
biri erkek olmak üzere iki çocuk babası.


Trabzon’da yaşadığınız mahalleyi ve ticaret hayatına nasıl başladığınızı
bize anlatır mısınız?


Baba tarafım Arafi lboyu, anne tarafım Çömlekçi Mahallesi’nden.
Dedelerimin ikisi de Trabzon’da pereme reisliği yapıyorlarmış. Bugün
pek bilinmez, o dönemde Trabzon Limanı bugünkü şekli ile yapılmamış
olduğundan gemiler açıkta demirler ve pereme motorları ile kıyıya
taşımacılık yapılırmış. İşte bu kişilere peremeci denirmiş. Babam
da Devlet Deniz Yollarının Trabzon acentesiydi. Acente Sırrı derlerdi
zaten. Nakliye sektörü bu şekilde dededen miras kaldı diyebiliriz. Kardeşimle
de uzun yıllar Trabzon- Sochi hattının kurulması için uğraştık
ve gemi nakliyesi, acentecilik yaptık. O hat uzun yıllardan beri pek çok
kişi için ekmek kapısı oldu, önemli ihracat rakamları ile Trabzon’a ve
Türkiye’ye katkı sağladı.


KURUMLAR VERGİSİNDE UZUN YILLAR DERECEYE GİRDİK


Ticarete dedemin kurduğu Eren Ambarı’nda başladım. 1971 yılıydı.
Henüz 18 yaşındaydım. Sonra KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nü
kazandım. Ambarın tamamen bana devredilmesiyle işlerim oldukça
yoğunlaşmıştı, ikisini beraber yürütme şansım yoktu ve tercihimi ticaretten
yana kullandım. Üniversite üçüncü sınıfta ayrılmak zorunda kaldım.
Eren Ambar’ı oldukça iyi bir noktaya getirdikten sonra Transgür’e
ortak olup, uluslararası taşımacılığa başladım. Uzun yıllar Trabzon’da
kurumlar vergisinde dereceye giren bir fi rma hâline geldik. O zamanlar
uluslararası ticaret şimdikine göre daha sıkıntılıydı. Haberleşme çok
zordu. Telekslerle, zamanla yarışılan bir dönemdi. İran transit nakliyesinin
yoğun zamanlarıydı. Bu fırsatı hem tüccar olarak hem de ülke
yararına iyi değerlendirdiğimizi düşünüyorum. 1971-1991 yılları arasında
çok aktif çalıştım. Çocuklarım doğduğunda ben bir Hopa, bir İskenderun
Limanı’ndaydım. İran ticareti bitince nakliyeciliği bıraktım.


İç pazara yönelik işler yapmaya başladım. Batra firmasını kurduk. Dayanıklı
tüketim malları ve bölge bayilikleri konusunda bölgenin önemli
bir fi rması hâline geldik. İnşaat sektörüyle de iştigalimiz oldu. Bugün
kendi arsamızda devam eden bir inşaatımız var. Oğlumun ilgilendiği
bir tır garajı, kardeşimin başında durduğu bir turizm şirketimiz var.

TRABZON’UN OLMAZSA OLMAZI TURİZM TRABZON’UN OLMAZSA OLMAZI TURİZM


EŞİME TEŞEKKÜR EDİYORUM


Sizin kadar göz önünde olmasa da çok aktif bir eşiniz var. Ailenizden
bahseder misiniz?


Eşim Fatma Eren ev hanımıdır. Trabzon Yardım Severler Derneğinde
yıllarca yöneticilik yaptı. Şu an başkanlık görevini yürütüyor.


İki evladım, iki torunum var. Kızım siyaset bilimi mezunu, İstanbul’da
yaşıyor. Oğlum evli, işletme mezunu ve ti caretle uğraşıyor. Makedonya
Cumhuriyeti Fahri Konsolosu… Aynı zamanda TSİAD yönetiminde.
Gelinim mimar. Sivil toplum örgütlerinde aktif olmayı seviyoruz. Tabii
eşime ayrı bir teşekkür etmem gerekiyor. 1986’dan beri çok yoğun
olarak şehrime, ülkeme hizmet adına uğraş veriyorum. Bu işi gönüllülükle
yaparken aklım evde, çocuklarda hiç olmadı. Kendilerinden
epey zaman çaldım. Özellikle de TTSO Yönetim Kurulu Başkanlığım
döneminde.


Siyasete ne ara girdiniz?


