'HASTALIĞINI UNUTTU ŞEHADETE KOŞTU'

Çocukluğundan beri kanserle mücadele eden Trabzonlu Sedat Kaplan, 15 Temmuz hain darbe girişliminden önce hayata tutunmak için gittiği Ankara’da şehit edildi. şehit Sedat Kaplan, çocukluk yıllarında yakalandığı mide kanserini yendikten sonra kemik kanserine yakalandı. Tedavi için memleketi Trabzon’dan Ankara’ya giden Kaplan, 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimini öğrenince “Onlar bizim devletimizi yıkamaz” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halka yaptığı çağrının ardından 00.00’da sokağa çıktı. Ankara AK Parti il binası önüne giden Sedat Kaplan, kardeşi Murat Kaplan ile 00.35’te konuştu. 3 dakika sonra Kaplan’ı merak edip tekrar arayan kardeşi bir daha ulaşamadı. AK Parti il binası önünde darbecilerle mücadele eden Sedat Kaplan, hainlerin kurşunları ile şehit düştü. 31 yaşındaki Sedat Kaplan’ın naaşı, Trabzon’un Yomra ilçesinde sonsuzluğa uğurlandı. şehidin ismi, Trabzon’un Yomra Belediyesi tarafından bir caddeye ve Trabzon Yomra Oymalıtepe Ortaokuluna verildi.

Sedat Kaplan, 15 Temmuz’da Ankara’da şehit düştü. Oğlunuzun şehit haberini nasıl aldınız? O gece yaşadıklarınızı anlatır mısınız?
Ören KAPLAN
: O gece benim hiçbir şeyden haberim yoktu.Ben darbe gecesi annemle birlikte kalıyordum. Gece uyandım. İlk önce sabah ezanı okuyor sandım. Daha sonra sela okunduğunu anladım. Annem de yaşlı ve hasta. Ne yapacağımı bilemedim. Evde annem, ben, bir de konuşamayan kız kardeşim vardı. Kimseye bir şey soramadım nedir bu diye? Sabah olduğunda öğrenirim diyerek tekrar uyudum.

Komşular Ankara’da Sedat’ın vurulduğunu biliyormuş. Benim oğlumun ismi Sedat komşumuzun oğlunun ismi de Sedat, hangisinin vurulduğunu bilmiyorlarmış. Bana bir şey söylemediler. Kız kardeşim beni aradı. Bana, ‘Abla evime kadar gel’ dedi. Ben de ne yapacağım orada, dedim. Bana orada oğlumun şehit haberini verdiler. Dayımın oğlu da Ankara’da polisti. O geldi bana söyledi. ‘Sedat şehit oldu’ dedi. Ben de benim çocuğum niye vurulacak, dedim. O hastaneye gitmişti. Bana darbe olayları çıktığını onun da sokağa çıktığını ve kurşunların ona isabet ettiğini söylediler. Benim dünyam yıkıldı. Sadece bana değil benim gibi olanlara da Allah sabır versin.

AK Parti il binası önünde şehit düşmüş. Kardeşi Murat orada vurulduğunu söyledi. Onlar hastaneye gitmişlerdi. Oradan dönüp misafirhaneye gelmişler. Orada darbe olayını duyunca kendini sokağa atmış. Kardeşi Murat, ‘gitme, çıkma’ demiş. Ama dinlememiş onu. Kardeşi iki kez arayıp konuşmuş onunla. Murat’a ‘Sen de gel’ demiş. Murat da Ankara’yı bilmediğinden ‘Nereye geleyim, hiçbir yer bilmiyorum ki!’ demiş. En son konuşmaları bu olmuş. Tekrar aradığında telefonuna ulaşamamış. Daha sonra kardeşine bir telefon gelmiş ‘Sedat vuruldu’ diye. Hastaneye gitmiş. Ama yaralı diye düşünüyormuş. Bakmış ki hemşireler onu hastanenin içerisine değil dışarıdan merdivenlerden aşağı indiriyormuş.

