Haftanın Sözü

“Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.”

Honore de Balzac.

Haftanın Açıklaması

“Takımımıza katıldığımdan beri oynadığımız en iyi maçtı. Bu tarz rakiplere karşı iyi oyun yetmiyor. Ben kazanmayı tercih ederdim. Doğan Alemdar'ı kutluyorum. Çok genç ve yetenekli, Türkiye adına da önemli bir yetenek… Kendisini tebrik ediyor, en iyi dileklerimi sunuyorum.”

Bakasetas (Trabzonsporlu Futbolcu)

Referans maçı

Abdullah Avcı’nın sözüyle başlayalım Trabzonspor- Kayserisipor maçının yorumuna; “Büyük takımlar dominant oynar.” Ben de bunun altına imza atarım. Trabzonspor kendisine ve büyüklüğüne yakışan bir futbol oynamalı. Bu olduktan sonra bazı maçlarda iş kazasına uğrarsınız ama camianın desteği arkanızda olur. Genellikle kazanan taraf olursunuz. Böyle oynadığınızda her zaman karşınıza bir Kayserispor kalecisi Doğan Alemdar çıkmaz.

İstatistikler her zaman görmek isteğinizi göstermez, ya da siz neyi görmek istiyorsanız o konuda zihninizi açar ama Kayserispor maçında ezici Trabzonspor üstünlüğünü de gözden kaçırmamak lazım. Ne yaptı Kayserispor maçında Trabzonspor? Yüzde 75’e 25 topla oynadı. Denilebilir ki, topla oynamışta ne olmuş. Öyle değil durum… Tam 660 pas yapmış 28 şut çekmiş. Bu arada akın sürekliliği oluştururken, 2 şutu direkten dönmüş. Hani bir söz vardır, “Bu maçta kaleciyi milli yaptık” diye. Kayserispor kalecisi Doğan Alemdar Milli olmasa, bu maçtan sonra kesinlikle milli olurdu. Tam 10 kurtarışla, Trabzonspor’un gol pozisyonlarına karşı ayakta durdu. Bakasetas’ın “Oynadığımız en iyi maçtı ama genç kaleciyi geçemedik” sözleri bence maçı en iyi özetleyen sözlerdi.

Bu beraberlik sonrası Trabzonspor taraftarı üzülmüş müdür? Doğal olarak kaçan iki puan için üzmüştür. Ancak oynanan futbolun taraftara keyif verdiğinden eminim. Ben çoğu kazanılan maçtan sonra memnun olmayan Trabzonspor taraftarı olduğunu bildiğim için Kayserispor maçının ayrı bir yere yazılacağından kuşkum yok. İşi bir adım daha ileri götürelim, bu maç seyircili bir karşılaşma olsaydı, iç saha baskısı ile Trabzonspor’un coşkulu futboluna eşlik edecek taraftarın bu maçı kazandırması işten bile değildi.

Kasa Kolaylığı

Trabzonspor’un yeni sezon için transfer politikasından yazılarımızda söz ediyoruz. Takviye yapılacak mevkiler, ön anlaşma ve görüşme yapılan oyuncuları gündeme getiriyoruz. Bir kez hatırlatma yapmamız gerekirse, mevcut kadronun korunduğu veya fazla kullanılmayan ve verimli olmayan oyuncuların gönderildiğini düşündüğümüzde, bordo-mavili takımın sağ ve sol olmak üzere iki tane bek, sağ ve sol olmak üzere iki açık oyuncusu, orta saha çeşitliliği için iki oyuncu ve 2 santrafora ihtiyacı var. Özetle sayısal bakıldığında 8 oyuncuya ihtiyaç var olarak görünüyor. Ve bunların hedef oyuncular olması gerekiyor. Peki, bunca transfer hangi parayla yapılacak sorunun yanıtı da iki oyuncuda saklı. Bunlardan birincisi Uğurcan Çakır, ikincisi Djaniny. Yönetim bu iki oyuncudan yaklaşık 30 milyon Euro gibi bir beklenti içinde. Gelecek olan bu bonservis ücretinin yüzde 30’unu Trabzonspor’un transferde kullanacağı düşünülürse, rakam 9-10 milyon civarında kasa kolaylığı oluşturacak. Bu açıdan bakıldığında doğal olarak Trabzonspor bonservisi elinde olan oyuncuları yönelecek. Nitekim ara ara verdiğimiz isimlerin önemli bir bölümünün sezon sonu sözleşmesi bitecek oyuncular alması da işte bu yüzden.