1986 yılında Ticaret Odası Meclisine seçildim ama asıl 1991’den
sonra aktif siyaset ve cemiyet hayatım ağırlık kazandı. 1991’de Doğru
Yol Partisi Trabzon İl Başkanı oldum. Parti seçimlerde iktidara geldi.
Allah rahmet eylesin, Süleyman Demirel tekrar Başbakan oldu. 1994
yılında Trabzon İl Genel Meclis Üyeliği’ne ve İl Genel Meclisi Başkan
Vekilliği’ne seçildim. Bu görevi 1999 yılına kadar devam ettirdim.
Trabzon’un çok etkin olduğu bir dönemdi. Önemli ve başarılı isimlerin
valilik ve emniyet müdürlüğü yaptığı bir dönem oldu. Rahmetli Bener
Cordan Millî Eğitim Müdürü idi, sonra Millî Eğitim Müsteşarı oldu.


SÜLEYMAN DEMİREL’LE YAKIN İLİŞKİ İÇİNDEYDİM


Dönemin Millî Eğitim Bakanı Köksal Toptan başta olmak üzere
Yaşar Topçu, Ömer Barutçu gibi pek çok bakanla dostluğumuz vardı.
Trabzon Milletvekili Sayın Mehmet Ali Yılmaz zaten bakandı. Trabzon
 önemli kazanımlar sağladık. İncelerseniz o dönemde pek çok
okul açılmış ve birçok yatırım yapılmıştır. Tabii bu dönem ve sonrasında
rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel ile yakın ilişki
kurduk. Bu ilişki kendisi vefat edinceye kadar sürdü.
TTSO’dan TOBB’a uzun bir yolculuğunuz var, anlatır mısınız bize?
1999-2009 yılları arasında Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim
Kurulu Başkanlığı yaptım.

2009 yılında Oda Meclisi’nin teveccühü
ile Meclis Başkanlığı’na seçildim. Bu görevi 2010 yılına kadar sürdürdüm.
2010 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi
ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi oldum.
2011 yılında ise hastanenin yönetim kurulu başkanlığına getirildim.
2005 yılında TOBB Olağan Genel Kurulunda da Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildim. 2013 yılında yapılan
TOBB Genel Kurulunda Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu Üyeliği’ne
seçildim. 2014 yılı Ekim ayında da yeniden TTSO Meclis Başkanlığı
görevine seçildim. Ayrıca TOBB Sigorta Acenteleri İcra Kurulu
Başkanlığı, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve
Türkiye Odalar ve Borsalar Eğitim ve Kültür Vakfı (TOPEV) Yönetim
Kurulu Üyeliği’nin yanı sıra pek çok kurum ve dernekte yöneticilik ve
genel kurul delegeliği yaptım.


TTSO’da göreve gelişiniz nasıl başladı?


Görevi Mazhar abiden (Mazhar Afacan) devraldım. Allah rahmet
eylesin, uluslararası ticaretin gelişmesine önem veren başarılı bir başkandı.
Göreve gelince hedefl erimizi kısa, orta ve uzun vadeli olarak
belirleyerek yola çıktık. Temel olarak Trabzon iş dünyasının sorunlarını
ve gelişimini hedef alan çalışmalarımızda, öncelikle uzmanlık, bilgi
birikimi ve kurumsallaşma ile dinamik ve üretken bir Trabzon Ticaret
ve Sanayi Odası için Odamızda yeni yapılanmalar gerçekleştirdik.
Güncel konular üzerinden çeşitlilik içeren çalışmalar yaptık ve üyelerimize
en iyi hizmeti sunduk. Bu konuda tevazu gösteremeyiz. Çünkü
bu, Oda’nın başarısıdır. Herkes bilmelidir ki Odamızın başarıları Trabzon’un
geleceğidir.


TTSO; TRABZON VE BÖLGEDE DEĞİL, TÜM TÜRKİYE’DE
TAKDİRLE İZLENMEKTEDİR


Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası özellikle 2000’li yılların başından
itibaren aldığı yol ve kat ettiği mesafe ile bugün sadece Trabzon ve bölgede
değil, tüm Türkiye’de takdirle izlenmektedir. TOBB bünyesinde
de odamızın saygın bir yeri olmuştur. TTSO’nun bu başarısı, üyelerinden
aldığı güç ile bu göreve seçilmiş insanların ve Oda’nın her biriminin
kolektif çalışmasının bir sonucudur.


Sizin döneminizde gerçekleşen faaliyetlere değinir misiniz?


