Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy, ekonomiyi değerlendirdi.

Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy, ekonomiyi değerlendirdi. Atasoy, “Son iki yıldır teravih namazı dahi kılamadığımız iki ramazan geçirmişken bu yıl da marulun dahi 20-25 lirayı bulduğu insanımızın en ucuz diye bildiği halk pazarlarına inemediği büyük bir ekonomik bunalımla Ramazan ayını, oruç ibadetimizi eda etmeye çalışıyoruz” dedi.

Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy yaptığı açıklamada şunları söyledi;

Başı Rahmet, ortası Mağfiret, sonu Cehennemden kurtuluş olarak Peygamber Efendimizin müjdelediği Ramazan ayının Rahmet kısmının sonuna  geldiğimiz, merhametin, yardım severliğin, zikir ve ibadetin zirve yaptığı şu günlerde  Müslümanlar olarak buruk bir Ramazan yaşıyoruz. Son iki yıldır teravih namazı dahi kılamadığımız iki ramazan geçirmişken bu yıl da marulun dahi 20-25 lirayı bulduğu insanımızın en ucuz diye bildiği halk pazarlarına inemediği büyük bir ekonomik bunalımla Ramazan ayını,  oruç ibadetimizi eda etmeye çalışıyoruz.

ESNAF VATANDAŞ MUTSUZ

Her yönden kutuplaşmaya, ötekileştirmeye devam edilen günümüz Türkiye sinde yeni bir kutuplaşma çeşidi ekonomik kutuplaşmayla karşı karşıyayız. Ülkemiz şu an iki kutba ayrılmış bu bakımdan. İki farklı insan kesimi , iki farklı hayat sürdürenler var maalesef ülkemizde. Bir tarafta kamu kaynaklarından alabildiğine beslenen, birkaç yerden maaş alan tabiri caizse tuzu kuru insan kitlesi, diğer tarafta ise yoksulluk sınırının on beş bin TL’yi geçtiği bir dönemde 4.250 TL ile ev geçindirmeye çalışanlar, 600 TL’lik burs ile günde bir öğün yemekle idare etmeye çalışanlar, yeterli parayı karşılayamadığı için öğrenciliği bırakanlar, gün be gün artan gıda maddelerine ulaşamayıp akşam iftar sofrasına tuz bile koyamayanlar var. Bir tarafta sırça köşklere kapanıp yandaşların cılız fısıltılarının yanında  halkın mahzun çığlıklarını duymayan iktidar ve iktidar yanlıları var. Bir tarafta lüks ve şatafat varken diğer tarafta yaşadığı zor şartları mensup olduğu ülkenin yöneticilerine duyurmaya çalışanlar, geçim derdi ile boğuşanlar, yoksulluk, açlık, sızlanma, feryat var. Düne kadar altı ay gibi kısa bir sürede cari açığı kapatacağız türküsünü söyleyerek iktidara gelenler Türk Lirasını pula çevirerek insanımızın hayat kalitesini adeta törpülediler. Esnaf mutsuz, yarınki ödemeyi nasıl yaparım, borçlarımı nasıl kapatırım diye kara kara düşünmekte, her geçen gün sofrasından bir lokma daha eksilmekte, bunu görmemek için adeta gözlerini kapayan kulaklarını tıkayan iktidar ve yandaşları iftar sofralarında poz vermekten geri durmuyorlar. Devletin sofrada olması demek, vatandaşının sofrasında her geçen gün çeşit bir parçada olsa artıyorsa işte devlet ve siyaset vatandaşın masasında oturuyor  demektir.

Asgari ücretin %50 artışını tarihin en büyük zammı olarak niteleyenler ve alkışlayanlar şimdi neredeler. Ekonomik büyümeyi caddelerdeki araç sayısına ,evlerdeki beyaz eşyaya bağlayanlar sanal büyümenin rakamlarla oynayarak büyümenin karın doyurmadığını anlamaları gerek artık. Sanal algı operasyonları ile gündemi değiştirerek seçim kanunları ile oynayarak bir seçim daha nasıl kazanırım hesabında olanlar kazıdıkları kuyuya kendileri düşecektir. 

TMO yönetim kurulu başkanı Ahmet Güldal Trabzon'da - CANLI TMO yönetim kurulu başkanı Ahmet Güldal Trabzon'da - CANLI

MİLLETİN AKLI İLE OYNAR HALE GELDİLER

Yapılan bir istatistiğe göre ülkemizde öğün yemek sayısını azaltmak isteyenlerin  sayısı %50,3 yani ülkenin yarısı demek, %32 si geçinebilmek için zaman zaman aç kaldıklarını ifade ediyorlar, %61,8 i et yemeyi bırakmış, %62,5 i özel araçlarını kullanmayı bıraktığını söylüyor. Böyle bir tablo geleceğimizle ilgili olarak herkesi derinden endişeye sürüklemesi icap eder, nereye gidiyoruz. Vatandaş için böyle bir tablo varken devletin zirvesi Kayseri’den gelen manda yoğurdu, Medine’den gelen hurma ve yulaf ezmesi karıştırıp geceleri yatmadan önce yiyin tavsiyesi ile adeta milletin aklı ile oynar hale geldiler. Halkın dertlerinden bu kadar kopuk bir iktidar bu milletin ne ekonomisine, ne tarımına, ne de sanayisine derman olamaz. Nitekim en son Ekonomi ve Maliye Bakanımız Gaziantep’te sanayici ve iş adamlarına yaptığı bir konuşmada gözlerindeki ışıltının ancak Aralık ayında parlayabileceğini belirtmiş adeta hedef 2023 demiş. Sağduyu  sahibi yöneticilerimiz ve siyasetçilerimiz Ramazan kumanyası bu milletin derdine derman olmaz, köklü biz çözüm için gayretle ve azimle çalışmanın, adil bir gelir dağılımını tesis etmenin  zamanı gelmiştir” dedi.