Kapıya geldiklerinde ise morga geldiklerini anlamış. Orada cenazesiyle karşılamış. Orada o kadar çok travma geçirdi ki... Hala onun şokunu atlatamadı. Ona ‘Ağabey çıkma başımıza gökten ateş yağdırıyorlar.’ demiş. O da demiş ki: ‘Ben çıkacağım, onlar kimin devletine karşı çıkıyorlar. Ben gideceğim. Sen de gel.’

Hep böyle vatan aşkıyla mı doluydu?

Ören KAPLAN: Çok hem de çok… Vatanını, milletini, devletini o kadar seven bir insandı ki... ‘Onlar bizim devletimizi yıkamaz’ diyerek kendini sokağa atmış. Çocukluğundan beri hayatta kalma mücadelesi vermiş. Nükseden hastalığını yenebilmek için gittiği Ankara’da şehit düştü. Neler söyleyeceksiniz?

Ören KAPLAN: 7 yaşından beri hayat mücadelesi veriyor. 7 yaşında okula yazdırdık onu. Okulda daha 20 günlükken amcasının oğlu ona çelme taktı. Yüzüstü yere düştü. Ondan sonra ‘Midem ağrıyor.’ diye ağlamaya başladı. Bizim hiçbir şeyden haberimiz yok. Sağlık Ocağına götürdük onu. Doktorlar ilk anlayamadı. Şikâyetleri devam edince tekrar götürdük. Gece ameliyata aldılar. Böbreğinin üstünde tümör olduğu ortaya çıktı. Düştüğü zaman tümör kabarmış. 1,5 kilo ağırlığında olmuş. Bizi Ankara’ya sevk ettiler. Ankara’da 3 yıl ilaç tedavisi gördü. Tümör küçülünce ameliyatla alındı. Böyle 5-10 yıl Ankara’ya gittik geldik. Düzeldi, iyi oldu. Sıkıntı ve stresten bir daha hastalığı nüksetti. Benim çocuğum tedavi olmaya gitmişti. Allah onları yok etsin. Destek verenleri de Allah yok etsin.

FETÖ tarafından yapılan darbe girişimini öğrendiğinizde ne düşündünüz?

Ören KAPLAN: Onlar benim babamda olsa kardeşimde olsa yakın kim olursa olsun affetmeyeceğim. FETÖ’ye çalışanları, onlara yardım edenleri asla ölünceye kadar affetmeyeceğim.

Hain darbe girişimi milletin sokağa dökülmesiyle geri püskürtüldü? Bu uğurda 251 şehit verdik. 251şehitten birisi de sizin oğlunuz. Ne hissediyorsunuz?

Ören KAPLAN: Ben ne diyebilirim ki... Ben onları hatırlayınca inanın ki aklım gidiyor. Benim çocuğum aklıma gelince aklım yerinden çıkıyor. Çünkü o benim her şeyimdi. Her şeyimdi… Ona ben kurban olurum. Allah bunu yapanları affetmesin. Allah cehenneminden çıkarmasın. Bizi mahkemeye çağırdılar. Bize, ‘Vuran kişiyi bağışlayacak mısınız?’ dediler. Ben asla ölünceye kadar davamı bağışlamayacağım, dedim. O vuran kişinin kim olduğunu sordum ama ismini vermediler. Bu konuda bilgi veremeyeceklerini söylediler. Ben davamı sürdüreceğim. Darbecileri asla affetmeyeceğim. 2 kez mahkemeye çıktık. Ben onların idamını istiyorum. Asılsınlar. Onlar herkesin ocağını söndürdüler. Çevremizde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın FETÖ’cüleri hapse attı diye herkesin ocağını söndürdüğünü söylediler. O milletin ocağını söndürmedi.

FETÖ’cüler milletin yavrularını öldürdü. Onlar hapis yatıyor. Hayattalar. Yine hapisten çıkma umutları var. Ya ölenlerin geri dönme şansı var mı? Hiçbir umutları yok. Ben onları affeder miyim? Asla…

Olayın görgü tanığı var mı? Olay nasıl yaşanmış?