Az önce de söylediğim gibi kısa, orta ve uzun vadeli diye sıraladığımız
pek çok işi başarmanın huzuruyla yönetim kurulu başkanlığı görevini
bıraktım. Bunları burada tek tek saysam çok uzun sürer. Elbette
gerçekleştiremediğimiz hedefl er de oldu. Teşvikin Trabzon’a kazandırılması
adına o dönem oluşturduğumuz kamuoyu ile sonuç alışımız
TTSO için zaman zaman sorulan “TTSO’nun görevi nedir?” sorusuna
cevap adına önemlidir.


TTSO, şehrin en etkili sivil toplum kuruluşudur. Öneren, kamuoyu
oluşturandır. İcraat ise hükümetlerin işidir. Benim dönemimde
beklentinin o seviyeye çıktığı günleri hatırlıyorum. Başarılı olduğumuz
diğer bir konu ise Trabzon’un sorunlarını Trabzon ile birlikte çözmeye
öncülük etmekti. Pek çok açıklamamızı Esnaf Odası, İhracatçılar Birliği
ve Borsa olarak birlikte yaptık. Kent sorunlarına çözüm önerileri toplantıları
düzenledik. Her kesim görüşünü paylaşma fırsatı buldu. Sonrasında
sorunlar önem sırasına dizilerek çözülmeye çalışıldı.


DÜNYA TİCARET MERKEZİ’Nİ TRABZON’A KAZANDIRDIK


Dünya Ticaret Merkezi’nin kuruluşu yine o dönemde yaşanan çok
önemli bir gelişmedir. Sayın Demirel’in bir yurt dışı seyahatinde o dönem
İTO Başkanı olan Mehmet Yıldırım ile beraberdik. Kendisi İstanbul
dışında DTM kurmak istediklerini söyledi. Hattâ TTSO’ya bir yazı
gelmiş ama bir gelişme olmamış. Trabzon’a gelince tekrar yazışmalar
başladı ve bugünkü duruma geldik.


Novotel’in Trabzon’a gelişini bugün Trabzon’da Hilton, Ramada,
Dedeman gibi marka otellerin oluşunun mihenk taşı olarak değerlendiriyorum.
Aktif siyasetin içinden gelmiş bir insanım. 1999 yılında Ticaret
ve Sanayi Odası Başkanlığı’na seçildiğimden beri siyaseti tabiri
caizse tamamen dondurdum.


Oda içinde her dönem geçerli olan prensiplerin başında, Oda’ya
hiçbir dönem siyasetin girmemiş olması söylenebilir. Dönemimde iyi
başardığımız konulardan biri olarak da bunu görmekteyim.
TTSO’da görevlere talip olanlar ve üstlenenler, bulunduğu makamın
ağırlığını kullanmadan ve siyasi görüşünü bir kenara bırakarak,
yalnızca iş adamı ve şahsi kimliğini kullanarak bu görevlere seçilmelidirler.
TTSO Başkanlığımın son döneminde (2009 yılında) odamızın
faaliyetleri ile ilgili “Trabzon’u geleceğe taşıyan son 10 yıl” adlı bir kitap
çıkartmıştık. Bu kitabı eve getirdiğimde ailem “Bizden çaldığın son 10
yılın hesabı mı?” diye sormuştu. Bu beni çok etkilemişti.


Şu anda TTSO Meclis Başkanısınız… Meclis hakkında neler söylemek
istersiniz?


TTSO Meclisi, 31 farklı meslek grubundan seçilen 69 kişiden oluşuyor.
Bu kişiler aylık olarak meslek komitelerinde yaptıkları toplantılar
sonucu meslek gruplarının sorunlarını, Trabzon iş dünyasının genel
sorunlarını Meclis’te seslendiriyor; yönetim kurullarının dikkatine
sunuyor. Meclis’te oldukça genç arkadaş var. Seçim zamanı TTSO’ya
büyük ilgi oluyor, kıran kırana yarışlar yaşanıyor; sonra bakıyorsunuz
seçilen arkadaşlar zaman ayıramıyor ya da kürsüye çıkıp konuşma
konusunda çekingenlik gösteriyor. Kimse o Meclis’te kendisini temsil
etmiyor. Meslek grubunu temsil ediyor. Sivil toplum gönüllülük işidir.
Bu tür seçimlere, bu işlere vakit ayırabilecek insanlar girsin. Meclis
üyeleri katılıma dikkat etmeli, Oda’ya katkı vermelidir.