Kaçan balık büyük oldu

Ahh, vahh çekmekle geçirilecek bir dönemde değiliz ama Trabzonspor yönetimi, camiası, taraftarı ve hatta teknik ekibinin bu konuda derin derin iç geçirdiğini anlamak için kehanet gerekli değil. Neden mi? Yazalım… Bordo-mavili takım son 7 maçta, 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 yenilgi ile tam 12 puan kaybetti. Kaybın ne kadar büyük olduğunu anlamak için gelin puan cetveline bakalım. Lider Beşiktaş’ın 64, takipçisi Fenerbahçe’nin 62, Galatasaray’ın 61 puanı var. Trabzonspor ile geride kalan haftalarda 57 puan topladı. Sizleri matematik profesörü yapmaya çalışmayacağım ama basit bir matematikle, bordo-mavili takım kayıp 12 puanını sadece 7’sini almış olsa, bugün liderle aynı puana sahip olacaktı. Bu açıdan bakıldığında kaçan balığın ne kadar büyük olduğu ortaya çıkıyor. (maç eksiklerini dikkate almadan yazıyorum tabi)

İşte bu nedenle bordo-mavili renklere gönül veren herkesin bir iç çektiğini, bu sezon bulunmaz bir fırsatı kaçırdık dediğini rahatça duyabiliyoruz. Şimdi ne olacak derseniz, önümüzde kritik bir viraj var. Bu süreçte alınacak her puan zirveye doğru yaklaşma konusunda bir merdiven olacaktır. Abdullah Avcı da bu konuda bir kez daha pişmanlık yaşamamak adına ilk adım olarak 2 maç 6 puanlık bir hedef koydu. İki zorlu maç Çaykur Rizespor ve Atakaş Hatayspor maçlarında hedef tutturulursa ki ikisi de zor maç olacak, Trabzonspor adına kâğıtlar yeniden dağıtılacaktır.

Avcı’nın gör dediği

Abdullah Avcı’nın Kayserispor maçında sonra söylediği sözlerin her biri ayrı bir mesaj ve değer taşıyordu. Söz gelimi değişiklikler konusunda fazla bir seçeneği yoktu, sözlerinin ardında yeten gerçek, başka bir yazımla oradan çıkaracağımız okuma net, kadro içinde derinlik sıkıntısı yaşıyoruz. Yine Djaniny ile ilgili sözlerinin altını dolduralım; “Dijaniny’in ayakları belirleyici. Onların performansının inişli çıkışlı olması biraz o belirleyici oldu.” Santrafor bölgesinde yaşanan sıkıntının altını çiziyor Avcı ve Djaniny’nin ayağına bakmanın getireceği sorunları ortaya koyuyor.

Ve o sözleri de gelecek sene için taraftarın yüreğini su serpecek, Trabzonspor’un iddiasını ortaya koyacak türden; “Trabzonspor büyük takım, dominant oynar. Baskılı oynar. Önümüzdeki sene en tepeye ve zirveye oynayacak.”

Özetleyelim; Trabzonspor’un bu sezon elinde kadro derinliği yok. Pozisyon oyuncularının inişli çıkışlı grafiği önümüzdeki en büyük engel. (Bu maçta Djaniny dedi ama Ekuban ve Nwakaeme’nin de performansının artması için yaptıkları ortada) Gelecek sezon Trabzonspor hedefi kesin olarak şampiyonluk.

Fransa’da bir Türk takımı !

Fransa’da bir Türk takımına dönüş için adım adım ilerliyor Lille. Paris SG gibi bir takımın önünde Fransa Lig lideri olması da çarpıcı bir gelişme. Çünkü Lille takımında halen 4 Türk oyuncu var. Bunlardan üçü ilk 11’de kendisine yer buluyor. Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı, (yolu Trabzonspor’dan geçenler) Zeki Çelik ve Mustafa Kapı. Bir dönem adı Trabzonspor’la da anılan Mustafa Kapı henüz A takım kadrosunda kendisine şans bulamadı. İşte o Lille şimdi de Uğurcan Çakır’a talip. 25 yaşındaki kalecileri Mike Maignan kendisine iyi bir pazar oluşturduğu için Lille yönetimi onu satıp, yerine Uğurcan Çakır’ı almak istiyor. Doğal olarak Uğurcan’ın tek talibi Lille değil. Tottenham’dan, Liverpool’a, oradan İnter’e kadar pek çok takımın radarında Uğurcan. Ancak Lille tercihi olur, Trabzonspor yönetiminin istekleri yerine gelirse, bir bakıma Fransa liginde bir takımız olacak desek yanlış olmaz. Ayrıca şunu da ekleyelim; Uğurcan Avrupa’da hangi takıma giderse gitsin, sorun yaşamayacaktır. Çünkü 24 yaşında kaleciliğin olgunluğuna ulaştı. Sakin, kenar toplarında etkili, karşı karşıya pozisyonlarında ayakta kalıp, doğru hamleyi yapıyor. Bakalım, Türkiye’den ihraç futbolcular halkasına Lille için bir oyuncu daha gönderebilecek miyiz? 