Ören KAPLAN: Bir tanık var mı hiçbir bilgim yok. Benim yavrum 3 kurşunla şehit düşmüş. Kardeşi ilk kurşunun cebindeki telefonuna isabet ettiğini söyledi. Ama olayın bütününü bana direkt anlatmıyor. Başkalarına anlatırken ben de öğreniyorum. Ben üzülüyorum diye bana anlatamıyor. Diğer 2 kurşundan biri kalbine diğeri göğsüne isabet etmiş. Hastaneye ulaşamadan yolda şehit düşmüş. Benim çocuğum ağabeyini morgda bulmuş. Çocuğum o kadar çok travma geçirdi ki... Anlatılır bir şey değil. Ramazan Bayramı’nda köye gelmişlerdi. Ben üzülmeyeyim diye benden ilk önce hastalığını gizledi. Öğrendiğimde ise yıkıldım. Ben sensiz yaşayamam, dedim. Bana ‘Ankara’ya gidip geleceğim.’ dedi. Hastane işlemlerini yaptıracaktı. Kurban Bayramı’ndan sonra da ameliyat olacaktı. Buradan giderken, ‘Ben geleceğim annem üzülme.’ dedi. Kardeşi Murat ile Ankara’ya gittiler. Oraya gittiklerinde beni bir kez aradılar. Bana tüm hastane işlemlerini yaptırdıklarını dönüp geleceklerini söylediler. 16 Temmuz akşamı döneceklerdi. O gece darbe çıkınca orada şehit oldu. Ameliyat tarihi gelince hastaneden bizi ‘Niye gelmediniz?’ diye aradılar. Kardeşi de ‘Ağabeyim şehit oldu.’ dedi. Bana oğlumdan hiçbir şey vermediler. Ne telefonunu ne kimliğini hiçbir şeyini görmedim.

Oğlunuz nasıl bir insandı?

Ören KAPLAN: O dünyada bulunur evlat değildi. O çok iyi bir insandı ama hainler onu hayattan kopardı. Büyüklerine karşı saygılı, küçüklerine karşı sevgiliydi. Küçükle küçük olurdu. Halini hatırını sorardı. Çok alçak gönüllü bir insandı.

Hayalleri var mıydı?

Ören KAPLAN: Kardeşi Murat araba almayı çok isterdi. Oğlum bana ‘Anne Ankara’ya gidip geleyim ona araba alacağım. Ondan sonra bunu evlendireceğim. Ben evlenme sırasını buna vermişim.’ dedi. Her yük onun üstündeydi. Hep önce ailesini kardeşlerini düşünürdü. Ben onun sayesinde hayata tutundum. Allah ona rahmet eylesin. O benim hükümetimdi.

15 Temmuz hem Türkiye’nin hem de sizin gibi şehit ailelerinin hayatının dönüm noktası oldu. Neler söyleyeceksiniz?

Ören KAPLAN: Ben dünyada mı yaşadım bilmiyorum. Allah’a şükür çocuklarım var. Yine onların sayesinde hayata tutundum.

Kimler size destek oldu? Kimler sizi ziyaret etti?

Ören KAPLAN: Çocuğum bizim her şeyimizle ilgilenirdi. O da şehit olduktan sonra devletimizden Allah razı olsun çocuklarıma iş verdiler. Bize yardımcı oldular. Devletimize Allah bir zeval vermesin. Cumhurbaşkanımızla Trabzon’a geldiğinde görüştük. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile konuştuk.

Oğlunuzu rüyanızda gördünüz mü?

Ören KAPLAN: Gördüm. Hatta geçen gece gördüm. O kadar güzeldi ki. Aynı hayattaki hali gibiydi. Onun güzel yüzüne kurban olurum. Benim çocuğum yaşamak için Ankara’ya gitmişti. Bu acıyı yaşamayana rüya gibi gelir. Senin acını anlamazlar.

Acılarınız tazelendi. Hakkınızı helal edin.

Ören KAPLAN: Helal olsun. Teşekkür ederim. Devletimize, milletimize güzel hizmet eden insanlardan Allah razı olsun. Allah kötülere de fırsat vermesin.