TURİZMDE ORGANİZE OLAMAMANIN SIKINTISINI YAŞIYORUZ


Uzun yıllardır sivil toplum örgütleri, siyaset ve çeşitli derneklerin
içinde bulunan birisi olarak bugünkü Trabzon’u konuşursak…
Trabzon her dönem bir şans yakalıyor. Fakat bunu ne kadar kullanabildiği
tartışılır. Bir dönem İran transit nakliyesi, bir dönem Rusya
pazarı Trabzon ekonomisine ilaç oldu. Bugün Arap turizmini çok
önemsiyorum. Bu konuda DOKA önemli çalışmalar yaptı. Önceki dönem
valimiz Recep Kızılcık’ı rahmetle anıyorum. Önemli uğraşlar verdi.
Bu fırsat değerlendirilmeli.


Turizmde organize olamamanın sıkıntısını yaşıyoruz. Kayıt dışı
çalışanlar, fi yat farklılığı gibi olumsuzluklar yaşanıyor. Bunlar turisti
ürkütür. Kendi ayağımıza sıkmamalıyız. Ülkemiz zor bir dönemden
geçiyor. Ankara’daki patlamada ölenlere rahmet diliyorum. Son dönemde
artan terör olayları ve güvenlik sorunu iş dünyasını ve piyasaları
da olumsuz etkiliyor. Yaşanan bu sürecin en az hasarla atlatılması için
birlikte hareket etmek ve güçleri birleştirmek gerekiyor. Güçlü bir ülke
ve güçlü bir millet olarak bugüne kadar pek çok şeyin üstesinden geldik.
Bunların da üstesinden gelmeli, kalkınma öncelikli yerel gündeme
dönmeyi başarmalıyız.


Hâlen bulunduğunuz TOBB’daki görevlerinizden ve TOBB ETÜ
Hastanesinden bahseder misiniz?
2005 yılında yapılan TOBB Genel Kurulunda yönetim kuruluna
seçildim. O günden beri TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
üstün gayretle başkanlığını sürdürdüğü ve çok önemli noktaya getirdiği
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine katkı vermeye çalışmaktayım.
TEPAV ve TOBEV’de görev yaptım. Ulusal konulara katkı vermek benim için ayrı bir mutluluk oldu. 2010 yılında TOBB Başkan Danışmanı
ve TOBB bünyesindeki iştiraklerden TOBB ETÜ Hastanesi Yönetim
Kurulu Üyesi oldum. Bir yıl sonra ise hastanenin yönetim kurulu başkanlığına
getirildim.


TOBB ETÜ Hastanesi, etik değerlerden ödün vermeden hastalarının
haklarını gözeten, ihtiyaç ve beklentilerini karşılayan, güvenilir
sağlık hizmetini çağdaş standartlarda sunan bir kuruluştur. Vizyonumuz;
sağlık hizmetinde güveni, saygınlığı ve hasta memnuniyetini temel
ilke edinmiş, çalışanları ile bütünleşmiş, kurumsal kimliği ile de
öne çıkan, uluslararası düzeyde örnek bir kuruluş olmaktır. Bunda da
başarılı oluyoruz. Ayrıca kalp ve damar cerrahisinde SGK kapsamında
çalışmaktayız. Bugüne kadar pek çok Trabzonlu hemşehrimize yardımcı
olduk. Elbette Allah sağlık versin ama ihtiyaç hâlinde her türlü
desteğe hazır olduğumun bilinmesini isterim.


GENÇLERE TAVSİYEM; GENİŞ BAKSINLAR, AKTİF OLSUNLAR,
ÇAĞI YAKALASINLAR


Yeni nesle, gençlere başarılı olabilmek için nasıl bir mesaj vermek
istersiniz?


Şu bir gerçek ki tüccar aktif olmalı, zamana ayak uydurmalı. Bugün
şunu satıyorsunuz diye ömür boyu onu satacaksınız ya da satabileceksiniz
diye bir durum yok. Yaşadığım tecrübelerden gençlere tavsiyem;
geniş baksınlar, aktif olsunlar, çağı yakalasınlar. Ticarette inişler çıkışlar
oluyor. Allah’a şükür ben makam mevki kazandıkça servetim artmadı,
aksine azaldı. Allah nasip etti değişik sektörlerde pek çok kişiye
istihdam sağladım.


Şadan Bey teşekkür ederiz.


Ben teşekkür ederim.