Hüseyin Türkmen’e uyarılar!

Hüseyin Türkmen Trabzonspor’da plakayı gördü, 61. kez bordo-mavili takımın formasını sırtına geçirdi. Bu genç bir futbolcu için önemli bir kariyer. Karedeniz Fırtınasının formasıyla kucaklaşırken, stoper olarak performans sergiliyordu. Ümit Milli Takım formasını giyerken de. Ancak son haftalarda Abdullah Hoca ona Kamil Ahmet’in sakatlığı, Serkan Asan’ı formsuzluğu sonucu sağ bek pozisyonunda yer verdi. Özellikle deplasman oyunlarında, öncelik savunmada olduğu için olumsuz bir görüntü vermedi. Ancak iş oyunun iki yönünü oynama noktasına geldiğinde Hüseyin Türkmen’den sağ bek performansı almanın mümkün olmadığı görüldü. Oysa unutmamak lazım ki, bugünün futbolunda çok pozisyonlu oyuncular teknik adamların tercihinde ön sırada yer alıyor. Söz gelimi Kaan Ayhan’ın dikkat çekici bir oyuncu haline gelmesinde ve Sassoulo gibi bir takıma gitmesinde stoper, ön libero ve sağ bek oynamasının önemli payı var. Nitekim Şenol Hoca’da onu A Milli Takım’da her üç pozisyonda oynatıyor. Buradan varmak istediğim sonuç şu; Hüseyin Türkmen belki sağ bek oynamak istemiyordur. Kabul ediyorum ama, o pozisyon oyuncularının yapacakları konusunda kendisini geliştirmesinin futbol geleceği açısından önemini de bilmesi şart. Akse halde daha iyi iki stoperin arkasında bekleyerek, gelişimine tamamlayamaz.

Yunan Liginin gözü Trabzonspor’da

Trabzonspor bir yandan yarışın içinde iyi bir pozisyonda konumlanmaya çalışırken, diğer yandan iç ve dış transferde kadro derinliği için çalışmalarını sürdürüyor. Bu bağlamda Abdullah Avcı’nın kalmasını istediği oyunculardan Majid Housseini için yönetim harekete geçti. Housseini için 3 yıllık bir anlaşma ve yıllık 900 bin Euro gibi bir ücret ayırdı Trabzonspor. Kulübün genel yapısına bakıldığında gerçekten önemli bir fedakârlık gibi görünüyor bu durum,

Peki, Housseini ne düşünüyor? Aslında iki konuda kafasının karışık olduğunu yazmak doğru olur. Birincisi süre bulma konusunda yaşandığı sıkıntı nedeniyle ayrılma konusu aklını sürekli kurcalıyor. İkincisi Yunanistan liginin ona olan ilgisi. AEK, Olimpiyakos ve Panatinaikos takımları Housseini’yi yakın takibe almış durumda. Hemen ekleyelim üç büyükler dışında Süper Ligin İstanbullu takımları da Houisseini’yi kadrosuna katmak istiyor.

İşte bu durum İranlı oyuncunun kafasını bir hayli karıştırıyor. Bunları yazdıktan sonra yorumumu da ekleyeyim. Bence Housseini’nin derin bir kadro oluşturmak isteyen Abdullah Avcı’nın gelecek sezon kadrosunda kesinlikle yer almalı.

Doğan varsa olmuyor

Hani güzel bir söz vardır, umutsuzluk hakim olunca; “Olmayınca, olmuyor” diye. Ancak bu söz Trabzonspor-Kayserispor maçı özelinde seslendirilirse, “Doğan varsa olmuyor” a dönüşse yeridir. Henüz 18 yaşında Doğan Alemdar. Kayserispor’da Silviu Lung gibi önemli bir kaleciden devraldığı bayrağı başarıyla taşıyor. Kısa zamanda 17 yaş altı milli takımda başladığı yolculuğunu 18-19-yaş gruplarında taçlandırdıktan sonra 21 yaş altı milli takımda da forma giydi. İşte bu Doğan’ı geçemedi bordo-mavili takım. Doğan, Trabzonspor karşısında tam 10 net pozisyon kurtardı ve takıma adına bir puanda pay sahibi olurken, Trabzonspor’un alacağı üç puanı da elleriyle yok etti. Sonuç olarak Trabzonspor iki kere direği 10 kez Doğan Alemdar’ı geçemedi ve bir puana razı oldu. Bir bakıma kalesinde Uğurcan Çakır’la hep güçlü duran bordo-mavili takım bu kez güçlü bir oyun sergileyen Doğan’ı geçemedi. Maç sonunda Uğurcan Çakır’ın Doğan Alemdar’ı kutlaması futbol adına gözlerimizin pasını silen bir görüntüydü.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.