Dünyada olup bitenlere sınıf gözlüğü ile bakılmadığında, ne kadar ince eleseniz de emperyalist-kapitalist sistemin ağababalarından birisinin tarafına düşmeniz kaçınılmazdır.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline gerekçeler bulmak fazlasıyla mümkündür. Bu gerekçelere ne kadar anlam yüklense de ‘ Suçu azaltırsınız ancak cezayı ortadan kaldıramazsınız.’ Kaldı ki bu yaklaşım ABD’nin Irak işgaline, Fransa’nın Libya müdahalesine, ABD’nin Latin Amerika’daki darbelere ve hatta 12 Eylül 1980’de Türkiye’de gerçekleştirilen faşist darbeye gerekçe hazırlamaktan öteye gitmez.

Esastan bakıldığında, Rusya emekçilerinin ve halklarının bu savaştan çıkarı olmadığını sorgulamak lazımdır. Büyük Rus İmparatorluğu oluşturma iddiasında olduğunu gizlemeyen Putin, mevcut sınırlarıyla kendi halkına nasıl bir yaşantıyı reva görmektedir ki Büyük Rusya aracılığıyla nasıl bir hayat sağlayacaktır. Rus yoksullarının savaşta ölmesi, yaralanması ve anaların acılarıyla dolacak bilanço bu kesimlere yaşatılmış olacaktır.

Aynı bilanço Ukrayna emekçileri ve halkları için çok daha kabarık olarak yaşanacaktır. Ukrayna yönetiminin izlediği politikalar ‘ işgale uğrayan topraklarını savunmak’ dışında düşündürücüdür.

Zelenski’nin NATO ve batı yanlısı politikalarla Ukrayna halkının çıkarlarını değil, kendi oligarklarını oluşturma ve batı oligarklarıyla ortaklaşma dışında yönelimi olduğunu söylemek mümkün değildir.

Rusya ve Ukrayna oligarklarının siyasi güç oluşturma çabaları, kan gözyaşı ve yıkım olarak emekçilere ve haklara ödetilmiş olacaktır.

Bu süreçte herkesi çokça düşündüren bir olgu da şudur. Kimlik olarak Yahudi olduğu bilinen Zelenski ‘ Yahudi Soykırımını’ yaşamış bir tarihin mensubu olarak Ukrayna’daki Neo-Nazi grupları neden desteklemektedir. Nazi’lerin İkinci Dünya savaşını kaybetmiş olmasının rövanşını almak gibi bir anlamı olabilir mi? Kaldı ki İsrail’in Rusya’ya cepheden karşı durmaması neo-nazi gruplara çok sıcak bakmadığının işareti sayılsa da esas konumunu Ortadoğu’daki çıkarları mı belirlemektedir?

BM’nin kabul ettiği tek soykırım olan ‘Yahudi Soykırımı’ böylesi konjonktürel çıkarlara kurban verilebilir mi? Almanya’da fırınlanan aynı zamanda ayakkabıları çıkarılarak Tuna Nehri ‘ne atılan Yahudilerin trajedisi unutulmaya mı bırakılmıştır?

Rusya, Ukrayna ve hatta Dünya’da savaş karşıtı demokratik yönetimlerin iktidar olmasıyla sorunlar çözülebilir. Bu gerçeklik, tüm dünya emekçilerinin ve halklarının sorumluluğunu geçmişe göre daha da artırmıştır.

Emperyalist-kapitalist dünyada emekçilere ve halklara ne ekmek ne de barış olmamıştır, olmayacaktır.

‘Dünyanın bütün ezilenleri birleşiniz’ sloganında ısrar etmenin zamanıdır.